Andrew Mango – Atatürk
Biyografi , Tarih / 14 Ağustos 2018

Kitap Adı: Atatürk: Modern Türkiye'nin Kurucusu Yazar: Andrew Mango Yayıncı: Remzi Kitabevi Sayfa Sayısı: 752 Uzman bir yazar, nesnel bir yapıt; İşte Atatürk’ün yaşamı ve mücadelesi!… İstanbul doğumlu İngiliz yazar Andrew Mango, beş yılı aşkın bir süre yaptığı araştırmalar sonucu, bu yapıtla kapsamlı ve nesnel çalışma ortaya koyuyor. Türkiye’nin, bağımsızlığı ve varoluşu yolunda Atatürk gibi bir liderle yakaladığı olağanüstü şansı irdeleyen yazar, onu salt lider özellikleriyle değil, yakın çevresi ve insan ilişkileriyle de yansıtmayı başarırken, dönemin toplumsal yapısı ve güç dengelerine de açıklık kazandırıyor. Prof. Geoffrey Lewis Atatürk için “O, tek bir insanın neler yapabileceğini gösteren 20. yüzyılın olağanüstü lideri” diyor. Evet, kitleleri ardından sürükleyebilen, insanları birbirine kenetleyebilen siyasal önder… Ancak sonuçta Atatürk de herkes gibi bir insan… Karizması, zaafları, kadınlarla olan ilişkileri, dostlukları, nefretleri, iyilikleri ve hatta kıskançlıklarıyla bir insan… Mango, bu olağanüstü çalışmasıyla, Atatürk’ü işte bu yönleriyle daha bir yakınlaştırıyor bize. Bu basımda Saltanat ve Cumhuriyet dönemine ilişkin tüm yazılı kaynaklara ulaşılmıştır. Çoğu eski yazı birçok belge aslından olduğu gibi aktarılmış, döneme özgü söyleyiş ve ifade özellikleri korunmuştur.

George Vernadsky – Moğollar ve Ruslar
Tarih / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Moğollar ve Ruslar Yazar: George Vernadsky Yayıncı: Selenge Yayınları Sayfa Sayısı: 536 Bazı Rus tarihçiler, Rusya’da Moğol dönemini anlatırken “Moğollar bize kan ve gözyaşından başka ne getirdi?..” diye başlarlar söze. Hatta pek çok tarihçinin kanaati de böyledir. L.N. Gumilev, “Eski Ruslar ve Büyük Bozkır Halkları” adlı eserinde bu görüşü tamamen çürütmekte ve Moğolların elçilerini öldüren bir şehir dışında hiçbir yeri yakıp yıkmadıklarını ve sembolik vergiler koyduklarını belirtir. G. Vernadsky, bu görüşe katılmamakla birlikte Rusların bugünkü idari kurumlarının çoğunu Moğollardan aldıklarını ve Moğol istilasının sanıldığı kadar kötü sonuçlan beraberinde getirmediğini kaydetmektedir.Eğer Rusya Rusya olabilmişse, bunu Moğol istilasına borçludur. Türk halkları belki savaşta acımasızdılar, amansızdılar, ama asla “barbar” değillerdi.

Doğu Perinçek – Kemalist Cumhuriyet
Tarih / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Kemalist Cumhuriyet: Komintern Belgelerinde Türkiye 2 Yazar: Doğu Perinçek Yayıncı: Kaynak Yayınları Sayfa Sayısı: 102 Doğu Perinçek, Komünist Enternasyonal’in 1919 yılından 1943’e kadar çıkardığı bütün Almanca yayınları, teorik organları, haber dergilerini, kongre tutanaklarını, kararları, raporları ve diğer belgeleri sayfa sayfa tarayarak Türkiye üzerine yazılmış yazı ve bölümleri saptadı. “Komintern Belgelerinde Türkiye” dizisi bu titiz çalışmanın ürünü. Aydınlık Yayınlarının altı kitap olarak tasarladığı fakat tamamlayamadığı diziyi yayınevimiz beş kitap halinde yayınlıyor: 1. Kurtuluş Savaşı ve Lozan 2. Kemalist Cumhuriyet 3. Kürt Sorunu 4. Komünist ve İşçi Hareketi 5. Şefik Hüsnü, Komintern Yazı ve Konuşmaları İkinci kitap, Komintern’in bakış açısıyla, Cumhuriyet’in açıklanmasından, 1934 yılına kadar olan dönemi; Devrimi ve Cumhuriyet tarihini içeriyor Doğu Perinçek’in önsözüyle…

