Turgut Cansever – İslam’da Şehir ve Mimari

İslam'da Şehir ve Mimari Kitap Kapağı İslam'da Şehir ve Mimari
Turgut Cansever
Timaş Yayınları
240

Şehir ve mimari üzerine derinlikli düşünceleriyle tanınan Turgut Cansever'in İslam mimarisi ve şehirciliği konusundaki görüşleri, ilk defa derli toplu bir şekilde bu kitapla okuyucunun karşısına çıkıyor.
Osmanlı şehrini, İslam mimarisinin temel meselelerini, mimarlık mirasının korunma yollarını, İslam şehrinin belirleyici özelliklerini ve İslam mimarisi ve şehrinin gelecekte hangi esaslardan hareketle kurulabileceğini felsefi ve tasavvufi bir temelde, çağdaş ve geleneksel ustalardan yararlanarak tartışan Cansever, yalnızca şehir planlanarak tartışılan Cansever, yalnızca şehir planlamacıları ve mimarların değil, genel okuyucunun da ilgiyle takip ettiği bir düşünür.

Ahmet Yaşar Ocak & Haşim Şahin – Arı Kovanına Çomak Sokmak

Arı Kovanına Çomak Sokmak Kitap Kapağı Arı Kovanına Çomak Sokmak
Ahmet Yaşar Ocak & Haşim Şahin
Timaş Yayınları
528

"Ahmet Yaşar Ocak daha çocukken bile olgun, ağırbaşlı, okumayı çok seven biriydi. Ben şimdi daha iyi anlıyorum ki, o daha o yaşlarda bilim adamı damarına sahipti. Daha ilkokulda iken öğretmene en fazla soru soran öğrencilerdendi. Okula dergi gelirdi, pek çoğumuz dergiyi angarya kabul ederken o hemen derginin kapağını açar, okumaya başlardı."
-Taha Akyol-

"Ahmet Yaşar Ocak'ın araştırmaları Türkiye'nin bugünkü meseleleri üzerine düşünen ve yazan bütün aydınlar tarafından mutlaka okunmalı."
-Beşir Ayvazoğlu-

"Burada bir liste verecek değilim ancak ilk Türkçe eserini 1980'de yayımlayarak ezber bozan bir bilim insanından ve eserlerinin bende bıraktığı izlerden kısaca söz edeceğim: Batılı yöntemle yerli bir bakışın özdeşleştiği bu kişi Ahmet Yaşar Ocak..."
-Sabri Koz-

"Sevgili meslektaşımın çalışmalarını yürütürken arşiv belgelerine ve her türlü özgün tarihi vesikalara ve kayıtlara önem vermesi, bunları maharetle yorumlaması ve kullanması bir kültür tarihçisi olarak kendisini son derece önemli bir eşiğe ve aşamaya taşımıştır."
-Süleyman Uludağ-

Yozgat gibi küçük bir Orta Anadolu kasabasında doğup, adını yaptığı birbirinden kıymetli çalışmalarla duyuran Ahmet Yaşar Ocak, yetiştiği kültür ortamını; her biri birbirinden değerli hocaları Ömer Nasuhi Bilmen, Nihat Sami Banarlı, Ali Nihat Tarlan, Mahir İz, M. Tayyip Gökbilgin, Nejat Göyünç, Ercüment Kuran, Claude Cahen ve Irene Mélikoff'u ve üzerinde yıllarca titizlikle çalıştığı konuları bu hatıratta anlatıyor. Tarih yazıcılığı alanında Türkiye'de mevcut bazı önyargılara karşı çıkan Ahmet Yaşar Ocak'ın hayat hikâyesi, tarihe meraklı herkesin başucu kitabı niteliğinde…

Dino Buzzati – Yaşlı Ormanın Gizemi

Yaşlı Ormanın Gizemi Kitap Kapağı Yaşlı Ormanın Gizemi
Dino Buzzati
Timaş Yayınları
192

