Yavuz Bahadıroğlu – IV. Murad

IV. Murad 1 & 2 Kitap Kapağı IV. Murad 1 & 2
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
301

Sultan Dördüncü Murad, en çok tartışılan Padişahlardan... Kimisine göre Zalim, kimisine göre dahi, kimisine göre Osmanlı Devleti'ni derleyip toparlayarak adeta yeniden inşa eden büyük bir irade... Devamlı şekilde Yavuz Sultan Selim'i kendine örnek alması fakat içten içe Kanuni Sultan Süleyman yumuşaklığına hasret gitmesi niye.Tahriklerle ayaklanıp sürekli kelle isteyen Yeniçeri ve Sipahi ocaklarını yola getirmek için Kanuni'nin yumuşak başlılığı mı lazımdı, yoksa Yavuz'un kahredici sertliği mi? Belgelerin ışığında bunu aradık ve iki roman muhtevasında Sultan Dördüncü Murad'ı tarih içindeki gerçek yerine oturtmaya çalıştık...Bu ve bunu takip edecek romanımız böyle bir arayıştan doğdu...

Yavuz Bahadıroğlu – Topal Kasırga

Topal Kasırga Kitap Kapağı Topal Kasırga
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
70

Ankara Ovası insan seliydi...
Ankara Ovası'nda kan vardı, kin vardı...
Yıldırım'ın öfkesi, Timur'un intikam duygusu vardı...
Savaş vardı Ankara Ovası'nda; zorlu mu zorlu, kanlı mı kanlı...
Gencecik beyler, sakalı çıkmamış delikanlılar, ak sakallı ihtiyarlarla aynı safta, aynı cehtte, aynı gayrette... Hayat güneşi kan deryasında batıyor, şehitler tepeleme yatıyordu... O gün Ankara Ovası'nın en kara günüydü... O gün Osmanlı mülkünün talan günüydü... O gün Fetret devrinin başı Osmanlı'nın gözyaşıydı... Aktı, aktı, aktı...

Yavuz Bahadıroğlu – Selahaddin Eyyubi

Selahaddin Eyyubi Kitap Kapağı Selahaddin Eyyubi
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
192

Zaten kahraman olan birini kahramanlaştırmak gibi bir iddiamız yok...Selahaddin Eyyubi bütün dünyanın tanıdığı büyük bir kahraman...Bu kitapta onun hayatını bile değil, anlatılması hatta anlaşılması güç hayatından yalnızca bazı kesitler aldık... Bunda maksadımız, her türlü davanın büyük ölçüde insan unsuruna dayandığını göstermektir. İmanlı, kararlı, idealist bir avuç insanın gerçek bir lider etrafında kenetlenmesi halinde nelerin olabileceğini gözler önüne sermektir. Nesillerin Selahaddin Eyyubi'den alacakları büyük dersler olduğuna inanıyoruz.(Arka Kapak) Milli Eğitim Bakanlığı 1.3.1984 tarih 2184 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanarak okullara tavsiye edilmiştir.

Yavuz Bahadıroğlu – Binatlı

Binatlı Kitap Kapağı Binatlı
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
72

Bu kitapta, kâh Belgrad içlerinde, kâh Viyana önlerinde, kâh Mohaç'ta yahut Çaldıran'da şimşek gibi çakıp yıldırım gibi düşen büyük ordunun cıva gibi akıcı, ateş gibi yakıcı öncü kolunu teşkil eden akıncılardan birkaçı bulacaksınız. Bu kitapta, imanla coşup, akından akına koşan serdengeçtilerin Tuna boylarında hâlâ çınlayan nal sesleri, çığlıkları, kılıç şakırtıları var...

Yavuz Bahadıroğlu – Merhaba Söğüt

Merhaba Söğüt Kitap Kapağı Merhaba Söğüt
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
444

Adı: Kayı Han Boyu...
Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'ya akan yüzlerce boydan sadece biri...

