Mustafa Armağan – Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı Kitap Kapağı Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı
Mustafa Armağan
Timaş Yayınları
326

Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı "kurtlar"la çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi. Hasta Adam'ın mirasının paylaşılması konusu 1850'lerde gündeme gelmişti. 1878'de Rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve Türkiye'de darbe üstüne darbe yapılıyordu. Önce Sultan Abdülaziz'e yapıldı darbe, sonra V. Mrad'a. Sanıldı ki, Osmanlı'nın kaderi pamuk ipliğine bağlı. Nitekim Sultan Abdülhamid tahta geçtiğinde İngiliz Dışişleri Bakanı, kendisini tehdit etmiş, 'Ayağını denk alsın, ona da öncekilere yaptığımızı yaparız' demişti.

Çöküş için gün sayılırken, bu 34 yaşındaki adam, 30 yılını adayacağı bir icraatın düğmesine basıyordu. Ülkeyi bir barış dönemine sokarken, kazanılan zamanda demiryolu ağından eğitim yatırımlarına kadar bir dolu projeye imza atıyordu. Kendisini feda etmişti ama 30 yılda yetiştirdiği nesil, Çanakkale'den Sina çölüne kadar emperyalizme karşı Akif'in deyişiyle 'kıta kapma' oyunu oynayacaktı.

"Kızıl Sultan" demişlerdi ona. Kendi açılarından haklıydılar. Çünkü Osmanlı'nın paylaşımını pahalıya getirmişti Avrupa'ya. Kansız olacağını sandıkları Osmanlı gövdesindeki ameliyat, 30 yıllık gecikme sayesinde Avrupa'nın kanlı bir iç savaşına dönüşmüş ve bir dünya meselesi haline gelmişti.

Osmanlı tarihini yeniden yazmaya koyulan Mustafa Armağan'ın titiz ve akıcı kaleminden Son Sultan'ın Kurtlarla Dansı... Kitabı okuyunca dansın bugün de devam ettiğini fark edeceksiniz...

Edward J. Erickson – Osmanlılar ve Ermeniler

Osmanlılar ve Ermeniler: Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi Kitap Kapağı Osmanlılar ve Ermeniler: Bir İsyan ve Karşı Harekâtın Tarihi
Edward J. Erickson
Timaş Yayınları
400

Osmanlılar ve Ermeniler cesur ve kışkırtıcı. Okur, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı Ermenilerinin başına gelen felaket hakkında yazarın askerî-stratejik yorumuna katılabilir veya katılmayabilir, ama araştırmasının derinliğini ve tartışmasının ikna kabiliyetini görmezden gelmeye imkân yoktur. Elinizdeki kitap, 1915 yılında aslında neyin, hangi sebepten ötürü meydana geldiğinin kökenine inmek isteyenler için asli bir okumadır."
-Sean McMeekin, Koç Üniversitesi-

"Son dönem Osmanlı tarihinin tarafsız bir tahlilinden rencide olabilecek okurlar bu kitaptan kaçınmalı. Böyle bir analize kıymet veren veya gayrinizami harbe ciddi ilgi duyanlar ise, onu aydınlatıcı, öğretici ve okunabilir bulacaktır."
-Douglas Streusand, Marine Corps Üniversitesi, ABD-

"Alanında çığır açan bir eser ve 'Ermeni meselesini' Osmanlı askerî perspektifinden ele alan ilk örnek. Yazar tarafından etkileyici bir kesinlikle ateşlenen somut gerçekler propagandaya darbe üstüne darbe indiriyor. Edward Erickson'un kitabı söylemi temelli değiştiriyor ve tarihçi veya sıradan okur olsun, Birinci Dünya Savaşı esnasında ne olduğuna dair hakikati bilmek isteyen herkes bu kitabı okumalı."
-Jeremy Salt, Bilkent Üniversitesi-

Dünyanın önde gelen askerî tarihçilerden Edward J. Erickson Osmanlılar ve Ermeniler kitabında 1915'teki olayları ve akabinde yaşanan tehciri tüm detaylarıyla anlatıyor. Osmanlı İmparatorluğu'nda 1878'den 1915'e kadar görülen Ermeni isyanlarını ve bu isyanlara nasıl karşı koyulduğunu sistematik olarak ele alıyor. Birçok yerli yabancı arşiv belgesi, rapor ve kaynak eser kullanılarak hazırlanan bu çalışma, sunduğu farklı bakış açısıyla, 100. yılına girdiğimiz 1915 Ermeni olaylarının doğru bir şekilde anlaşılmasını sağlayacak en önemli kaynaklardan biri olarak literatürdeki yerini alacaktır.

