Murat Üstübal – Huyname

Huyname Kitap Kapağı Huyname
Murat Üstübal
Yapı Kredi Yayınları
72

Zurnanın sürüngen kotaran su deliğine yassı
Kargacık açıklayan rezihin burgacı yazındonu
Sevk ediş mrazı dişe dokunur dişli-çıkış'a kışkırı
Hil katık darp meseli çatılır müddeterminant göz göre göre
Sıyrık sırlarla ak kesafet içi dehliz oyunu.

Baki Ayhan T. – Fırtınaya Hazırlık

Fırtınaya Hazırlık Kitap Kapağı Fırtınaya Hazırlık
Baki Ayhan T.
Yapı Kredi Yayınları
81

Fırtınaya Hazırlık, Bâki Ayhan T.’nin dördüncü şiir kitabı. 2003 yılında yayımladığı "Soylu Yenilikçi Şiir" başlıklı manifestosu ve günümüz şiiri üstüne yaptığı değerlendirmelerle dikkatleri çeken Bâki Ayhan, bu kitabındaki şiirlerde klasik şiirin imkânları içinde kendi sesini bulduğunu gösteriyor.

Oğuz Demiralp – Kutup Noktası

Kutup Noktası Kitap Kapağı Kutup Noktası
Oğuz Demiralp
Yapı Kredi Yayınları
112

"Unuttum bütün karalamaları. Üç yazı ve boş sayfanın önüne oturdum. Taşma anı. Okumanın uç noktası. Yazıya evrilme anı. Yeniden düştüm Tanpınar'ın yollarına. Amaçladığım türden bir kendi üstüne çöreklenme, kapanma dönemi geçiremedim gene de. Kesintili bir yolculuk oldu. Nedir ki, ne zaman odaya dönsem, bir yazı tasarısı olgunlaşmış halde beni bekliyor, zihnimi iyice emmeden bırakmıyordu. Durdum, durdurdum o saati."

Türk edebiyatının son döneminin en önemli deneme ve eleştiri yazarlarından biri olan Oğuz Demiralp'ın yazdığı Kutup Noktası, Ahmet Hamdi Tanpınar üzerine yapılmış en 'tutkulu' çalışmadır. Demiralp, Tanpınar'ın 14 cildini derinden birbirine bağlayan gizli örüyü, alttaki yapıyı, Tanpınar'ın "şahsi masal"ını ortaya çıkarmaya çalışırken, aynı zamanda Tanpınar üzerine özgün ve şaşırtıcı yorumlar kaleme alıyor.

Bir yazarı okuma biçimimizi ancak bir yazar değiştirebilir.

Charles Dickens – Mister Pickwick’in Serüvenleri

Mister Pickwick'in Serüvenleri Kitap Kapağı Mister Pickwick'in Serüvenleri
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Charles Dickens
Yapı Kredi Yayınları
912

İlkin tefrika olarak yayımlanan Mister Pickwick'in Serüvenleri, Dickens'ın ilk romanıdır ve ona büyük ün kazandırmıştır. Pickwick Kulübü'nün kurucusu Samuel Pickwick'le üç arkadaşı, sözde bilimsel gözlemlerde bulunmak amacıyla Londra'dan yola çıkarak İngiltere'nin pek çok yerini dolaşır, pek çok kişiyle tanışırlar; başlarından türlü olaylar geçer; böylece, pikaresk olarak nitelendirilebilecek romanın sonuna gelindiğinde, köyleri, kentleri, hanları, mahkeme salonları ve insanlarıyla 19. yüzyıl başındaki İngiltere'nin mizah duygusuyla çizilmiş, toplumsal bir tablosu ortaya çıkmış olur.
Özellikle onuncu bölümde, feleğin çemberinden geçmiş, hazırcevap Sam Weller karakterinin saf ve idealist Mister Pickwick'in özel uşağı olarak romana dahil edilmesiyle yapıt, geniş kitlelerin beğenisini kazanmış, okurlar Sam Weller şakalarını ağızlarından düşürmez olmuşlardır. Sam Weller ve Mister Pickwick ikilisini Don Quijote ve Sanço Panza'ya benzeten eleştirmenlerin sayısı az değildir

Vera Tulyakova Hikmet – Bahtiyar Ol Nazım

Bahtiyar Ol Nazım Kitap Kapağı Bahtiyar Ol Nazım
Vera Tulyakova Hikmet
Yapı Kredi Yayınları
460

