Mike Wayne – Yeni Başlayanlar İçin Kapital

Yeni Başlayanlar İçin Kapital Kitap Kapağı Yeni Başlayanlar İçin Kapital
Mike Wayne
Yordam Kitap
192

Kapital'in yayınlanmasından bu yana kapitalizm, Marx'ın kapitalizm eleştirisinin yanlış ve yersiz olduğunu kanıtlamaya uğraşadursun Marx ve temel eseri Kapital, dünyayı anlamak isteyen her yeni kuşağa uygun aletler geliştirmeyi sürdürmüştür.

Çoğu insanın, dünyadaki her şeyin pek de düzgün yürümediği yönünde en azından bir sezgisi vardır. Pek çok kişi de insan soyunun karşısında bir yığın büyük problem olduğu konusunda sezginin de ötesine geçmiştir. İşte Marx'ın Kapital'i niye böyle olabileceğinin en sistemli açıklamasıdır.

Ne var ki, Kapital'i okumanın ve anlamanın pek çok güçlüğü vardır. Bu güçlüğü aşmak üzere çok sayıda giriş kitabı yazılmıştır. Mike Wayne'in elinizdeki çalışması da bu okuma güçlüğünü aşmak için okurlara yardımcı olmak üzere yazılmış bir giriş kitabıdır. Kapital okumaya hazırlık kitabı da denebilir. Marx'ın büyük eserinin özünü oluşturan görüşleri sergileyen ve güncel verilerin ışığında Kapital'in analizinin doğruluğunu ortaya koyan kitap, güzel ve çarpıcı resimlerle daha da çekici hale getirilmiştir.

Mike Wayne – Marksizm ve Medya Araştırmaları

Marksizm ve Medya Araştırmaları: Anahtar Kavramlar, Çağdaş Eğilimler Kitap Kapağı Marksizm ve Medya Araştırmaları: Anahtar Kavramlar, Çağdaş Eğilimler
Mike Wayne
Yordam Kitap
350

Her ne kadar medya çalışmaları popüler bir akademik disiplin olsa da Marksist bir bakış açısıyla konuya eğilen kitap sayısı şaşırtıcı derecede azdır. Mike VVayne'in kitabı bu boşluğu hakkını vererek dolduruyor, kitap, Özellikle, medya üzerine araştırma yaparken eleştirel bir siyasal metodolojiye başvurmak isteyenler için idealdir. Kitapta kilit Marksist kavramlar için bir rehber sunulduğu gibi bu kavramların güncel kültür analizlerine nasıl uygulanacağı da gösteriliyor. Marx, Lukacs, Gramsci, Habermas, Jameson gibi yazarlardan yararlanan kitap medya ve mevcut kültürel eğilimlerin Marksist açıdan analizini yapabilmek için gerekli olan kilit kavramların kapsamlı bir serimlemesini sunuyor. Sınıf, üretim tarzı, kültür sanayisi, devlet, altyapı-üstyapı, İdeoloji, hegemonya, bilgi ve toplumsal çıkarlar ve meta fetişi gibi kavramları ele alıp yorumluyor. Bu kitap, ayrıca, film, televizyon, internet ve yazılı medya gibi geniş bir konu yelpazesine sahip. Analizler; dijital dosya değişiminden "Disney"e, TV programı "Biri Bizi Gözetliyor"dan sermaye altında kültür ve toplumun fetişlerine ışık tutan "Diğerleri" (The Others), "Şeytan'ın Bel Kemiği" (The Devil's Backbone) ve "Karanlık Şehir" (Dark City) gibi filmlerdeki ruh ve hayaletlere dek uzanan somut irdelemelere davandırılıvor.