Kemal H. Karpat – Osmanlı’dan Günümüze Asker ve Siyaset

Osmanlı'dan Günümüze Asker ve Siyaset Kitap Kapağı Osmanlı'dan Günümüze Asker ve Siyaset
Kemal H. Karpat
Timaş Yayınları
323

Askerler Türkiye'de siyasal yaşamın başaktörleridir. Askerlerin Türk siyasetindeki rollerinin geçmişi modern Türkiye'nin tarihinden çok daha eskidir. Birçok padişah ordunun baskısıyla tahttan indirilmiş veya tahta çıkarılmıştır. Bunun dışında toplumsal alanda da askeri zihniyet ataerkil bağlarla toplumun düşünce yapısına ve davranış şekline sirayet etmiştir.

Modern Türkiye'de de durum bundan çok farklı değildir. Türkiye Cumhuriyeti yaklaşık 90 senelik tarihinde birçok askeri müdahaleye sahne olmuş ve başta anayasası olmak üzere siyasal sistemi bu müdahaleler sonucunda şekillenmiştir.

Bugün Türkiye'nin siyasal gündemindeki en önemli mesele yine asker-siyaset ilişkisidir. Ülke gündemi akıl almaz derecede hareketli gibi gözükse de 20-30 senelik periyotlarla bakıldığında aynı tartışmaların halen devam ettiğini ve pek bir ilerleme kat edilemediğini görüyoruz. Gündelik tartışmalar ve yüzeysel yaklaşımlar sorunun temellerine inmemizi engelliyor.

Kemal Karpat bu eserinde disiplinler arası bir çalışmaya imza atarak bu boşluğu doldurma adına önemli bir adım atıyor. 31 Mart olayından 80 darbesine, Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'na sürüklenişinden devşirme sistemine kadar asker-siyaset ilişkisini toplumsal kökenlerini gözler önüne sererek inceliyor.

Türk siyasetinde jakobenliğin kökenleri nelerdir?
31 Mart olayının arka planı tam olarak neydi?
İttihat ve Terakki'yi ortaya çıkaran dinamikler nelerdi?
Kuruluşundan itibaren CHP sürekli ordu yandaşı politikalar mı izledi?
İnönü bir diktatör müydü demokrat mıydı?
Çok partili siteme geçişte dış dinamikler nasıl rol oynadı?
Türk modernleşmesi neden tepeden inmeci bir yöntem izledi?
Modern Türkiye'nin oluşumunda Abdülhamit figürü neden bu kadar önemli?
Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'na zorla mı sokuldu?
Türk toplumu neden askere kutsallık atfeder?

Kemal H. Karpat – Türk Siyasi Tarihi

Türk Siyasi Tarihi Kitap Kapağı Türk Siyasi Tarihi
Kemal H. Karpat
Timaş Yayınları
368

Prof. Dr. Kemal H. Karpat, Türkiye'de hâl-i hazırda var olan siyasal sistemi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminden başlayarak kendine has üslubuyla yaptığı dikkat çekici analizlerle anlatıyor.

Türkiye'de modern siyasal sistemin başlangıcı olarak 1839 Tanzimat Fermanı'nı kabul eden Kemal H. Karpat, bu yeni anayasal süreçle beraber Osmanlı toplumunda nelerin değiştiğini, dönemin önde gelen edebiyatçıların ve düşünürlerinin eserlerinden, gazete yazılarından yola çıkarak yorumluyor, bu yorumlarını da belgelerle zenginleştiriyor.

Daha sonrasında Meşrutiyet'in ilânı ve Jön Türk Devrimiyle Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasal rejimi olan "istibdat dönemi"nin bitişi ve akabinde Cumhuriyet'in ilânı, CHP'nin tek parti olarak devletin başına gelmesi, en nihayetinde çok partili sisteme geçiş, ordunun her dönemde nasıl siyasal rejimin en önemli unsuru haline geldiği ve aralarda yaşanan darbeler...