Vera Tulyakova Hikmet, Nâzım Hikmet'in ölümünden sonra, onunla yaptığı söyleşiler olarak nitelendirdiği bu kitabında, şairin ülkesinden ayrıldıktan sonra, 1951'de üçüncü ve son kez gittiği Sovyetler Birliği'nde, coşkulu gençlik yıllarında idealinde yarattığı sosyalizmin gerçekleştirilememesi ve yeni insan tipinin yaratılamaması karşısında yaşadığı hayal kırıklıklarını, şaşkınlıklarını, acılarını; SSCB'de XX. Kongre öncesinde ve sonrasında Merkez Komite'nin sanata ve sanatçılara olan yaklaşımını, Sovyet Yazarlar Birliği çevresinde yaşanan olayları ve bütün bunların karşısında Nâzım Hikmet'in taviz vermez duruşunu anlatıyor.
Nâzım Hikmet'in derin yurt sevgisi, karısı Vera'ya duyduğu sınırsız aşk ve kıskançlıkları; Aragon, Neruda, Erenburg, Pasternak gibi dünyaca ünlü yazarlarla yakın dostluk ilişkileri ve edebiyat tartışmaları; ölüm önsezileri ve korkusu, çizgi dışı aşkları, şairin iç dünyasına girilerek, kişisel duygularıyla, içten ve şiirsele varan bir dille aktarılıyor Bahtiyar Ol Nâzım'da.
Kitabın son sayfalarındaki ölüm üzerine söyleşiler, insanı derinden sarsan ölçülerde...

Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.

Diogenes Laertios – Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri

Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri Kitap Kapağı Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Diogenes Laertios
Yapı Kredi Yayınları
542

On kitaplık Ünlü Filozofların Yaşamları ve Öğretileri adlı yapıt başlangıcından İS III. yüzyıla Felsefe dünyasını bize tanıtan en kapsamlı, en temel kaynak...

Diogenes Laertios'un bir Epikourosçu olduğu iddia edilirse de hiçbir okula bağlı olmadığı yollu görüşler daha inandırıcı. Ne ki yapıtın genel özellikleri Aristotelesçilerden de izler taşımakta. Bilgeleri, filozofları tanıyor, İonya felsefecileri ile İtalya felsefecilerini birbirinden ayırıyor, felsefe okullarının kurucularını, hocalarını, öğrencilerini, felsefe akımlarını, bu akımların gelişme biçimini tanıtıyor. Bir filozofu ele aldığında onun soyunu, nereli olduğunu, kişilik özelliklerini, belli bir düzen içinde yapıtlarını, olgunluk dönemini, görüşlerini, ölüm biçimini, hakkında anlatılan anekdotları, varsa vasiyetini ve mektuplarını bize bildiriyor, ayrıca o filozof hakkında kendisi bir şiir yazıyor. Aynı adı taşıyan başka kimseler varsa onları da ekliyor. Diogenes Laertios yapıtında bir yargıç tavrı takınmıyor, eleştiri iddiasında da değil, tam bir araştırmacı: filozof-filolog özellikleri taşıyan bir araştırmacı...

William Faulkner – Abşalom, Abşalom!

Abşalom, Abşalom! Kitap Kapağı Abşalom, Abşalom!
William Faulkner
Yapı Kredi Yayınları
322

1897'de, Mississippi, New Albany'de doğan William Faulkner, 20. Yüzyıl Amerikan Yazınının yetiştirdiği en büyük yazar ve modern dünya romancılarının en iyilerinden biridir. Romanları, doğup büyüdüğü güneyin efsanesinden esin alır. Bu yüzden iç savaş, zenci sorunu gibi konuları sık sık işlemiştir. Ailesinin onur, beyazların sosyal konumu, tarihi kahramanlıklar gibi konulara yaklaşımı da Faulkner'a yapıtları için malzeme oluşturmuştur. Ülkemizde "Ses ve Öfke", "Döşeğimde Ölürken", "Kutsal Sığınak", "O Ağustos Güneşi", "Ayı" gibi kitaplarıyla tanınan yazarın en önemli romanlarından biri olan "Abşalom, Abşalom!", Aslı Biçen çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. Faulkner'ın yarı-kurgusal bölgesi Yoknapatawpha'da geçen "Abşalom, Abşalom!", Thomas Sutpen'in ve sonunda kendi oğulları tarafından mahvedilen planının -1830'larda, Missisippi'de bir hanedanı ağır ağır sürdürmek- hikâyesi üzerine kurulu. "Kitab-ı Mukaddes"ten Güney'in efsanesine, oradan da modern dünyanın karmaşısına uzanan roman, farklı anlatıcılar aynı olayları üst üste anlattıkları için tekrarlar üzerine kuruluymuş sanısı yaratır; aslında okuyucudan doğrunun eksik anlatımlarından geçerek, doğruyu daha derin bir biçimde kavramesı beklenmektedir. Karmaşık dil yapısıyla zor okuma uğraşlarını seven okur için biçilmiş kaftan olan "Abşalom, Abşalom!", -Murat Belge'nin deyişiyle- tiz sesle yazılmış bir güney profili. Faulkner'ın romanlarındaki kuruluş bir senfoniyi andırır. Keskin bir toplum gözlemcisi olan Faulkner, ilk bakışta yapıtlarının yapılarını okurdan gizlemeye çalışır gözükse de, aslında kitaplarında tüm ipuçlarını vermiştir. Diğer Faulkner romanlarında olduğu gibi "Abşalom, Abşalom"da da tekrarlar ve geri-dönüşler sık sık kullanılır: Sutpen ailesinin öyküsü, önce Miss Rosa tarafından Quentin Compson'a anlatıldığı sıra, Quentin Compson'ın bilinci yoluyla bize parça parça sunulur. Sonra Quentin aynı öykünün öteki episodlarını da babasından dinler; daha sonra da Quentin, Shreve'e anlatmaya çalışır; en sonunda her ikisi de Sutpen öyküsünün bilinmeyen parçalarını kendi hayallerinde canlandırırlar ve okuyucu da o anda onlarla işbirliği yapar. Faulkner, doğrunun tek yanlı olarak kavranabileceği üzerindeki şüphesini böylece dolaylı olarak açıklamış olduğuna göre, okuyucuyu da aynı eylem örneklerini ayrı ayrı görüş açısından incelemeye zorlarken, tipleri bir sanatçı ustalığıyla canlı olarak sunmaktan başka bir şey yapmak niyetinde değildir. İlişiğindeki Yoknapatawpha haritasıyla güneye, alınyazısına ve Faulkner'a bir yolculuk bileti...

