İlber Ortaylı – Gelenekten Geleceğe
Tarih / 22 Temmuz 2017

Kitap Adı: Gelenekten Geleceğe Yazar: İlber Ortaylı Yayıncı: Timaş Yayınları Sayfa Sayısı: 336 İlber Ortaylı bu kitabında; gelenek kavramından edebiyata, tarihçiliğimizin eleştirisinden tiyatroya, demokrasi tarihimizden Hammer ve Cevdet Paşa’ya, Harf Devrimi’nden Mimar Sinan’a birçok alanda geleneğimizin geleceğimize eklemleneceği mihverleri tesbite yöneliyor… “Gelenekle geleceği bir arada düşünmek ve tartışmak aslında her aydının görevidir. Geleneği reddetmek kimsenin haddi değ amma velâkin geleneğin ne olduğunu bilmek ve tarifini doğru yapmak şartıyla… O zaman geleceğin ne olacağını biraz daha iyi biliriz, daha doğrusu kendimiz kuracağımız için biliriz.”

Ebülgazi Bahadır Han – Türklerin Soy Ağacı
Tarih / 5 Temmuz 2017

Kitap Adı: Türklerin Soy Ağacı: Türk Seçeresi Yazar: Ebülgazi Bahadır Han Yayıncı: İlgi Kültür Sanat Yayınları Sayfa Sayısı: 272 Bu eser Türklerin menşeine dair bir eserdir. Çingiz Han sülalesinden Havarezmli Arab Muhammed Han oğlu Ebu’l-Gazi Bahadır Han tarafından H.1074/M.1664 tarihinde yazılmıştır. Bahadır Han, bir padişah olduğu halde milletinden liyakatli birini bulamadığından ve neslin zayi olmaması hususundaki hassasiyetinden dolayı, bu eseri bizzat yazmıştır. Mukaddimesinde diyor ki: ‘Hiç kimse zannetmesin ki, ben bu kitabı kendi neslimi yükseltmek için, hakikati bozarak yazdım. Zaten Hakk beni mümtaz yaratmıştır, buna ihtiyacım yoktur. Ben bütün hakikati olduğu gibi yazdım. Tanrı bana özel olarak üç şey verdi: 1-Askerlik fenni, kanun ve nizamları, orduya kumanda etmek sanatı, bir orduyu yürütmek ve harp nizamına sokmak, dostlar ve düşmanlarla söyleşmek; 2-Her türlü şiir ile Türk, Arap ve Acem dillerini; 3-Moğolistan, Turan, İran ve Arabistan’da hüküm süren padişahların tarihini bilmek. İran, Irak ve Hindistan’da benim kadar şair yok dersem yalan söylemem; fakat gezdiğim ve ahvalini işittiğim yerlerin hiç birisinde Müslüman veya kâfir, benim gibi asker görmedim ve duymadım’. Hive Hanları arasında en ünlüsü kabul edilen Ebu’l Gazi Bahadır Han, aynı zamanda şair, âlim ve tabiptir. Tıp konusunda Menâfîül Însân adlı bir eser kaleme almış olan Ebu’l Gazi Bahadır Han’ın çok daha…

İsmail Mangaltepe – Bizans Kaynaklarında Türkler
Tarih / 5 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Kaynaklarında Türkler: Menandos Protektor ve Theophylaktos Simokattes Yazar: İsmail Mangaltepe Yayıncı: Doğu Kütüphanesi Sayfa Sayısı: 211 Türklerin batıya gelmesi ile Roma ve daha sonra Bizans İmparatorları, gönderdikleri elçiler vasıtası ile bu bozkır kökenli kavmin siyasi, sosyal, askeri ve idari yapısını öğremeye çalışmışlardır. Karşılıklı elçilerin gidip gelmesi bu tanımayı artırmakla beraber, mücadeleler esnasındaki ikili ilişkiler,alışverişler, ticaret, diğer topluluklarla olan münasebetler ve askeri işbirlikleri ile imparatorların Asya’dan gelen bu güçlü kavme olan yakın ilgisi, Bizans müelliflerinin de dikkatini çekmiştir. Akabinde gerek elçi olarak gidenler, gerek Türk topluluklarının kendi hayat alanlarında müdahil olmasına şahit olanlar ve de kilise tarihlerini kayıt altına alan müverrihler; Türklerle ilgili geniş malumat bulabileceğimiz eserler vücuda getirmişlerdir. İşte bu eserde 6. yüzyılda kaleme alınan iki önemli Bizans kaynağının Türkler hakkında verdikleri bilgiler, okuyucuların istifadesine sunulmuştur.

