Amin Maalouf – Doğu’nun Limanları

Doğu'nun Limanları Kitap Kapağı Doğu'nun Limanları
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları
176

"Adana'da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce." Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğunun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor.Amin Maalouf son romanı 'Doğunun Limanları' ile yine YKY'de.

Amin Maalouf – Semerkant

Semerkant Kitap Kapağı Semerkant
Amin Maalouf
Yapı Kredi Yayınları
256

"Titanic'te Rubaiyat! Doğu'nun çiçeği Batı'nın çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!" Amin Maalouf, "Afrikalı Leo"dan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğu'ya, İran'a bakıyor. Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan ve 1912'de Atlantik'te bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran'ın tarihinin de okunuşunun öyküsü / tarihi...

Hannah Kent – Ölü Gömme Törenleri

Ölü Gömme Törenleri Kitap Kapağı Ölü Gömme Törenleri
Hannah Kent
Yapı Kredi Yayınları
344

1828'in Mart ayı... İzlanda'nın kuzeyinde bir çiftlikte iki erkek vahşice öldürüldü. Cinayetlerden suçlu bulunan Agnes Magnúsdóttir, idama mahkûm edildi. İnfaz gününe kadar tutulacağı çiftliğin sahipleri ondan hem korkuyor hem de tiksiniyorlardı. Onların gözünde Agnes bir şeytan, bir cadı, cinayete ortak ettiği iki gencin beynini yıkamış bir caniydi.

Koskoca toplumda ona kulak verecek tek bir kişi vardı... Agnes'in isteğiyle, ölümüne dek ona rehberlik etmekle görevlendirilen Rahip Tóti, bu yapayalnız kadının öyküsünü dinlerken, olaylara farklı bakışımızın gerçekliği nasıl kökünden değiştirebileceğini görecekti.

Bütün yaz tarlada çalışan Agnes'in, kış bastırınca tek bir odaya sıkışıp kalan aileyle ilişkisi değişti. Onu dinleyenlerin zihinlerindeki soru gitgide belirginleşiyordu: Cinayeti işledi mi, işlemedi mi?

Bir insanın, olduğunu düşündüğü kişi ile olduğu düşünülen kişi arasındaki fark bir uçuruma dönüştüğünde, o karanlık boşluğa düşmesi an meselesidir ve bazen bunu aşk bile engelleyemez…

Yaşanmış bir olayı konu alan Ölü Gömme Törenleri bireyin varoluş savaşına dair yürek sızlatan bir anlatı...

Anlatıya doğal bir biçimde yerleştirilmiş olan araştırma bulguları, yazarın ele aldığı konu hakkında derin ve yoğun bir bilgiye sahip olduğunun ispatı.
-New York Times-

Hannah Kent, karmakarışık haldeki tarihsel kayıtları bir araya getirip Agnes'in son aylarını yeniden kurgulamış. Ortaya masallar, şiirler, acı, kapana kısılmışlık hissi, çetin geçen mevsimler ve baştan aşağı yalnızlıkla örülü bir öykü çıkmış.
-The Telegraph-

Olay örgüsü öylesine iyi kurulmuş ki sonunu bilmemiz, öykünün yarattığı heyecan.ı daha da artırıyor.
-Guardian-

Ölü Gömme Törenleri istisnai bir incelikle kaleme alınmış bir ilk roman; özenle araştırılmış, maharetle anlatılmış, içe dokunan bir öykü.
-Observer-

  • Amazon, Eylül 2013'de ayın en iyi kitabı olarak Ölü Gömme Törenleri'ni seçti.

Georges Bataille – İç Deney

İç Deney Kitap Kapağı İç Deney
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Georges Bataille
Yapı Kredi Yayınları
188

Fransız felsefesinin lanetlenmiş düşünürü ve yazarı Georges Bataille (1897-1962) Foucault, Guattari ve Deleuze ile birlikte Nietzsche’nin “Tanrı Öldü” düşüncesinin takipçisidir. Bataille’in dini, ahlaktan ve tanrı inancından oluşmaz; o, insanın gündelik hayatta her zaman yaşayabileceği gizemsel iç yolculuklarından, gizemci iç deneylerden bahseder. “İç Deney”, Bataille felsefesinin bir özeti niteliğindedir. ...