Yalçın Tosun – Dokunma Dersleri

Dokunma Dersleri Kitap Kapağı Dokunma Dersleri
Yalçın Tosun
Yapı Kredi Yayınları
128

Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler, Peruk Gibi Hüzünlü kitaplarıyla son dönem öykücülüğümüzün parlayan imzalarından Yalçın Tosun'un kendi doruklarından devşirdiği yepyeni öyküler...

Bir Kocanın Gizli Defterinden, Sıcak Sandalye, Soğuk Yılan, Dilan'ın Ormanı, Ruhsar Hanım'la Levon Bey'in Beş Çayı... Belki de, yazarın unutulmazları arasına girecek böyle birçok öykü Dokunma Dersleri'nde bir araya geliyor.

Tutku, keder, utanç, pişmanlık, nefret, dostluk ve dile gelmeyen sevgiden mürekkep öykülerde Yalçın Tosun kalemini bir sihirbaz değneği gibi kullanıyor. Kaşla göz arasında rengârenk duyguları ortaya döküverdiğinde adeta neye uğradığımızı şaşırıyoruz. Derhal dönüp tekrar tekrar okuma isteği uyanınca bir sonraki öyküye hemen geçilemiyor.

Yalçın Tosun, üçüncü öykü kitabıyla sayıları giderek artan okurlarını ve öyküseverleri heyecanlandırıyor.

Seamus Heaney – Beowulf

Beowulf Kitap Kapağı Beowulf
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Seamus Heaney
Yapı Kredi Yayınları
136

İngiliz edebiyatı tarihinin en eski metinlerinden Beowulf tahminen sekizinci ve onuncu yüzyıllar arasında bir zaman diliminde Britanya'da kaleme alınmıştır, oysa konusu ve olayların geçtiği yerler, beşinci yüzyıla kadar Ada'yı istila eden Kuzeyli pagan kavimlerin beraberlerinde getirdikleri destanlardan olduğuna işaret eder. Prens Beowulf'un önce Danları, sonra kendi kavmi olan Gotları doğaüstü varlıklardan kurtarmak için girdiği mücadeleleri anlatır.

İngilizcenin geçirdiği değişimden ötürü artık özgün dilinden okunamayan destanın çevirileri içinde Nobel ödüllü İrlandalı şair Seamus Heaney'ninki özel bir yere sahiptir. Heaney Beowulf'u Anglo Saksoncanın sessel özelliklerini olabildiğince koruyarak günümüz İngilizcesine aktarmayı başarmıştır.

Ebubekir Eroğlu – Şahitsiz Vakitler

Şahitsiz Vakitler Kitap Kapağı Şahitsiz Vakitler
Ebubekir Eroğlu
Yapı Kredi Yayınları
18

"... Perişanlık her yanı sarmadan önce ölüme çattığı da var oysa hayatın benzemez bir duvarın sahipsizliğine o sahipsizlik ki tamama erdiğinde sönüşüdür beka kabarmasının kudret edinir oysa hayat bir yandan erise de aldığıyla aradığıyla terkettiğiyle yittiği bulunduğundan çok olmalı insanın iki sonu gelmiyor aramanın ..."