Orhan Kurmuş – Emperyalizmin Türkiye’ye Girişi

Emperyalizmin Türkiye'ye Girişi Kitap Kapağı Emperyalizmin Türkiye'ye Girişi
Orhan Kurmuş
Yordam Kitap
304

Emperyalizmin Türkiye'ye Girişi, ülke kaderi üzerinde belirleyici bir etkide bulunan emperyalizme bağımlılığın tarihsel köklerine eğiliyor. Dr. Orhan Kurmuş'un İngiltere'de yıllar süren bir arşiv çalışmasıyla elde ettiği veri ve bulgular ışığında oluşturduğu eser, bir öncü çalışma olarak Osmanlı tarihinin pek çok yönüne ışık tutuyor. Kitap, İngiliz sermayesinin ve giderek İngiliz emperyalizminin Türkiye'ye girme sürecini inceliyor, emperyalizmin yörüngesinde Türkiye'nin kapitalist gelişme sürecinin ilk döneminin ana çizgilerini ortaya koyuyor. Zaman kesiti olarak seçilen 1850-1913 yılları arasında, İngiliz şirketlerinin ve İngiliz devletinin liman kenti İzmir ve Batı Anadolu'daki ticari etkinlikleri, doğrudan sermaye yatırımları, İzmir-Aydın demiryolu ayrıntılarıyla inceleniyor. Bu ilişkinin, tarımda ve sanayide yarattığı gelişmeler ama öte yandan Osmanlı ekonomisinin tek yönlü gelişmesi ve uydulaşmasına yol açan karakteri analiz ediliyor. Birinci basımı 1974 yılında yapılan kitap, ilk kez kullanılan arşiv belgeleri ve ortaya çıkardığı zengin verileriyle alanındaki en önemli başvuru kaynaklarından birisi olarak anti-emperyalist yükseliş yıllarının tartışma ortamına büyük katkı sağladı. Türkiye'de olduğu kadar birçok yabancı ülke üniversitesinde de temel kaynak olarak gösterildi. Emperyalizmin Türkiye'ye Girişi, emperyalizme bağımlılığın derinleştiği günümüzde güncel ve temel bir eser olma özelliğini koruyor. Orhan Kurmuş 1946 yılında Milas'ta doğdu. 1968 yılında ODTÜ Ekonomi ve İstatistik Bölümü'nden mezun oldu. Londra Üniversitesi'nde doktora yaptı. 1983 yılı başına kadar ODTÜ'de öğretim üyeliği yaptı. O yıl, YÖK'ü protesto etmek için 11 arkadaşıyla birlikte üniversiteden istifa etti. 2002 yılında emekli olana kadar çeşitli bankalarda çalıştı. Emperyalizmin Türkiye'ye Girişi ve Bir Bilim Olarak İktisat Tarihinin Doğuşu yazarın yayınlanmış eserleridir.

Orhan Kurmuş – İktisat Tarihinin Doğuşu

İktisat Tarihinin Doğuşu Kitap Kapağı İktisat Tarihinin Doğuşu
Orhan Kurmuş
Yordam Kitap
302

Bu çalışma, iktisat tarihinin bir bilim dalı olarak nasıl ortaya çıktığını incelemektedir. 1830'lardan 20. yüzyılın başlarına kadar uzanan bir zaman dilimi içine yayılan ve literatürde İngiliz Tarihçi Okulu adı verilen düşünce okulunu oluşturan kişilerin iktisat bilimi ve yöntemi konularındaki görüşlerinin açıklanması ve eleştirilmesi bu çalışmanın ana eksenini oluşturmaktadır.

Böyle bir konunun incelenmesinin neden önemli olduğu sorusuna şu cevap verilebilir: Her bilim dalının tarihinin araştırılması bu bilim dalının bugüne nasıl geldiği, hangi aşamalardan geçtiği bu aşamalarda hangi teorik, pratik ve kurumsal engellerle karşılaştığı, hangi bilim dallarından etkilenip hangilerini etkilediği gibi konularda aydınlatıcı bilgiler sağlayabilir. İktisat tarihinin iktisadî düşünce tarihi açısından incelenmesi bu bilim dalının nüvesinin nasıl oluştuğu, hangi düşünce temellerine dayandığını ortaya koyabileceği gibi iktisat ve tarih bilimleri ile olan karşılıklı etkileşmesini de açıklayabilir.

G.E.M. de Ste. Croix – Antik Yunan Dünyasinda Sınıf Mücadelesi

Antik Yunan Dünyasinda Sınıf Mücadelesi: Arkaik Çağdan Arap Fetihlerine Kitap Kapağı Antik Yunan Dünyasinda Sınıf Mücadelesi: Arkaik Çağdan Arap Fetihlerine
G.E.M. de Ste. Croix
Yordam Kitap
880

Marksist İlkçağ tarihçisi Ste. Croix, bu anıtsal kitapta, Antik Yunan-Roma dünyasının Arkaik Çağ'dan Arap fetihlerine kadar olan yaklaşık 1000 yıllık tarihini sınıf mücadelelerine odaklanarak inceliyor.

