Yaşar Kemal – Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana Kitap Serisi: Bir Ada Hikayesi 1 Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 328 Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır. Lozan’da alınan mübadele kararıyla, Rumlar Yunanistan’a gönderilmiş ve savaşlarda yerini yurdunu yitirmiş insanların Ege’deki bu adaya yerleştirilmelerine karar verilmiştir. Adanın kaderi Poyraz Musa’nın gelişiyle değişir. Adaya sığınan çeşitli kökenlerden insanlar, Poyraz Musa’nın desteğiyle yaşadıkları bütün acılara karşın mutlu ayakta tutarak yeni bir yaşamın filizlerini yeşertirler. ‘Yaşar Kemal çağdaş dünyanın en büyük anlatıcılarından biridir. Onu okumak yaşamın kendisini anlamaktır. O, korkusuz bir kahraman gibi yazıyor.’ -John Berger- ‘Yaşar Kemal Homeros’tan bu yana gelen en eski gleneksel anlatıcıdır. Başka bir sesi olmayan bir halkın sesidir.’ -Elia Kazan- ‘Yitirdiğimiz anlatım geleneğini ne mutlu ki Yaşar Kemal bumuş. Tarihi ve politikayı altüst ederek yirmibeş – otuz yüzyıl sonra Yunanlı ozan (Homeros) susmuş ve söz sırası Troyalı ozana (Yaşar Kemal) geçmiştir.’

Yaşar Kemal – Demirciler Çarşısı Cinayeti
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Demirciler Çarşısı Cinayeti Kitap Serisi: Akçasazın Ağaları 1 Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 584 Akçasazın Ağaları tarihte, zamanla, düzenle hesaplaşmanın hikayesidir. Ağalar çökerken yanıbaşında yeni bir tarih yazılır, değişim kaçınılmazdır. Güçlüler dövüşürken doğa da ses verir. Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirini yok etmek için tüm hünerlerini, olanaklarını, güçlerini, bundan da öte akıllarını, nefretlerini ve kinlerini kullanan iki derebeyinin ayakları altında ezilen toprağın, toprağın insanlarının ve yeşerttiği doğanın büyük efsanesidir. Lanet, çıktığı bağrı vuracaktır. “Yaşar Kemal sadece Mitterrand’ın kalbindeki sevgili halk ozanı değil. Yaşar Kemal edebiyatın bir devi.” – Andre Clavel, Nouvelles Litteraires, (Fransa) “Demirciler Çarşısı Cinayeti birbirlerini yok etme amacıyla tüm hünerlerini kullanan iki karşıt grup arasında kalan ülkenin kaderi üzerine dev lanet okumayı konu ediyor.” – Alain Bosquet, (Fransa) ‘Eski rapsodilerin epik esinini, gücünü, doğa aşkının usta bir lirizmiyle iç içe sokarak, Yaşar Kemal, bize büyüleyici kişilikler çiziyor ve bizi kapıp götüren bu destandan ayrılmak çok güç oluyor.’ – Bulletin Critique du Livre Français,

Yaşar Kemal – Peri Bacaları
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Peri Bacaları Kitap Serisi: Bu Diyar Baştan Başa Serisi 3. Kitap Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 228 Romanlarında Anadolu insanının gerçek dünyasını destansı boyutlara taşıyan, yaşanmış ve yaşanan gerçeği mitlerin, efsanelerin evreninde çoğaltan Yaşar Kemal, sadece bir romancı ve halkbilimci değil, gazetelerimizde modern röportaj yazarlığının da kurucusudur. Onun, her biri yayımlandığı dönemde olay yaratan röportajlarında gerçek, hayat buldu ve okuyucuyu sarstı. Bu Diyar Baştanbaşa dörtlüsünün üçüncü kitabı Peri Bacaları bir İstanbul çocuğunun gözünden Anadolu köylerine uzanır, süngercilere varır, Van Gölü’ne, Çukurova’ya uğrar, doğaya misafir olur. Peri Bacaları Yaşar Kemal’in sözcüklerinde periler diyarına dönüşür.

Yaşar Kemal – Binboğalar Efsanesi
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Binboğalar Efsanesi Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 290 Yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler’in romanı Binboğalar Efsanesi Hıdrellez şenliklerinde, göçerlerin kış için sığınacak topraklar bulma dilekleriyle başlar. Ancak, kış onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir. Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıt. “Yaşar Kemal bir kültürün nasıl yittiğini Binboğalar Efsanesi ile sarsıcı bir biçimde betimledi.” – Allan Sandström, Wasterbottes Kurriren, (İsveç) “Yaşar Kemal’in yazdıkları, bu evrenin çöküşünü, ondokuzuncu yüzyılda başlatılan ve yirminci yüzyılda ansızın piyasa ekonomisine geçilmesiyle sonuçları şaşırtıcı boyuta ulaşan zorunlu yerleşik yaşamın getirdiği tarihsel çöküşü anlatır.” – Jean-Pierre Deleage,

Yaşar Kemal – Baldaki Tuz
Deneme / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Baldaki Tuz Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 432 Baldaki Tuz, Ağacın Çürüğü, Ustadır Arı ve Zulmün Artsın Yaşar Kemal’in gazetelerde, dergilerde yayınlanmış toplumcu ve gerçekçi bir bakış açısıyla kalema aldığı yazılarından ve konuşmalardan derlenmiştir. Onun düşünce ve yazarlık serüvenine tanıklık eden bu yazılar halkın yıllardır içine sürüklendiği karanlığın belgeleridir. “Dünyayı sonuna kadar ödemek… Çalışarak, kitapların, türlü insanların. Doğanın macerasına katılarak, yoksul, acı çekerek ödemek. Ama dünyayı sonuna kadar ödemek. İliklerine kadar bütün yoğunluğuyla ödemek. Kırk yıllık yolda yaprak kımıldasa, yüreğinin başında duyarak, dünyanın acısına, sevincine katılarak ödemek.”