Ebubekir Eroğlu – Modern Türk Şiirinin Doğası

Modern Türk Şiirinin Doğası Kitap Kapağı Modern Türk Şiirinin Doğası
Ebubekir Eroğlu
Yapı Kredi Yayınları
98

Ebubekir Eroğlu'ndan modern Türk şiirinin kaynakları üstüne bir deneme...İlk baskısı 1993 yılında yapılan kitap, Türkiye Yazarlar Birliği Deneme Ödülü'nü almıştı. Bu baskıda yazar, kitabını, eklediği bir yazıyla genişletti ve gözden geçirdi. Türk şiiri üzerine, yetkin ve önemli bir çalışma.

Oktay Rifat – Bay Lear

Bay Lear Kitap Kapağı Bay Lear
Oktay Rifat
Yapı Kredi Yayınları
212

“Rastlantıdan kaçma. Rastlantının kucağına düş, o senden akıllı,” diyen Oktay Rifat, 1982 yılında yayımlanan üçüncü romanı Bay Lear’de, Shakespeare’in, krallığını kızları arasından bölüştürmek isteyen ve sahip olduğu gücü paylaştırmaya kalkışınca kendisini trajik olayların kucağında bulan yaşlı kralı Lear gibi bir yaşlı adamın çevresinde kurar hikâyesini.
Bir de yıldızım var kimi zaman başımı kaldırıp baktığım, her seferinde bulduğum. Bir üçgenin uçlarıyız. Kıyıdaki yıldız pencere, gökteki yıldız, taraçada ben. Denize bakmadan eve giremem. Eve girmeden denizi düşünemem. Ay ışığında, aralık bıraktığı kapıyı itiyorum usulca. Elimi tutuyor, elleri soğuk. Vermekten çekiniyor elini soğuk olduğu için, biliyorum bunu.

Paul Theroux – Sivrisinek Sahili

Sivrisinek Sahili Kitap Kapağı Sivrisinek Sahili
Paul Theroux
Yapı Kredi Yayınları
500

Ayrıksı ve sivri dilli mucit Allie Fox ABD'den ve temsil ettiği her şeyden nefret etmekte, insanlığın ve kendisinin daha iyi bir dünyada yaşamayı hak ettiğine inanmaktadır.

Medeniyet en başından yanlış kurgulanmış, insanlık da aptallığıyla dünyayı felakete sürüklemiştir. Ama kendisi "son insan"dır ve açıkça ifade etmese de dünyayı kendisinin kurtaracağına inanır. Bir gün dört çocuğu ve karısını alıp arkasına bile bakmadan ülkesini terk eder ve Honduras'a ütopik bir düzen kurmaya gider. Sivrisinek Sahili adlı bölgede her şeye sıfırdan başlar ve doğanın kucağında mükemmel bir mikrokozmos yaratır. Ancak medeniyetten kaçarken kendi medeniyet anlayışını geride bırakamayan Allie, vahşilere "insan gibi" yaşamayı öğretmeyi kafaya koymuştur. Allie'nin on dört yaşındaki oğlu Charlie'nin canlı, naif ve esprili anlatımı eşliğinde, zeki ve benmerkezci anti-kahraman Allie Fox'un bir idealistten bir zorbaya dönüşmesine tanık oluruz.

Sivrisinek Sahili, Peter Weir tarafından beyazperdeye aktarıldı. Harika... Egzotik sürprizlerle dolu bir roman...
-New York Times-

Amerikan ruhuna dair etkileyici ve sarsıcı bir anlatı.
-Washington Post-

Marcel Proust – Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde

Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde Kitap Kapağı Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde
Kayıp Zamanın İzinde Serisi 2. Kitap
Marcel Proust
Yapı Kredi Yayınları
468

"Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir."1919'ta Concourt Ödülünü alan Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Proust'un kendi yaşamından, geçmiş zamanı belleğin gücüyle yeniden yaratışının öyküsünden bir kesit...

Marcel Proust – Guermantes Tarafı

Guermantes Tarafı Kitap Kapağı Guermantes Tarafı
Kayıp Zamanın İzinde Serisi 3. Kitap
Marcel Proust
Yapı Kredi Yayınları
536

"Kendi seçimimizle, iki güçten birine teslim olabiliriz: biri, kendi içimizden, derin duygularımızdan kaynaklanır, öteki dışardan gelir. Birinci güç, beraberinde doğal olarak bir mutluluk, yaratan insanların hayatından yayılan mutluluğu getirir. Dışımızdaki insanları harekete geçiren dürtüyü bizim içimize sokmaya çalışan diğer kuvvet ise, beraberinde haz getirmez...
Zaafları, kaygıları, tutkularıyla bir madlende canlanan burjuvazi... "Guermantas Tarafı", dev yapıt "Kayıp Zamanın İzinde"nin bir başka bölümü.