Doğu Perinçek – Orta Asya Uygarlığı
Tarih / 29 Temmuz 2018

Kitap Adı: Orta Asya Uygarlığı Yazar: Doğu Perinçek Yayıncı: Kaynak Yayınları Sayfa Sayısı: 126 Doğu Perinçek, kırk yıldır, Türk tarihi üzerine araştırmalar yapıyor. 1973 yılında yazdığı, Orta Asya kavimlerinin tarihsel gelişimlerini inceleyen Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek başlıklı kitabı, bu çalışmaların ilk ürünüydü. İlk üç basımı toplam 23 bin adet satan bu kitap, Türk tarihçilerinin Orta Asya süreçlerine ilişkin Milliyetçilikten kaynaklanan ciddî bilimsel yanlışlarının eleştirisi ekseninde yazılmıştı. Doğu Perinçek, araştırmaları sırasında, Orta Asya’nın uygarlaşma süreçlerine ilişkin çok yeni bulgu ve bilgilere ulaşmıştır. Bu kitapta, Türkiye’de bilinmeyen ve işlenmeyen iki önemli tarihî olgu sunuyor: Birincisi, 2 300 yıl önce, Turfan havzasında, çölün altında inşa edilen, “Yeraltındaki Çin Şeddi” denen, 5 bin kilometre boyundaki sulama kanalları ağıdır, ikincisi, Göktürk parasının bulunduğu konusudur. Elinizdeki kitap, Türk adının kökenindeki uygarlık devrimi, Orta Asya’da para ve devlet, Turfan’daki uygarlık harikası Karız Kanalları, Kaşgarlı Mahmut, Osmanlı’ya kalan Orta Asya uygarlık mirası ve Türklerin uygarlık mayası konularının incelendiği altı bölümden oluşuyor. Orta Asya Uygarlığı, Avrupa merkezli tarihçiliğin Orta Asya’ya tepeden bakışlarını çürütüyor ve Orta Asya’nın görülmek istenmeyen uygarlık birikimine bazı örneklerle dikkat çekiyor.

Ömer Seyfettin – Balkan Harbi Hatıraları
Tarih / 27 Temmuz 2018

Kitap Adı: Balkan Harbi Hatıraları Yazar: Ömer Seyfettin Yayıncı: DBY Yayınları Sayfa Sayısı: 216 Ömer Seyfettin Türk Edebiyatı tarihinde her şeyden önce hikâyeleriyle öne çıkmış bir kişiliktir. Bununla beraber o, hikâyelerinin yanında makale, deneme, eleştiri, fıkra, anı, tiyatro ve şiir türlerinde de eserler vermiştir. Bu yönleriyle tanıdığımız Ömer Seyfettin’in bir de esaret günleri söz konusudur. Şöyle ki: Ömer Seyfettin, Aralık 1908 ile Ocak 1909 arasında, Selanik’teki Üçüncü Ordu’nun Nizamiye Taburu’na tayin edilmiştir. Burada eşkıya takip maksadıyla, birçok yerleşim merkezini gezmiş, Türk ve İslâm düşmanı komitecilerin Müslümanlara karşı yaptıkları pek vahşi ve son derece barbarlık örneği hâdiseleri yerinde müşahede etmiştir. Savaşın toplum düzeninde meydana getirdiği sarsıntıları, acıları, yıkıntıları yakından gören ve yaşayan Ömer Seyfettin, Yanya Kalesi’nin savunmasında Yunanlılara esir düşmüş, önce farklı yerlerde tutulmuş, daha sonra Nafplion kasabasında yaklaşık bir yıl esir kalmıştır. Kitaptaki hatıraların bir kısmı da bu dönemi kapsamaktadır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde Ömer Seyfettin’in hayatı, sanatı, eserleri ve eserlerinde Balkanlar ile ilgili yazılar; ikinci bölümde, Balkan Harplerinin kısa tarihi; üçüncü bölümde, Ömer Seyfettin’in Balkan Harbi Hatıraları; son bölümde ise konuyu tamamlayıcı yazılar yer almaktadır. Son bölümde yer alan ilk iki yazı, Ömer Seyfettin’in İbrahim Alaattin Gövsa’ya ve Kenan Hulusi Koray’a anlatımlarından oluşmaktadır. Bu bölümde ayrıca, Ömer…

