Daniel Goffman – Osmanlı Dünyası ve Avrupa
Tarih / 5 Temmuz 2018

Kitap Adı: Osmanlı Dünyası ve Avrupa Yazar: Daniel Goffman Yayıncı: Kitap Yayınevi Sayfa Sayısı: 320 Osmanlı İmparatorluğu coğrafi olarak Avrupa kıtasının bir parçası olmasına rağmen, kültür ve dinden kaynaklandığı iddia edilen farklılıkları vurgulayan geleneksel ve Şarkiyatçı tarih anlayışları, Osmanlı ile Batı dünyası arasına kalın bir duvar örmüş, Osmanlı devletini kendine özgü bir yapı olarak yorumlamıştır. Son yıllarda bu yanlış ve yanıltıcı yorum büyük ölçüde değişti. Tarihçi Daniel Goffman bu kitapta, kuruluşundan 17. yüzyıla kadarki Osmanlı tarihini eleştirel tarihsel yaklaşımla anlatıyor. Goffman, hem erken modern dönem Avrupa ve Osmanlı dünyalarının tarihsel açıdan birbirinden ayrılamayacağını gösteriyor, hem de yeni yöntemler ışığında Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’ya bakan yüzünün efsanelerden arındırılmış yeni bir anlatısını sunuyor. Bu arada, belgesel temele dayanan kurgusal bir hikâyeyle, Osmanlı-Venedik ilişkilerinde önemli bir rol üstlenen devşirme Kubad Çavuş’un başından geçenleri de anlatıya dahil ediyor ve Osmanlı tarihinde eksikliği çokça hissedilen “kişisel” tarih örneklerine özgün bir katkı yapıyor. Goffman’ın kitabı, meslekten tarihçiler için eleştirel bir okuma egzersizi olmanın yanı sıra, özellikle tarihe ilgi duyan ve Osmanlı tarihi hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmayı hedefleyenler için kaçırılmaması gereken bir başlangıç niteliğinde.

Adem Işık – Milattan Önce
Tarih / 5 Temmuz 2018

Kitap Adı: Milattan Önce Yazar: Adem Işık Yayıncı: Yitik Hazine Yayınları İnsanoğlunun tarihöncesinden başlayarak Eski Çağ sürecinde geçirmiş olduğu bütün yaşanmışlıkları sürükleyici bir hikâye gibi.

Adile Ayda – Etrüskler Türk mü idi?
Tarih / 5 Temmuz 2018

Kitap Adı: Etrüskler Türk mü idi? Yazar: Adile Ayda Yayıncı: Türk Tarih Kurumu Yayınları Sayfa Sayısı: 63 Günün birinde Orta Asya’daki kazıların neticeleri ırkçı peşin hükümlerin ve politik mülahazaların tesirinde olmayan bilginler tarafından daha objektif ve daha tarafsız bir şekilde incelenir, bilginler arasında Orta Asya’nın sanatı ile Etrüsklerin sanatı arasındaki şaşılacak benzerliğin farkına varılır ve Etrüsk dilinin tetkikini Romanist veya Germanist bilginler değil, Türkologlar ele alırsa, o zaman ister istemez, Roma Arkeoloji Enstitüsü’ndeki konferansımda ileri sürdüğüm ve büyük küçük eserle geniş okuyucu kitlesine tanıtmağa çalıştığım teori kabul edilecektir

John Coleman – Rothschild Hanedanlığı
Tarih / 22 Haziran 2018

Kitap Adı: Rothschild Hanedanlığı Yazar: John Coleman Yayıncı: Destek Yayınları Sayfa Sayısı: 184 Birçok insanın aklında Rothschild ismi “büyük servet” anlamını çağrıştırsa da bu servetin getirdiği gücü kavrayan çok az kişi bulunur. Rothschildler servetlerini rahat yaşamak için değil bütün ulusların güç odaklarını yönetmek böylece günümüze kadar ulusları kontrol etmek için kullanmışlardır. Bazı tarihçiler Rothschildler’in kendi tarihlerini ve gücü ele geçirme serüvenlerini uydurduklarını söyleseler de bu ailenin varlığının dünya tarihinde önemli değişikliklere yol açtığı, Avrupa ülkelerinin ekonomik ve politik hayatında önemli değişikliklere neden olduğu aşikârdır. Buna karşın Rothschild ailesinin bu inanılmaz güç ve servet tutkusunun kaynağı bilinmemektedir. Avrupa’nın, İngiltere’nin, hatta bütün dünyanın gizli yöneticisi olan bu ailenin güç düşkünlüğünü anlamak için onların beyinlerinden geçenleri tahmin etmekten ve avantajlı yanlarını bulmaktan başka bir yolumuz bulunmamaktadır. Alman filozof Nietzsche Günün Şafağında adlı eserinde şöyle der: “Gelecek yüzyıl, Yahudilerin akıbetlerini belirlediklerine şahit olacağız. Çok açık ki onlar zarlarını attılar ve Rubicon’u geçtiler. Onlar yeni yüzyılda ya Avrupa’nın efendisi olacaklar ya da daha önce Mısır’ı kaybettikleri gibi Avrupa’yı da kaybedecekler. Eğer çok açgözlüce davranmazlarsa, Avrupa bir gün olgun bir meyve gibi ellerine düşecektir.”