Kazuo Ishiguro – Beni Asla Bırakma

Beni Asla Bırakma Kitap Kapağı Beni Asla Bırakma
Kazuo Ishiguro
Yapı Kredi Yayınları
272

Yatılı okul Hailsham'ın öğrencileri, bahçe duvarının arkasındaki karanlık ormandan çok korkarlar. Hafta sonları veya tatillerde evlerine gitmez., Hailsham'dan önceki yaşamlarını hatırlamazlar. Dış dünyayla bağlantıları yoktur. Öğretmenler değil, gözetmenler tarafından eğitilirler. Spor ve sanata büyük önem veren gözetmenler, Hailsham öğrencilerine sürekli özel olduklarını hatırlatır ve bedenlerine çok iyi bakmaları gerektiğini tekrarlar.
Kazuo Ishiguro, yayımlandığı yıl Time tarafından İngilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine alınan Beni Asla Bırakma'da, yıkıma götüreceğini bile bile kendi kaderini kabullenenlere odaklanmış görünüyor.

Kazuo Ishiguro – Değişen Dünyada Bir Sanatçı

Değişen Dünyada Bir Sanatçı Kitap Kapağı Değişen Dünyada Bir Sanatçı
Kazuo Ishiguro
Yapı Kredi Yayınları
168

Dünyaya bir ressamın gözünden bakmak, ayrıntılarda gizlenenleri keşfetmemizi sağlar. Masuji Ono, İkinci Dünya Savaşı'nda harabeye dönmüş şehrini ve artık sonuna geldiği yaşamını betimlerken, her bir cümlesi öyküsüne yeni boyutlar katıyor.

Anıların değişken aynasında kâh büyüyüp kâh küçülen, sürekli biçim değiştiren imgesinde Japon toplumunun geçirdiği değişimi özetleyen Ono, bu süreçte üstlendiği rolü günahıyla sevabıyla paylaşırken, gelenekle yeniliğin sonsuz bir çevrim içinde birbirini doğurup yok edişini müthiş bir incelikle resmediyor. Geçmişten kopmak için verdiği savaşın hemen ardından bizzat aşılması gereken bir engele dönüşen insan, savaşın, ölümlerin, inançların ve değişimlerin akışına, hatta kendi öyküsüne ne denli hâkimdir?

Değişen Dünyada Bir Sanatçı, zaman nehrine kapılıp giden ömürlerimizin muhasebesi, her insanın taşıdığı kaygılarla umutların buluştuğu o ıssız yerden hayatın karmaşasına bir bakış.

"Karakterlerin gerçek niyetleri daima incelikle ele verildiğinden, her biri ancak biz okurlar kadar 'esrarlıdır'. Gerilim daima had safhadadır. İşte bu yüzden, Kazuo Ishiguro yalnızca iyi bir yazar değil, aynı zamanda mükemmel bir romancıdır."
-The New York Times-

"Ishiguro, rüzgârın estiği yöne dönmek istese de itibarını yitirmenin ağırlığını hisseden bir adamın kendini haklı çıkarma çabasını, bahanelerini ve avuntularını inandırıcı bir dille aktarıyor."
-London Review of Books-

"Bu kitabı her okuyuşumda, Ono'yu -ve dünyayı- hafifçe değişen bir ışıkta görüyorum."
-Tan Twan Eng, Independent-

Kazuo Ishiguro – Noktürnler

Noktürnler Kitap Kapağı Noktürnler
Kazuo Ishiguro
Yapı Kredi Yayınları
152

Noktürnler'de bir araya gelen beş öykünün hepsi müzisyenleri ya da müziği yaşamının merkezine koymuş kişileri konu alıyor. Akşam saatlerinin alacalı ışığında kaygılar ile umutlar, düş kırıklıkları ile baştan başlama dürtüsü, pişmanlık ile inanç arasında döne döne ilerliyoruz.

