Carlo M. Cipolla – Neşeli Öyküler

Neşeli Öyküler Kitap Kapağı Neşeli Öyküler
Carlo M. Cipolla
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
87

Karabiber, nasıl oldu da Haçlı seferlerine yol açtı? Floransalı ünlü banker Bardi ailesi neden kalp para basmaya kalkıştı? Osmanlı hanımları arasında gümüş Fransız paralarından yapılma kolye ve küpler moda olunca Osmanlı ekonomisi nasıl krize girdi? Bremen piskoposunun av eti tutkusu nelere yol açtı? Fatih William İngiltere'yi işgale giderken neden yanında bol bol şarap götürdü? Vikingler neden güneye akın yaptılar? İtalyan iktisat tarihçisi Carlo M. Cipolla, Üç Olağandışı Öykü'de kendi üslubuyla, 17. -18. yüzyıllarda geçen neşeli, tuhaf, ama tamamen gerçek öyküler anlatıyor. Allegro ma non troppo Avrupa tarihine mizah penceresinden bakıyor. Kitabın sonunda yer alan Aptallığın Temel Yasaları'nı ise yazar "nükteli bir buluş" olarak niteliyor.

Carlo M. Cipolla – Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar

Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar Kitap Kapağı Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar
Carlo M. Cipolla
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
72

Avrupa tüm Ortaçağ boyunca değerli maden yokluğu yüzünden büyük sıkıntı çekti. Ancak beklenmedik bir anda, 16.yüzyılın ortasından başlayarak, Amerika kıtasındaki sömürgeleri, özellikle de Meksika ve Peru, İspanya'ya tonlarca gümüş akıttı. İspanya sınırlarını da aşan bu günüş bolluğunu, Venedik elçisi Vendramin, "evlerin çatısına yağan ve ilk düştüğü yerdekilere hiçbir yarar sağlamadan süzülüp aşağı akan yağmura" benzetiyordu. Değerli madenler bu şekilde, Batı'dan Doğu'ya ilerleyerek, bir ülkeden diğerine hızla yayıldı. Bu arada Avrupalıları imrendiren Doğu malları da -baharat, ipek ve özellikle de porselen- aksi yönden (Doğu'dan Batı'ya) hareket ederek bütün dünyada yoğun bir ticaretin gelişmesini sağlıyordu. Bu ticari gelişmeye olanak sağlayan temel araç da, İspanya'da sekizlik real ya da peso, Anglo-Sakson ülkelerde sekizlik sikke ve İtalya'da piastra diye adlandırılan kaba ve ağır bir madeni paraydı. Türkiye'den İran'a, Hindistan'a, Çin'e kadar, bu sikke en çok aranan şey oldu ve kıtalar-arası karşılıklı ticaret yöntemini çalıştırmak için gerekli olan paraya çevrilebilir değir sağladı. İspanyol-Amerikan gümüşünün heyecan verici, ilginç öyküsü ve sekizlik real'in başarısı Cipolla tarafından kitapta büyük bir ustalıkla anlatılmaktadır.

Andre Clot – Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi

Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi Kitap Kapağı Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi
Andre Clot
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
294

Kısacası Harun dönemi ve izleyen iki yüzyıl boyunca bilim adamları ve filozofların çiçekler gibi açtıkları görülür, o kadar ki, bu döneme Arap biliminin altın çağı adı verilir. 830 yılına doğru Memun, bu canlılığı Bağdat’ta açtığı "Bilgelik Evi" çatısı altında toplayarak ‘bilimsel araştırmalar’ ve çevirilerden sorumlu bir tür akademi oluşturur. Burada eski İskenderiye kütüphanesini aratmayacak işler yapılır. Bu evde çalışmaya layık görülenlere belli bir ödenek ayrılır.

Ülkenin her yanından astronomlar, matematikçiler, tıp doktorları, coğrafyacılar, filozoflar, çevirmenler ve özgün eser sahipleri Bağdat’a akarlar. Hepsi de bu bilimsel ve entelektüel atılıma katkıda bulunurlar. Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’nun büyük kültürlerini bir potada eriterek, eski Doğu’yu yeni bir kültür ve uygarlığa taşırlar. Geniş bir bilgi alanını kapsayan bu yeni bilgi, sırası geldiğinde Batı tarafından özümsenecek, Batı’nın ilerlemesini sağlayacak temel malzemeyi temin edecektir.

