Kemal H. Karpat – Osmanlı’dan Günümüze Asker ve Siyaset

Osmanlı'dan Günümüze Asker ve Siyaset Kitap Kapağı Osmanlı'dan Günümüze Asker ve Siyaset
Kemal H. Karpat
Timaş Yayınları
323

Askerler Türkiye'de siyasal yaşamın başaktörleridir. Askerlerin Türk siyasetindeki rollerinin geçmişi modern Türkiye'nin tarihinden çok daha eskidir. Birçok padişah ordunun baskısıyla tahttan indirilmiş veya tahta çıkarılmıştır. Bunun dışında toplumsal alanda da askeri zihniyet ataerkil bağlarla toplumun düşünce yapısına ve davranış şekline sirayet etmiştir.

Modern Türkiye'de de durum bundan çok farklı değildir. Türkiye Cumhuriyeti yaklaşık 90 senelik tarihinde birçok askeri müdahaleye sahne olmuş ve başta anayasası olmak üzere siyasal sistemi bu müdahaleler sonucunda şekillenmiştir.

Bugün Türkiye'nin siyasal gündemindeki en önemli mesele yine asker-siyaset ilişkisidir. Ülke gündemi akıl almaz derecede hareketli gibi gözükse de 20-30 senelik periyotlarla bakıldığında aynı tartışmaların halen devam ettiğini ve pek bir ilerleme kat edilemediğini görüyoruz. Gündelik tartışmalar ve yüzeysel yaklaşımlar sorunun temellerine inmemizi engelliyor.

Kemal Karpat bu eserinde disiplinler arası bir çalışmaya imza atarak bu boşluğu doldurma adına önemli bir adım atıyor. 31 Mart olayından 80 darbesine, Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'na sürüklenişinden devşirme sistemine kadar asker-siyaset ilişkisini toplumsal kökenlerini gözler önüne sererek inceliyor.

Türk siyasetinde jakobenliğin kökenleri nelerdir?
31 Mart olayının arka planı tam olarak neydi?
İttihat ve Terakki'yi ortaya çıkaran dinamikler nelerdi?
Kuruluşundan itibaren CHP sürekli ordu yandaşı politikalar mı izledi?
İnönü bir diktatör müydü demokrat mıydı?
Çok partili siteme geçişte dış dinamikler nasıl rol oynadı?
Türk modernleşmesi neden tepeden inmeci bir yöntem izledi?
Modern Türkiye'nin oluşumunda Abdülhamit figürü neden bu kadar önemli?
Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'na zorla mı sokuldu?
Türk toplumu neden askere kutsallık atfeder?

Kemal H. Karpat – Türk Siyasi Tarihi

Türk Siyasi Tarihi Kitap Kapağı Türk Siyasi Tarihi
Kemal H. Karpat
Timaş Yayınları
368

Prof. Dr. Kemal H. Karpat, Türkiye'de hâl-i hazırda var olan siyasal sistemi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminden başlayarak kendine has üslubuyla yaptığı dikkat çekici analizlerle anlatıyor.

Türkiye'de modern siyasal sistemin başlangıcı olarak 1839 Tanzimat Fermanı'nı kabul eden Kemal H. Karpat, bu yeni anayasal süreçle beraber Osmanlı toplumunda nelerin değiştiğini, dönemin önde gelen edebiyatçıların ve düşünürlerinin eserlerinden, gazete yazılarından yola çıkarak yorumluyor, bu yorumlarını da belgelerle zenginleştiriyor.

Daha sonrasında Meşrutiyet'in ilânı ve Jön Türk Devrimiyle Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasal rejimi olan "istibdat dönemi"nin bitişi ve akabinde Cumhuriyet'in ilânı, CHP'nin tek parti olarak devletin başına gelmesi, en nihayetinde çok partili sisteme geçiş, ordunun her dönemde nasıl siyasal rejimin en önemli unsuru haline geldiği ve aralarda yaşanan darbeler...

Kemal H. Karpat, Türk Siyasi Tarihi kitabında her dönemi anlatan/açıklayan en önemli sâiklerin temellerinin, nasıl bir önceki dönemde atıldığını ve tarihin ancak edebiyat, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi ilim dallarıyla kullanıldığında temel sorulara nasıl cevap verdiğini birbirinden farklı birçok örnekle sentezleyerek okuyucusuyla paylaşıyor.