Sona ermiş bir ilişkinin ilham veren finalini, unutulmuş bir yakınlığı dirilten geçmişten bir ezgiyi, kendi sesini bulmak için insanlardan kaçan genç bestecinin belki de gelecekteki haliyle yüzleşmesini, müziğini kitlelere ulaştırmak için akla gelmedik sıkıntıları göze alan saksofoncuyu ve ömrü boyunca müziğini içinde saklı tuttuğuna inanan gizemli kadını anlatan öyküler, Ishiguro'nun imzasını taşıyan bütün eserler gibi insanı sonsuz karmaşası içinde resmediyor.

Çağımızın en önemli romancılarından Kazuo Ishiguro'nun ilk öykü derlemesi olan Noktürnler, müziğe, müzisyenlere ve günbatımına dair incelikli bir beste.

Italo Calvino – San Giovanni Yolu

San Giovanni Yolu Kitap Kapağı San Giovanni Yolu
Italo Calvino
Yapı Kredi Yayınları
96

Birbirimizle konuşmamız güçtü. Gerçi ikimiz de mizaç olarak konuşkandık, sular seller gibi konuşurduk, ama bir aradayken susar, San Giovanni Yolu boyunca sessizce yan yana yürürdük. Sözler, babam için, şeyleri doğrulama ve mülkiyet göstergesi işlevini görmeliydi; benim içinse, belli belirsiz gördüğümüz, sahip olmadığımız, varsaydığımız şeylere ilişkin öngörülerden ibaretti.

İlk kez Türkçeye çevrilen San Giovanni Yolu, Italo Calvino'nun kelimelerle kurduğu benzersiz ilişkiyi, yazının lezzetini okura yine son derece güçlü bir biçimde sunduğu beş çarpıcı metni bir araya getiriyor.

Italo Calvino – Atalarımız

Atalarımız Kitap Kapağı Atalarımız
Italo Calvino
Yapı Kredi Yayınları
436

İkiye Bölünen Vikont
Ağaca Tüneyen Baron
Varolmayan Şövalye

Italo Calvino'nun 50'li ve 60'lı yıllarda yazdığı ikiye Bölünen Vikont, Ağaca Tüneyen Baron ve Varolmayan Şövalye adlı romanlarını, hayattayken Atalarımız başlığı altında toplamasının nedeni, yazarın kendi deyişiyle "çağdaş insanın atalarının soyağacını çıkarmak"tır. Çevremizdeki her insanın, kendimizin dahi yüzünde onların izleri saklıdır çünkü... Ağaca Tüneyen Baron'un ilk kez özgün dilinden yapılan çevirisinin yer aldığı Atalarımız'da Medardo'nun, Cosimo'nun ve Agilulfo'nun kişiliğinde savaşlardan, yıkımlardan, değişen değerlerin çağından geçen insanların kişiliğinde billurlaşan, aslında insanlık tarihinin kaybetme ve kazanma hikâyeleridir...

Italo Calvino – Öyküler

Öyküler Kitap Kapağı Öyküler
Italo Calvino
Yapı Kredi Yayınları
594

Öyküler / Arjantinkarıncası, Emlak Vurgunu, Kirli Hava Bulutu ve diğerleri… İtalyan edebiyatının büyük ustası Italo Calvino'nun kristal bir piramit gibi işlediği dilinden bir öykü seçkisi. Öyküler'de Calvino'nun daha önce Türkçe'de yayımlanmış dört kitabından: Karga Sona Kaldı, Marcovaldo ya da Kentte Mevsimler, Savaşa Giriş ve Zor Sevdalar'dan tematik bir bütünlük gözetilerek seçilmiş öykülerin yanı sıra ilk kez Türkçe'ye çevrilen üçü uzun, toplam on üç öykü de yer alıyor.

Italo Calvino – Örümceklerin Yuvalandığı Patika

Örümceklerin Yuvalandığı Patika Kitap Kapağı Örümceklerin Yuvalandığı Patika
Italo Calvino
Yapı Kredi Yayınları
168

İtalyan edebiyatının büyük ustası Italo Calvino’nun, bundan 60 yıl önce yayımlanan ilk kitabı Örümceklerin Yuvalandığı Patika, ilk kez Türkçede" İtalyan edebiyatında özgün ve neredeyse tekil bir örnek olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika, elinden bırakamadan, bir solukta okunacak kitaplardan".