Öylesine küçük ki, göç kollarının içinde yitip gitmiş gibi... Küçük, ama inançlı; dünya ötesi ebedî emelleri ve idealleri var. Dünya ötesi ebedî emelleri ve idealleri olduğu içindir ki, Anadolu topraklarında yeniden dirilişi sadece o gerçekleştirebiliyor. Vuslatın ilk durağı Söğüt...

Vuruşa-barışa Söğüt'e gelip yerleşen Kayı Hanlılar, göçlerle örülen emellerini besleyip devletleştirecek, oradan Bizans'a uzanarak Peygamber müjdesine ulaşacaktır.

Bu muhteşem bir oluşun hikâyesidir. Hedefini iyi tespit etmiş ve kendisini hedefe kilitlemiş toplumların neler yapabileceğine Kayı Han Boyu'nun yaptıkları şahittir.

Yavuz Bahadıroğlu – Yolbaşı

Yolbaşı Kitap Kapağı Yolbaşı
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
295
Kol kola üç kadın. Çok yaşlı olanı çarşaflı, orta yaşlısı mantolu, genç kız ise mini etek giymiş. Saçları mor bir berenin altında taşkın, adımları şahsiyetindeki tenakuz kadar mütereddit. Yaşayan üç kuşağın üç temsilcisi. Üç türlü düşüncenin, üç ayrı yaşama tarzının ve üç çeşit dünya görüşünün temsilcileri. Meşrutiyetin annesi, Cumhuriyetin annesi, bir de istikbalin annesi. Nine Osmanlı terbiyesinin izleriyle hala yaşayan bir imparatorluk. Anne kafasına cebren sokuşturulmuş Batı kültürünün tesiriyle muhayyer, yerine göre değişken, "Zaman sana uymazsa sen zamana uy" düşüncesiyle mefluç... Ve genç kız boşlukta bırakılan yeni neslin savrukluğuyla yarı meczup. Ardından sorular, cevaplar ve bunlarla yoğrulan roman.

Yavuz Bahadıroğlu – Yürek Seferi

Yürek Seferi Kitap Kapağı Yürek Seferi
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
132

Bu kitap...
Belki bir masal, belki bir destan, belki bir hikaye, belki bir roman...Belki hiç biri değil de, yalnızca kafamdaki özgürlüğün özgün yansımaları...

Pekala uzun, renkli bir rüya da olabilir, hayatın gerçekleri de... Sonuçta ne fark eder ki? Rüya, hayat, hikaye, masal, roman, destan, şiir, gerçek, vesaire...

Ha bir varmış, ha bir yokmuş..Ha Alaattin'in lambası, ha Ali Baba'nın hazinesi; bulamasa bile, bu ortamda hayali ihracat yapıp yine zengin olabilir...

Bu kitap da onlardan biri aslında: Bir masal; bir roman; bir hikaye, bir destan... Ya da uzunca bir rüya, karmaşık bir hayal...

Belki bir bilgisayar oyunu: sanal dünyadan kesitler.. Belki hepsi, belki de hiç biri.
Aslında bu hikaye benim hikayem.. Bu hikaye aslında senin hikayen... Hepimizin hikayesi.

Yavuz Bahadıroğlu – Boşlukta Yürümek

Boşlukta Yürümek Kitap Kapağı Boşlukta Yürümek
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
429
Sanat sanat için değil, şunun bunun için de değil inanç içindir. Sanatkar; insanları ezeli ve ebedi Sanatkara yaklaştırabildiği ölçüde başarılıdır. Roman; görüşlerin, düşüncelerin kanaviçesi, fikirlerin kıyasıya vuruştuğu meydan... Romancı; bazen kanaviçe üstünde renkli ipliklerle fikirlerini ören bir nakkaş, bazen kelimeleri mermi yaparak sürekli ateş açan bir savaşçı... Maksat; Hakka ve hakikate hizmet... Kalem; İlahi takdire mazhar bir araç... Eser; iyiyi, doğruyu, güzeli göstermesi şartıyla muhterem bir miras...

