Arthur Schopenhauer – Eristik Diyalektik

Eristik Diyalektik: Haklı Çıkma Sanatı Kitap Kapağı Eristik Diyalektik: Haklı Çıkma Sanatı
Arthur Schopenhauer
Sel Yayıncılık
88

19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan "Eristik Diyalektik" yöntemini tariflendiriyor.

Bir tezin objektif olarak "doğruluğu ve haklılığından" ziyade dinleyicilerin gözünde "geçerliliğine" odaklanan, savunu, tartışma ve argüman kullanımında karşı tarafı alt etmenin yollarını felsefi "hileler" ile açıklayan Schopenhauer, kaçınılmaz olarak diğer filozofların konu üzerine fikirlerini ve yöntem sorunlarını da yorumluyor.

Eduardo Galeano – Kadınlar

Kadınlar Kitap Kapağı Kadınlar
Eduardo Galeano
Sel Yayıncılık
197

Farklı coğrafyalardan, ahir zamanlardan, yakın geçmişten, her yaştan, her sınıftan kadınlar…

Kimi büyük kimi küçük eylemlerle, kimi konuşarak kimi yalnızca susarak, yaparak ya da yapmayarak tarihin akışını değiştirmiş kadınlar… Engizisyona, senatoya, kiliseye, sömürgecilere, faşizme direnen kadınlar… Dans eden, seven, sevişen, ağlayan ve gülen kadınlar…

Eduardo Galeano yine dünyanın bütün köşelerini dolaşarak, kadınlar şahsında bir insanlık tarihine davet ediyor okuru. Yalnızca tekerrürden ibaret olmayan, çomak da sokulabilen bir insanlık tarihine…

Her satırıyla etkileyen, öfkelendiren ve umut veren bir derleme. Galeano ölümünden sonra da "dünyanın vicdanı" olmaya devam ediyor.

Eduardo Galeano – Ve Günler Yürümeye Başladı

Ve Günler Yürümeye Başladı Kitap Kapağı Ve Günler Yürümeye Başladı
Eduardo Galeano
Sel Yayıncılık
416

Galeano'dan her güne bir masal değil, her güne bir gerçek.
Bir takvim formatında yazılan Ve Günler Yürümeye Başladı, 1 Ocak'tan 31 Aralık'a her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. Eduardo Galeano, Aynalar'da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor.
Sürekli daha ileriye taşımaya çalıştığı minimalist stili ise zirvede. Fazladan tek bir sözcük bile kullanmak istemiyor, her şeyin özüne inmeye çalışıyor: konunun, insanın, sözcüğün, tarihin... Söylemek istediğini mümkün olan en kısa biçimde aktarmak; herhalde Galeano edebiyatının en güzel özeti budur.
Hüzünlü sayfaların ağırlığı kaçınılmaz olsa da geleceğe yönelik umudu her satırda hissettirerek "dünyanın vicdanı" yakıştırmasını Eduardo Galeano'nun ne kadar hak ettiğini, bu kitap bir kez daha teyit ediyor.

Küçük İskender – Galileo’nun Pergeli

Galileo'nun Pergeli Kitap Kapağı Galileo'nun Pergeli
Küçük İskender
Sel Yayıncılık
80

Galileo'ya göre dünya dönüyordu, herkes için dururken. Küçük İskender ise onun pergelini almış, bu yüzyıla taşımış; bazen ölçüp biçiyor, bazen olmadık anda saplıyor! Çünkü Küçük İskender'in çok-yan-anlamlı cümleleri okşayıcı olduğu kadar delici, ferahlatıcı olduğu kadar yakıcı da...

Galileo'nun Pergeli, Küçük İskender'in aforizma-deneme üçlemesinin üçüncü kitabı. Dizinin önceki iki kitabı Medusa'nın Makası ile Lucifer'in Bisikleti'ydi. Okurlar önceki iki kitaptaki kıyameti çok sevdi...

Küçük İskender – Rimbaud’ya Akıl Notları

Rimbaud'ya Akıl Notları Kitap Kapağı Rimbaud'ya Akıl Notları
Küçük İskender
Sel Yayıncılık
112

"Şiir, bir tapınak yolu mudur?! Elbette bu, yanılsamadır. Şair ile şiir arasındaki ilişki özel olduğundan bu alışverişi tanımlayamayız ama, şairin veyahut da şiirin gün ile bağlantısında ruhanî açılımlar aramak, zevzekliktir. Şiir, bir algı dilidir. Şiir, kavrama gücünün eğitiminde bir duraktır. Kapasitesi, perspektifi, yoğunluğu budur. Şiiri daha başka görevlerle biçimlendirmek, yönlendirmek onu aşırı süslemekten, bayağılaştırmaktan öteye geçemez. Şiir, iyidir. Ama şiirsiz de yaşanabilir. Şairlerin peşinden koşup kendine efsaneler yaratma Rimbaud! Manalarla ilgilen, manalarla pratik yap, manalarla ifadeyi yakala! Şiir, boş bir kovadır; içini doldur Rimbaud!"