"Türkiye'deki politik sistemin dengesizliğini, öncelikle anlaşmazlıkların giderilmesinde uygulanan geleneksel yöntemlerin bir kenara bırakılmasıyla ve sosyopolitik değişime uyum süreciyle açıklamak gerekir. Yine de Türkiye'deki politik sistemin yaşadığı kesintisiz bunalımı anlayabilmek için bu sistemin evrimini sosyal gruplar, yönetici seçkinler ve yapısal farklılaşma sürecinin parçası olmuş bazı uluslararası olaylar arasındaki etkileşimi göz önünde bulunduran geniş bir kavramsal çerçeve içinde çözümlemek zorundayız."
Prof. Dr. Kemal H. Karpat

William Shakespeare – Romeo ve Juliet

Romeo ve Juliet Kitap Kapağı Romeo ve Juliet
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
133

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Romeo ve Juliet'de birbirinden farklı pek çok toplumda benzerleriyle karşılaşılan trajik bir ilişkiyi, düşman ailelerin çocukları arasında doğan aşkı ele alır. Romeo ile Juliet'in umutsuz aşkını romantik örgüsünün yarı karanlık örtüsüyle sarmalayan eser, buna rağmen insan ilişkilerini gerçekçi bir anlayışla gözler önüne serer.

William Shakespeare – Venedik Taciri

Venedik Taciri Kitap Kapağı Venedik Taciri
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
115

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle dört yüz yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, en ünlü ve en güçlü eserlerinden biri olan Venedik Taciri'nde hemen her karakterle seyirciyi büyülemektedir.

Shylock başta olmak üzere her karakterde onca zıtlığı bir arada barındırabilen insan doğası çok büyük bir maharetle sergilenmektedir. Seyirci pek sevdiği bir karakterden, hemen bir sahne sonra nefret ettiğini ve bir tiradıyla tekrar sempati duymaya başladığını hissedebilir.

Bu yüzden Venedik Taciri, Shakespeare büyüsünün doruk noktalarından biri olmaya devam etmektedir.

Peyami Safa – Türk İnkılabına Bakışlar

Türk İnkılabına Bakışlar Kitap Kapağı Türk İnkılabına Bakışlar
Peyami Safa
Ötüken Neşriyat
202

Türk İnkılâbı'nın temellerini erken bir dönemde hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek açıklıkla aşikâr kılan bir eserdir. "Türk İnkılâbına Bakışların iki özelliği vardır. Birincisi inkılâp öncesi fikir cereyanlarını en gerçek kaynaklarıyla ortaya koymaya çalışmış olmasıdır. Kitaptaki vesikalardan, Atatürk inkılâbının İkinci Meşrutiyette ortaya çıkan ve müdafaası yapılan Avrupalılaşma hareketinden aynen ilham aldığı görülür. Eserin ikinci özelliği, Türk İnkılâbının tarih felsefesi, medeniyetlerin mukayesesi, Şark (Doğu) ve Garp (Batı) mefhumlarının tahlili, İslâm Türk ve Batı düşünceleri arasındaki kaynakların müşterek oluşunu izah bakımından ilk deneme oluşudur.