Ste. Croix, kendisine Isaac Deutscher Ödülü'nü de kazandıran kitabının ilk kısmında Marksist tarih çözümlemesinin temel kategorileri olan sınıf, sömürü ve sınıf mücadelesi üzerinde durarak Marksizmin İlkçağ tarihi açısından anlamını tartışıyor. Ardından Antik Yunan ve Roma toplumlarındaki temel sınıf kategorilerini inceleyerek mülk sahibi sınıfla, köleler, köylüler ve ücretli emekçiler arasındaki sömürü ilişkilerinin ve bu ilişklierdeki dönüşümün canlı bir resmeni çiziyor.

Kitabın ikinci kısmıysa, Marksist tarih yönteminin farklı düzlemlerdeki sınıf mücadelesini nasıl açıklayabileceği üzerine zengin ve parlak bir denemeden oluşuyor. Yunan ve Roma toplumlarında sınıf mücadelesinin siyasi ve ideolojik düzlemlerde geçirdiği 1600 yıllık evrimi, epigrefik, edebî ve arkeolojik kanıtlara dayanarak tartışan kitap, antik dünyanın gerileme ve çöküşüne dair alternatif bir açıklama ile sona eriyor.

Marksizmin, sadece içinde geliştiği kapitalist toplumun hareket yasalarını ortaya çıkarabilecek bir kuramsal ve kavramsal çerçeve sunmakla kalmadığını, insanlım tarihinin uzun ve çok tartışmalı bir döneminin anlaşılmasını da sağladığını somut bir biçimde gösteren Ste. Croix'nın çalışması yalnızca İlkçağ tarihiyle ilgilenenler için değil, insanlık tarihinin daha genel sorularına cevap arayanlar için de vazgeçilmez bir eser.

"İlkçağ tarihi üzerine… en heyecan verici, kışkırtıcı ve meydan okuyan çalışmalardan biri." K. R. Bradley, American Journal of Philology

"Eşsiz… Antik dünyanın hikâyesini, aklında alt sınıfların çıkarlarını tutaram anlatmaya kalkışan, bir Batı dilinde bugüne dek kaleme alınmış tek eser." E. Badian, New York Review of Books

"Britanya tarih yazımında böylesi bir ölçekte yıllardır aşılamamış… nadir bir örnek." Robin Lane Fox, Financial Times

"İlkçağ tarihinde olduğu gibi sosyolojide de dönüm noktası… Uzun bir süre boyunca aşılamayacak." C. Slaughter, Sociological Review

"Okumayı öğretici olduğu kadar keyifli de kılan bir berraklık, dürüstlük ve açıklıkla yazılmış büyük bir bilimsel eser." Hugh Lloyd-Joes, Observer

"Hiçbir eleştirel değerlendirme, bu kitabın zenginlik ve özgünlüğünün hakkını teslim edemez."
-Geoffrey Barraclough, Guardian-

Ali Mert – Çöpten Kitap

Çöpten Kitap: Yarı Gerçek, Yarı Mizah - Kara Gerçek, Kara Mizah Kitap Kapağı Çöpten Kitap: Yarı Gerçek, Yarı Mizah - Kara Gerçek, Kara Mizah
Ali Mert
Yordam Kitap
192

Hep aynı türden arka kapak yazıları okumaktan sıkılmadınız mı?
Birbirine iltifat düzen lobi. Klik ve çevreler...
Birbirine top atan isimler, imzalar, sıfatlar ve bilmem neler...
Onların yetmediği yerde, L’Express, New York Times ve London Sometimes’dan “muhteşem” alıntılar, “olağanüstü” görüşler, “fevkalade” kliseler...

