Ursula K. Le Guin – Balıkçıl Gözü

Balıkçıl Gözü Kitap Kapağı Balıkçıl Gözü
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
160

"Bana öyle geliyor ki erkeklerin zayıf ve tehlikeli oldukları nokta, kibirleri. Kadının bir merkezi vardır, bir merkezdir kadın. Ama erkekler öyle değil, onlar erişmektir, uzanmaktır. O yüzden uzanırlar ve bir şeyler koparırlar, bunları etraflarına istif ederler ve 'ben buyum, ben şuyum, bu benim, şu da benim, benim ben olduğumu size kanıtlayacağım', derler. Ve bunu kanıtlayayım derken de bir çuval inciri berbat ederler."

Ursula K. Le Guin – Rocannon’un Dünyası

Rocannon'un Dünyası Kitap Kapağı Rocannon'un Dünyası
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
138

"Fian, uçbenimle! Halkınız gibi zihninle konuşamam, ama havada giden sözcüklerin hepsi de boş değildir. "Ben Rocanon. Ben Rocannon. Yanıt verin!" Uzun süre alıcısının sessizliğini dinledi,sonra bir kez daha geminin frekansını denedi: "Ben Rocannon... "Ne denli alçak sesle konuştuğunu, neredeyse fısıldadığını farkendince durdu ve bağlantıyı kesti. Hepsi ölmüştü, ondördü de, beraberindekiler ve dostları. Hepsi gemideydiler, çünkü onları oraya kendisi çağırmıştı.

Ursula K. Le Guin – Dünyanın Doğum Günü

Dünyanın Doğum Günü Kitap Kapağı Dünyanın Doğum Günü
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
400

"Önce farklılığı kurmak -yabancılığı oturtmak- sonra da ateşli bir insani duygu kıvılcımının sıçrayıp bu farkı kapatmasını sağlamak: Hayal gücünün bu akrobasisi beni her şeyden çok büyüleyip tatmin ediyor."
Ursula K. Le Guin, romanlarından bildiğimiz dünyalarda yeni yolculuklara çıkarıyor bizi. Ağırlıklı olarak cinsiyet meselelerinin, aşkın, cinselliğin, yabancılaşmanın işlendiği bu hikayelerde Ekumen'e ait dünyalara, Gethen, Karhide, Seggri, O ve Werel gezegenlerine dönüyoruz. Son ve neredeyse bir roman kadar uzun "Kaybolan Cennetler" adlı hikayesinde ise Le Guin, yeni bir gezegene ulaşmak için nesiller boyu süren bir yolculuğu anlatıyor.

Ursula K. Le Guin – Dünyaya Orman Denir

Dünyaya Orman Denir Kitap Kapağı Dünyaya Orman Denir
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
136

Ağaçlarla kardeş gibi yaşayan ve düşleri en az bizim gündelik yaşamımız kadar gerçek olan bir ırk, kendini "gerçekçi" Arz'lılara karşı nasıl savunabilir? "Yazmak çoğunlukla zor ama keyifli bir iştir benim için; bu öyküyü yazması kolaydı ama pek keyifli değildi. Bana hiç çenek bırakmadı. Ülserli bir patronun sekreterine mektuph yazdırması gibi yazdırdı kendini bana. Ben orman ve düş üzerine yazmak istiyordum; yani belirli bir ekolojiyi içeriden bir bakışla betimlemek, biraz da Hadfield'in ve Dement'in uyku düşlerinin işlevleri ve düşün yararları üzerine görüşleriyle oynamak istiyordum. Ama patron ekolojik dengenin tahrif edilmesinden ve eduygusal dengenin reddedilmesinden bahsetmek istiyordu. Ahlâk dersi veren öyküleri pek sevmek, çoğunlukla iyilik duygusundan yoksun olurlar.Umarım bu öyküöyle değildir. Medem bir kere ahlâk dersi vermek zorunda kaldım, şunu söyleyebilirim bir tek. Don Davidson olmak Raj Lyubov olmaktan daha da acı vericidir."

Ursula K. Le Guin – Güçler

Güçler Kitap Kapağı Güçler
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
352

Marifetler ve Sesler'in ardından Ursula K. Le Guin'in Batı Sahili Yıllıkları dizisinin üçüncü kitabı Güçler. Köleliğin olduğu yerde adalet olabilir mi? Güven ve sadakatin ihanetle, itaatin zulümle sonuçlandığı bir yerde sevgi yaşayabilir mi? Kitaplardan korkulan bir yerde bilgi barınabilir, yeni fikirler yeşerebilir mi? Yasaklar ve engellerle dolu bir yerde insan "kendisi" olabilir mi? Henüz olmamış olayları "hatırlama" ve muazzam hafızası sayesinde bir kere okuduğunu asla unutmama "gücü"ne sahip olan Gavir'in öyküsü Güçler; kendisine ulaşmak, kendisi olabilmek için diyarlar aşan bir çocuğun öyküsü.