Yalçın Küçük – Çöküş – Gizli Tarih
Tarih / 26 Temmuz 2018

Kitap Adı: Çöküş – Gizli Tarih Yazar: Yalçın Küçük Yayıncı: Mızrak Yayınları Sayfa Sayısı: 416 Yalçın Küçük uzun bir aradan sonra Çöküş kitabıyla okuyucularının karşısına çıkıyor. Çöküş’te İstiklal Marşı’nın yazımından Koçgiri İsyanı’na, Tekke ve Dergâh’lardaki judaik damarlardan Musul’un kaybedilmesine kadar birçok konuda özgün fikirler bulacaksınız. Cumhuriyet’in çöküşünü anlayabilmek için kuruluşundaki dinamikleri tahlil etmek gerektiğini iddia eden Küçük, yalnızca tarih yazmakla kalmıyor; bugünün temel sorunlarına da bilimsel açıklamalar getiriyor. Tek bir cümleyle özetleyecek olursak, Cumhuriyet’in ve insanımızın çöküşü bu kitabın leit motifidir. Tarihe ve topluma bakarken kullandığı yöntemin önemini vurgulayan Yalçın Küçük, roman yazma tekniklerinden çok fazla yararlandığını belirtiyor. Brechtiyan bir üslupla yazılmış bu kitaptan yoğun tarih bilgisinin yanında edebi bir tat alacağınızı da umuyoruz.

Sevan Nişanyan – Yanlış Cumhuriyet
Tarih / 16 Temmuz 2018

Kitap Adı: Yanlış Cumhuriyet: Atatürk ve Kemalizm Üzerine 51 Soru Yazar: Sevan Nişanyan Yayıncı: Everest Yayınları Sayfa Sayısı: 525 Bu çıkmazı aşmak için, bir zihin devrimine gerek vardır. Türkiye’de çağdaş ve özgürlükçü düşünce, kendisini yetmiş vrya seksen yıldan beri cenderesine alan ipoteği atmalı, Türk modernleşmesinin tarihi, eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmelidir. Ancak bu kambur atıldıktan sonradır ki, Kemal Atatürk adındaki parıltılı ve trajik insan, gerçek boyutlarında ele alınabilir; Türkiye gibi toplumlarda yüzyılda bir yetişen bu büyük kabiliyet, olağanüstü ihtirasları ve olağanüstü hatalarıyla, tarihte ait olduğu yere konabilir.