China Mieville – Şehir ve Şehir

Şehir ve Şehir Kitap Kapağı Şehir ve Şehir
China Mieville
Yordam Kitap
336

Bilim kurgu/fantastik edebiyat alanının "Nobel"i ARTHUR C. CLARKE ödülünü üz kez kazanan tek yazardan varoluşsal bir polisiye... Yayınlanışının hemen ardından, 2010 yılında Hugo, Dünya Fantezi, Nebula ve Arthur c. Clarke ödüllerini kazananan Şehir Ve Şehir, okuyucuyu sanatsal doruklara çıkaran bir gerilim romanı...
Britanya fantastik edebiyatının parlak isimlerinden China Miéville, fantastik edebiyat alanının "Nobel"i olarak nitelendirilen Arthur C. Clarke ödülünü üç kez kazanan tek yazardır.
Yazarına Hugo, Dünya Fantezi, Nebula ve Arthur C. Clarke ödüllerini kazandıran Şehir ve Şehir; gerçek ya da hayal ürünü, hiçbir şehre benzemeyen bir şehirde geçen varoluşsal bir polisiyedir.
Avrupa'nın kıyıda köşede kalmış bir şehri olan Bes?el'de bir kadın cesedi bulunur. Bu olay, başta, Ağır Suçlar Birimi müfettişi Tyador Borlú'ya sıradan bir cinayet gibi gelir. Ama soruşturma ilerledikçe, kanıtlar onu hayal bile edemeyeceği kadar ölümcül planlara götürür.
Borlú, Bes?el'den, dünya yüzünde onun kadar tuhaf olan tek metropole gitmek zorundadır. Bu sıradan bir sınır geçişi değil, fiziksel olduğu kadar, ruhsal da bir geçiştir. Bir algı değişimi, görülmeyenin görülmeye başlanmasıdır. Gideceği yer Bes?el'in aynısı, rakibi, yakın komşusu zengin ve hareketli Ul Qoma şehridir. Ul Qomalı dedektif Quissim Dhatt'la beraber ve bu geçişle mücadele ederek, komşu şehri yok etmeye ant içmiş aşırı milliyetçilerin ve iki şehri birleştirme hayalleri kuran birleşmecilerin çıkarcı yeraltı dünyasında bulur kendini. Dedektifler ölen kadının sırrını çözerken, bunun hayatlarına mal olabileceği gerçeğinin farkına varırlar. Karşılarına çıkan şey, Bes?el ve Ul Qoma'daki tehlikeli güçlerdir: Ve iki şehir arasında gizlenen şey, bu güçlerin en korkuncudur.
Kafka, Philip K. Dick, Raymond Chandler gibi yazarların, 1984 romanının izlerini taşıyan Şehir ve Şehir, insanı metafiziksel ve sanatsal doruklara çıkaran bir gerilim romanıdır.

China Mieville – Yara

Yara Kitap Kapağı Yara
China Mieville
Yordam Kitap
672

Köle olarak sürgüne gönderilen bir insan yükü... Okyanuslar boyunca çekilen bir korsan şehir... Ortaya çıkarılmak üzere olan gizli bir hazine...
Yara, China Miéville'in "Yeni Crobuzon" adlı roman üçlemesinin ikinci kitabı. Üçlemenin ilk kitabı Perdido Sokağı İstasyonu gibi Yara da hiç temposu düşmeyen bir roman.
Bu bir mahkûmun yolculuğu... Unutulmuş bir halkın yaşadığı adayı, denizlerdeki en akıl almaz yaratığı ve sonunda, efsanelerde geçen bir yeri arayış... Bu, gerçekte açılan uçsuz bucaksız bir yarayı, inanılmaz bir güç ve tehlike kaynağını arayış...
"Miéville'in düşlenmiş toplumları masalsı olabilir, ama son derece tutarlı... hayranlık yaratacak kadar bulaşıcı."
Daily Telegraph

"Miéville, olağanüstü hayal gücü ve güzel anlatımıyla, hızla bilim kurgunun yeni umudu olma yolunda ilerliyor."
Daily Mirror

"Sakin mimari bir zekâyla yönetilen yaratıcılık ve sarsılmaz bir enerji..."
Guardian

Haluk Yurtsever – Özgürlük ve Örgütlülük

Özgürlük ve Örgütlülük Kitap Kapağı Özgürlük ve Örgütlülük
Haluk Yurtsever
Yordam Kitap
398

Nesnel örgütlülük gereksinimi ile reel emekçi-halk örgütlenmerli arasındaki mesafe açılıyor. Neden? Bu kitap,"neden?" sorusuna bugünden düne, dünden bugüne gidip gelmelerle yanıtlar bulmaya çalışırken, "bugün nasıl?" konusuna da giriyor.