Béla Horváth – Anadolu 1913

Anadolu 1913 Kitap Kapağı Anadolu 1913
Béla Horváth
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
120

Macar araştırmacı Bela Horvath, Birinci Dünya Savaşı'nın arifesinde İstanbul ve Ankara üzerinden Nevşehir, Niğde, Konya ve Karaman'a kadar at sırtında yaptığı 2300 kilometrelik seyahatte son derece ilginç kültürel, etnografik ve sosyolojik gözlemlerde bulundu. Devlet adamları, aydınlar, subaylar ve Anadolu'nun sıradan insanlarıyla konuŞtu, onların geleceğin Türkiye'sine ait görüşlerini kaydetti. Konya'da tiyatroya gitti, Hasandağı'na tırmandı, fasulye yedi, ayran içti, antik şehirleri dolaştı

Ahmet Yaşar Ocak – Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler

Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15-17. Yüzyıllar) Kitap Kapağı Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15-17. Yüzyıllar)
Ahmet Yaşar Ocak
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
552
Osmanlı tarihinde İmparatorluğun 15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadarki üç yüz yıllık siyasal ve toplumsal düzenine, bu düzenin arkasındaki resmî ideolojiye karşı bazen kişisel, bazen kitlesel birtakım çıkışlar görülür. Siyasal iktidarın “Zındıklık ve Mülhidlik” (bugünün Türkçesiyle “Sapkınlık ve Dinsizlik”)le itham ettiği bu hareketler, genellikle idamla cezalandırılmıştır. Şeyh Bedreddîn, Molla Lûtfî, Nadajlı Sarı ‘Abdurrahman Efendi, Hakîm İshak, Larî Mehmed Efendi, Oğlan Şeyh İsma‘il-i Ma‘şûkî, Hamza Balî, Şeyh Muhyiddîn-i Karamânî gibi kişilerin Osmanlı iktidarına ve resmî ideolojisine karşı duruşlarının sebepleri ve mahiyeti, amacı ne idi? Toplumun hangi kesimlerinden kaynaklanıyor ve yankı buluyordu? A. Yaşar Ocak, kitabında bu soruların ve benzerlerinin cevabını ve Osmanlı tarihinin bu ilginç cephesinin bir panoramasını vermeyi deniyor.

Martha Mundy – Modern Devlet’e Giden Yolda Mülk Siyaseti

Modern Devlet'e Giden Yolda Mülk Siyaseti: Osmanlı Suriyesi'nde Hukuk Yönetim ve Üretim Kitap Kapağı Modern Devlet'e Giden Yolda Mülk Siyaseti: Osmanlı Suriyesi'nde Hukuk Yönetim ve Üretim
Martha Mundy
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
416

Elinizdeki kitap geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda hukuk, idare ve üretken toplumsal ağların kesiştikleri noktada mülkiyet ilişkilerinin doğasını ve dönüşümünü inceliyor. Öncelikle Tanzimat düzenlemelerini, İslam Hukuku’nda yüzyıllar boyunca mîrî topraklar hakkında cereyan etmiş tartışmaların eksenine oturtuyor. Daha sonra, Tanzimat hukuksal sisteminin yönetimini İmparatorluğun yüz civarında köyü kapsayan bir kazasında mercek altına alıyor.
Kitaba göre bu yaklaşım yöntem açısından önem taşıyor, zira on dokuzuncu yüzyıl boyunca Tanzimat ıslahatları büyük ölçekli dönüşümlere uğramıştır. Bu ıslahatların etkileri de hem yürürlüğe konuluşlarının zamanlamasına hem de bölgelerin siyasal iktisadına bağlı olarak farklılıklar arz ederler. Bu yüzden siyasal yöneticiler bölge seçkinleri ile bir araya gelerek müzakere, tercüme ve çatışma süreçlerine dahil olurlar.
Kitabın üçüncü ve son bölümü sözlü mülakatlar, tapu, kadastro, nüfus, vergi, nizamiye ve şer’i mahkeme kayıtlarından hareketle üretken sistemlerde mîrî topraklardaki mülkiyetin nesnesinin sadece hukuk ve idare tarafından değil, bu toprağın toplumsal üretimdeki değeri tarafından da belirlendiğini göstermektedir.
Böylece elinizdeki kitap, daha geniş karşılaştırmalı bir çerçevede hem mülkiyetin mahiyeti hem de Osmanlı ıslahatlarının mizacı konularında yeni perspektifler sunmaktadır.