Rene Guenon – Dante ve Ortaçağ’da Dini Sembolizm
Tarih / 8 Temmuz 2018

Kitap Adı: Dante ve Ortaçağ'da Dini Sembolizm Yazar: Rene Guenon Yayıncı: İnsan Yayınları Sayfa Sayısı: 66 Sembollerin temsil ettikleri kültürel kodların ifadelendirilmesi ve bunun zaman-mekan-insan üçgeninde çözümlendirilmesiyle ilgili, Guenon’un dikkat çeken eserlerinden biri olarak öne çıkan bu çalışma, sizi sembolik anlamlar üzerinde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor; Mirac’tan Ortaçağ’a, Ortaçağ’dan günümüze gelen bir zihni yolculuk olacak bu. Bu kitapta dikkat çeken iki önemli konu var: Dini sembolizmin Ortaçağ’daki yaygınlığı ile Dante’nin eserlerinde görülen İslam ve Hıristiyanlığın ortak etkileşimi…

Yılmaz Öztuna – Türkler
Tarih / 8 Temmuz 2018

Kitap Adı: Cumhuriyet Dönemi Öncesinde Türkler Yazar: Yılmaz Öztuna Yayıncı: Babıali Kültür Yayıncılığı Sayfa Sayısı: 260 Yılmaz Öztuna, TÜRKLER’de, destanlar, Türkler’in ve Türkiye’nin menşei, devlet idaresi, zaferler, denizcilik, Türk inkılabının menşei, kültür ve sanat hayatı ve cemiyet hayatı temel başlıkları altında, Türk tarihinden yapraklar sunuyor. “İlk Türk İmparatorluğu, başındaki hanedanın adıyla, ‘Kun’ veya ‘Hun’ diye anılmaktadır. Başlangıçta ‘Türk’ adı, Türkçe konuşan kavimlerden yalnız birinin ismiydi. Sonradan bütün Türkçe konuşanlara Türk denmiştir. Kelime, ‘kuvvetli’ demektir ve ilk çağlarda ‘Türük’ şeklinde söyleniyordu. Bu kelime, şimdiki bilgilerimize göre ilk defa M.Ö. 1328’e doğru bir Çin vekaayî-nâmesinde geçmektedir.” “1085 yılında Avrupa’da artık Anadolu’ya ‘Turkiya’ yani ‘Türk ülkesi’ denmeye başlanmıştı. Anadolu’nun fethi için yüzyıllarca hazırlanan Türkler, 1077’de Türkiye devletini kurduktan sonra da, yeni anayurtlarını savunmak, geliştirmek, ayakta tutmak ve büyük bir devlet haline getirmek için çalışmışlardır. Bugün itibariyle, Türkiye devleti kurulalı 900 yılı geçmiştir. Bu hadise, Türk milletinin tarih boyunca meydana getirdiği en büyük eserdir.”

Yılmaz Öztuna – Sultan 2. Mahmud
Tarih / 8 Temmuz 2018

Kitap Adı: Sultan 2. Mahmud Yazar: Yılmaz Öztuna Yayıncı: Ötüken Neşriyat Sayfa Sayısı: 141 Sultan İkinci Mahmud; Orta Afrika ile Orta Avrupa arasında uzanan, hemen bütün eyaletleri tehlike altında bulunan, Türkiye tarihinin en büyük isyanı olan Mehmed Ali Paşa isyanının içinde, ordusunu kendisi lağv ve ilga etmiş, donanması İngiltere-Fransa-Rusya tarafından yakılmış, dağılmak üzere olduğu sanılan Osmanlı İmparatorluğu’na yeni bir hayat verdi. Türkiye’yi, Türkistan ve Kafkasya hâline düşmekten kurtardı. Osmanlı İmparatorlu’nda Batılılaşma hareketlerine büyük bir ivme kazandırdı ve Tanzimat’ı hazırladı. Yılmaz Öztuna, bu çalışmasında, aynı zamanda seçkin bir san’atkâr olan Sultân İkinci Mahmud Han’ın kısa biyografisini ve 31 yıllık saltanat döneminin ana çizgilerini herkesin rahatlıkla okuyabileceği bir üslûpta sunuyor.