Ursula K. Le Guin – Marifetler

Marifetler Kitap Kapağı Marifetler
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
192

Eğer savaşmazsan ele geçirilirsin, soyun sona erer. Marifetler bu işe yarar, verdiği güçler sayesinde.. insan arazisini koruyabilir, soyunu temiz tutabilir. Eğer kendini koruyamazsan, marifetini kaybedersin. Başka soylar bize baskın çıkar, sıradan insanlar..

Ovalıların hiç de tekin bulmadıkları dağlarda yaşayabilmek için herkesin bir marifetinin olması gerek. Elbette her marifetin bir bedeli var. Bedel ödendikçe bu böyle sürer gider. Marifetler babadan oğula, anadan kıza geçer. Ta ki birileri çıkıp bu töreyi kabullenmemeyi göze alana kadar.

Hükmedemeyeceğinden korktuğu marifetini kullanmamak için gözlerini mühürleten Orrec ile marifetini "kötüye" kullanmayı reddeden özgür ruhlu Gry.. Babalarının oğlu, annelerinin kızı değil de kendi başlarına olmayı isteyen çocukların hikâyesini anlatıyor Le Guin bu kez.

Ursula K. Le Guin – Rüzgargülü (Gülün Günlüğü)

Rüzgargülü (Gülün Günlüğü) Kitap Kapağı Rüzgargülü (Gülün Günlüğü)
Ursula K. Le Guin
Ayrıntı Yayınları
272

Rüzgârgülü'nde, LeGuin'in olağanüstü zengin dünyasından farklı lezzetler sunuyoruz sizlere. Bazıları son derece eğlenceli, katıksız fanteziler; bazıları da altan alta ahlaki ve siyasi sorunları tartışan anti-ütopyalar…

Kolektif delilik, birey olmak, yalnızlık, bir arada yaşamak, özgürlük, yaratıcılık, sevgisizlik, sorumluluk, umut gibi devasa konulara değiniliyor bu öykülerde.

Öğreticilik taslamadan, mütevazı ama ustalıklı bir üslupla…

Müthiş bir hayal gücü, özenli bir dil, usta işi bir kurgu ve net bir siyasal bilinç bir araya gelmiştir öykülerin hepsinde.

Gülün Günlüğü'nü sevdiyseniz, Rüzgârgülü'ne bayılacaksınız.

Çünkü bu kitap, orada derlenen öyküleri içermekle kalmıyor, eklenen yeni öykülerle, bazen birleşen, bazen birbirinden tamamen farklı yönlere giden, bazen de hiç kesişmeyen duygulara güçlü imgeler kullanılarak belli bir yön çizilmeye çalışılıyor. Ama bu yönler şaşırtıcı.

Duyguların nereye gideceği ise kuşkulu.

Daha doğrusu, asıl soru şu: Duygularla savrulup giderken insan gerçekten yönünü bulabilir mi?

Ursula K. Le Guin – Sesler

Sesler Kitap Kapağı Sesler
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
240

Şiddet, hoşgörüsüzlük ve yazılı söze tam bir düşmanlık karşısında sürdürülmeye çalışılan günlük hayat, hiç bitmeyecekmiş gibi duran bir işgal... Ama onları yok etmenin tek yolu bilgilerini yok etmektir ve bilgiyi koruyanlar vardır.
Ursula K. Le Guin'in devamlı okuyucuları daha önce yayımladığımız Marifetler'de tanıştıkları karakterleri de fark edecekler Sesler'de. Sırada ise Güçler var.

Ursula K. Le Guin – Bağışlanmanın Dört Yolu

Bağışlanmanın Dört Yolu Kitap Kapağı Bağışlanmanın Dört Yolu
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
256

Zaferle sonuçlanan her özgürlük savaşı, yeni bir özgürlük savaşının başlangıcı demektir. Werel ve Yeowe'de sıra kadınlarda...

Şimdi tiksinerek, hikayemi sadece bu tür şeylerin oluşturduğunu ama aslında bir yaşamda, hatta bir kölenin yaşamında bile cinsellikten çok daha fazla şeyler olduğunu söyleyeceksiniz. Bu doğru. Benim bütün söyleyebileceğim hem kadın, hem erkek olarak en kolay cinselliğimiz konusunda köle ediliyor olabildiğimizdir. Hatta hür erkekler ve kadınlar olarak hürriyetimizi en zor muhafaza edebildiğimiz yer de orası diyebiliriz. Tenin siyasi düzenleri iktidarın köküdür.