Zeki Velidi Togan – Umumi Türk Tarihine Giriş
Tarih / 5 Temmuz 2017

Kitap Adı: Umumi Türk Tarihine Giriş Yazar: Zeki Velidi Togan Yayıncı: Enderun Kitabevi Sayfa Sayısı: 537 “… Bence ilmi tetkikat genişledikçe medeniyet aleminin dikkatini çeken ve gün geçtikçe orijinallikleri meydana çıkmakla geniş ilim muhitini derinden ilgilendiren Türk tarihi uydurmalar yoluna girmeğe muhtaç değildir. Onu aydınlatmak yolundaki mesai hakiki ilme ne kadar sadık kalırsa, o nisbette takdire mazhar olur…”

Zeki Velidi Togan – Oğuz Destanı
Tarih / 5 Temmuz 2017

Kitap Adı: Oğuz Destanı Yazar: Zeki Velidi Togan Yayıncı: Enderun Kitabevi Sayfa Sayısı: 171 Bu eser merhum Ord. Prof. Dr. A. Zeki Velidî Togan’ın üzerinde çalıştığı son iki eserden birisidir… Tercümeye 1965-66 yıllarında başlamış, son olarak 1970 Şubatında bir daha okuyup tashih eymşlerdi. Burada sunsulan tercümenin esası budur. Lakin bazı eski kelime ve tabirler yenileştirilmiş, biraz da üslub düzeltilmiştir… Bu eserin asıl ehemmiyeti destanın tahlilidir.

Tuncer Baykara – Türk Kültür Tarihine Bakışlar
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Türk Kültür Tarihine Bakışlar Yazar: Tuncer Baykara Yayıncı: Atatürk Kültür Merkezi Yayınları Sayfa Sayısı: 243 BÖLÜM: TÜRK İNSANI – Türk İnsanı – Türk’ün Temel Özellikleri – Türk’ün Tarih Sahnesine Çıkışı – Türk’ün Kısaca Siyasî Tarihî BÖLÜM: TÜRK’ÜN YAŞADIĞI YER – Mekân=Coğrafya – Yaşama Yeri Tercihleri – Yerleşme (İskân) ve Şekillen BÖLÜM: BARINMA-TÜRK EVİ – Ev-Barınak – Evin Eşyası – Aydınlanma-Isınma – Vücudun Korunması: Giyim-kuşam – Temizlik BÖLÜM: YEMEK-BESLENME – Yiyeceklerin Toplanması ve Saklanması – Yemekler, Yiyecekler – Yemeğin Yenmesi – Tatlılar-Meyveler ve İçecekler BÖLÜM: EKONOMİK HAYAT=GEÇİM – Toplayıcılık-Avcılık – Gıda Üretimi – Eşya Üretimi – Ticâret – Ulaşım ve Haberleşme BÖLÜM: AİLEDEN DEVLETE VE TEŞKİLÂT – Türk Ailesi ve Sonrası – Devlet – Devlet Teşkilâtı – İhtiyaçların Karşılanması BÖLÜM: İNANÇ, DİNLENME, EĞLENCE ve SPOR, GÜZEL SANATLAR – İnanç, Din – Dinlenme – Eğlence-Toy – Spor=İdman – Güzel Sanatlar