Yavuz Bahadıroğlu – Buhara Yanıyor

Buhara Yanıyor Kitap Kapağı Buhara Yanıyor
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
240

Aradan yüz yıllar geçse de, toplumların hafızasında yaşaması gereken olaylar vardır. Toplumlar bu olayların ışığında geçmişi değerlendirir. Geleceğe doğru daha sağlıklı adımlar atmanın yolu da geçmişi iyi değerlendirmekten geçer. Edebiyat, geçmişle gelecek arasında köprü kurma misyonunu üstlenen önemli bir araçtır. Tarih gerçeği edebi bir güzelleme içinde kuşaktan kuşağa kendini aktarır. Kalıcı, hatta belirleyici olmayan başlar. Ancak "Buhara Yanıyor" sadece bir roman değil, aynı zamanda iç çekişmeler yüzünden tükenen bir milletin acısı, bir şehrin, bir kültürün, bir medeniyetin hikayesidir. Olgunlaşmak için pişmek, çelikleşmek için yanmak gerekir

Yavuz Bahadıroğlu – Şehzade Selim

Şehzade Selim Kitap Kapağı Şehzade Selim
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
232

Şehzade Selim, Şirpençe ve Mısır'a Doğru, Yavuz Bahadıroğlu'nun çok sevdiği Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'in hayatını, mücadelesini, kardeşleriyle yaşadığı şehzadeler savaşını, islâm ittihadı fikrini ve ölümünü anlatan nehir romanlardır. Şehzade Selim romanı Yavuz'un Trabzon'daki şehzadelik günlerinden Osmanlı padişahı oluşuna kadar geçen süreyi kapsar. Şirpençe romanı Yavuz'un padişah olmasının ardından kardeşleriyle giriştiği mücadelesini ve Safevi Sultanı Şah ismail ile yaptığı Çaldıran Savaşı'nı anlatır. Mısır'a Doğru romanında ise Mısır'ın fethinden, Yavuz'un ölümüne kadar olan dönemi yansıtır. Milli Eğitim Bakanlığı 21.04.1980 tarih 66001858/12226 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanarak okullara tavsiye edilmiştir.

Yavuz Bahadıroğlu – Şirpençe

Şirpençe Kitap Kapağı Şirpençe
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
230

Yavuz Sultan Selim diyor ki: Bu seferlerimiz, bu sıkıntılarımız ve bu perişanlıklarımız, hep gönülleri birleştirmek, İslam birliğini temin etmek içindir. Mülk Allah'ındır. Kim Allah'ın yardımı olmadan istediğini elde etmede zafere ulaştığını söylerse, Allah onu kahreder ve aşağı derecelere indirir. Vükela ve ümeranın süslü elbiseler giymesi, padişahlarına tazimden ileri gelir. Biz Allah'dan başka kime tazime mecburuz ki, bu külfeti ihtiyar edelim? Bizim Padişahımız vücudu saran libasa değil, ruhun içindeki inanca bakar.

Yavuz Bahadıroğlu – Biz Osmanlıyız

Biz Osmanlıyız Kitap Kapağı Biz Osmanlıyız
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
224

