Sinan Sülün – Karahindiba

Karahindiba Kitap Kapağı Karahindiba
Sinan Sülün
Sel Yayıncılık
136

Tanrı benden bir ısırık almış, tadımı beğenmemiş, bir kenara fırlatıvermişti."Karahindiba, her dört kişiden birinin işsiz olduğu, otuz kişilik bir iş kadrosuna beş bin kişinin başvurduğu, üniversite mezunlarının asgari ücret + prim + yol formülü ile bile iş bulamadığı, iş görüşmelerinde "Eğer ormanda bir canlı olsaydınız ne olurdunuz?" gibi garip sorular soran insan kaynakları uzmanlarının ve sigortanın olmazsa olmaz olduğu gerçek ama bir o kadar da fantastik bir dünyayı, mizahın teselli edici, lezzetli dilini kullanarak anlatıyor.Sinan Sülün ilk hikâye kitabı Karahindiba'da fonda duyulan hevesli bir uğultuyu heyecanlı kalp çarpıntılarıyla dengeliyor ve sıkı bir yazarın geleceğinin müjdesini veriyor.Okuyun, pişman olmayacaksınız."-Metin Üstündağ

Hamit Erdem – 1920 Yılı ve Sol Muhalefet

1920 Yılı ve Sol Muhalefet: Yeşil Ordu Cemiyeti, Hafi -gizli- Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası, (Resmi) Türkiye Komünist Fırkası Kitap Kapağı 1920 Yılı ve Sol Muhalefet: Yeşil Ordu Cemiyeti, Hafi -gizli- Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası, (Resmi) Türkiye Komünist Fırkası
Hamit Erdem
Sel Yayıncılık
347

Kitaba konu olan tarihsel dilim, yani 1920 yılı, Türk siyasi hayatında özellikle 'sol' örgütlenmeleriyle örneği olmayan farklı bir dönemdir.
Bu bir yıla, arka arkaya kurulan ve kapatılan dört siyasi partinin; 'Yeşil Ordu Cemiyeti, Hafi -gizli- Türkiye Komünist Partisi, Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası, (Resmi) Türkiye Komünist Fırkası'nın ömrü sığmıştır.

Sonradan, devletin kararttığı siyasi iklim dolayısıyla bu dönem neredeyse unutulmuş, anılan partilerin kurucuları, yayın organları, mücadeleleri ve kapatılmaları büyük ölçüde karanlıkta kalmıştır.

'1920 yılı ve Sol Muhalefet' çalışması, bu karanlıkta kalan yılların sislerinin bir nebze de olsa aralanmasına ve yeniden hatırlanmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

Araştırmanın ayırt edici özelliği; bu özgün dönemi, söz konusu siyasi hareketlerin belgelerinden yola çıkarak, Türkiye'nin 1920'li yıllarının arka planındaki toplumsal yapı ile birlikte ele almasıdır.

Bu çalışmada sözü edilen yakın geçmiş, bugün üzerinden 90 yıl geçtikten sonra bile Türkiye'nin mevcut temel toplumsal sorunlarının köklerine dair tartışmaları da içinde barındırmaktadır.

Bu anlamıyla tarihi olduğu kadar günceldir de.

Richard Brautigan – Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek

Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek Kitap Kapağı Yani Rüzgar Her Şeyi Alıp Götürmeyecek
Richard Brautigan
Sel Yayıncılık
102

Richard Brautigan’ın intihar etmeden önce kaleme aldığı son eseri olan Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp Götürmeyecek, insanın boğazına takılı kalan, sonsuz ferahlamadan önceki son yaşam belirtisinin romanı.