Erdoğan Merçil – Selçuklu Devletleri Tarihi: Siyaset, Teşkilat ve Kültür
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Selçuklu Devletleri Tarihi: Siyaset, Teşkilat ve Kültür Yazar: Erdoğan Merçil Yayıncı: Türk Tarih Kurumu Sayfa Sayısı: 599 Evrensel anlamda bir Türk Devleti kuran Selçuklular, Gaznelilere karşı kazandıkları Dandanakan Savaşı (1940)’ndan sonra düşündükleri fetih planlarına uygun olarak harekete geçtiler. Kısa sürede egemenlik alanlarını genişleterek o zaman ki İslam Dünyası’nın hakimi durumuna geldiler. Sultan Tuğrul Bey döneminde Büyük Selçuklu Devleti’ni kuran Selçuklular 1055’te Bağdat’a ulaşarak Abbasi halifelirini himaye ettiler. Sultan Alparslan devrinde Bizans’a karşı Malazgirt Savaşı’nı (26 Ağustos 1071) kazanarak Türklere Anadolu’nun kapıları açtılar ve burayı ebedi olarak yurt edinmelerine imkan verdiler. Selçuklular bu başarı ile tarihimizde ve hafızalarımızda unutulmayacak bir yer edindiler. Bu eserde Selçuklular’ın kurmuş oldukları Büyük Selçuklu Devleti’nin yanı sıra Irak Selçukluları, Kirman Selçukluları, Suriye Selçukluları ve Anadolu’da Osmanlı Devleti’ne kadar hakimiyetlerini sürdüren, Türkiye Selçukluları’nı siyasi tarihleri gözden geçirilmektedir. Ayrıca bu devletlerin genel nitelikte olmat üzere teşkilat ve kültür tarihleri hakkında da bilgi verilmektedir. Ayrıca bu devletlerin genel nitelikte olmak üzere teşkilat ve kültür tarihleri hakkında da bilgi verilmektedir. Ayrıntılara girmeden kaleme alınan bu kitap; meraklı tarih okuyucusunun, tarih öğrencilerinin ve öğretmenlerin kolaylıkla okuyabilecekleri bir dille yazılmış olup Selçuklu Devletleri hakkında toplu bilgi vermektedir.

Samuel Noah Kramer – Tarih Sümer’de Başlar
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Tarih Sümer'de Başlar Yazar: Samuel Noah Kramer Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 490 İlk yasa sistemi hangi uygarlığa aitti? İlk vergi indirimini hangi uygarlık uyguladı? Ya ilk atasözü, ilk aşk şarkısı, ilk atasözü ve deyimler? Tüm bu soruların yanıtı hiç şüphesiz çiviyazısı denen yazılarını kil tabletlere geçirerek yazılı tarihi başlatan Sümerler olacaktır. Kitabı Mukaddes’te geçen birçok kavramın kökenlerinin de Sümerlerde olduğunu görmek kafalarımızda soru işaretleri uyandıracaktır. Önde gelen Sümerologlardan Samuel Noah Kramer, Sümerlerin insanlık tarihine katkıda bulundukları 39 alanı, yıllar süren araştırmalar ve binlerce tabletin okunması sonucunda ortaya çıkan bu kitapta topladı. Eğitimden aileye, tarımdan adalete, ahlaktan felsefeye, edebiyattan politikaya “Tarih Sümer’de Başlar.”

Kazım Karabekir – Tarih Boyunca Türk – Alman ilişkileri
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Tarih Boyunca Türk – Alman ilişkileri Yazar: Kazım Karabekir Yayıncı: Emre Yayınları Sayfa Sayısı: 493 Kökü çok eskilere dayanan Türk-Alman ilişkieri -günümüze dek uzanan boyutuyla tarihimizin en ilignç safhalarında birini teşkil etmektedir. Osmanlı’nın son döneminde yaptıkları kader birliği ve Osmanlı devletinin yıkılışında oynadıkları rol, bu ilişkiyi ilgincin ötesine taşıyarak önemli kılmaktadır. Konu askeri okullarda -daha ziyade- Alman irfanıyla yetişip Osmanlı ordusunun çeşitli kademelerinde Alman subaylarıyla çalışan son dönem Türk askeri simalarının en tanınmışlarından Kazım Karabekir Paşa’nın da ilgisini çekmiş ve bunun sonucu olarak da bu kitap ortaya çıkmıştır.