Kemal H. Karpat, Türk Siyasi Tarihi kitabında her dönemi anlatan/açıklayan en önemli sâiklerin temellerinin, nasıl bir önceki dönemde atıldığını ve tarihin ancak edebiyat, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi ilim dallarıyla kullanıldığında temel sorulara nasıl cevap verdiğini birbirinden farklı birçok örnekle sentezleyerek okuyucusuyla paylaşıyor.

"Türkiye'deki politik sistemin dengesizliğini, öncelikle anlaşmazlıkların giderilmesinde uygulanan geleneksel yöntemlerin bir kenara bırakılmasıyla ve sosyopolitik değişime uyum süreciyle açıklamak gerekir. Yine de Türkiye'deki politik sistemin yaşadığı kesintisiz bunalımı anlayabilmek için bu sistemin evrimini sosyal gruplar, yönetici seçkinler ve yapısal farklılaşma sürecinin parçası olmuş bazı uluslararası olaylar arasındaki etkileşimi göz önünde bulunduran geniş bir kavramsal çerçeve içinde çözümlemek zorundayız."
Prof. Dr. Kemal H. Karpat

Ali Çankırılı – Benimle Oynar Mısın Anne!

Benimle Oynar Mısın Anne! 365 Eğitici Çocuk Oyunu Kitap Kapağı Benimle Oynar Mısın Anne! 365 Eğitici Çocuk Oyunu
Ali Çankırılı
Timaş Yayınları
224

Oyun, okul öncesi çocuğun en aktif öğrenme mekanizmasıdır. Aynı zamanda eğitimcilerin çok önem verdiği 'deneme-yanılma' aktivitesini de sağladığı için çocuğun kendi yeteneklerini keşfetmesine öncülük eder.

Bu kitap çocuklarınıza el becerileri kazandırmak ve öğrenme yeteneklerini geliştirmek için ne yapmanız gerektiğini oyun örnekleriyle anlatıyor.

Ziya Paşa – Endülüs Tarihi

Endülüs Tarihi: Ortaçağ Avrupası'nda Bilim ve Medeniyetin Ulaştığı Zirve: Endülüs İslam Devleti Kitap Kapağı Endülüs Tarihi: Ortaçağ Avrupası'nda Bilim ve Medeniyetin Ulaştığı Zirve: Endülüs İslam Devleti
Ziya Paşa
Timaş Yayınları
528

Endülüs'te İslam hakimiyeti, 711 yılında büyük komutan Tarık bin Ziyad'ın öncülüğündeki Emevî ordusunun İspanya'ya girmesiyle başlar. 800 yıl boyunca; Emevî Valileri, Emevî Emirleri, Emevî Halifeleri, Hammûdîler, Tavâif-i Mülûk, Murâbıtîn, Muvahhidîn ve son olarak Gırnata Benî Ahmer İslam Devleti'nin hüküm sürdüğü bu topraklarda aynı zamanda Muhyiddin ibni Arabî, İbni Rüşd, İbni Bâce, Zerkâli gibi birçok âlim yetişmiştir. Ortaçağ Avrupası'nın hatta dünyanın seyrini değiştiren bu muazzam medeniyet 1492 yılında bütün kütüphaneleri yıkılıp, medeniyeti ayakta tutan bütün kitaplar yakılarak yok edilmiştir.

Dönemi içinde özgürlükleri ve meşrutiyeti savunan Batılılaşma yanlısı, yenilikçi, Tanzimat Edebiyatı'nın öncüleri arasında yer alan Ziya Paşa, Endülüs Tarihi isimli kitabını, Müslümanların Endülüs'teki mühim birikimlerinin o ana kadar hiçbir esere konu edilmemesi sebebiyle kaleme almıştır. Ancak bu medeniyete dair yazılı bilgiler Hristiyanlar tarafından yakıldığından ve mevcut kaynaklar iki zıt dinin mensuplarınca yazılmış olduğundan doğru ile yanlışı ayırt etmek de oldukça zorlaşmıştır. Buna rağmen Ziya Paşa bazı tarafsız Avrupalı tarihçilerin verdikleri bilgileri aktarmak ve bu medeniyetin birikimlerinden Osmanlı halkının da istifade edebilmesini sağlamak niyetiyle zamanında 4 cilt olarak basılmış bu eseri hazırlamıştır. Ona göre Endülüs kesinlikle araştırılması gereken, fakat siyaset ve medeniyet açısından uzak kalınmış bir coğrafyadır.