Simon Sebag Montefiore – Kudüs
Tarih / 2 Haziran 2018

Kitap Adı: Kudüs: Bir Şehrin Biyografisi Yazar: Simon Sebag Montefiore Yayıncı: Pegasus Yayınları Sayfa Sayısı: 680 Kudüs’ü Anlamak Dünyayı Anlamaktır “Dünya’nın sığınağı Suriye’dir, Suriye’nin sığınağı Filistin’dir; Filistin’in sığınağı Kudüs’tür, Kudüs’ün sığınağı Tapınak Dağı’dır; (…)Tapınak Dağı’nın sığınağı ise Kubbetü’s Sahra’dır.” Kudüs… İçi akrep dolu altın bir kadeh… Evrensel bir şehir, iki halkın başkenti ve semavi dinlerin mabedi; imparatorlukların ganimeti, Kıyamet Günü’nün sahnesi ve bugünkü medeniyetler çatışmasının savaş alanı. İnanç, katliam, fanatizm ve birarada var olma fikrinin iç içe geçtiği, Kral Davut’tan Barack Obama’ya, üç büyük dinin doğuşundan İsrail-Filistin çatışmasına uzanan 3000 yıllık epik bir öykü. Bu küçük ve ücra kasaba nasıl oldu da bir Kutsal Şehir, dünyanın merkezi ve şimdi de Orta Doğu’da barışın anahtarı haline geldi? Simon Sebag Montefiore sürekli değişip duran bu şehrin her defasında canlanışını göz kamaştırıcı bir anlatımla ortaya koyup her döneme ve her tarihî karaktere çarpıcı bir şekilde can veriyor. Kudüs’ün biyografisi savaşlar, gönül ilişkileri ve şehri yaratan, yok eden, kaydeden ve ona inanan insanlar -krallar, imparatoriçeler, peygamberler, şairler, azizler, fatihler ve fahişeler- üzerinden anlatılır. Kudüs’ün tarihî aktörleri arasında kimler yoktur ki? Süleyman, Selahaddin ve Kanuni Sultan Süleyman’dan Kleopatra, Caligula ve Churchill’e; İbrahim’den İsa ve Muhammed’e; antik zamanların İzabel, Nebukadnezar, Hirodes ve Nero’sundan modern zamanların Disrael,…

Aytunç Altındal – Kehanetler Kitabı
Tarih / 6 Nisan 2018

Kitap Adı: Kehanetler Kitabı: Türk İmparatorluğu'nun Yıkılışına Dair Yazar: Aytunç Altındal Yayıncı: Destek Yayınları Sayfa Sayısı: 216 Kitapta yer alan 17 kehanet ve 28 Osmanlı tablosu, bakır üzerine işlenmiş ve özgün baskı buradan yapılmıştır. Tam metindir. Fransızca özgün yorum ve tablolar eşliğinde Türkçe çevirileri eklenmiştir. * * * Chalcondyles, belki de canlı tanığı olduğu olaylar nedeniyle öylesine ince ayrıntılara dikkat etmiştir ki bu dikkati ve gözlemleri günümüzün tarihçilerini şaşırtmaktadır. Örneğin, bir dilencinin veya bir İranlı, Ermeni ya da Arap tüccarın nasıl giyindiğine, belindeki kuşağın nasıl bağlanırsa ne anlama geldiğine varıncaya kadar yazmıştır. * * * “Kehanetler” bölümünde inanılması zor bilgiler iletilmiştir. Hiç kuşkusuz geleceği hiç kimse bilemez ve müminler için geleceği bilebilmek sadece Tanrı’ya mahsustur. Ancak bu “kehanetleri” birer prognoz/öngörü olarak değerlendirirsek, kitabın yazıldığı dönemden yüzyıllarca sonra neredeyse bire bir gerçekleşen bu öngörüleri dikkatle incelemek gerektiği açıktır.