Toplumsal mücadelede iniş çıkışlar, güneş tutulmaları hep olmuştur. Onlardan birinden geçiyoruz. Dönem, kendi aklını, "siyaset ve örgütlülükten kaçış" teorileri üreten aydınlıklardan başka türlü, bir yenilgi döneminde mücadelesi ve araçları etkisizleşen emekçilerde başka türlü üretiyor. Siyasetten ve örgütlülükten uzaklaşmanın bir ucunda; devrim, sosyalizm ve yeni toplum kuruculuğu zincirindeki tarihsel siyaset ve örgütlenme pratiklerimiz, bunlardaki çok ciddi sorunlar, emekçiler arasından bunların yarattığı sorular ve bilinçaltı sorgulamalar var. Bugün, halk kitlelerinin siyaset ve örgütlülükten uzak durmaları gerçeğini yalnızca emperyalizmin gücüne, propaganda bombardımanının etkisine, örgütlülükten kaçış teorilerine bağlayamayız. Bunlar var ve etkili olduklarında kuşku yok. Ancak, durumu anlamak ve değiştirmek için, eleştirel bakışı kendimize, solun siyaset, örgütlülük teori ve pratiğine de çevirmek zorundayız. Bu alanda, ciddi, temelli bir sorgulama ve yenilenme yaratmadan toplumsal kurtuluş amacına denk düşen bir örgütlü siyaset pratiği gerçekleştirmek olanaklı görünmüyor.

Haluk Yurtsever – Yükseliş ve Düşüş

Yükseliş ve Düşüş: Türkiye Solu 1960-1980 Kitap Kapağı Yükseliş ve Düşüş: Türkiye Solu 1960-1980
Haluk Yurtsever
Yordam Kitap
352

1960-1980 arası, Türkiye solunun kendini yığınsal ölçeklerde var ettiği, Türkiye'yi derinden etkilediği bir dönemdir. 12 Eylül 1980 ise Türkiye'nin sınıf ve siyaset yelpazesinin şiddetle parçalanıp gerici ve karşı-devrimci bir transformasyonla yeniden yapılandırılmaya başlandığı milattır.

Bu kitapta, bu 20 yıllık dönem, ortama özelliklerini veren dünya koşulları, Türkiye'nin ekonomik, toplumsal, siyasal gelişmeleri ve sınıf mücadelesi pratiği içinde, özel olarak solun, sosyalizmin yükselişi ve düşüşü merceğinden anlatılıyor.

Kitapta bir yandan, nesnel gelişmelerin ve sol öznelerin pratik siyasal etkinliklerinin somut bilgiye dayanan öyküsü özetlenirken, bir yandan da, solun çeşitli öğelerinin tarihsel ve dönemsel oluşum, biçimleniş özellikleri, ideolojik siyasal, programatik görüşleri irdeleniyor.

Türkiye Solu 1960-1980: Yükseliş ve Düşüş, genç kuşaklara bu çeşitli açılardan zengin tarih döneminin bilgisini, deneyimini aktarmayı, aynı zamanda bugün sorunlu bir evreden geçmekte olan Türkiye soluna geçmişte yapılabilenler, yapılamayanlar ve yanlış yapılanlar üzerinden yeni bir silkiniş için dersler çıkarmada katkı sunmayı amaçlıyor.

Sharon Smith – Kadınlar ve Sosyalizm

Kadınlar ve Sosyalizm Kitap Kapağı Kadınlar ve Sosyalizm
Sharon Smith
Yordam Kitap
192