Alan Fisher – Kırım Tatarları

Kırım Tatarları Kitap Kapağı Kırım Tatarları
Alan Fisher
Selenge Yayınları
336

Ruslara göre Kırım kesinlikle bir sömürge değil, aksine eski çağlardan beri Rus toprağıdır ve dolayısıyla Rusların oraya gelişi bir istila değil, atalarına ait olan toprakların istirdatıdır.
Cesetlerin köy ve kasaba sokaklarında tepeleme yığıldığı 1931-1933'iin korkunç kıtlık yıllarında yabancı vapurlar Kırım limanlarında ara vermeksizin altın gibi buğday yokluyorlar, borularla tankerlere şıra doldumyorlardı. Korkunç kıtlık geride kalan herkesi biçti. Kendi mahsulünden mahrum bırakılan Kırım Türklerine bu bölgeye mahsus yiyecek maddesi .sokulmuyor, insanların sokaklarda köpek gibi açlıktan ölmesi zevkle seyrediliyordu. Çünkü onlar insan değildi..
Ruslara göre Kazaklar, Kırgızlar, Tatarlar Cengiz'in ve Timur'un torunlarıydılar ve Amerika'da Kızılderililere nasıl muamele edilmişse, onlara da öyle muamele edilmeliydi. Ya peki Naziler? Onlar da Reich'a katıldıktan sonra Kırım'da Tatarlara yer olmadığı kanaatindeydiler. İlk ırkçı Nazi teorisine göre "Moğol, Tatar ve Kırgız aşağı ırkla eşdeğer kelimelerdi ve Rusya'nın Asyalaşması ırkî saflığını yok etmişti." 1943'lerde bile Almanya'da gösterilmek üzere yapılmış bir propaganda filminde Almanlar Kırım'da yerlerini "daha asil bir ırkın alacağı" "Tatar tiplerden ve Asyalı geri kalmışlıktan" bahsediyorlardı. Hitler, 16 Temmuz 1914'de "Kırım'ın bütün yabancıların sürüleceği veya tahliye edileceği saf bir Alman kolonisi olacağına" karar vermişti.

Favell Lee Mortimer – Asya’da Uzaklarda

Asya'da Uzaklarda: Misyonerlerin Masum Olmayan Seyahat Notları Kitap Kapağı Asya'da Uzaklarda: Misyonerlerin Masum Olmayan Seyahat Notları
Favell Lee Mortimer
Destek Yayınları
136

Misyonerlik faaliyetlerinin iç yüzünü anlatan gerçek tarihi bir belge
Elinizdeki kitap aşağıdaki cümlede özetlenen düşünce tarzı ile Hıristiyan misyonelerin Asya'da yaptıkları seyahatlerin notlarını tuttukları bir eserdir.
"Asya, Tanrı'nın oğlunun doğduğu ve bir zamanlar yaşadığı yerdir ancak dünyada en fazla nüfus Asya'da olmasına rağmen en az Hıristiyan bu kıtada yaşar."
Hıristiyan gençlerin dünyada olup bitenlere duyarlı olması amacını taşıyan bu eserde özellikle 'Kutsal Topraklar' diye adlandırılan bölgeyi ellerinde bulunduran Türklere karşı aşağıdaki cümlelerde de görülebilecek olan gizli bir öfke ve İsrail'in kurulacağını müjdeleyen ifadeler vardır:
"Sonraları sapkınlaşarak putlara tapmaya başlayan Hıristiyanlara ceza olarak tanrı Türkleri göndermiş, onlar da kiliseleri camilere çevirmişlerdir"

"Tanrı bir daha kiliselerimizin Türkler tarafından camilere çevrilmesi cezasını vermesin!"

"Türk camilerinden gelen ezan sesini duymak ve insanları ne yapmaya çağırdığını bilmek insanı üzer çünkü insanlar Hz. İsa'ya değil Hz. Muhammet'in tanrısına ibadete çağrılmaktadırlar. Yani insanlar tanrısızlığa davet edilmektedirler."
"Çerkezistan güzel olmasına karşın mutsuz bir ülkedir. Ruslar bu insanları sürekli korku altında yaşatırlar ancak Çerkezlere daha çok zarar veren millet Türklerdir. Çünkü Türkler onları Müslüman yapmışlardır."
"Maalesef bir zamanlar bu diyarda yaşayan Museviler bu diyardan sürüldüler. Kutsal toprakların efendisi şu anda Türklerdir. Bildiğiniz gibi Türkler de Müslümandırlar."
"Bu topraklar Museviler günahlarını itiraf edip Hz. İsa'ya döndükleri zaman tekrar verimli, barışçıl ve kutsal olacaklar ve Hz. Zekeriya'nın sarf ettiği 'Diyecekler ki bir zamanlar harap olan bu yer şimdi Cennet Bahçesine dönüştü,' sözleri o gün gerçekleşecektir."