Şevket Pamuk – Osmanlı Ekonomisi ve Kurumları
Tarih / 27 Şubat 2018

Kitap Adı: Osmanlı Ekonomisi ve Kurumları Yazar: Şevket Pamuk Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 211 Osmanlı-Türkiye iktisat tarihi alanının en önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Şevket Pamuk’un 1992-2006 yılları arasında kaleme aldığı makalelerden, tematik bir bütünlük içinde derlenmiş bu kitap, bazı önemli soruların cevaplarını arıyor: Osmanlı devletinin iktisat politikalarına sanıldığı gibi katı bir müdahalecilik mi egemendi? Yoksa pragmatizm, esneklik ve müzakereye yatkınlık daha ağır basan eğilimler miydi? Osmanlı tarihi hakkında sık sık dile getirilen “gerileme paradigması” ne ölçüde geçerliydi? Geleneksel Osmanlı tarihçiliğinin duraklama ve gerileme dönemleri olarak adlandırdığı yüzyıllarda ekonomide neler oluyordu? Batı’daki Fiyat Devrimi, Osmanlı ekonomisindeki kötüye gidişten ne ölçüde sorumluydu? Şevket Pamuk, bu soruların cevaplarını ararken, Sanayi Devrimi öncesindeki dönemde, özellikle de 16.-18. yüzyıllarda, Osmanlı ekonomisinin genel gidişatını, gelirleri, ücretleri ve yaşam standartlarını Avrupa ile karşılaştırmalı bir çerçevede ele alıyor. Osmanlı Ekonomisi ve Kurumları’nı yeniden düşünmek için farklı bir kavramsal çerçeve ve belgelere eleştirel bir bakış öneren bu kitapta yer alan makalelerden biri de (“Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Avrupa’da Ücretler, 1489-1914”, Süleyman Özmucur ile birlikte) ABD İktisat Tarihi Derneği tarafından 2001-2002 yılı “En İyi Makale Ödülü”ne layık görüldü.

Jacob Field – Dunyanın Kanlı Tarihi
Tarih / 13 Şubat 2018

Kitap Adı: Dunyanın Kanlı Tarihi Yazar: Jacob Field Yayıncı: Maya Kitap Sayfa Sayısı: 192 -Hangi savaşta silahlar değil, hastalıklar galip geldi? -Açlığın sınırlarında gezinmek insanlığa neler yaptırdı? -Yöneticilerin akli dengesizlikleri hangi devletlere mal oldu? -“Ölümüne” yemek yiyen kral kimdi? M.Ö. 1000 ile M.S. 1.800’lü yıllar arasında meydana gelmiş en kanlı katliamlar, suikastlar ve zalim imparatorlar… Dahası açlık, yangın, deprem ve tsunamiler gibi insanlığın başına gelmiş en korkunç felaketleri de anlatan bu kitap, şimdiye kadar elinize aldığınız en tüyler ürpertici tarih kitabı olacaktır.

H. C. Armstrong – Bozkurt
Tarih / 5 Şubat 2018

Kitap Adı: Bozkurt Yazar: H. C. Armstrong Yayıncı: Kamer Yayınları Sayfa Sayısı: 260 Bu kitabın yanında, Türkiye ile ilgili üç kitabın daha yazarı olan Yüzbaşı “H.C. Armstrong” daha önce İngiltere’nin Türkiye nezdinde askeri ateşesi olarak görev yapmıştır. Diğer üç kitabının adları “Çalışan Türkiye” “Türkiye ve Suriye yeniden Doğuyor” ve “Bitmeyen savaştır. Yazar hayatının büyük bir kısmını “Doğu” da geçirmiştir; İlk önce -Birinci Dünya Savaşı’ndan önce- Hindistan Ordusunda Ateşe olarak görev yaptı ve o zamanlar Afganlıların sık sık saldırılarına maruz kalan Hin distan- Afganistan sınırının kontrolü görevini üstlendi. Yüzbaşı H.C. Armstrong Arap yarımadasında bulunan İngiliz Altıncı Orduda görevdeyken Türklere esir düştü ve Türkiye’ye getirildi. Birinci Dünya Savaşı’nın bitiminden kısa bir süre önce Yüzbaşı Armstrong görevlilere rüşvet vermek suretiyle Türkiye’den kaçmayı başardı.