Bir seri katil yetiştirmekle bir şair adayına öğüt vermek arasındaki fark, hayat manzarasını seyretmek için oturduğunuz masanın pencereye olan mesafesine bağlıdır. Camı kırıp dışarı çıkanınsa katil mi, şair mi olduğu her zaman tartışılacak.

Küçük İskender, Rimbaud'ya Akıl Notları'nı listelerken gençlerle konuşmanın yanı sıra bir anlamda kendi şiir macerasını, bakış açısını da anlatıyor. Kısa yoldan lanetlenmek için bulunmaz fırsat!.

Pascal Quignard – Dünyanın Bütün Sabahları

Dünyanın Bütün Sabahları Kitap Kapağı Dünyanın Bütün Sabahları
Pascal Quignard
Sel Yayıncılık
95

Bir usta. Sainte Colombe. Çalgısıyla insan sesindeki tüm tınıları çıkarabildiği söyleniyor. Karısının ölümüyle iyiden iyiye içine, müziğine kapanan bu adam, köşesinde iki kızıyla birlikte yaşıyor.

Bir öğrenci çalıyor bir gün kapısını. Öğrenci dediğimize bakmayın, adam Marin Marais, ama daha gencecik. Sainte Colombe'dan müziğinin gizini öğrenmek istiyor. Sainte Colombe onu yanına alacak. Büyük kızı da vurulacak çocuğa.

Dünyanın Bütün Sabahları gölgelere övgüdür, gölgelere ağıt. Ulu bir dut ağacının dalları arasına kurulmuş, viyola sesinin eksik olmadığı derme çatma bir kulübenin altında biten, yaşayan, ölen ve dirilen gölgelere…

Alain Corneau tarafından 1991'de filme uyarlanan, Jean-Pierre Marielle ve Gérard Dépardieu gibi usta oyuncular ve Jordi Savall'in ezgileriyle zenginleşen Dünyanın Bütün Sabahları çağdaş edebiyat kadar sinema tarihinin de unutulmazları arasındadır.

Mehmet Güreli – Hayaller ve Sokaklar

Hayaller ve Sokaklar Kitap Kapağı Hayaller ve Sokaklar
Mehmet Güreli
Sel Yayıncılık
134

Beklenmedik bir anda, hiç tahmin etmediğiniz bir durumla karşılaşırsınız bazen.

Pek çok kişinin kendisinden izler bulacağı bu öyküler toplamında olduğu gibi...

Hayaller ve Sokaklar hayattan yansıyan, sanat ve felsefeyle harmanlanmış, aynı zamanda dünyaya pek çok yazarın, yönetmenin ve felsefecinin gözünden bakmayı sağlayan öyküler toplamı.

Ressam, müzisyen ve yönetmen Mehmet Güreli'nin kaleminden…

Samuel Beckett – Dünya ve Pantolon

Dünya ve Pantolon Kitap Kapağı Dünya ve Pantolon
Samuel Beckett
Sel Yayıncılık
39

Samuel Beckett, neden iyi dikilmiş bir pantolonu kötü tasarlanmış bir evrene yeğliyor?

William Golding – Yan Yana

Yan Yana Kitap Kapağı Yan Yana
Deniz Üçlemesi 2. Kitap
William Golding
Sel Yayıncılık
270

Soğuk coğrafyaların insanlarını taşıyan gemi, tropik sularda boğucu sıcak, sis ve kıpırtısız denizle mücadele halindedir. Aynı sulara saplanıp kalmış bir başka gemi daha olduğu ortaya çıktığında ise sinirler gerilir. Diğer gemidekiler dost mudur, düşman mı? Fizik kuralları gereği büyük kütleler durgun suda birbirini çekmeye başlar. İki geminin yan yana gelmesi kaçınılmazdır.

William Golding’in “Deniz Üçleme”nin ikinci kitabı olan Yan Yana’da, kibirli Edmund Talbot’ın yelkenli bir yolcu gemisiyle çıktığı macera devam ediyor. Düşmanlığın, ölüm korkusunun, deliliğin ve aşkın sardığı gizemli ve sarsıcı bir deneyime davet...