"Bu, yazdığım ilk roman; birkaç öyküm bir yana bırakılırsa, yazdığım ilk şey olduğunu bile söyleyebilirim. Şimdi elime aldığımda, nasıl bir etki yaratıyor üzerimde? Onu kendi yapıtlarımdan biri gibi değil de, daha çok, İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra, bir çağın genel ikliminden, ahlaki bir gerilimden, bizim kuşağımızın benimsediği bir edebiyat beğenisinden anonim olarak doğmuş bir kitap gibi okuyorum." diyen Calvino’nun bu kitabı, ileride onun nasıl hınzır bir yazar olacağının da habercisi aslında. Pin adında bir çocuğun gözünden savaş, inanç, öfke, kötülük, aşağılanma, düş kırıklığı üstüne yalın ve etkileyici bir metin olan Örümceklerin Yuvalandığı Patika’nın 1964’te yapılan yeni baskısına yazdığı önsözde, Calvino çarpıcı saptamalar yapar: "burada, her şeyden önce, kitabın imgeleri ve sözleri, akışı, tonu, üslubu, umursamazlığı, meydan okuması yoluyla kendini göstermesi amaçlanmıştır. Daha konunun seçiminde, neredeyse tahrik edici bir özgüven sergileniyor. Kime karşı? Şunu söyleyebilirim: Eşzamanlı olarak iki cephede savaşmak; hem Direniş’i eleştirenlere, hem de kutsallaştırılmış, kusurlarından arındırılmış bir Direniş’i savunanlara meydan okumak istiyordum."

Sosyalist kahraman yaratmak, devrimci romantizm gibi kolay malzemeye tepkili Calvino şunları dile getirir: ‘Öyleyse, ben de size, içinde hiç kimsenin kahraman olmadığı, hiç kimsenin sınıf bilincinden haberli olmadığı bir partizan öyküsü yazacağım. ‘En alttakiler’in, lümpen proletaryanın dünyasını anlatacağım! (Benim için o zamanlar yeni bir kavramdı bu ve büyük bir keşif olduğunu sanıyordum. Anlatı için geçmişte en kolay malzeme olduğunu, öyle olmayı da sürdüreceğini bilmiyordum.) Ve bu, bütün yapıtların en olumlusu, en devrimcisi olacak! Zaten kahraman olan kişiden, zaten sınıf bilinci olan kişiden bize ne! Anlatılması gereken, oraya varış sürecidir! Bilincin berisinde tek bir birey kaldığı sürece, bizim görevimiz onunla, yalnızca onunla ilgilenmek olacaktır!’ Böyle düşünüyordum ve bu öfkeli polemikle yazmaya koyuldum; en candan dostlarım kabul ettiğim, aylarca ama aylarca bir tas kestaneyi ve ölüm tehlikesini paylaştığım, yazgıları için üstlerine titrediğim, gözlerini bile kırpmadan ölümü göze alışlarına, her türlü bencillikten arınmış yaşam tarzlarına hayran olduğum kişilerin yüz çizgilerini ve karakter özelliklerini çarpıtıyor, bunları sürekli tikleri, kaba ve gülünç kusurları olan maskelere dönüştürüyor, öyküleri üzerindeki bulanık alacakaranlıkları "gençlik saflığımla bunları ben bulanık alacakaranlıklar olarak hayal ediyordum" yoğunlaştırıyordum... Sonradan, yıllarca içimde taşıyacağım bir pişmanlık duyacaktım bu yüzden...