Erdoğan Merçil – Türkiye Selçuklularında Meslekler
Tarih / 3 Şubat 2018

Kitap Adı: Türkiye Selçuklularında Meslekler Yazar: Erdoğan Merçil Yayıncı: Türk Tarih Kurumu Yayınları Sayfa Sayısı: 244 Türkiye Selçuklu Devleti`nin siyasi tarihi bakımından aydınlığa kavuşturulmamış bir çok meselesi mevcuttur. Bunun nedeni ise Selçuklu Türkiye’si hakkında bilgi veren kaynakların oldukça sınırlı olmasıdır. Mevcut bu kısır bilgilerle Selçukluların siyasî tarihini yazarken araştırmacıların büyük güçlüklerle karşılaştıkları da bir gerçektir. Bunun yanında bir de devletin kültür ve medeniyeti hakkında çalışma yapanların durumunu düşünürsek. onların çalışmalarının daha da zor olduğunu görürüz. İşte takdimini yaptığımız eser bu tür zorluklar içerisinde kaynaklarda verilen çoğu zaman kıt bilgilerin birbirine eklenmesi sonucu ortaya çıkmış üç yıllık bir çalışmanın ürünüdür. Prof. Erdoğan Merçil, genel olarak Büyük Selçuklular Tarihi ve İran Tarihi alanında çalışmakla birlikte son zamanlarda daha ziyade Türkiye Selçukluları üzerindeki çalışmaları ile dikkat çekmektedir.

Carl Von Clausewitz – Savaş Üzerine
Tarih / 30 Ocak 2018

Kitap Adı: Savaş Üzerine Yazar: Carl Von Clausewitz Yayıncı: Doruk Yayınları Sayfa Sayısı: 776 Savaşlar çağının sürdüğünü, günümüzde teknolojinin varlığını hissettirmesiyle bunun ivmesi ve boyutunun artık başka bir seyir aldığını söyleyebiliriz. Ama değişmeyen bir gerçek var ki; savaşın yüzü, getirdikleri, insanlığa yaşattıkları. Ünlü bir askeri kişilik olan Clausevvitz, yaşadığı dönemin savaş gerçeğinin birebir tanığı. Orduda her kademede görev alan, askerlik ve savaş üzerine düşünüp yazan biri. 1818’lerde Prusya ordusundayken Harp Okulu Komutanlığı’na atanır. Burada görev yaptığı sırada kaleme aldığı Savaş Üzerine, onun savaş deneyimi kadar savaş üzerine geliştirdiği kuramları da içeren bir temel kitap. 20. yüzyılın savaşlar çağı olma özelliğini kavrayış bilinci, politika ve savaş ikileminin iç içeliğinin doğurduğu sonuçlar, gelişen teknolojinin toplumsal yaşamdaki izleri, ülkeler arası değişime etkisi Clausevvitz’in öngörüsüyle Savaş Üzerine’öe yer alır. Elimizdeki yapıt savaş tarihi, savaş sanatı kadar savaş teorilerini içermesiyle de vazgeçilmez nitelikte bir kaynak. “Savaş nedir” sorusundan savaş planına, savaşın ritüellerinden etkilerine, savaş stratejisinin yöntemlerinden savunma biçimlerine uzanan sürecin bütün boyutlarının neleri içerdiğini anlatan, yayımlandığı günden bugüne alanında tek kitap olan Savaş Üzerine’rim yeni basımını okurlarımıza sunuyoruz.

Annaguli Nurmemmet – Oğuz Yurdu
Tarih / 25 Ocak 2018

Kitap Adı: Oğuz Yurdu Yazar: Annaguli Nurmemmet Sayfa Sayısı: 389 “OĞUZLAR: Dilleri, Tarihleri ve Kültürleri” Oğuzlar, Göktürkler devrinde, devleti ve toplumu oluşturan en önemli unsurlardan birisidir. Bu durum, Göktürk yazıtlarında Bilge Kağan tarafından hâkimiyeti altındaki topluluklara hitap ederken, “Türk ve Oğuz” adlarının birlikte zikredilmesi ile tescil olunmuştur. Uygur hâkimiyeti döneminde de Oğuzların etkin siyasî roller üstlendiği bilinmektedir. Oğuzlar X. yüzyılda Aral Gölü’nün kuzeyinde görüldüklerinde devletleşme sürecine girmişlerdi. Bu dönem aynı zamanda Orta Asya’da İslamiyet’in yayılmasına denk düşmektedir. Dolayısıyla Türklerin İslamlaşma sürecine dair canlı tanıklıklar da bu dönemde başlar. Oğuzların Türk-İslam tarihindeki rollerinin artması ve toplumsal-siyasal sistemde etkin olmaları Büyük Selçuklular devrinde gerçekleşmiştir. Bu yönüyle Selçuklular, İran’dan Balkanlara; Kafkaslar’dan Basra körfezine ve Bağdat’a kadar uzanan Türk fetihlerinin öncüsüdürler. Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesi de yine Selçukluların eseridir.