Yaşlı Orman bir efsanedir: Burası çocukluğun köklerinin salındığı; sınırlarının bozulmadan korunduğu; ölümsüz bir güç gibi yaşamı sembolize eden; neşeli, özgür, karşılık beklemeyen bir ormandır. Burada yaşayan orman cinleri, istedikleri zaman bir insana ya da hayvana dönüşebilir, barındıkları ağaç gövdelerinden diledikleri zaman çıkabilirler. Bu cinlerin hayattaki yegâne amacı, ormandaki asırlık ağaçları canları pahasına korumaktır. Bizi inanılmaza inandıran Buzzati’nin bu fantastik öyküsü, gizemli rastlantıları ve gerçeküstü ayrıntılarıyla kâinatın en kadim meselesini imler: İyi ile kötünün savaşı…

Yelda Gürlek’in İtalyanca aslından çevirisiyle Yaşlı Ormanın Gizemi, okuru içindeki çocukla barıştıracak, yaşamın kalbine dokunduracak büyülü bir öykü…

“Buzzati bütün kitaplarında gerçekçilik ile inanılmazı, akılcılık ile tuhaflığı, ciddiyet ile delişmenliği, metodik olan ile kuralsızlığı harmanlamayı başarmıştır. […] Yaşlı Orman, yitirdiğimiz cennettir; geçmişten gelen ve bir bütün olarak insanlığın kolektif yaşamının ilk yıllarındaki vicdani saflığın kişisel ve özel mekânıdır. Buzzati bu dünyayı, her şeyden öte işlevsel, nahif, yalın, kimi zaman dokunaklı, dahası romantik bir dille ‘düşsel’ kılar.”

Claudio Toscani

Ayşe Şasa – Delilik Ülkesinden Notlar

Delilik Ülkesinden Notlar Kitap Kapağı Delilik Ülkesinden Notlar
Ayşe Şasa
Timaş Yayınları
176

Ayşe Şasa, bireysel ve toplumsal hastalığının kesiştiği noktada, İbn Arabi'yle tanıştığını söylüyor. Muhtemelen reddettiği bir dünyayla tanışınca huzura yaklaştığını hissetti; yaşadığı kavmin reddettiği kesimiyle temasa geldi... Kendisini anlatan Ayşa Şasa dostumuzdan bizim de öğreneceğimiz vardır.
- İlber Ortaylı-
Esasen sinemacı olan Ayşe Şasa, denemelerinde görsel olan ile zihinsel olanı kendi gönül aydınlığında sentezleyerek ifade ediyor. Bu yaklaşım meselelere hem oldukça gerçekçi hem de metafizik açılımlar getiriyor. Yazıların etkisi samimiyetinde. Bu samimiyet yer yer müspet manada safiyete dönüşüyor. Bunca yıldır gögüs gerdiği hayatın ağır yüküne dayanmaktan oluşan bir temizlik, bir hayret. Günümüz entelektüel yaşamında az rastlanır bir meziyet.
- Mustafa Kutlu-
Ayşe Şasa, bir ermişin hayatını anlatıyor ipek kanatlı sayfalarda..
"Bu az şey değil."
- Hilmi Yavuz-

Andre Gide – Dar Kapı

Dar Kapı Kitap Kapağı Dar Kapı
Andre Gide
Timaş Yayınları
160

Hayatın biricik anlamı olacak kadar derin bir aşkın trajediye dönüştüğü Dar Kapı'da sorgulanan, erdeme giden yolun zorluğudur. Jerome bütün erdemlerini aşkıyla ayakta tutarken, Alissa gerçek erdemin her şeyden arınmış olması gerektiğine inanır.

Fedakârlık nedir, insan aşk için nelerden vazgeçer? Peki ya ilahi aşk?.. Saflık için, Tanrı'ya tertemiz geri dönmek için, erdem olarak kabul edilen değerleri korumak için insan hayatını verebilir mi?

Dar Kapı, tercihlerini zor olandan yana kullananların yaşadığı ruhsal fırtınalarını gözler önüne sererken, Nobel Edebiyat Ödüllü André Gide, çarpıcı üslubuyla okuru derinden etkiliyor.