Yılmaz Öztuna – Kanuni Sultan Süleyman
Tarih / 8 Temmuz 2018

Kitap Adı: Kanuni Sultan Süleyman Yazar: Yılmaz Öztuna Yayıncı: Ötüken Neşriyat Sayfa Sayısı: 208 Batılıların ısrarla “Muhteşem Süleyman” dediği , “Cihan Hâkanı” bir devlet başkanının, bir imparatorluğu en az kusurla yönetişinin, devlet adamlığında en parlak örnek oluşunun temel sırları nelerdi? Yılmaz Öztuna bu eserinde, Pax Ottomana’yı kuran ve dünyaya Osmanlı düzenini kabul ettiren Sultan Süleyman Hân’ın siyasi ve askerî hayatını, benzerleriyle bile mukayese kabul etmez görülen hükümranlığını, onu “Kanûnî” yapan vasfını, başarılarına yön veren dehâsını anlatıyor. Kanûnî Sultan Süleyman, bu işi tek başına yapmadı. Bütün Türk tarihinde tesadüf edilen en mükemmel ekibi (Fr. équipe formidable) oluşturarak yaptı. Ondaki bu ekip oluşturma dehâsına, başka hiçbir devlet başkanında tesadüf edilmemektedir. Sultan Süleyman, her sahada, askerlikte, denizcilikte, edebiyatta, şiirde, san’atta, yöneticilikte, ilimde en yetenekli kişileri temyiz ve teşhis eder, yükseltir, himaye ve teşvik eder, sahalarında hizmet etmeleri için elinden geleni yapar, onları en çok işe yarayacakları alanlarda kullanırdı. Barbaros Hayreddin Paşa, mimar Koca Sinan, Bakî gibi erişilmez dehâları ortaya çıkaran odur.

Yılmaz Öztuna – Yavuz Sultan Selim
Tarih / 8 Temmuz 2018

Kitap Adı: Yavuz Sultan Selim Yazar: Yılmaz Öztuna Yayıncı: Ötüken Neşriyat Sayfa Sayısı: 256 Yavuz Sultan Selim, Osmanlı İmparatorluğu’nun dâhî padişahlarındandır. Kendisi; kararlılığı, disiplini, sertliği, celâdetiyle meşhurdur. Padişahlığı çok uzun sürmedi; 8 yıl gibi kısa bir müddet padişahlık yaptı. Ama bu müddet içerisinde Kuzey Afrika’nın bir kısmını ve Orta Doğu’nun İran dışında neredeyse tamamını Osmanlı sınırlarına kattı. İlk defa olarak, tarihte İslâm Birliği’ni kurdu. O’nun döneminde Müslümanlar, gene İran dışında, Osmanlı bayrağı altında toplanmıştı. Bunca muvaffakiyete, bunca geniş fetihlere rağmen, Yavuz Sultan Selim o ölçüde de tevâzu ve hakikat taraftarı bir insandı. Mekke ve Medine’yi fethettikten sonra, oralara Osmanlı bayrağı çektirmedi; “Buralar bizim değil, Peygamber’in şehirleridir” dedi. Mısır’ın fethinden dönerken de, İstanbul’a yaklaştığında şehre girmeyerek gece karanlığının çökmesini bekledi. Halkın kendisine göstereceği tezahürattan mahcup olarak, saraya halktan habersiz gece yarısı girdi. Zira O, zaferlerinden şımarmayan, onlardan nefsine pay çıkarmayan ihlâslı bir insandı. Böyle büyük bir insanı ve Müslüman Türklüğün gururunu bizlere tanıtan Yılmaz Öztuna’ya minnet ve teşekkürü borç biliriz.