Eser yayınladığı dönemde çoğu yazar ve şâirin dikkatini çekmiş, Endülüs Müslümanlarının hem tarihine hem de yüzyıllar boyu süre gelen İslam geleneğinin bir parçası olan ilim, kültür ve medeniyetine ilgiyi canlandırmıştır. Ziya Paşa'nın çeşitli Fransızca ve Arapça tarih kitaplarından derleyerek ve bununla birlikte yaşadığı dönemin edebi zevkini müthiş bir zenginlikle sunarak hazırladığı Endülüs Tarihi, Osmanlı Türkçesi alanında uzman Yasemin Çiçek tarafından meşakkatli bir çalışma neticesinde sadeleştirilerek neşre hazırlanmıştır.

Ecevit Kılıç – Kirli Kramponlar

Kirli Kramponlar Kitap Kapağı Kirli Kramponlar
Ecevit Kılıç
Timaş Yayınları
192

Bir Pazar sabahı, Türkiye henüz uykudayken ülke futbolunun çok önemli isimleri çete suçlamasıyla gözaltına alındı. Ne olduğunu daha kimse tam olarak anlayamadan ikinci dalga geldi ve soruşturma daha da genişletildi. Herkes büyük bir şok yaşıyor, yaşananlara inanamıyordu. Aslına bakılırsa şaşılacak bir şey yoktu. Hangi takımın taraftarı olursa olsun Türkiye'de herkesin zihninde şikeyle özdeşleşmiş bir maç çabucak canlanıverdi.

Temiz Kramponlar soruşturması her ne kadar birkaç takıma yoğunlaşmış olsa da aslında hiçbirimiz masum değiliz; çünkü Türk futbolu kurulduğu günden itibaren siyasetin ve mafyanın markajı altında. Daha önce de maçlar bağlandı, teşvik primleri dağıtıldı, mafya babaları federasyon başkanlarını seçti, hakemler satın alındı ama bugün ilk defa bunların üzerine ciddiyetle gidiliyor. İşte bize şok yaşatan da bu!

Elinizdeki kitap, başlangıçtan bugüne Türk futbolunun karanlık taraflarını ifşa ediyor. Yeşil sahalarda değil masa başında oynanan oyunları gözler önüne seriyor

Ecevit Kılıç – Jitem

Jitem Kitap Kapağı Jitem
Ecevit Kılıç
Timaş Yayınları
256

Türkiye’de ilk kez darbe iddiaları ve bu iddiaların yöneltildiği sivil-asker geniş bir kesim yargı önünde. Ergenekon tutuklularından Arif Doğan’ın evinde JİTEM adlı örgütün arşivi ele geçirildi. Varlığı resmî ağızlarca inkar edilse de Güneydoğu’da sayısı 5 bini bulan faili meçhul cinayetlerin kaynağı olarak hep JİTEM adı telaffuz edildi.Bir hayalet gibi ülkenin doğusundan batısına gezinen, 7 komutanlığı ve sayısız elemanı bulunan JİTEM, yakın tarihimiz ve yasadışı yapılanmalar hakkındaki başarılı haberleriyle dikkat çeken genç gazeteci Ecevit Kılıç’ın kaleminde ilk kez ete kemiğe bürünüyor. Tanıkların anlatımı, belgeler ve fotoğraflarla JİTEM gün yüzüne çıkıyor.

Senai Demirci – Dua Defterim

Dua Defterim Kitap Kapağı Dua Defterim
Senai Demirci
Timaş Yayınları
352

“Dua sözün sözden öte konuşmasıdır.
Dua sözün kıblesi, kalbin haccıdır.
Dua sözün miracıdır.”

“Dua kulluğun sırrıdır” hakikatinden yola çıkarak derlediği müthiş yakarış ve sığınmaları, duaya dönüştürdüğü yaşam kesitlerini ve dua tefekkürlerini paylaşıyor okuru ile...