Amerikalı sosyalist yazar Sharon Smith, Kadınlar ve Sosyalizm kitabında kadın sorununun sınıf, ideoloji ve dinle ilişkisini sade ve akıcı bir dille ele alıyor. Kürtaj hakkı, kadın ve erkeklere eşit ücret, ev içinde iş bölümü gibi kadın hareketlerinin ilk filizlendiği dönemlerden bu yana kadın hareketinin temel gündemini oluşturan konuları Marksist bir yaklaşımla inceliyor. Kadın hareketinin gündemleri kadar kendisini de eleştirel bir şekilde ele alan yazar, feminizmin 1960'lardan itibaren nasıl sağa kaymaya başladığını, hem kuramsal üretimlerinden hem de kadın haklarıyla ilgili konularda sergiledikleri tutumlarından yola çıkarak ortaya koyuyor. ABD'nin kadın hakları konusundaki kirli siciline geniş bir yer ayıran kitap, bu kirli sicilin izlerini yalnızca ülke sınırlarında değil, demokrasi götürmek bahanesiyle işgal ettiği topraklarda da sürüyor. Yanı sıra, türban, İslamiyet ve kadın gibi konulara da eğiliyor. Kadınlar ve Sosyalizm, kadınların kurtuluşunun sosyalizmde olduğunu tarihsel bir yaklaşımla ve güncel olgulardan yola çıkarak savunuyor.

Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu

Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu Kitap Kapağı Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu
Kolektif
Yordam Kitap
544

Marksizmi öğrenmek için öncelikle hangi eserlerden başlamalı? Doğru anlayıp yorumlamak için Marksist klasikleri nasıl okumalı? Merakla sorulan, daima tartışılan bir konudur bu. Ne soru yersizdir, ne de bu konuda yapılan tartışmalar. Zira Marksizm, hayatın tüm alanlarını kucaklayan, devrimci pratikle tamamlanan, sınırsız, çok yönlü, karmaşık bir zenginliktir. Bu devasa Marksizm edebiyatı içinde, okurların yollarını bulabilmesi kolay değildir.
Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu, bu soruları gündemine alan özgün bir çalışma olarak, her düzeyde Marksizm okuru için bir başucu kitabı olmayı hedefliyor.

Türkiye'den ve dünyadan yetkin Marksist kuramcıları bir araya getiren bu kitapta, Marksizmin kurucu ve geliştirici teorisyenleri Marx, Engels ve Lenin'in yirmi yapıtı, yirmi farklı yazar tarafından tanıtılıp değerlendiriliyor. Bu yazılarda, Marksist klasiklerin doğum iklimi, içeriği, öteki klasiklerle ilişkisi, etkileri, bugün için önemi parlak şekilde değerlendiriliyor. Böylece, okura öncelikli bir okuma listesi önerilirken, bu eserlerin nasıl okunacağına dair bir rehber de verilmiş oluyor. Yazarların bu kitap için kaleme aldıkları yazılar, Türkiye'nin önde gelen Marksist yazarlarından Taner Timur'un giriş yazısıyla sunuluyor.

Oya Köymen – Kapitalizm ve Köylülük

Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler ve Patronlar Kitap Kapağı Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler ve Patronlar
Oya Köymen
Yordam Kitap
232

Ünlü tarihçi Hobsbawm’a göre: “20. yüzyılın ikinci yarısında, bizim geçmiş dünyayla ilişkimizi sonsuza kadar koparan en dramatik ve çok önemli sonuçları olan toplumsal değişim köylülüğün ölümüdür. (...) Avrupa ve Ortadoğu çevresinde yalnızca bir köylü kalesi kaldı –Türkiye’de köylülük azaldı ama 1980’lerin ortasında hâlâ mutlak çoğunluk olmaya devam etti.” İşte bu kitabın temel konusu da dünyada ve Türkiye’de tarihsel, kuramsal verilerin ışığında, köylülükle ilgili tartışmaların eşliğinde, kapitalizmle birlikte köylülüğün geçirdiği dönüşümler; özellikle de Türkiye’de köylülüğün başına gelenlerin hikâyesidir.

Değişik kapitalizm modellerindeki köylülüğün farklı değişim süreçlerinin sanayileşmeye etkilerinin incelendiği bu çalışmada; sanayideki kapitalist sermaye birikimi yollarından farklı olan tarımsal dinamiklerin ve tarımın özgüllüğü üstünde durulmuş;dünyadaki somut gelişmelerin incelendiği 20. yüzyılda, tarımının ve tarımsal politikaların önemli dönüm noktaları ele alınmıştır. 


Türkiye’deki 1923’ten günümüze kadar tarımsal yapının değişimi, tarım politikaları ve köylülüğe ilişkin tartışmalar kitabın yarısından fazlasını kapsamaktadır. 