Ziya Şakir – Talat – Enver – Cemal Paşalar

Yakın Tarihin Üç Büyük Adamı: Talat - Enver - Cemal Paşalar Kitap Kapağı Yakın Tarihin Üç Büyük Adamı: Talat - Enver - Cemal Paşalar
Ziya Şakir
Akıl Fikir Yayınları
256

Ankara: 2.Şubat.1943
Azizim Ziya Şakir,
Gönderdiğiniz iki eserinizi büyük memnunlukla aldım. Fatihi tefrikahalinde tamamen takib etmiştim.
Talat, Enver, Cemal Paşalar namındaki çok değerli eserinizi de dikkatle okudum. Tebrik ederim. Herhalde bu üç zatın ruhları bize hitab etmiye muktedir olsalardı son zamanda kendilerine de ederlerdi. Bunların içerisinde en çk tanıdığım ve sevdiğim Talat paşadır. İstanbuldan ayrılırken yazdığı mektubun klişesini Tasviri Efkarda okuduğum zaman gözlerim yaşardı. Bu feragatli İnkilab çocuğunu yeni nesle siz tanıtmış oldunuz. Bayana, size çok, pek çok selamlar.
Celal Bayar

Ziya Paşa – Endülüs Tarihi

Endülüs Tarihi: Ortaçağ Avrupası'nda Bilim ve Medeniyetin Ulaştığı Zirve: Endülüs İslam Devleti Kitap Kapağı Endülüs Tarihi: Ortaçağ Avrupası'nda Bilim ve Medeniyetin Ulaştığı Zirve: Endülüs İslam Devleti
Ziya Paşa
Timaş Yayınları
528

Endülüs'te İslam hakimiyeti, 711 yılında büyük komutan Tarık bin Ziyad'ın öncülüğündeki Emevî ordusunun İspanya'ya girmesiyle başlar. 800 yıl boyunca; Emevî Valileri, Emevî Emirleri, Emevî Halifeleri, Hammûdîler, Tavâif-i Mülûk, Murâbıtîn, Muvahhidîn ve son olarak Gırnata Benî Ahmer İslam Devleti'nin hüküm sürdüğü bu topraklarda aynı zamanda Muhyiddin ibni Arabî, İbni Rüşd, İbni Bâce, Zerkâli gibi birçok âlim yetişmiştir. Ortaçağ Avrupası'nın hatta dünyanın seyrini değiştiren bu muazzam medeniyet 1492 yılında bütün kütüphaneleri yıkılıp, medeniyeti ayakta tutan bütün kitaplar yakılarak yok edilmiştir.

Dönemi içinde özgürlükleri ve meşrutiyeti savunan Batılılaşma yanlısı, yenilikçi, Tanzimat Edebiyatı'nın öncüleri arasında yer alan Ziya Paşa, Endülüs Tarihi isimli kitabını, Müslümanların Endülüs'teki mühim birikimlerinin o ana kadar hiçbir esere konu edilmemesi sebebiyle kaleme almıştır. Ancak bu medeniyete dair yazılı bilgiler Hristiyanlar tarafından yakıldığından ve mevcut kaynaklar iki zıt dinin mensuplarınca yazılmış olduğundan doğru ile yanlışı ayırt etmek de oldukça zorlaşmıştır. Buna rağmen Ziya Paşa bazı tarafsız Avrupalı tarihçilerin verdikleri bilgileri aktarmak ve bu medeniyetin birikimlerinden Osmanlı halkının da istifade edebilmesini sağlamak niyetiyle zamanında 4 cilt olarak basılmış bu eseri hazırlamıştır. Ona göre Endülüs kesinlikle araştırılması gereken, fakat siyaset ve medeniyet açısından uzak kalınmış bir coğrafyadır.

Eser yayınladığı dönemde çoğu yazar ve şâirin dikkatini çekmiş, Endülüs Müslümanlarının hem tarihine hem de yüzyıllar boyu süre gelen İslam geleneğinin bir parçası olan ilim, kültür ve medeniyetine ilgiyi canlandırmıştır. Ziya Paşa'nın çeşitli Fransızca ve Arapça tarih kitaplarından derleyerek ve bununla birlikte yaşadığı dönemin edebi zevkini müthiş bir zenginlikle sunarak hazırladığı Endülüs Tarihi, Osmanlı Türkçesi alanında uzman Yasemin Çiçek tarafından meşakkatli bir çalışma neticesinde sadeleştirilerek neşre hazırlanmıştır.