" Osmanlı yürekli olmak"" Fatihler nasıl yetişir? " Devlet, milletle nasıl bütünleşir? " Amerika"dan nasıl vergi alırdık? " Padişahlar diktatör müydü? " Farklı kültürler nasıl bir arada yaşardı? Tarih sürekli bir başlangıçtır. Şimdi Osmanlı zamanı" Osmanlı toplumu, bir "sevgi, şefkat ve yardım toplumu"ydu. Devlet, "hayat ve hayrat devleti", insan "hayrat ve hasenat insanı"ydı. Osmanlı"da hayat ahirete dönüktü. Ahirete dönük olduğu için de hayatta fuzuli şeylere yer yoktu. Osmanlı insanı "kıble yürekli"ydi. Faziletliydi, dürüsttü, çevreciydi, medeniydi, nazikti; cihana örnekti. Hedef ve gayret sahibiydi. Zaferler ve başarılar hayatın bir parçasıydı. Osmanlı"da, insan hakları gözetilirdi. Herkes ibadetinde, kıyafetinde, seyahatinde, ticaretinde özgürdü. Osmanlı"da "güçlü olan haklı" değil, "haklı olan güçlü"ydü. Adalet duygusu, hayatın her alanını kaplamıştı. Devlet milletle bütünleşmişti. Farklı kültürler, asırlarca barış içinde bir arada yaşamıştı. Osmanlı, yetiştirdiği "cevher insan"larla dünyaya nam salmıştı.
Tarih gerçek bir "ibret aynası" ve tam bir "tecrübe tahtası"dır. Ve boşuna yaşanmış bir tecrübeler yığını değildir. Bugün, geçmişimizden ders almanın ve "yeniden Osmanlı" demenin tam zamanı"

Yavuz Bahadıroğlu – Cem Sultan

Cem Sultan Kitap Kapağı Cem Sultan
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
224

Padişahlığa yürüyen bir şehzadenin ümitsiz mücadelesi, yıkılan büyük hayallerinin enkazı altında çırpınan şair ruhunun isyanıyla, dindar mizacının tevekkül ve teslimiyeti arasındaki büyük tenakuz, bitip tükenmez tereddütler, bocalayışlar, içten pazarlıklar...Padişahlıktan gurbete, gurbetten esarete, nihayet ölüme uzanan dolambaçlı kader yolunda ibretli bir iz bırakan Cem Sultanın güçlü romancımız tarafından eski kaynaklara dayanılarak yazılan hayat hikayesi.

Yavuz Bahadıroğlu – Çaka Bey

Çaka Bey Kitap Kapağı Çaka Bey
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
256

Günü kavramak için dünü anlamak lazım... Dün, tarihtir. Ancak kuru bilgi yığınlarıyla tarihi anlamaya imkan yoktur. İşin sırrı ayrıntılarda saklıdır. İyi kavranması gereken gerçekler ayrıntılardadır. Tarihi ayrıntılarıyla kavrama arayışı bizi romana götürür: Gölgede kalmış değerleri sadece romanda buluruz. Çaka Bey"i romanlaştırmak da zaten böyle bir arayışın parçasıdır. "İlk Türk Amirali" olarak ünlenen Çaka Bey ile çevresinde bir devrin, hatta devirlerin tüm detaylarını bulabilirsiniz. Ayrıca Selçuklu"yu büyüten unsurlarla birlikte bitiren hastalıkları da keşfedeceğinizi sanıyoruz. Artık bunun ışığında yeni dünyayı kucaklayabilir, hatta geleceği idrak hususunda isabetli adımlar atabilirsiniz.

Yavuz Bahadıroğlu – Dördüncü Murad

Dördüncü Murad Kitap Kapağı Dördüncü Murad
Yavuz Bahadıroğlu
Nesil Yayınları
301

Sultan Dördüncü Murad, en çok tartışılan Padişahlardan... Kimisine göre Zalim, kimisine göre dahi, kimisine göre Osmanlı Devleti'ni derleyip toparlayarak adeta yeniden inşa eden büyük bir irade... Devamlı şekilde Yavuz Sultan Selim'i kendine örnek alması fakat içten içe Kanuni Sultan Süleyman yumuşaklığına hasret gitmesi niye.Tahriklerle ayaklanıp sürekli kelle isteyen Yeniçeri ve Sipahi ocaklarını yola getirmek için Kanuni'nin yumuşak başlılığı mı lazımdı, yoksa Yavuz'un kahredici sertliği mi? Belgelerin ışığında bunu aradık ve iki roman muhtevasında Sultan Dördüncü Murad'ı tarih içindeki gerçek yerine oturtmaya çalıştık...Bu ve bunu takip edecek romanımız böyle bir arayıştan doğdu...