Andre Gide – Pastoral Senfoni

Pastoral Senfoni Kitap Kapağı Pastoral Senfoni
Andre Gide
Timaş Yayınları
96

Üç gündür durmadan kar yağıyor; bütün yollar kapandı. Kader beni eve hapsetti. On beş yıldır, ilk defa, kasabadaki büyük kiliseye vaaza gidemiyorum. Kim bilir, belki de, Allah bana bir fırsat veriyor. Uzun zamandır yazmayı tasarladığım halde, bir türlü başlayamadığım "Gertrude'un Hikayesi"ni nihayet yazabileceğim. Karanlık bir dünyadan çekip çıkardığım bu hassas ve dindar ruhun bütün macerasını, hiçbir şey saklamadan anlatacağım. Ben, Gertrude'a sırf Allah'ın rızasını kazanmak için el uzatırken, onu kazanacağımı hiç düşünmemiştim. Bu vazifeyi bahşettiği için Allah'a sonsuz şükürler olsun.

Evelyn Bassoff – Anneler ve Kızları

Anneler ve Kızları Kitap Kapağı Anneler ve Kızları
Evelyn Bassoff
Timaş Yayınları
92

Bir anne için kızının bluğ çağına erişmesi, anne kız ilişkilerini büyük oranda değiştirmektedir. Bu değişiklikler annede endişe, reddedilmişlik ve kayıp hislerini uyandırır. Bir psikolog olan Dr.Evelyn Bassoff, Bu kitabı annelerin perspektifinden yazmış, orta yaşlı kadının bu karışık hislerle nasıl başa çıktığını göstermiştir. Annelerin nasıl kızlarına hem kök hem de kanat verebileceğini ve değişim sürecini kendi gelişmeleri için yararlı bir sürece dönüştürebileceğini göreceksiniz,

Knut Hamsun – Göçebe

Göçebe Kitap Kapağı Göçebe
Knut Hamsun
Timaş Yayınları
504

"Göçebe, üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap Sonbahar Yıldızları altında 1906'da, Hüzünlü Havalar 1909'da, Son Mutluluk 1912'de yazıldı. Üç bölümün üç ayrı adı var, ama aslında üç bölümün üçü de birer "hüzünlü hava"dır; üçünün de kahramanı aynı kişi. Hamsun'un asıl adı olan Knud Pedersen'in ağzından anlatılır olaylar. Artık büyük şehirlerden bezmiş, iç sıkıntılarını kırlarda, ormanlarda, şehirden uzak yerlerde dağıtmaya çalışan, kayıp gençliği peşinde avare, orta yaşlı bir hülya adamıdır kahraman. Şehrin gürültü ve uygarlığından kaçarak tabiatın bağrında, yıldızların altında ruhuna sükûn ve şifa arayan, kanının çağıltısını kırların soluğunda yatıştırmak isteyen, şair ruhlu birisi."
Behçet Necatigil

Nazan Bekiroğlu – Lâ Sonsuzluk Hecesi

- Lâ Sonsuzluk Hecesi Kitap Kapağı - Lâ Sonsuzluk Hecesi
Nazan Bekiroğlu
Timaş Yayınları
384

Bir gün Sabâ Melikesi Belkıs'tan, Âdem'le Havva'nın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdem'de gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti.

Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım.

Ne zaman ki, kalmak için değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attığımız değil kısa bir gölge saldığımız şu dünyada bir cennet sürgünüyle yazgılandığımı anladım ve Kelimeler Kitabı-çift isimler sahifesinde, Âdem'le Havva'nın yanına bir de Habil'le Kabil'i ekledim. O zaman anladım anlatma zamanının geldiğini.

Hikâyenin ismi düştü dilime bir gece: LÂ. İLLÂ, dedim.
Bir ömür boyu aradığım hece harfinin LÂ olduğunu bildim.

Ömer Seyfettin – Perili Köşk

Perili Köşk Kitap Kapağı Perili Köşk
Ömer Seyfettin
Timaş Yayınları
96

Sermet Bey, kalabalık ailesiyle geniş bir evde oturmayı istiyordu.. Bunun için kiralık, uygun bir ev aramaya başladı. Nihayet karşısına tam istediği gibi bir köşk çıkmıştı...Ancak köşk hakkında bazı garip dedikodular duydu. Çevredekilere göre bu köşk periliydi. Sermet Bey bu söylentilere kulak asmaz.

Ahmet Günbay Yıldız – Mavi Gözyaşı

Mavi Gözyaşı Kitap Kapağı Mavi Gözyaşı
Ahmet Günbay Yıldız
Timaş Yayınları
248

Gururunun kurbanı olarak evlatlarına inancın ve hayatın gerçeklerini anlatamayan bir adam...