Yaşar Kemal – Allah’ın Askerleri
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Allah'ın Askerleri Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 232 Yaşar Kemal İstanbul’un çeşitli semtlerinde çocuklar arasında dolaşarak onların hikayelerini anlatır. Küçük yaştaki bu çocuklar, sokaklarda yatıp kalkıyor olmalarına, kimsesizliklerine, hor görülmelerine, açlığa rağmen hala hayatta, hala insan kalmışlardır. Allahın Askerleriyle yapılan röportaj zengin bir dille hüzünlü bir hikayeye dönüşür.

Yaşar Kemal – Al Gözüm Seyreyle Salih
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Al Gözüm Seyreyle Salih Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 408 Al Gözüm Seyreyle Salih’te Karadeniz’in küçük bir kasabasında on bir yaşındaki Salih’in, kanadı kırık bir martıya duyduğu sevgi ve mavi oyuncak bir kamyonu elde etme isteği konu alınır. 1970’lerin Türkiyesi, dönemin insan, devlet, iktidar ilişkileri Salih’in dünyasını çevreler. Yaşar Kemal, Salih’in gözünden hayata bakar ve çocukluğun bahçesinden, Türkiye’nin genel yapısını tüm inceliğiyle çizer. “Yaşar Kemal bir halkın kültürünü temsil etmektedir. Epiği geniş, katıksız bir halkçı temele yaslanmıştır. Romanları yaşamın zenginliği, sıcaklığı, güzelliğiyle doludur.” – Joel Ohlsson, Arbetet, (İsveç) “Yaşar Kemal’in yapıtları olgun, nefis bir meyve tadarcasına okunuyor.” – Gerard-Humbert Goury, Le Matin, (Fransa) “Kemal büyük bir sevecenlik ve merhametle yazıyor.” – Daily Telegraph (İngiltere)

Yaşar Kemal – Ağrıdağı Efsanesi
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Ağrıdağı Efsanesi Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 130 Bir aşk destanı olan Ağrı Dağı Efsanesi geleneklerini Mahmut Han’a karşı savunan Ahmet ile Gülbahar arasındaki aşkı konu alır. Efsanelere ve halk söylencelerine yürekten bağlı Yaşar Kemal’in bu romanı, insan psikolojisinin derinliklerini de içerir. “Yaşar Kemal Anadolu’nun halk edebiyatıyla alışveriş içindeyken başladı yazmaya. Gerçek bir yazar olduğu için de dilin duyarlığından, şiirsel destanın tek kahramanıolan Türk halkının kültüründen esinlenmesini bildi.” – Jeliha Hafsia, La Presse, (Tunus) “Yaşar Kemal’in romanı Tolstoy’un çapına ve Dickens’ın canlılığına sahiptir.” – Manchester Guardian, (İngiltere) “Zengin, renkli ve zekice bir nitelikle bezenmiş bir üslup ve yazdığı her kelime sert, cilalanmış, ayrıksı ve bir buğday tanesi gibi potansiyel olarak üretken.” – Irish Times, (İrlanda) ‘Kitabın güzelliği zengin şiirsel dilinde, efsane ve mit duygusunda yatıyor.’ -Sunday Telegraph

Yaşar Kemal – Ağıtlar
Roman / 25 Ağustos 2017

Kitap Adı: Ağıtlar Yazar: Yaşar Kemal Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 284 Ölüme karşı etkin bir direniş olan ağıt, insanoğlunun ölümle yüz yüze geldiğinde duyduğu şaşkınlığı, korkuyu ve inanmazlığı dayanılır kılma çabasının sonucudur. Bin yıllardır yakılan ağıtlar, Anadolu’da da çok büyük bir çeşitlilik ve zenginlik gösterir. Yaşar Kemal’in Çukurova bölgesinden ve Toroslar’dan derlediği pek çok ağıt, Ağıtlar’da bir araya geliyor. ‘Gözümüzün önünde, bir deri bir kemik köylü delikanlının biri çıkacak. Adı Kemal Sadık Göğceli, Hemite köyünden gelmedir. Dağ bayır dinlemez, köyünden, dağ köylerinden, obalardan, ovalardan, kasabalardan, ikide bir de kopup gelir Adana’ya, çöker önümüze, ağıtlar, türküler, destanlar serer buruşuk sarı kağıtlar üzerine yazılmış. Peki nereden toplamıştır bunları? Anadolu bacılarının hep birlikte yaktıkları ağıtların yazıcılığını yapıyordu, bu zorunluluğu duyuyordu, esnek ve kararlı yazısı ile. O hızla kopup geliyordu tabana kuvvet, sanki kaderi ile kaderimiz buna bağlıymışçasına. Önümüze serdiği söz dizileri, bağırtıları, dövünmeleriydi. Sanki ölenin, vurulanın, ezilenin, (…) ırgatı, işçisi, yarıcısı ile büyük değişimlerin içinde bulunan Çukurova’nın avaz avaz ağıtlarından sorumluydu bu çocuk.’