William Golding – Aşağıdaki Yangın

Aşağıdaki Yangın Kitap Kapağı Aşağıdaki Yangın
Deniz Üçlemesi 3. Kitap
William Golding
Sel Yayıncılık
300

Nobel ödüllü yazar William Golding, Geçiş Ayinleri ve Yan Yana'dan sonra üçlemenin bu son kitabında tarihin en uzun deniz yolculuklarından birinin nasıl sona erdiğine tanıklık etmeye çağırıyor bizi.
Avusturalya'ya doğru yol almakta olan gemideki yolcuların kişilikleri bu bitmez tükenmez yolculuk sırasında karşılaşılan sayısız tehlike yüzünden artık tamamen değişmiştir. Subaylar arasına yeni katılan mucit Teğmen Benet geminin kırık pruva direğini onarmak için harekete geçer. Bu onarım bir tehlikeyi daha beraberinde getirecektir: Yangın.
William Golding bu muhteşem yapıtında 19. yüzyıl İngilteresi'nin toplumsal dokusunu oluşturan her sınıftan insanı bir gemide bir araya getirerek, demokrasi, özgürlük, kolonileşme, din, ahlak, devlet kademelerindeki yozlaşma, soyluluk, milliyetçilik, idealizm gibi önemli kavramların yanında o dönem aydınlarının edebiyat ve bilime nasıl yaklaştığını da sorgulamaktadır.
William Golding'in derin mizah anlayışı ile harmanladığı, okura yalnızca geçmişin değil bugünün toplum yapısını ve kavramlarını da sorgulatan bu eşsiz toplum eleştirisini asla unutamayacaksınız.

Georges Perec – Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi

Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi Kitap Kapağı Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi
Georges Perec
Sel Yayıncılık
64

Georges Perec deneysel bir metin yazmaya karar verir. Paris’in kilisesi ve çeşmesiyle ünlü Saint-Sulpice meydanındaki kafelerde üç gün belli saatlerde oturup gördüğü her şeyi not eder.
Otobüslerden güvercinlere, tanıdık yüzlerden Japon turistlere Saint-Sulpice meydanından geçen her nesneyi ve kişiyi dikkat çeken özellikleriyle yazar. Günlük hayatın durağanlığını ve heyecanını yansıtan bu metinde hiçbir şey olmadığını düşündüğümüz anlarda olanları anlatır
Sıradan görünen hayatın sıra dışı anlarını sözcüklerle, seslerle ve harflerle oynayarak kaybeden Perec, hayatın nasıl farklı okunabileceğini bize gösterir. Belki de asıl hayat, zaman, insanlar, akrabalar ve bulutlar dışında hiçbir şeyin hareket etmediği o anlarda yaşanmaktadır.

Georges Perec – Paralı Asker

Paralı Asker Kitap Kapağı Paralı Asker
Georges Perec
Sel Yayıncılık
164

Perec'in 1957-1960 yılları arasında yazdığı ilk roman olan Paralı Asker yazarın ölümünden otuz yıl sonra bulunur. Farklılığı ve yenilikçiliğiyle öne çıkan Perec dünyasını işte bu roman başlatmıştır.

Antonella de Messine'in 1475'te yaptığı Paralı Asker tablosunun sahtesini yapma işini üstlenen Gaspard Winckler'i heyecan ve gerilim dolu, hayat kadar gerçek, sanat kadar kurmaca bir serüven beklemektedir. Özgün yapıt ile sahte yapıt arasındaki karmaşık ilişkide ruhu ve bedeniyle birlikte kaybolan kahraman aslında şu sorunun peşindedir: Sahte bir sanat eseri üreterek gerçeğin kendisine ulaşılabilir mi?

Gerçeği arayan sanatın etkileyici öyküsünü anlatan Perec, polisiye roman temalarını kendi edebiyat anlayışıyla dönüştürüyor ve son derece sürükleyici ve düşündürücü bir ilk kitaba imza atıyor.

Jeanette Winterson – Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın

Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın Kitap Kapağı Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın
Jeanette Winterson
Sel Yayıncılık
215

Jeanette Winterson’ın gücünü samimiyetten ve dürüstlükten alan otobiyografik eserlerinden bir yenisi daha Türkçede.