Zamansız bir şekilde hayatını kaybeden bir anne...

Bir parça merhamet bekleyen ihtiyar bir babanın ömrünü adadığı evlatlarıyla imtihanı...

Sabrını ve sevdasını nakış nakış işleyen tertemiz bir genç kız...

Acılar, aşklar ve bir ailenin dramı...

Yüzbinlerce okurunun tekrar tekrar tavsiye ettiği kitaplarıyla klasikleşen Ahmed Günbay Yıldız'dan, gerçek bir yaprak dökümünün bir solukta okunabilecek hüzünlü hikâyesi... Çünkü bir baba ağladığında, ağlar yerler ve gökler...

Asım Yıldırım – Bir Yudum Hikaye

Bir Yudum Hikaye Kitap Kapağı Bir Yudum Hikaye
Asım Yıldırım
Timaş Yayınları
208

Samanyolu Televizyonu izleyicilerinin yakından tanıdığı bir yüz olan Asım Yıldırım’ın sabah kuşağında okuduğu bu öyküler şimdi kitap olarak yayınlanıyor. Yayınlandığı dönemlerde izleyicilerin büyük ilgiyle takip ettiği bu öyküler, yoğun ısrar üzerine kitap olarak okurlarına kavuşuyor.

Asım Yıldırım’ın özenli seçkisi ve derlemesiyle okurlara sunduğumuz bu öyküler arasında, hayata, aşka, inanca ve ölüme dair ders alınacak onlarca öyküyü bulacaksınız.

Tarjei Vesaas – Buz Sarayı

Buz Sarayı Kitap Kapağı Buz Sarayı
Tarjei Vesaas
Timaş Yayınları
184

"İki dalga geçti içinden: İlki insanı hareketsiz bırakan bir soğuk dalga, ikincisi canlılık veren bir sıcaklık... Tıpkı başımızdan geçen ender olaylarda olduğu gibi."

Hem yazarı, hem çevirisi, hem de hikâyesiyle "özel" bir kitap: Buz Sarayı... İki küçük kızın dostluğunu anlatan roman, çocukluğun gizli kederini incelikle işliyor. Bitmeyen, upuzun bir kışın ortasında filizlenen bu dostluk, uçsuz bucaksız bir yalnızlığın başlangıcı oluyor. Türkçenin en önemli şairlerinden Melih Cevdet Anday'a 1973 TDK Çeviri Ödülü'nü; Tarjei Vesaas'a ise 1963'te Kuzey'in Nobel Edebiyat Ödülü sayılan İskandinav Edebiyat Ödülü'nü kazandıran Buz Sarayı; soğuk, uzak bir diyarın dostlukla alevlenen sessiz şiirini dillendiriyor.

"Ne kadar yalın bir roman bu. Ne kadar incelikli, ne kadar güçlü… O kadar farklı, öyle biricik ki. Unutulmaz. Sıradışı…"
-Doris Lessing, The Independent-

Özlem Kumrular – Muhteşem Süleyman

Muhteşem Süleyman Kitap Kapağı Muhteşem Süleyman
Özlem Kumrular
Timaş Yayınları
328

Kanuni Sultan Süleyman dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun en iyi belgelendirilmiş dönemlerinden biridir. 1526 Mohaç Savaşı’nı takiben Avrupa arşivlerinde, özellikle Osmanlı tehlikesine maruz kalan Akdeniz bölgesinde Osmanlı’ya dair belgeler hızla artar. 16 ve 17. yüzyıllarda Türklerle ilgili haber toplama çılgınlığı vardır adeta. “Kaçın, Türkler geliyor!” Dönemin ruhunu esprili bir dille anlatır. İstihbarat belgeleri, elçi raporları, kilisenin basıp dağıttığı, karşı propaganda için kullanılan kitapçıklar, kronikler, casusların ve tüccarların verdiği yazılı ya da sözlü haberler; Osmanlı’nın savaş gücünü ince ayrıntılarla sunan zafernameler Batılıların tabiriyle “Muhteşem Süleyman” dönemine dair müthiş bilgiler sunar.