Dünya savaşının gölgesinde, kendi iç savaşını yaşayan bir adamın, basit gibi görünen tercihlerimizin yaşamımızı nasıl değiştirdiğini çocukluğuna dönerek anlattığı bu hikâye, başka türlü olabilecek olanlara, büyümek denen ihtimaller denizinde boğulurken yiten masumiyete ve hafızanın can yakıcılığına duyulan saygının anıtı. Amerika’nın tüm modern trajedisini nüktedan bir şiirsellikle sunan Brautigan’ın, duygusuzlaşma ve yabancılaşmaya karşı aldığı son gard. Zamanda savrulan bir zihnin kâğıt kesiklerinden dökülen yaralarla dolu bir metin…

Raymond Queneau – Biçem Alıştırmaları

Biçem Alıştırmaları Kitap Kapağı Biçem Alıştırmaları
Raymond Queneau
Sel Yayıncılık
140

Biçem Alıştırmaları, Queneau'nun adının duyulmasına yol açan kitabı. Sıradan bir hikayenin 99 değişik biçimde anlatılmasına dayanan bu ufak kitap. Queneau'nun en önemli yapıtlarından biri; Oulipo akımının birçok özelliğinin nüvesi, bu kitaptan geliyor. Biçem Alıştırmaları, doğurduğu illüstrasyonlar, kabareler, tiyatro oyunları, başka yazarlarca yapılan ekler, ilham verdiği yapıtlarla çağdaş edebiyatın klasiklerinden biri.

Biçem Alıştırmaları, dilin, anlatımın, gerçekliğin çokyönlülüğü ve çeşitliliği üzerine son derece ciddi imalar içeren bir mizah kitabı (ya da son derece gayriciddi bir dilbilim kitabı) olarak okunabilir.

Kitabı, bütün Avrupa dillerinden sonra nihayet Türkçe'ye getiren bu çeviri, Queneau'nun hazırladığı iki edisyondaki (1947 ve 1973) bütün alıştırmaları içeriyor.

Ian McEwan – Beton Bahçe

Beton Bahçe Kitap Kapağı Beton Bahçe
Ian McEwan
Sel Yayıncılık
129

Biir kardeş her zaman sadece bir "kardeş" olmayabilir. Erken ölen anne babalar hep eksik kalır bir şeyleri öğretmeye. Ve kendi başınıza öğrendiğiniz hayat, bazen hiç benzemez size öğretilenlere...
Beton Bahçe, kelimenin tam anlamıyla, "elinizden düşmeyecek" bir roman.

Arthur Schopenhauer – Eristik Diyalektik

Eristik Diyalektik: Haklı Çıkma Sanatı Kitap Kapağı Eristik Diyalektik: Haklı Çıkma Sanatı
Arthur Schopenhauer
Sel Yayıncılık
88

19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan "Eristik Diyalektik" yöntemini tariflendiriyor.

Bir tezin objektif olarak "doğruluğu ve haklılığından" ziyade dinleyicilerin gözünde "geçerliliğine" odaklanan, savunu, tartışma ve argüman kullanımında karşı tarafı alt etmenin yollarını felsefi "hileler" ile açıklayan Schopenhauer, kaçınılmaz olarak diğer filozofların konu üzerine fikirlerini ve yöntem sorunlarını da yorumluyor.

Eduardo Galeano – Kadınlar

Kadınlar Kitap Kapağı Kadınlar
Eduardo Galeano
Sel Yayıncılık
197

Farklı coğrafyalardan, ahir zamanlardan, yakın geçmişten, her yaştan, her sınıftan kadınlar…

Kimi büyük kimi küçük eylemlerle, kimi konuşarak kimi yalnızca susarak, yaparak ya da yapmayarak tarihin akışını değiştirmiş kadınlar… Engizisyona, senatoya, kiliseye, sömürgecilere, faşizme direnen kadınlar… Dans eden, seven, sevişen, ağlayan ve gülen kadınlar…

Eduardo Galeano yine dünyanın bütün köşelerini dolaşarak, kadınlar şahsında bir insanlık tarihine davet ediyor okuru. Yalnızca tekerrürden ibaret olmayan, çomak da sokulabilen bir insanlık tarihine…

Her satırıyla etkileyen, öfkelendiren ve umut veren bir derleme. Galeano ölümünden sonra da "dünyanın vicdanı" olmaya devam ediyor.