Ursula K. Le Guin – Her Yerden Çok Uzakta

Her Yerden Çok Uzakta Kitap Kapağı Her Yerden Çok Uzakta
Ursula K. Le Guin
İmge Kitabevi
94

"Beni bir yazar olarak değiştiren bazı kitaplar var ama bu kitap beni bir insan olarak değiştirdi."
-Emily Schultz-

Hep mi biliriz farklı olduğumuzu, yoksa sonradan mı öğreniriz? Hep mi umutsuzuzdur, yoksa her bir denemeden sonra yeniden mi kırılır umudumuz? Ait olmak çağımızın ilacı olmasına rağmen neden bizim üzerimizde etkisini göstermez? Bir biz miyiz sınırlardan bıkan, beklentilerden usanan, yarışlardan hazzetmeyen? Neden hep tüketmeliyiz, neden hep daha çok tüketmeliyiz? Neden marka koleksiyonumuzun her harfi tastamam olmalı?

Ya biz her şeyden, hepsinden daha uzaktaysak bunların? Bir tepenin üzerinde, oturduğumuz kayadan sarkıttığımız ayaklarımızın altındaki manzarayı seyrediyor; mevsimlerden en soğuğunda ıssız denizin beyaz köpüklerini çiğniyor, dalgalarını dinliyor, kendi yaktığımız ateşte ısınıyorsak; derin bir ormanda, biz ormanın içinden geçerken, orman da bizim içimizden geçiyorsa ve bunların hepsi son model bir arabaya binmekten daha çok keyif veriyorsa bize, var mıdır bize de yaşamak için bir yer, bu yeryüzü kabuğu üzerinde?

Ursula K. Le Guin – Karanlığın Sol Eli

Karanlığın Sol Eli Kitap Kapağı Karanlığın Sol Eli
Ursula K. Le Guin
Ayrıntı Yayınları
304

“Bilimkurgu”nun en önemli iki ödülü olan Hugo ve Nebula’yı kazanarak kısa zamanda türünün klasikleri arasına giren Karanlığın Sol Eli, dünyamıza çok benzeyen Kış adlı bir gezegende geçmektedir. Bu gezegende, yılın en sıcak zamanlarında bile yarı-kutup iklimi yaşanmaktadır ve tüm sakinleri çift cinsiyetlidir (androjen). Cinsel kimliğin bir statü ya da güç aracı olarak kullanılmadığı bu gezegende, kişiler yılın belli bir döneminde o anki hormonal durumlarına göre erkek ya da kadın olmaktadırlar.

Öyle ki, birkaç çocuk doğurmuş bir anne daha sonra başka çocukların babası olabilmektedir. “Arkadaşlık” ve “sevgililik” arasındaki “boşluk” anlamsızlaşmış; insan düşüncesini belirleyen düalizm eğilimi azalmış; insanlığın güçlü/zayıf, koruyucu/korunan, hükmeden/hükmedilen, sahip olan/sahip olunan gibi ikiliklerini oluşturan temeller zayıflamıştır. Cehaletin, şimdinin, mevcudiyetin ilerlemeden daha gözde olduğu bir gezegendir Kış. Bir gün Kış’a uzaydan bir erkek elçi gelir ve onların da katılmasını istediği bir gezegenler birliğinden söz eder... Elçinin gelişiyle birlikte yerli ile yabancı, erkek ile dişi, benzerlik ve benzemezlik, parça ile bütün arasındaki ilişki ve çelişkiler insanlardaki karşılıklarını bulup yaşamaya başlar...

Ursula K. Le Guin – İçdeniz Balıkçısı

İçdeniz Balıkçısı Kitap Kapağı İçdeniz Balıkçısı
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
216

Le Guin’in sekiz öyküden oluşan ve Dünyanın Doğum Günü kitabından on yıl kadar önce yazdığı İçdeniz Balıkçısı’nda, "Bilimkurgu Okumamak Üzerine" başlıklı bir giriş yazısı da yer alıyor. Her iki kitabında da ortak olan bazı olay, araç ve kavramları nasıl icat ettiğini anlatıyor yazar. "Çörtme teorisini" ya da "nıh uçuşu"nu merak edenlere tavsiye edilir.