İsmail Çolak – Osmanlı’nın Gizli Tarihi

Osmanlı'nın Gizli Tarihi Kitap Kapağı Osmanlı'nın Gizli Tarihi
İsmail Çolak
Nesil Yayınları
336

Tarihin esrarını, olanca bilinmezliğiyle koruduğu yerlerden biri de hiç şüphesiz bizim ülkemizdir. Türkiye tarihinin geniş bir kesiti hâlâ gizemini muhafaza etmekte ve bitmeyen tartışmaların odak noktasındaki yerini korumaktadır.Osmanlı´nın Gizli Tarihi, tarihçileri ve tarih okurlarını asırlardır meşgul eden Osmanlı´ya dair kimi karanlık hadisenin üzerindeki esrar perdesini aralama gayesiyle hazırlandı. Kitapta sizi, geniş bir yelpazeye yayılan, renkli ve ilgi çekici konular beklemekte.Osmanlı´nın Gizli Tarihi´nin büyük bölümü Osmanlı´ya, Osmanlı-Batı ilişkilerine, Osmanlı´nın bilinmeyenlerine ve Osmanlı´nın son kahramanlarına ayrılmış. Bu bölümlerde Osmanlı´daki bir kısım hâdisenin ve şahsiyetin saklı kalmış çehresi ile yakın tarihimizin tartışılan önemli bazı kesitleri aydınlığa kavuşturulmuş. Eserin son kısmı da Osmanlı´nın "arka bahçesinde", yani Osmanlı´nın yokluğunda barış ve istikrara susayan, fırtınaların hiç durulmadığı mahzun coğrafya Ortadoğu´da süre giden olayların can alıcı kilometre taşlarına hasredilmiş. Osmanlı bulmacasının eksik karelerini tamamlamak için eşi bulunmaz bir eser…

Yusuf Halaçoğlu – Tarih Gelecektir

Tarih Gelecektir: Etnik Yapısından Ermeni Meselesine Türkiye Kitap Kapağı Tarih Gelecektir: Etnik Yapısından Ermeni Meselesine Türkiye
Yusuf Halaçoğlu
Babıali Kültür Yayıncılığı
160

Tarih gelecektir... Çünkü tarih, geçmiş olayları inceleyip, oradan ulaşılacak bilgi ve tecrübelerle geleceğimize yön veren bir bilimdir.

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, elde ettiği gerçekleri korkmadan dile getirebilen bir bilim adamı. Bir kargaşa ortamına doğru sürüklenen Türkiye'de asılsız tezlere, dış kışkırtmalara karşı bilgi ve belgelerle cevap veren bir aydın. Buna rağmen kendi ülkesinde ırkçılık ve faşistlikle itham edilip saldırılara uğrayabiliyor. Yakın zamanda Ermeni dönmeleri, Kürtler ve Alevilerle ilgili söylediği sözlerle etnik kimlik tartışmalarına sebep olan Halaçoğlu, Ermeni meselesi üzerinde çalışan en yetkin isim durumunda.

Elinizdeki kitap, tartışmalara yol açan bu konuların arka planını herkesin anlayabileceği şekilde gözler önüne seren bir çalışma. Prof. Dr. Halaçoğlu, bu kitapla geleceğimizin tarihimizi doğru bilmemize bağlı olduğunu savunuyor.

"Ermeni konusunda çalışırken bize dediler ki; 'Türkün Türke propagandasını yapıyorsunuz boşverin.' 'Evet öyle yapıyoruz' dedim. Önce benim halkım inanmalı bana, bu konuyu bilmeli. Yabancı toplumlarla kendi halkımızın desteğini almadan nasıl mücadele edebiliriz?

Öyleyse Türk olduğumuzu önce kendi halkımıza göstermeliyiz. Bunu öğrettiğimiz zaman dünyayla baş edebiliriz."

Kemal Beydilli – Yeniçeriler ve Bir Yeniçerinin Hatıratı

Yeniçeriler ve Bir Yeniçerinin Hatıratı Kitap Kapağı Yeniçeriler ve Bir Yeniçerinin Hatıratı
Kemal Beydilli
Yitik Hazine Yayınları
224

Yeniçeri Ocağı hakkında şimdiye kadar yazılan en kapsamlı bilgileri aktaran yazar, belgelerin desteğiyle ocak hakkında bilinmeyen taraflara ışık tutuyor. Eserin ikinci kısmında bir yeniçeriye ait olan hatırata yer verilerek dönemin Osmanlı hayatı hakkında ilginç bilgiler sunuluyor.