 

Doğar doğmaz evlatlık verildiği aşırı muhafazakar ailede, onda derin yaralar bırakmış sevgisiz bir annenin gölgesinde geçen çetin çocukluğundan bugüne uzanan, kendini yaratma hikâyesini anlatıyor Winterson. Deliliğin sınırlarında gezen, genç yaşta gizli gizli okuduğu kitaplardan kurduğu köprülerle dışarıdaki dünyayı keşfeden ve özgürleşen bir kadının itiraflarla dolu, cesur, bir o kadar da şiirsel bir iyileşme hikâyesi bu.

Tek amacı sevgi ve mutluluğu keşfetmek olan bir hayatın sansürsüz bir biçimde anlatıldığı, mahrem öğelerle bezeli bu eserde Winterson, bir yandan büyümenin sancılarıyla mücadele ederken, diğer yandan kökleriyle hesaplaşıyor. Can yakıcı hayat hikâyesini, içinden taşan duyguların tüm çıplaklığıyla aktarırken mizahı elden bırakmayarak; gerektiğinde hayatın hainliklerine “nanik” yapmayı da ihmal etmiyor.

John Steinbeck – Yukarı Mahalle

Yukarı Mahalle Kitap Kapağı Yukarı Mahalle
John Steinbeck
Sel Yayıncılık
192

Birinci Dünya Savaşı ve Büyük Buhran yıllarının boğucu atmosferinde yerleşik kalıpların dışına taşanların, gelecek kaygısı taşımayan ama bugünü de sonuna kadar yaşayanların, sistemin dışında kalmakta direnenlerin, beş parasız aylak takımının hikâyesi Yukarı Mahalle.Sıradışı ilişkileri, tuhaf alışkanlıkları,durduk yere çıkan kavgaları,renkli karakterleri ve hatta köpekleriyle dostluğun,dayanışmanın,fedakârlığın ama illa ki
neşenin kol gezdiği bu sokaklarda yoksulluk bir üzüntü, işsizlik bir yoksunluk olmaktan çıkıyor.

Küçük insanların hikayelerinden dev yapıtlar yaratan dünya edebiyatının usta kalemi John Steinbeck’in Tatlı

Perşembe ve Sardalye Sokağı’yla oluşturduğu üçleme Yukarı Mahalle’yle tamamlanıyor.

Henri Lefebvre – Mekanın Üretimi

Mekanın Üretimi Kitap Kapağı Mekanın Üretimi
Henri Lefebvre
Sel Yayıncılık
447

Mekânın Üretimi, büyük dava adamı ve teorisyen Henri Lefebvre'in başyapıtıdır. Mekân üzerine, mekânı düşünen, mekân felsefeleriyle tartışan, mekânın tarih içindeki yolculuğuna dair kavrayıcı ve kapsayıcı bir tarih yazımı sunan ama bütün bunları sosyal ve siyasal pratikle ilişkili bir şekilde yapan, yaparken de felsefeden tarihe, fizikten metafiziğe, psikanalizden sanata, dilbilimden ilahiyata kadar çok birçok disiplini eleştiriye tabi tutan, kendinden önce bir eşi benzeri olmadığı gibi, kendinden sonraki kitaplara da devasa bir alan açan, peşinden koşulacak birçok soru işareti bırakan, 20. yüzyılın en derinlikli, en incelikli, en ustalıklı eserlerinden biridir. Marksizm içinde de ayrıksı ve önemli bir yere sahip olan bu kimi zaman zorlayıcı ancak heyecan verici "proje", yayınlanışından otuz yıl sonra, kent, kentleşme, mekân politikalarının toplumsal, pratik ve politik yönleriyle hiç olmadığı kadar güncel olduğu bu "moment"te Türkçede…

"Mekânın Üretimi'nde Lefebvre, felsefeye olan derin bilgisini, Hegel, Marx, Nietzsche ve Freud üzerine tefekkürlerini, şiirle, sanatla, müzikle ve şenlikle olan tecrübi tesadüflerini, sürrealistler ve sitüasyonistlerle olan ilişkilerini, hem bir düşünce akımı hem de bir siyasal hareket olarak Marksizm'le olan yoğun bağını, hayatın kentsel ve kırsal koşullarına yönelik sosyolojik soruşturmalarını, bütünlüğü ve diyalektik metodu özgün bir şekilde kavrayışını kullanır. Okuyucu bu kitapta yalnızca takip edilecek sayısız düşünce çizgisini değil; ayrıca, yapısalcılığın, eleştirel teorinin ve yapısökümün, semiyotiğin, Foucault'nun beden ve iktidar hakkındaki görüşlerinin ve Sartre'ın varoluşçuluğunun zımni veya üstü kapalı eleştirisini de bulacaktır."
- David Harvey-