Geoffrey Chaucer – Canterbury Hikayeleri

Canterbury Hikayeleri Kitap Kapağı Canterbury Hikayeleri
Geoffrey Chaucer
Yapı Kredi Yayınları
554

Chaucer'ın olgunluk dönemi ürünü olan Canterbury Hikâyeleri, neredeyse bütün çağların en yaygın edebi formu olan "bir çerçeve öykü içinde öyküler dizisi" örneğine uygun olarak tasarlanmıştır. Dilindeki ve anlatımındaki olgunluğun yanı sıra, öyküleri değişik kişilerin anlatması, bu kişilerin betimlenmesindeki canlılık ve anlatıcıyla öyküsü arasındaki ilişkilerin de verilmesi gibi özellikleri, yapıtı benzeri dizi öykülerden ayırmaktadır. Canterbury Hikâyeleri, Chaucer'in öngördüğü hacme ulaşamamış olmasına rağmen, yine de dev bir yapıttır. İngiliz edebiyatının bu temel başyapıtı, eski İngilizce aslından yapılan tam metin çevirisiyle, ilk kez Türkçede.

Peter Ackroyd – İlk Işık

İlk Işık Kitap Kapağı İlk Işık
Peter Ackroyd
Yapı Kredi Yayınları
368

Peter Ackroyd, çağdaş İngiliz edebiyatının usta yazarları arasında sayılmakta. 1989 yılında yayımlanan İlk Işık, yazarın oldukça kapsamlı romanlarından biri ve çok anlamlı bir yapıya sahip. İngiltere kırsalında çok eski zamanlardan kalma bir höyüğün bulunuşuyla başlayan roman, höyükle bir şekilde ilgisi olan birçok karakter etrafında şekilleniyor. Teorisini kanıtlama çabası içinde olan arkeolog Mark Clare, kökenlerini arayan eski komedyen Joey Hanover, yıldızlardan geçmişi görebilen Damien Fall ve höyüğe karanlık bir sırla bağlı olan Mint ailesi aynı yerde buluşur. Bir tapınma yeri olduğu düşünülerek kazılmaya başlanan höyüğün, aslında gizli bir mezarı da içinde bulundurduğu fark edilince sorular başlar. Binlerce yıllık bu mezar kime aittir, taşlardaki işaretlerin sırrı nedir ve bize zaman kavramı hakkında ne söylemektedir?

Honore De Balzac – Yaşamda Bir Başlangıç

Yaşamda Bir Başlangıç Kitap Kapağı Yaşamda Bir Başlangıç
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Honore De Balzac
Yapı Kredi Yayınları
176

Yaşamda Bir Başlangıç, Balzac'ın (1799-1850) bir olgunluk dönemi yapıtı. Dev yapıtı İnsanlık Güldürüsü'nü oluşturan 88 parçadan biri. Bu parçaların ancak üçte birinin dilimize çevrilmiş olduğunu düşünürsek, ilk kez Türkçeye çevrilen Yaşamda Bir Başlangıç Türk okuru için Balzac'ı tanımada yeni bir adım. Bu kitabı Goriot Baba gibi, Eugenie Grandet gibi, Vadideki Zambak gibi başı ve sonu olan, kendi kahramanını yaratan, Balzac'ın nesnel gözlemine, karakter açımlamalarına tanıklık eden bir çalışma, bağımsız bir roman olarak görebileceğimiz gibi, onu İnsanlık Güldürüsü'ne bağlayan karakterlerle ve başka öğelerle bu anıt romana bir alt başlık gibi de düşünebiliriz.

Nevzat Erkmen – Ulysses Sözlüğü

Ulysses Sözlüğü Kitap Kapağı Ulysses Sözlüğü
Nevzat Erkmen
Yapı Kredi Yayınları
536

James Joyce, başyapıtı Ulysses'in zor okunurluğu konuısunda şunları söylemişti:

"İçine o kadar çok bilmece-, bulmaca ve zeka oyunu koydum ki, profesörler yüzyıllarca ne demek istediğimi tartışacaklar; insanın ölümsüzlüğü garantilemesinin tek yolu da budur."

Ulysses'i kırk yıllık bir uğraşla Türkçeye çeviren Nevzat Erkmen de, zaten garantilediği ölümsüzlüğü bu çağ açıcı romanın sözlüğünü hazırlayarak biraz daha sağlama aldı.

Ulysses'i okurken sözlüğünü de elinizin altında bir yerlerde bulundurun.