Mahmut Goloğlu – Devrimler ve Tepkileri

Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1: 1924-1930 Devrimler ve Tepkileri Kitap Kapağı Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1: 1924-1930 Devrimler ve Tepkileri
Mahmut Goloğlu
İş Bankası Kültür Yayınları
376

Devrimler ve Tepkileri, genç Cumhuriyet’in peş peşe yapılan devrimlerle en hızlı değişimleri ve dönüşümleri yaşadığı bir dönemde, 1924 - 1930 arasına mercek tutuyor.
Devrimler ve Tepkileri yakın, tarihimizin parça parça hatırladığımız olaylarını yeniden bir bütün olarak görmek; bu döneme ait bilgi edinmek ya da bilgi tazelemek isteyenler için...

Cumhuriyet Anayasası’nın kabulü, halifeliğin kaldırılması, üniversite özerkliği ile basın özgürlüğünün kurumsallaşması, şapka ve kıyafet devrimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması, hukuk ve eğitim alanındaki devrimler, laiklik, harf devrimi, dil devrimi..

Kronolojik bir kurguyla hazırlanan kitap, sadece devrimleri değil, o döneme damgasını vuran pek çok olayı da anlatıyor: Musul sorunu, Hakkâri olayları, Terakkiperver Fırka, Şeyh Sait İsyanı, İzmir Suikastı, Yavuz-Havuz davası, Serbest Fırka, Menemen Olayı...

Goloğlu, Genelkurmay Harp Dairesi’nin de incelemesine sunarak olumlu yanıt aldığı kitabında, bu canlı ve benzersiz dönemi, alışılmadık yalınlıkta ve nesnellikte sunuyor.

Devrimler ve Tepkileri, yakın tarihimizin parça parça hatırladığımız olaylarını yeniden bir bütün olarak görmek; bu döneme ait bilgi edinmek ya da bilgi tazelemek isteyenler için.

Mahmut Goloğlu – Erzurum Kongresi

Milli Mücadele Tarihi 1: Erzurum Kongresi Kitap Kapağı Milli Mücadele Tarihi 1: Erzurum Kongresi
Mahmut Goloğlu
İş Bankası Kültür Yayınları
254

Mahmut Goloğlu'nun Milli Mücadele Tarihi dizisinin ilk kitabı, Milli Mücadele'nin dönüm noktalarından Erzurum Kongresi'ni hazırlayan koşulların bir tablosuyla açılıyor.

İtilaf Devletleri'nin Doğu Anadolu'da ve Doğu Karadeniz'de bağımsız devletler kurulmasına yönelik desteği, bu yörelerde Müdafaa-i Hukuk hareketlerinin doğuşuna yol açar.

Mütareke ortamının işgal ve belirsizliklerle örülü ortamında, çetelerin patlayan silahları arasında Müdafaa-i Hukuk derneklerinin meşru zemin arayışları sürmektedir.

Bu arayış, böyle bir ortamda Samsun'a çıkan Mustafa Kemal'in de dikkatinden kaçmaz. Böylece Milli Micadele'nin halka ve hukuka dayanan zemininin temelleri, asıl kaygısı bölgenin kuruluşuna odaklanmış olan Erzurum Kongresi'nde atılır...

Sivas Kongresi ve TBMM'ye uzanan yolun ilk etabını konu alan bu kitap, modern tarih yönteminden de yararlanan ilk örneklerden biri:

Ekler bölümünde, Milli Mücadele'nin ilk aşamalarında yer almış pek çok kişinin, bu kitap için kaleme aldıkları ve anlattıkları tanıklıkları ile birlikte...

Mahmut Goloğlu – Sivas Kongresi

Milli Mücadele Tarihi 2: Sivas Kongresi Kitap Kapağı Milli Mücadele Tarihi 2: Sivas Kongresi
Mahmut Goloğlu
İş Bankası Kültür Yayınları
168

Bu kitapta Erzurum kongresinin halka ve hukuk zeminine dayanan meşruluğunun, Sivas Kongresiyle Misak-ı Milli sınırları çerçevesinde nasıl ulusal bir nitelik kazandığını mercek altına alıyor.