Yılmaz Öztuna – Bir Darbenin Anatomisi
Tarih / 8 Temmuz 2018

Kitap Adı: Bir Darbenin Anatomisi Yazar: Yılmaz Öztuna Yayıncı: Ötüken Neşriyat Sayfa Sayısı: 408 Türk tarihçiliğinin en verimli kalemlerinden Yılmaz Öztuna, artık bir klasik sayılan Bir Darbenin Anatomisi kitabında Sultan Abdülaziz Hân’ın devletin önde gelen idarecileri tarafından bir darbeyle tahtan indirilişini, ailesiyle birlikte hapsedilişini ve acımasızca katledilişini dönemin önemli şahsiyetlerinin şahitliklerine başvurarak en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Darbeye iştirak eden devlet ricalinin kimlerden oluştuğunu, bunların devlet içinde hangi görevleri yaptıklarını ve bulundukları makamlara nasıl geldiklerini hayat hikâyeleriyle birlikte sunuyor. Bunun dışında, Sultan Abdülaziz Hân’ın yerine tahta geçirilen Sultan V. Murad’ın aklî dengesini nasıl yitirdiğini, toplumun darbecilere nasıl tepki verdiğini, devleti tam 33 yıl idare edecek Sultan II. Abdülhamid Hân’ın tahta nasıl geçtiğini ve darbecilerle tek tek nasıl hesaplaştığını gösteriyor. Yılmaz Öztuna, her zamanki o renkli üslûbu ve hiçbir önemli olayı dışarda bırakmayan titizliğiyle Türk tarihinin, tesirleri bugüne kadar ulaşan bu en netameli dönemlerinden birini olanca çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

David Arnold – Coğrafi Keşifler Tarihi
Tarih / 8 Temmuz 2018

Kitap Adı: Coğrafi Keşifler Tarihi Yazar: David Arnold Yayıncı: Yöneliş Yayınları Sayfa Sayısı: 78 Modernliğin inşasına kaynaklık eden Batılı gelişme seyri, esas atılımını on altıncı yüzyılda gerçekleştirmiştir. 1453 sonrasında toplumlararası dengelerde yaşanan çalkantılar Batı’yı farklı arayışlara itmiş ve Akdeniz merkezli bir dünya tasavvuru, yerini okyanuslarla çevrili bir dünya algısına bırakmıştır. Buna bağlı olarak uluslar arası güçler dengesinde öne çıkan Batı yayılmacılığı, beraberinde, Batı’nın siyasi, ekonomik, teknolojik, bilimsel vb. alanlarda öne çıkmasına yol açmıştır. David Arnold’un özlü tarihsel anlatısına muhatap olmak ve coğrafi keşifler çağı olarak nitelediği dönemi derinlemesine ele almak cezbedici bir eylem halini almaktadır.

Stefan Zweig – Amerigo
Tarih / 7 Temmuz 2018

Kitap Adı: Amerigo: Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikayesi Yazar: Stefan Zweig Yayıncı: Can Yayınları Sayfa Sayısı: 120 Hem düşsel hem de tarihsel karakterler üstüne yorumlarıyla tanıdığımız Stefan Zweig’ı derin karakter incelemelerine yönelten, psikolojiye ve Freud’un öğretisine duyduğu ilgidir. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren Yıldızın Parladığı Anlar, Fransız Devrimi’nde bir politikacının portresi niteliğindeki Joseph Fouché’yle birlikte Amerigo da Zweig’ın nesnellikten çok sezgiye dayanan yaşamöykülerinin en başarılarından biridir. Zweig, bu yapıtında, bugün Amerika adıyla bildiğimiz anakaranın bu adı alışının ardındaki inanılması güç rastlantılarla örülü ‘yanlışlıklar komedyası’nı anlatır. Kristof Kolomb’un keşfettiği toprakların ‘yeni bir dünya’ olması gerektiği kanısına varan İtalyan denizci Amerigo Vespucci, ün peşinde koşan bir sahtekâr mıdır, yoksa adını tarihe yazdırmayı hak eden bir bilge mi? Zweig, esrar perdesini aralamaya çalışırken, Amerigo Vespucci’nin yaşamöyküsünü yaratıcı bir anlatıya dönüştürüyor, usta işi bir yapıt sunuyor bize.