İlhan Tekeli – Anlatabildikleri ve Anlatamadıklarıyla Yaşam Öyküleri

Anlatabildikleri ve Anlatamadıklarıyla Yaşam Öyküleri Kitap Kapağı Anlatabildikleri ve Anlatamadıklarıyla Yaşam Öyküleri
İlhan Tekeli
Tarih Vakfı Yurt Yayınları

İlhan Tekeli Toplu Eserler'in 23. kitabı, Tekeli'nin çeşitli dönemlerde yazdığı biyografik yazıları bir araya getiriyor. Bu kitapta, Kadro hareketinin iki önemli ismi Yakup Kadri Karaosmanoğlu ve Şevket Süreyya Aydemir; Türkiye'nin 1930'lu yıllardan 1981 yılına kadar çıkan ilk mimarlık dergisi Arkitekt'in kurucusu Zeki Sayar; Türk sosyolojisinin önemli isimleri Behice Boran, Mübeccel Belik Kıray ve Tansı Şenyapılı, ve Tekeli'nin dostları, arkadaşları Nusret Hızır, Sudi İlkorur, Tului Sönmez, Esat Turak, Yiğit Gülöksüz ve Tarık Okyay'ın edebi bir dille yazılmış yaşam öykülerini okuyacak, bu yaşam öyküleri üzerinden Türkiye'nin geçirdiği değişime tanıklık edeceksiniz.

Özer Ergenç – Şehir, Toplum, Devlet

Şehir, Toplum, Devlet: Osmanlı Tarihi Yazıları Kitap Kapağı Şehir, Toplum, Devlet: Osmanlı Tarihi Yazıları
Özer Ergenç
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
518

Tarih araştırmalarına ilgi duyan genç bir tarih öğrencisinin yazdığı metinlerden, Osmanlı arşiv belgelerinden ve telif eserlerinden derlenmiş veriler içeren daha kapsamlı makalelere kadar geniş bir yelpazeyi içeren Osmanlı Tarihi Yazıları, Özer Ergenç’in kimine ulaşmanın artık mümkün olmadığı dergilerde yayımlanan makalelerinin ve çeşitli sempozyumlarda sunduğu bildirilerin yeniden gözden geçirilerek bir araya getirilmesinden oluşuyor.

“Tarih Yazımı-Yöntem-Kaynaklar”, “Şehir Yazıları”, “Ekonomi ve Maliye” ile “Yönetim ve Toplum Düzeni” ana başlıkları altında düzenlenen bu makalelerin, Erken Cumhuriyet döneminden itibaren önemli bir gelişme gösteren Osmanlı tarih yazıcılığına önemli bir katkıda bulunacağına inanıyoruz.

Noemi Levy & Alexandre Toumarkine – Osmanlı’da Asayiş, Suç ve Ceza

Osmanlı'da Asayiş, Suç ve Ceza (18.-20. Yüzyıllar) Kitap Kapağı Osmanlı'da Asayiş, Suç ve Ceza (18.-20. Yüzyıllar)
Noemi Levy & Alexandre Toumarkine
Tarih Vakfı Yurt Yayınları