Ursula K. Le Guin – Kadınlar Rüyalar Ejderhalar

Kadınlar Rüyalar Ejderhalar Kitap Kapağı Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
138

Le Guin bizimle rüyaların diliyle konuşur, kadınların ve ejderhaların öykülerini anlatır. Henüz gerçek olmamış öykülerdir bunlar. Konuştuğu dil ise hepimize tanıdık gelir. Bazılarımız dehşet içinde duymamaya çalışır, dinlemez, anlamaz onu. Ama bazılarımız dinler, cesareti olanlarımız o dili doğduğundan beri bildiğini fark eder. Henüz isimlendirilememiş olanı, henüz yaşanmamış olanı, görülüp de algılanamamış olanı, hep duyulup da gürültü zannedileni söyler o dil. Le Guin uzay gemisindeki bilge kocakarıdır. Varoluş kadar kadim bir lisanla konuşan ejderha, gücünü yalnızca zorunluluk karşısında kullanan büyücü...Eleştirel düşüncenin günümüzde ullaştığı yer neresidir?Yirminci yüzyıl, insanlık tarihinde sıklıkla görüldüğü gibi acı, baskı, tahakküm ve sömürüyle doludur. Ama zamana karşı çıkarak, gözlemleri ve düşünceleriyle yaşadığımız dünyayı anlamamıza kattkıda bulunan sayısız düşünürü de olmuştur bu yüzyılın...İşte Metis Seçkileri ile çağımıza yeni sezgller getiren bu yazarlardan temsil edici örnekler sunmayı amaçladık.Başka bir ülkede yaşayan bir yazarı Türkçe'de tanıtırken, sözkonusu iki toplum arasındaki dil, kültürel birikim, yayınlanmış ve yayınlanmamış öncüller gibi farklılıkların getirdiği güçlükler var. Türkiye'deki okuma ortamının kendine özgü koşullarını gözönünde tutarak hazırladığımız seçkilerle bu güçlüğü aşmak, eleştirel düşünceyi Türkçe'de tartışılabilir kılmak istiyoruz.

Ursula K. Le Guin – Rüyanın Öte Yakası

Rüyanın Öte Yakası Kitap Kapağı Rüyanın Öte Yakası
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
224

Herkes rüya görür. Peki ya bir gün rüyalarınız gerçek, hatta gerçekliğin ta kendisi olsa? Rüyalarınızla gerçekliği sürekli yeni baştan yaratsanız? Rüyanın Öte Yakası'nda Ursula K. Le Guin her zamanki usta anlatımı ve özgün bakış açısıyla bu soruya yanıt arıyor. Denklemin bir tarafında, gördüğü rüyalarla tüm insanlığın ve hatta evrenin kaderini değiştirmeye muktedir gönülsüz bir kahraman, diğer tarafındaysa onun gücünü "faydalı işler" yapmak için kullanırken iktidar hırsına yenik düşen bir bilimadamı var. Gönülsüz kahraman omzundaki bu ağır yükten kurtulmak, herkes gibi dünyanın bir parçası olmak istiyor; bilim adamıysa bu olağanüstü yeteneği kullanıp daha iyi, daha "akılcı" bir dünyanın mimarı olmak. Rüyanın Öte Yakası, hayal gücünü kamçılayan olay örgüsü ve derin felsefi boyutuyla LeGuin severlerin ve fantastik edebiyat tutkunlarının kaçırmaması gereken bir roman.

Ursula K. Le Guin – Uçuştan Uçuşa

Uçuştan Uçuşa Kitap Kapağı Uçuştan Uçuşa
Ursula K. Le Guin
Metis Yayıncılık
203

Yerdeniz'in yazarından bu kez farklı dünyaları anlatan bir kitap. Bir tür seyahat kitabı ya da gezi rehberi. Bildik bir mekânda, havaalanında başlayan seyahatler bunlar, ama yolculuk için uçak şart değil. Havaalanına varışla uçağa ayak basana kadar geçen o eziyetli saatlerde gergin bir ıstırap, bıkkınlık, hazımsızlık ve nabız artışı boyutlar arası seyahati başlatmak için yetiyor da artıyor bile.

Uygulamalı genetik biliminin mucizesi İslac halkı, sessizliği laf kalabalığına yeğleyen Asonular, öfkenin ele geçirdiği Veksiler, Ansarların biyolojik döngüsü, kolektif rüyaları paylaşan Frinliler, hemen herkesin Kraliyet Ailesi'nin bir üyesi olduğu Hegnler, hiç uyumayan insanlar, ölümsüzler ve diğerleri...

Ekolojik felaket, gen teknolojisi, mühendislik, inanç savaşları, kontrolsüz tutkular ve tamahkârlık hakkında bir tür kehanet gibi de okumak mümkün; dil, tercihler, sabır, erdem, aşk ve benzersiz dünyalar hakkında sürükleyici öyküler olarak da.