Eduardo Galeano – Ve Günler Yürümeye Başladı

Ve Günler Yürümeye Başladı Kitap Kapağı Ve Günler Yürümeye Başladı
Eduardo Galeano
Sel Yayıncılık
416

Galeano'dan her güne bir masal değil, her güne bir gerçek.
Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak'tan 31 Aralık'a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano, Aynalar'da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor.
Sürekli daha ileriye taşımaya çalıştığı minimalist stili ise zirvede. Fazladan tek bir sözcük bile kullanmak istemiyor, her şeyin özüne inmeye çalışıyor: konunun, insanın, sözcüğün, tarihin... Söylemek istediğini mümkün olan en kısa biçimde aktarmak; herhalde Galeano edebiyatının en güzel özeti budur.
Hüzünlü sayfaların ağırlığı kaçınılmaz olsa da geleceğe yönelik umudu her satırda hissettirerek "dünyanın vicdanı" yakıştırmasını Eduardo Galeano'nun ne kadar hak ettiğini, bu kitap bir kez daha teyit ediyor.

Küçük İskender – Galileo’nun Pergeli

Galileo'nun Pergeli Kitap Kapağı Galileo'nun Pergeli
Küçük İskender
Sel Yayıncılık
80

Galileo'ya göre dünya dönüyordu, herkes için dururken. Küçük İskender ise onun pergelini almış, bu yüzyıla taşımış; bazen ölçüp biçiyor, bazen olmadık anda saplıyor! Çünkü Küçük İskender'in çok-yan-anlamlı cümleleri okşayıcı olduğu kadar delici, ferahlatıcı olduğu kadar yakıcı da...

Galileo'nun Pergeli, Küçük İskender'in aforizma-deneme üçlemesinin üçüncü kitabı. Dizinin önceki iki kitabı Medusa'nın Makası ile Lucifer'in Bisikleti'ydi. Okurlar önceki iki kitaptaki kıyameti çok sevdi...

Küçük İskender – Rimbaud’ya Akıl Notları

Rimbaud'ya Akıl Notları Kitap Kapağı Rimbaud'ya Akıl Notları
Küçük İskender
Sel Yayıncılık
112

"Şiir, bir tapınak yolu mudur?! Elbette bu, yanılsamadır. Şair ile şiir arasındaki ilişki özel olduğundan bu alışverişi tanımlayamayız ama, şairin veyahut da şiirin gün ile bağlantısında ruhanî açılımlar aramak, zevzekliktir. Şiir, bir algı dilidir. Şiir, kavrama gücünün eğitiminde bir duraktır. Kapasitesi, perspektifi, yoğunluğu budur. Şiiri daha başka görevlerle biçimlendirmek, yönlendirmek onu aşırı süslemekten, bayağılaştırmaktan öteye geçemez. Şiir, iyidir. Ama şiirsiz de yaşanabilir. Şairlerin peşinden koşup kendine efsaneler yaratma Rimbaud! Manalarla ilgilen, manalarla pratik yap, manalarla ifadeyi yakala! Şiir, boş bir kovadır; içini doldur Rimbaud!"

Bir seri katil yetiştirmekle bir şair adayına öğüt vermek arasındaki fark, hayat manzarasını seyretmek için oturduğunuz masanın pencereye olan mesafesine bağlıdır. Camı kırıp dışarı çıkanınsa katil mi, şair mi olduğu her zaman tartışılacak.

Küçük İskender, Rimbaud'ya Akıl Notları'nı listelerken gençlerle konuşmanın yanı sıra bir anlamda kendi şiir macerasını, bakış açısını da anlatıyor. Kısa yoldan lanetlenmek için bulunmaz fırsat!.

Pascal Quignard – Dünyanın Bütün Sabahları

Dünyanın Bütün Sabahları Kitap Kapağı Dünyanın Bütün Sabahları
Pascal Quignard
Sel Yayıncılık
95

Bir usta. Sainte Colombe. Çalgısıyla insan sesindeki tüm tınıları çıkarabildiği söyleniyor. Karısının ölümüyle iyiden iyiye içine, müziğine kapanan bu adam, köşesinde iki kızıyla birlikte yaşıyor.

Bir öğrenci çalıyor bir gün kapısını. Öğrenci dediğimize bakmayın, adam Marin Marais, ama daha gencecik. Sainte Colombe'dan müziğinin gizini öğrenmek istiyor. Sainte Colombe onu yanına alacak. Büyük kızı da vurulacak çocuğa.