Senai Demirci – Elde Var İnsan

Elde Var İnsan: İnsan Coğrafyasında Gezintiler Kitap Kapağı Elde Var İnsan: İnsan Coğrafyasında Gezintiler
Senai Demirci
Timaş Yayınları
192

Tıpkı dibinde inciler saklayan dipsiz bir deniz gibidir yüzümüz. Ruhumuzun derinliklerinden kopup gelen her sır, yüreğimizin köşelerinden sızıp gelen her duygu hemen yüzümüzün detaylarına taşınır. Sonra ellerimiz. İncecik parmaklarla dünyanın yükünü kavrayan ellerimiz. Eşyayı bize yakınlaştırmaya ve yakıştırmaya ayarlı parmaklarımız. İnce belli bir bardağı zarif parmak hareketleriyle kavrarken, hiç farkında olmadan hem estetik gerekleri hem de işlevsel zorunlulukları yerine getiririz. Alabildiğine şeffaf ve belli belirsiz ama etkisi itibariyle somut ve aşikâr olan envai çeşit kokuyu ruhumuza taşıyan burnumuz. Bizleri hayatın en temel özüyle, sesle yani sözle, anlamla tanıştıran kulaklarımız. Cenneti ellerimizin altında hissettiren dokunma duyumuz.

Yediğimizin, içtiğimizin karşı konulmaz lezzetini hissettiren tat alma duyumuz. Aslında insan ve yaradılmış olan her şey, kâinatın şiirine bir dize yazar. Bütün dizelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan anlam, müthiş bir ahenkle bizleri kendisine katılmaya çağırır. Şimdi, varlığın şiirine katılma zamanı.

Şaban Çobanoğlu – Mobbing

Mobbing: İşyerinde Duygusal Saldırı ve Mücadele Yöntemleri Kitap Kapağı Mobbing: İşyerinde Duygusal Saldırı ve Mücadele Yöntemleri
Şaban Çobanoğlu
Timaş Yayınları
256

Mobbing, duygusal bir saldırıdır. Hedefi, sistematik baskı yoluyla işyerindeki bazı kişilerin performansını ve dayanma gücünü yok etmek ve onları işten ayrılmaya zorlamaktır.

Mobbing, gelişmiş ülkelerde cinsel tacizin de önüne geçen bir psikolojik saldırı şeklidir. Genelde üst düzey yöneticiler tarafından uygulanır. Araştırmacılar mobbing mağdurlarının çoğunun iyi eğitimli ve parlak bir kariyere ulaşacak kişiler olduğunu gösterir. Mobbing mağdurları, yöneticiler tarafından tehdit olarak algılandıkları için saf dışı bırakılmaya çalışılır.

Elinizdeki kitap, Türkiye'den ve dünyadan örneklerle "mobbing" gerçeğini ve mobbingle mücadele yöntemlerini ele alıyor.

Ali Çimen – Tarihi Değiştiren Kadınlar

Tarihi Değiştiren Kadınlar Kitap Kapağı Tarihi Değiştiren Kadınlar
Ali Çimen
Timaş Yayınları
352

Tarihi Değiştiren, Dünyayı Titreten Kadınlar

"Geçmişe baktığımızda, erkek egemen bir seyrüseferin hüküm sürdüğünü görürüz. Kılıç kuşanıp fetih yapan, çağ açıp çağ kapatan, yaptığı bir konuşma ya da aldığı kararla kitleleri coşturan, atomu parçalayarak insanoğluna sınırsız enerjinin kapılarını açan, bazen kabul etmek istemesek de, çoğunlukla erkekler olmuştur. Peki bu, tarihin beyaz perdesinde hep erkeklerin başrol oynadığı anlamına mı gelir? Ne yani, kadınlara düşen rol, her zaman 'en iyi yardımcı oyuncu' rolü oynamak mıdır? Tabii ki hayır. Yüzyılların üzerine oturduğu mayınlı tarih tarlasından sıyrılıp çıkan öyle kadınlar olmuştur ki, teşbihte hata olmaz, o çok 'bilindik' erkekler, bu kadınların azametlerinin gölgesinde bile terlemeden edememiştir!"