Tarihyazımının uzun süre ihmal ettiği, Osmanlı İmparatorluğu’nda asayiş konusu, birkaç yıldır tepeden tırnağa yenilenme içinde. Ortak bir çalışmanın ürünü bu yapıt, gelişmekte olan bir araştırma alanına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan incelemeler iki yaklaşıma öncelik veriyor. İncelemelerin bir kısmı suç, kamu düzeni ve hapishaneler konulu tarihyazımını ele alırken bu konuları uygun bir kavramsal çerçeveye yerleştirmek için zengin Anglosakson ve Fransız literatürünün eleştirel gözle okunmasının önemini gündeme getiriyor. Tarihyazımının kendisine yönelik bu eleştirel metinlerin ardından, 18.-20. yüzyıllar arası Osmanlı İmparatorluğu’nda meydana gelmiş bir dizi vaka inceleniyor. Bu incelemeler, çeşitli kaynaklardan hareketle, Osmanlı başkentindeki suç, asayişin sağlanması ve imparatorluğun hapishane sistemindeki dönüşüm konularını tartışıyor. Böylece, bu kitap tarihyazımının bu alanına ait farklı bakış açılarının zengin bir panoramasını sunuyor. Ayrıca Osmanlı toplumsal ve siyasal tarihinin çok az bilgi sahibi olduğumuz bu alanındaki araştırmaların çoğalmasının önemini vurguluyor.

Georg G. Iggers – Bilimsel Nesnellikten Postmodernizme

Bilimsel Nesnellikten Postmodernizme: Yirminci Yüzyılda Tarihyazımı Kitap Kapağı Bilimsel Nesnellikten Postmodernizme: Yirminci Yüzyılda Tarihyazımı
Georg G. Iggers
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
192

"Tarihin sonu geldi mi? Tarihle edebiyat arasındaki farklılıklar ve benzerlikler nelerdir? Tarih anlatısının odak noktasında devlet ve siyaset mi, yoksa toplumsal ve ekonomik yaşam mı yer almalı? Marksist tarih yaklaşımı günümüz dünyasında geçerliliğini koruyor mu? Dünya tarihi tek bir zaman çizgisi üzerinde, bütüncül bir süreç olarak hep ileriye doğru mu evriliyor, yoksa aynı yüzyılın tarihi içinde bile farklı zaman çizgileri mi söz konusu? Tarihyazımı, o tarihin içindeki gerçek bireylerin gündelik yaşamlarıyla ne derece örtüşüyor? George G. Iggers, tarihyazımında kilometre taşları olan Leopold von Ranke, Weber, Marx ve Marksist tarihyazımı, Annales okulu, yapısalcılık, Frankfurt okulu, Foucault, Derrida, Thompson, post-modernizm gibi akımları, içinde şekillendikleri koşullarla birlikte ele alırken, ayrı bir disiplin olarak doğduğu 19. yüzyıldan günümüze dek tarihyazımının serüvenini ve ardında bıraktığı soruları anlatıyor.

Paul Thompson – Geçmişin Sesi

Geçmişin Sesi: Sözlü Tarih Kitap Kapağı Geçmişin Sesi: Sözlü Tarih
Paul Thompson
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
277

Bu klasik çalışmasında Paul Thompson, tarih yazımının efsanelerine meydan okuyor. Sözlü tarihin kendi geçmişini inceliyor ve değerlendiriyor. Bu kitap daha gerçekçi ve daha dengeli bir tarih yazmak isteyenler için paha biçilmez bir araçtır.

Selda Güner – Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil

Osmanlı Arabistanı'nda Kıyam ve Tenkil: Vehhâbî-Suûdîler 1744-1819 Kitap Kapağı Osmanlı Arabistanı'nda Kıyam ve Tenkil: Vehhâbî-Suûdîler 1744-1819
Selda Güner
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
302

18. yüzyılın ortalarında Muhammed bin Abdülvehhâb tarafından temel ilkeleri belirlenen Vehhâbîlik hareketi, Türkiye’de az veya eksik bilinen ya da oldukça politik okunan bir tarihsel olgu.
Bu eser, Vehhâbî hareketinin ortaya çıkış evresiyle 1819’a kadarki gelişimini tarihselleştirerek ele alıyor. İslâm coğrafyasının farklı bölgelerinde içe dönük eleştiri mahiyetinde selefi bir hareket olarak ortaya çıkan, bir yandan da doğduğu bölge olan Necid özelinde Arabistan’ın sosyo-politik yapısını değiştiren ve bunu Suûd kabilesiyle gerçekleştirmeye çalışan Vehhabîlik, bu ikinci özelliğiyle siyasi bir nitelik de kazanmıştır. Eser, tam da bu bağlamda İslam’ın kutsal mekânlarının koruyucusu konumundaki Osmanlı sultanlarının 19. yüzyıl başlarında Hicaz’da Vehhâbî-Suûdîler karşısında yaşadığı otorite kaybına (1803-1804 ve 1806-1811) paralel olarak ortaya çıkan ayaklanmayı, bölge vâlileri ve âyân aracılığıyla bastırması sürecini ayrıntılı olarak inceliyor. Diğer taraftan, Vehhâbîliğin Osmanlı İmparatorluğu’nun merkezinde nasıl algılandığı ve bu algının günümüze kadar nasıl geldiği konularını tartışmaya açacak bir nitelik de taşıyor.