Sosyalistlerin ve sosyal bilimcilerin köylülüğün değişim sürecini nasıl değerlendirdikleri ise kendi başına bir düşünce tarihi niteliğindedir. Bu çalışmada, toplumsal tarih ile düşünce tarihi bütünselliği içinde olaylar, süreçler ve sınıflar, köylülük ekseninde inceleniyor.

Jim Stanford – Herkes İçin İktisat

Herkes İçin İktisat: Kapitalist Sömürüyü Anlama Kılavuzu Kitap Kapağı Herkes İçin İktisat: Kapitalist Sömürüyü Anlama Kılavuzu
Jim Stanford
Yordam Kitap
340

İktisat, iktisatçılara bırakılamayacak kadar önemlidir. Kolay okunan bu özlü kitap, meslekten olmayan okurların, kapitalizmin nasıl işlediğini (ve nasıl işlemediğini) anlamak için ihtiyaç duyacakları temel bilgileri içeriyor. Kitap, hem iktisat öğretimine hem de iktisadın kullanımına egemen olan soyut ve perdeleyici tarza karşı bir panzehir işlevi görüyor. Finans, rekabet, ücretli emek gibi temel kavramlar ve bu kavramların günlük yaşamdaki önemi tüm çıplaklığıyla ortaya koyuluyor. Yazar, "İşçilerin kapitalistlere ihtiyacı var mı?", "Neden kapitalizm çevreye zarar veriyor?", "Hisse senedi piyasalarında aslında neler dönüyor?" gibi soruların yanıtlarını veriyor. Kapitalizmin hem güçlü yönlerinin gerçekçi bir değerlendirmesini yapıyor, hem de başarısızlıklarını etkileyici bir eleştiriye tabi tutuyor. Bu kitap, eşit ve adil bir dünya için mücadele eden herkese ve iktisatla haşır neşir olması gereken sosyal bilimler öğrencilerine hitap ediyor. Eğlenceli ve eğitici karikatürlerle zenginleştirilen kitap, dünyadaki pek çok sendika tarafından eğitim kitabı olarak kullanılıyor. Herkes İçin İktisat, ekonominin gerçekte nasıl işlediğini anlamak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.

"Stanford nadiren karşılaşabileceğiniz, hayatınızı değiştirecek türde bir eğitmen. ...dünyayı değiştirecek güçte bir kitap kaleme almış."
Naomi Klein (No Logo ve Şok Doktrini kitaplarının yazarı) 

"Jim Stanford, iktisadı, sokaktaki insanın ilgi duyabileceği şekilde açıklama konusunda eşsiz bir maharet sergiliyor."
Bob White (Kanada Emek Kongresi ile OECD Sendika Danışma Komitesi'nin eski başkanı) 

"Böyle bir kitabın yayınlanmasını uzun yıllardır dört gözle bekliyordum. Parlak bir iktisatçı olan Jim Stanford, iktisadın üzerindeki gizem perdesini kaldırıp konunun herkesçe anlaşılmasını sağlayan harika bir kitap yazmış."
Maude Barlow (Uluslararası su hakları aktivisti ve Mavi Sözleşme'nin yazarı) 

"Herkes için İktisat aktivistler için müthiş bir araç. Yalın ve anlaşılır açıklamalarıyla, zekice karikatürleriyle sıradan olmaktan kesinlikle uzak."
Cy Gonick (Manitoba Üniversitesi emekli iktisat profesörü ve Canadian Dimension'ın yayıncısı)

Fahri Erdinç – Alinin Biri

Alinin Biri Kitap Kapağı Alinin Biri
Fahri Erdinç
Yordam Kitap
220

Alinin Biri romanında Fahri Erdinç, Türkiye tarihinden önemli ve anlamlı bir kesit sunuyor. Bu kesitin sunuluşunda, Ulusal Kurtuluş Savaşı'yla kurulan ülkenin tarihsel gelişimi içindeki bir gerçeklik, emekçi köylünün toprak özlemi öne çıkıyor. Alinin Biri, bu doğrultuda verilen, köylü için bağımsızlığın toprak, özgürlüğün de işlediği toprağa sahip olmakla başlayacağını vurgulayan bir mücadelenin romanı. Erdinç'in büyük bir ustalıkla çizdiği insan portrelerinden bir mozayik, deyimlerle zenginleşen bir dil ve anlatım, anlatılanın heyecanla izlenmesini sağlayan bir canlandırma başarısı...