Gazeteci yazar Ali Çimen "Tarihi Değiştirenler" dizisinin son kitabı Tarihi Değiştiren Kadınlar'a böyle başlıyor ve 30 ünlü kadını sayfalarında konuk ediyor. Bu 30 kadın arasında Mısır İmparatoriçesi Cleopatra, ünlü kadın casus Mata Hari, Nobelli Madam Curie, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir dönemine damgasını vurmuş 'iktidar avcısı' Hürrem Sultan gibi isimler de var; insanlığın özgürlüğe giden yolda devrim niteliğinde adımlar atmasını sağlayan siyahi kadın eylemci Rosa Parks ve Tom Amca'nın Kulübesi isimli romanıyla Amerika'daki kölelik kurumuna kalemiyle savaş açan Harriet Beecher Stowe da.

Bir fabrika işçisiyken kendisini uzayda bulan Tereşkova ve okyanusları aşan havacılık sevdasıyla hayatını uçmaya adayan Amelia Earhart da yüksek tempolu hikâyeleriyle listede yerlerini alıyor.

Kitabın önemli bir bölümü de iktidar peşinde koşan kadınlara ayrılmış: Pakistan'ın ve aynı zamanda İslam coğrafyasının ilk kadın Başbakanı Benazir Butto; düşman kardeşi Hindistan'da yine ailece ülke siyasetine damga vurmuş, ülkesinin ilk Başbakanı İndira Gandi; Fransa'ya 40 yıl boyunca hükmeden İtalyan Catherine de Medici; Rusya'yı çağının en güçlü ülkelerinden biri yapan Alman kökenli Katerina; İngiltere'den Kraliçe Elizabeth, Kraliçe Victoria ve onların bıraktığı yerden bayrağı devralarak İngiltere'yi bir küresel aktöre dönüştüren 'Demir Lady' Margaret Thatcher.

İktidarda olan kadınların yanı sıra iktidarda olan erkeklerin yanındaki ihtiraslı kadınlara da şahitlik ediyor tarih ve dolayısıyla kitap da. Komünist Çin'in en korkulan simalarından biri olan Jian Qinq ya da daha çok bilinen ismiyle Bayan Mao; oğlunu padişah yapmak için bir diğer oğlunu kurban eden Kösem Sultan ve Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'u efsaneye dönüştürme yolunda kendisi bir efsane olan Eva Peron.

Kitap ayrıca, bol görsel malzemesi, Hürrem ile Kanuni arasında gelip giden aşk mektuplarından satırlar, Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre'ın ölümsüz aşkı ve bu 30 kadının gündelik hayatlarına ilişkin daha birçok ayrıntılı ile adeta kahramanlarını ete kemiğe büründürüyor.

I. Elizabeth İspanyol hanedanına karşı Osmanlı'nın himayesindeydi. Sultan III. Murad"Siz dahi südde-i sa'adetime ita'at ve inkıyada sabit-kadem olup, ol caniblerde vakıf ve muttali olduğunuz ahbarı arz ve ila'm etmekden hali olmıyasız" diyordu Kraliçe'ye. Buna karşılık o da III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan ve eşi Safiye Sultan'a hediyeler gönderiyordu.

Jeanne d'Arc Orleans'ta başına geçtiği Fransız ordusu ile İngilizleri hezimete uğrattığında henüz 17 yaşındaydı.

Kösem Sultan torunu IV. Mehmet'i tahta geçirmek için oğlu I. İbrahim'i gözünü kırpmadan katlettirdi. Ancak daha sonra IV. Mehmet için de sinsi planlar yaptığını sezen Turhan Sultan, kayınvalidesi için Başlala Uzun Süleyman Ağa'ya kısa ve net bir emir verdi: "Kösem'i canlı görmek istemiyorum!"

Osmanlı sultanlarına Rusya namıma kök söktüren, ülkesini kısa zamanda modernleştiren Büyük Katerina aslen Almandı.

Feminist düşünür Simone de Beauvoir hayatı boyunca bir adamı aşkla sevdi: Jean Paul Sartre

Çin Kültür Devrimi'nin silahlı gücü Kızıl Muhafızlar'ı kuran Mao değil, eşi Jiang Qing idi.

1981'de Altın Mabed'i ele geçiren Sihleri acımasızca bastıran İndira Gandhi bir şeyin farkında değildi: Yakın korumalarından ikisi Sihti ve onu ortadan kaldırmaya niyet etmişlerdi.