Theda Skocpol – Tarihsel Sosyoloji

Tarihsel Sosyoloji: Bloch'tan Wallerstein'e Görüşler ve Yöntemler Kitap Kapağı Tarihsel Sosyoloji: Bloch'tan Wallerstein'e Görüşler ve Yöntemler
Theda Skocpol
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
402

Yüzyılımızda sosyal bilimlerin ortaya attığı sorulardan en önemlilerini tarih ve toplumsal kuramın çakıştığı alanlarda çalışan bilimin insanları sordular. Bu kitapta yer alan makaleler bu sosyal bilimcilerin dokuzunu ele alıyor: Marc Bloch, Karl Polanyi, S. N. Einsenstadt, Reinhahrd Bendix, Perry Anderson, E. P. Thompson, Charles Tilly, Immanuel Wallerstein ve Barrington Moore. Makalelerde bu bilimin insanlarının yapıtlarında yansıttıkları görüşler ve değerler anlatılırken, en önemli çalışmalarında kullandıkları yöntemler de inceleniyor. Ayrıca, kendisi de karşılaştırmalı tarih alanında yetkin bir isim olan Theda Skocpol, sosyolojide epeyce eski bir geçmişi olan tarih temelli araştırmaları, tarihin getirdiği kanıtlar ile kuramın nasıl birbirini tamamladığını tartışıyor. Çağdaş sosyal bilimcilerin en tanınmış kuramcılarının düşüncelerini ve yöntemlerini öğrenmek isteyen herkes bu kitabı büyüleyici bulacaktır.

Pinelopi Stathis – 19. Yüzyıl İstanbul’unda Gayrimüslimler

19. Yüzyıl İstanbul'unda Gayrimüslimler Kitap Kapağı 19. Yüzyıl İstanbul'unda Gayrimüslimler
Pinelopi Stathis
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
98

Gayrimüslim milletler ve cemaatler adetleri, gelenekleri, becerileri, eksiklikleri, meziyetleri, zaafları ve genelde ortaya koydukları eserlerle, 19. Yüzyıl İstanbul'unda insan denizinin renkil nakışlarıyldı. Ekim 1996'da Atina'da yapılan bir sempozyuma sunulan ve Rum, Bulgar, Katolik, Ermeni, Musevi cemaatleriyle Amerikan Protestan misyonerlerini konu alan tebliğlerin derlediği bu kitap, İstanbul tarihinin bir bölümüne, farklı milletlerin bir arada yaşamalarına, onların tarih içindeki serüvenlerine, en parlak dönemlerine ve gerileyişlerine ışık tutuyor.

Zeynep Çelik – 19. Yüzyılda Osmanlı Başkenti

19. Yüzyılda Osmanlı Başkenti: Değişen İstanbul Kitap Kapağı 19. Yüzyılda Osmanlı Başkenti: Değişen İstanbul
Zeynep Çelik
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
272

330 yılında Doğu Roma İmparatorluğu başkenti olarak baştan sona inşa edilen İstanbul, 1453'ten sonra Osmanlı payitahtı oldu. Şehir çağlar boyunca pek çok değişime uyum sağladı. Bu değişimlerin en geniş çaplılarından biri 19. yüzyılda yaşandı. 1500 yıl boyunca neredeyse aynı sınırlar içinde kalan İstanbul, modern dünyadaki değişimlerden uzak kalmayarak hem bu sınırlarının dışına taştı, hem de mimarlık ve şehircilik alanlarında yeni akımlarla, yeni tekniklerle tanıştı.

Çelik, döneme ait kaynaklarla arşivlerden sadece bu uzun ve meraklı öykünün ayrıntılarını değil, zengin bir görsel panoramasını da derleyerek sunuyor…