Dünyanın Bütün Sabahları gölgelere övgüdür, gölgelere ağıt. Ulu bir dut ağacının dalları arasına kurulmuş, viyola sesinin eksik olmadığı derme çatma bir kulübenin altında biten, yaşayan, ölen ve dirilen gölgelere…

Alain Corneau tarafından 1991'de filme uyarlanan, Jean-Pierre Marielle ve Gérard Dépardieu gibi usta oyuncular ve Jordi Savall'in ezgileriyle zenginleşen Dünyanın Bütün Sabahları çağdaş edebiyat kadar sinema tarihinin de unutulmazları arasındadır.

Mehmet Güreli – Hayaller ve Sokaklar

Hayaller ve Sokaklar Kitap Kapağı Hayaller ve Sokaklar
Mehmet Güreli
Sel Yayıncılık
134

Beklenmedik bir anda, hiç tahmin etmediğiniz bir durumla karşılaşırsınız bazen.

Pek çok kişinin kendisinden izler bulacağı bu öyküler toplamında olduğu gibi...

Hayaller ve Sokaklar hayattan yansıyan, sanat ve felsefeyle harmanlanmış, aynı zamanda dünyaya pek çok yazarın, yönetmenin ve felsefecinin gözünden bakmayı sağlayan öyküler toplamı.

Ressam, müzisyen ve yönetmen Mehmet Güreli'nin kaleminden…

Samuel Beckett – Dünya ve Pantolon

Dünya ve Pantolon Kitap Kapağı Dünya ve Pantolon
Samuel Beckett
Sel Yayıncılık
39

Samuel Beckett, neden iyi dikilmiş bir pantolonu kötü tasarlanmış bir evrene yeğliyor?

William Golding – Yan Yana

Yan Yana Kitap Kapağı Yan Yana
Deniz Üçlemesi 2. Kitap
William Golding
Sel Yayıncılık
270

Soğuk coğrafyaların insanlarını taşıyan gemi, tropik sularda boğucu sıcak, sis ve kıpırtısız denizle mücadele halindedir. Aynı sulara saplanıp kalmış bir başka gemi daha olduğu ortaya çıktığında ise sinirler gerilir. Diğer gemidekiler dost mudur, düşman mı? Fizik kuralları gereği büyük kütleler durgun suda birbirini çekmeye başlar. İki geminin yan yana gelmesi kaçınılmazdır.

William Golding’in “Deniz Üçleme”nin ikinci kitabı olan Yan Yana’da, kibirli Edmund Talbot’ın yelkenli bir yolcu gemisiyle çıktığı macera devam ediyor. Düşmanlığın, ölüm korkusunun, deliliğin ve aşkın sardığı gizemli ve sarsıcı bir deneyime davet...

William Golding – Aşağıdaki Yangın

Aşağıdaki Yangın Kitap Kapağı Aşağıdaki Yangın
Deniz Üçlemesi 3. Kitap
William Golding
Sel Yayıncılık
300

Nobel ödüllü yazar William Golding, Geçiş Ayinleri ve Yan Yana'dan sonra üçlemenin bu son kitabında tarihin en uzun deniz yolculuklarından birinin nasıl sona erdiğine tanıklık etmeye çağırıyor bizi.
Avusturalya'ya doğru yol almakta olan gemideki yolcuların kişilikleri bu bitmez tükenmez yolculuk sırasında karşılaşılan sayısız tehlike yüzünden artık tamamen değişmiştir. Subaylar arasına yeni katılan mucit Teğmen Benet geminin kırık pruva direğini onarmak için harekete geçer. Bu onarım bir tehlikeyi daha beraberinde getirecektir: Yangın.
William Golding bu muhteşem yapıtında 19. yüzyıl İngilteresi'nin toplumsal dokusunu oluşturan her sınıftan insanı bir gemide bir araya getirerek, demokrasi, özgürlük, kolonileşme, din, ahlak, devlet kademelerindeki yozlaşma, soyluluk, milliyetçilik, idealizm gibi önemli kavramların yanında o dönem aydınlarının edebiyat ve bilime nasıl yaklaştığını da sorgulamaktadır.
William Golding'in derin mizah anlayışı ile harmanladığı, okura yalnızca geçmişin değil bugünün toplum yapısını ve kavramlarını da sorgulatan bu eşsiz toplum eleştirisini asla unutamayacaksınız.