Arjantin'in efsane First Lady'si hayatını kaybettiğinde 33 Eva Peron'un naaşı ülkesine eşi Hugo'nun kendisinden sonra evlendiği Isabel Peron tarafından getirildi.

Ali Çimen – Tarihi Değiştiren Konuşmalar

Tarihi Değiştiren Konuşmalar Kitap Kapağı Tarihi Değiştiren Konuşmalar
Ali Çimen
Timaş Yayınları
272

Dünyanın önde gelen liderlerinin kimi zaman 'adalet' ve 'eşitlik' talep eden, kimi zaman 'teslimiyet' ve 'korkuyu' itiraf eden, zaman zaman ise 'tehdit' içeren konuşmalarından oluşan bu kitabı okuduğunuzda, kelimelerin eylemlere nasıl ilham verdiğine şahit olacak, bundan böyle 'söylenenlere' daha iyi kulak kabartacaksınız.

Sözün gücüne inananlara...

Kulaklarınızı dört açın. Duyduklarınız, göreceklerinizdir!

Ali Çimen – Tarihi Değiştiren Günler

Tarihi Değiştiren Günler Kitap Kapağı Tarihi Değiştiren Günler
Ali Çimen
Timaş Yayınları
304

Tarihi Değiştirenler Serisi tüm hızıyla devam ediyor…

Serinin 9. Kitabı tarihte dönüm noktası olan günlere odaklanıyor…
"O sırada Türkiye'de ne oluyordu?" bölümüyle de okurlara karşılaştırmalı tarih imkanı sağlıyor…

Süveyş Krizi, Vietnam Sendromu, Neil Armstrong, Baas Partisi, Keşmir Sorunu, Kore Savaşı, Uzun Yürüyüş, Bağımsızlık Bildirgesi, Büyük Bunalım, New Deal, İran İslam Devrimi, Amerikan İç Savaşı, Cemal Abdül Nasır, 11 Eylül Saldırıları, Mahatma Ghandi, Başkan Kennedy, Kıbrıs Barış Harekâtı, Mehmet Ali Ağca, İnebahtı, Çernobil, Petrol Krizi, Normandiya Çıkartması, Saddam Hüseyin, Pearl Harbor Baskını, El Kaide, Everest, Apartheid, Gagarin, Perestroika, Başkan Mao, Konstantinopol, Waterloo, Küba Füze Krizi, Savaşların Anası, Afganistan'ın İşgali, Berlin Duvarı, Haçlı Seferi, Sivil İtaatsizlik, Tiananmen Olayları, Macar Ayaklanması, Prag Baharı, Nelson Mandela, Enosis, Politbüro, Klonlama, İnternet, Viyana Kuşatması, Filistin-İsrail Barışı, Napolyon, Soğuk Savaş, JFK, Albaylar Cuntası, Martin Luther King, Ekim Devrimi ve daha onlarcası...

BU İSİMLER VE KAVRAMLAR HAYATIMIZA NASIL GİRDİ DERSİNİZ?

Ali Çimen – Tarihi Değiştiren Bilginler

Tarihi Değiştiren Bilginler Kitap Kapağı Tarihi Değiştiren Bilginler
Ali Çimen
Timaş Yayınları
304

İngiltere'deki bilge cisimlerin yere düşmesinin ardındaki sırrı çözerken, Polonya'daki gezegenlerin rotasını tespit ediyor; İran'daki sayıların dilini keşfederken, İtalya'daki cisimlerin neden suya batmadığına kafa yoruyor; eski Yunan'daki tıbbın temellerini atmakla meşgulken; Fransa'daki insanoğlunu ölümcül kuduz mikrobundan kurtarmak için ter döküyordu...

'Yerçekimi kaşifi' Newton'dan 'gezegenler hakimi' Kopernik'e, 'matematiğin prensi' Ömer Hayyam'dan 'suyun gizli gücünü' ortaya çıkaran Arşimet'e, 'tıbbın babası' Hipokrat'tan 'kuduzun belalısı' Pasteur'e varıncaya dek, onlarca bilim adamı, yer kürenin dört bir yanında günümüz dünyasının bilimsel çatısını örmek için dinmek bilmez bir iştahla çalıştı. Kah Atomları, kah gezegenleri; bazen mikropları bazen de sayıları konuşturdular; tarihi değiştirdiler...