Carlo M. Cipolla – Neşeli Öyküler
Tarih / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Neşeli Öyküler Yazar: Carlo M. Cipolla Yayıncı: Tarih Vakfı Yurt Yayınları Sayfa Sayısı: 87 Karabiber, nasıl oldu da Haçlı seferlerine yol açtı? Floransalı ünlü banker Bardi ailesi neden kalp para basmaya kalkıştı? Osmanlı hanımları arasında gümüş Fransız paralarından yapılma kolye ve küpler moda olunca Osmanlı ekonomisi nasıl krize girdi? Bremen piskoposunun av eti tutkusu nelere yol açtı? Fatih William İngiltere’yi işgale giderken neden yanında bol bol şarap götürdü? Vikingler neden güneye akın yaptılar? İtalyan iktisat tarihçisi Carlo M. Cipolla, Üç Olağandışı Öykü’de kendi üslubuyla, 17. -18. yüzyıllarda geçen neşeli, tuhaf, ama tamamen gerçek öyküler anlatıyor. Allegro ma non troppo Avrupa tarihine mizah penceresinden bakıyor. Kitabın sonunda yer alan Aptallığın Temel Yasaları’nı ise yazar “nükteli bir buluş” olarak niteliyor.

Carlo M. Cipolla – Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar
Tarih / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar Yazar: Carlo M. Cipolla Yayıncı: Tarih Vakfı Yurt Yayınları Sayfa Sayısı: 72 Avrupa tüm Ortaçağ boyunca değerli maden yokluğu yüzünden büyük sıkıntı çekti. Ancak beklenmedik bir anda, 16.yüzyılın ortasından başlayarak, Amerika kıtasındaki sömürgeleri, özellikle de Meksika ve Peru, İspanya’ya tonlarca gümüş akıttı. İspanya sınırlarını da aşan bu günüş bolluğunu, Venedik elçisi Vendramin, “evlerin çatısına yağan ve ilk düştüğü yerdekilere hiçbir yarar sağlamadan süzülüp aşağı akan yağmura” benzetiyordu. Değerli madenler bu şekilde, Batı’dan Doğu’ya ilerleyerek, bir ülkeden diğerine hızla yayıldı. Bu arada Avrupalıları imrendiren Doğu malları da -baharat, ipek ve özellikle de porselen- aksi yönden (Doğu’dan Batı’ya) hareket ederek bütün dünyada yoğun bir ticaretin gelişmesini sağlıyordu. Bu ticari gelişmeye olanak sağlayan temel araç da, İspanya’da sekizlik real ya da peso, Anglo-Sakson ülkelerde sekizlik sikke ve İtalya’da piastra diye adlandırılan kaba ve ağır bir madeni paraydı. Türkiye’den İran’a, Hindistan’a, Çin’e kadar, bu sikke en çok aranan şey oldu ve kıtalar-arası karşılıklı ticaret yöntemini çalıştırmak için gerekli olan paraya çevrilebilir değir sağladı. İspanyol-Amerikan gümüşünün heyecan verici, ilginç öyküsü ve sekizlik real’in başarısı Cipolla tarafından kitapta büyük bir ustalıkla anlatılmaktadır.

Andre Clot – Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi
Tarih / 21 Ocak 2018

Kitap Adı: Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi Yazar: Andre Clot Yayıncı: Tarih Vakfı Yurt Yayınları Sayfa Sayısı: 294 Kısacası Harun dönemi ve izleyen iki yüzyıl boyunca bilim adamları ve filozofların çiçekler gibi açtıkları görülür, o kadar ki, bu döneme Arap biliminin altın çağı adı verilir. 830 yılına doğru Memun, bu canlılığı Bağdat’ta açtığı “Bilgelik Evi” çatısı altında toplayarak ‘bilimsel araştırmalar’ ve çevirilerden sorumlu bir tür akademi oluşturur. Burada eski İskenderiye kütüphanesini aratmayacak işler yapılır. Bu evde çalışmaya layık görülenlere belli bir ödenek ayrılır. Ülkenin her yanından astronomlar, matematikçiler, tıp doktorları, coğrafyacılar, filozoflar, çevirmenler ve özgün eser sahipleri Bağdat’a akarlar. Hepsi de bu bilimsel ve entelektüel atılıma katkıda bulunurlar. Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’nun büyük kültürlerini bir potada eriterek, eski Doğu’yu yeni bir kültür ve uygarlığa taşırlar. Geniş bir bilgi alanını kapsayan bu yeni bilgi, sırası geldiğinde Batı tarafından özümsenecek, Batı’nın ilerlemesini sağlayacak temel malzemeyi temin edecektir.