 

Söz konusu belgeler, resmî Osmanlı kaynaklarıyla yan yana getirildiğinde yapbozun parçaları tamamlanmış, resmin bütünü ortaya çıkmış olur. İşte bu kitap bunu yapıyor. Yerli ve yabancı on üç önemli ismin katkılarıyla Muhteşem Süleyman’ı her iki cepheden anlatıyor.

Halil İnalcık /“Avrupa Devletler Denge Sistemi ve Osmanlı-Fransız İttifakı”

İdris Bostan / “Kanuni ve Akdeniz Siyaseti”

Feridun M. Emecen / “Mohaç Savaşı”

Metin Kunt / “Sultan Süleyman ve Nikris”

Emilio Sola / “Sultan Süleyman’ın Son Yılları”

Özlem Kumrular “I. Ferdinand’ın Kanuni’yle İlk Yılları”

Miguel Angel de Bunes Ibarra / “Venedik ve Bâbıâli”

Aydoğan Vatandaş – Barnabas’ın Sırrı

Kayıp Kitap Barnabas'ın Sırrı Kitap Kapağı Kayıp Kitap Barnabas'ın Sırrı
Aydoğan Vatandaş
Timaş Yayınları
176

80'lerin başında Hakkari'nin Kelo Memo Dağı'nın yakınındaki Uludere Mağarası'nda köylüler, avlanmak için yazın yaylaya çıktıkları vakit, zeminden epey aşağıda, geniş bir oda büyüklüğündeki loş mağarada bir taş lahit bulurlar. Lahdin kapağın açtıklarında mumyalanmış bir ceset, bir tomar papirüs ve bazı eşyalar görürler.

Köylüler, Dünya'yı yerinden oynatacak bu keşfin farkında olmadan üzerinde Aramice yazılar olan papirüsleri obada yakmak üzere yola koyulurlar. Yolda giderken Papaz Marcellius'la karşılaşırlar. Papaz Marcellius gördüklerine inanamaz ve oracıkta yere yığılır. Papazı güçlükle kendine getiren köylüler onu da yanlarına katarak kiliseye giderler.

Mercellius kitabın kapağını çevirdiğinde "Ben Kıbrıslı Barnabius. Tespihe layık âlemlerin Rabbinden bütün olarak, Ruhül Kudüs'le Meşaha'ya vahyolunan İsa'dan duyduğum… 48 yıl sonunda… Dördüncü nüsha…" ifadeleriyle karşılaşır.

Kitabın Aramice yazılmış Barnabas İncilinin aslı olduğunu fark eden rahip Dünya'nın sayılı Aramice uzmanlarından biri olan Profesör Kemal Yılmaz'a başvurur. Profesör çalışmasına başladığında kendini istihbarat örgütlerinin ve yeraltı cemaatlerinin hedefi olarak bulur. Bu sırrı öğrenen ve saklı kalmasını sağlayabilen, gücü elinde tutmayı başarabilecektir. İşte bu yüzden KGB'den Vatikan'a Ergenekon'dan Thule'ye herkes kitabın peşine düşer.

Benzer içerikli araştırması Apokrifal'le Türkiye'de aylarca tartışılan Aydoğan Vatandaş bu kez okuru, sürükleyici üslubuyla kurgusal olarak ele aldığı denklemin içine sokmayı başarıyor.

"Kitap, kurgu ve roman tekniği açısından 'çok güzel' bir eser ve Türkiye'nin Dan Brown'ı olma yolunda Vatandaş'a büyük bir adım attıracağı kesin…"
Yiğit Bulut, Vatan

"Vatandaş'ın bu kitabında, Barnabas İncili dışında daha başka konular hakkında da bilgi ediniyoruz. Kitapta Cabiriler, yılana ve Azazil'e tapanların günümüzdeki temsilcilerine ait bilgi ve ipuçları da veriliyor… Ayrıca istihbarat örgütlerinin soluk soluğa kovalamacaları hususunda düşündürücü bilgiler de var…"
Abdullah Aymaz, Zaman

"Ergenekon iddianamesine göre elde edilen bazı belgelerde örgütün tarikatvari bir yapılanmada olduğu iddia ediliyor. Doğrusu çok şaşırdığımı söyleyemem zira Aydoğan Vatandaş'ın "Kayıp Kitap Barnabas'ın Sırrı" adlı romanında benzeri iddiaları okumuştum."
Nuh Gönültaş, Bugün