Ferenc Herczeg – Bizans
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Yazar: Ferenc Herczeg Yayıncı: Berikan Yayınevi Sayfa Sayısı: 112 Macar klasikleri arasında okurlarımızın yabancısı olmayan F. Herczegin Bizans adlı tragedyasını Macar eleştirmenleri ve kamuoyu onun en yüksek yapıtı saymakta ve bir çağı canlandırma bakımından bu yapıta Macar yazınının en iyi tarihsel tragedyası olan Bank Banın yanında yer vermektedir. F. Herczeg “Bizans” adlı oyununda tek bir günün, koca bir imparatorluğun son gününün şafağıyla batışı arasına dünya ölçüsünde bir tarihsel tragedyayı sığdırmıştır. Tanınmış Macar yazın tarihçisi J. Horvath, F. Herczeg üzerine yazdığı bir incelemesinde bu tragedyanın ana hatlarını şöyle çizmektedir: 29 Mayıs 1453. Bu, Bizans İmparatorluğunun çöktüğü gündür. Sultan Mehmet Bizansı kuşatmıştır; kentin alın yazısı artık bellidir. Bu kaçınılmaz tehlike karşısında kahramanlığa yükselen imparator Konstantin az sayıda, fakat kendisine bağlı kalan yabancı ücretli askerleriyle bütün gücünü harcayarak kuşatıcılara karşı koymakta, halkı ve Bizanslı askerleriyse korkak bir kayıtsızlık içinde başlarına geleceği beklemektedir; devletin ileri gelenleri imparatorun kahramanlık taslayışıyla alay ederler; onlar artık daha çok sultandan yanadırlar ve her şeyi ondan beklerler. İmparatoriçenin kendisi bile kadınlık silahlarıyla Fatihe boyun eğdireceği düşlemiyle kendini avutmaktadır… Bütün bunlardan imparatorun haberi yoktur, o halkına güvenmekte, onun yurtseverliğine ve son tehlikenin onu kahraman yapacağına inanmaktadır. Onun için son anda büyük bir düş kırıklığına uğrar. Sultanın elçileri…

Fustel de Coulanges – Antik Site
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Antik Site: Yunan'dan Roma'ya Kadar Tapınma Hukuk ve Kurumlar Yazar: Fustel de Coulanges Yayıncı: Epos Yayınları Sayfa Sayısı: 371 Antik Site; bu tozlu kitap, tarihçi Fustel de Coulanges’ın kaleminden, bugünkü dinlere, inançlara ve yönetim organlarına ilham veren dinlerin-inançların hukukun iktidarların tarihini ve işleyişini anlatıyor. Bir tarih çalışmasının örneği ve kanıtı olan Antik Site, günümüzden 147 yıl “evvel” 1864 yılında, antik kaynak, belge ve fiziksel kanıtların ince elenip sık dokunmasıyla ortaya çıkmış bir çalışma. Hakikaten tozlu bir kitap, ama Antik Site, esas ilgisi bakımından evvel zaman içinde olanların değil, bugün içinde yaşadığımız evrensel hakikatlerin varlık bulduğu uzun çağların incelenmesi. Ölümlü varlık insana doğumuyla ölümü arasındaki günlük yaşamında kayıtsız-şartsız efendilik eden inançların, eskiden–bugün (de) tapındığımız hukukun, devletin,ırkların-milletlerin, dinlerin, ahlâkın, ailenin vs. birbirlerini farkına dahi varmadan dönüştürmesiyle ân be ân oluşan toplumsal belirlenme, bilinç, iktidar kavramlarının büyüleyici tarih anlatımı… Eski inançlarla ve eski iktidar-hukuk biçimleriyle bugünküleri karşılaştırma imkânını reddedilemeyecek bir apaçıklıkla sunabiliyor. Coulanges’ın âdeta “eski inançları-iktidarları-yönetim tarzlarını bilmeyen bugünkü inançları/ yönetim tarzlarını eşsiz sanır” dediği Antik Site, bir hikâye değil, büyüleyici bir inanç – iktidar-hayat tasviri.

G. L. Seidler – Bizans Siyasal Düşüncesi
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Siyasal Düşüncesi Yazar: G. L. Seidler Yayıncı: Göçebe Yayınları Sayfa Sayısı: 96 Bugün üzerinde yaşadığımız İstanbul 326 yılında Yeni Roma’nın başkenti oldu. Başlangıçta resmi dil Latinceydi, sonra Yunanca kullanılmaya başlandı. Hellenik ve Doğulu fikirler, Roma’nın köklü gelenekleri ve Hıristiyan mistiği birbirine karışarak yeni bir kültür oluşturdu. Erkekler gibi kadınların da saltanat sürdükleri bin yıllık Bizans tarihi, görkem ve yüceliş; yenilgi ve çöküşle doludur. 395-1453 yılları arasında başa geçen 107 hükümdardan yalnızca 34’ü eceliyle öldü, ötekiler çatışmalara, ayaklanmalara kurban gitti. Bizans’ın tanık olduğu 65 saray darbesi bir anlamda bu tarihin özetidir. Seçimler, İmparatorun, komutanların, yüksek kamu görevlilerinin ve ordunun toplandığı, askeri geçitlerin yapıldığı alanda yapılırdı. Adayların adı söylenince, Hipodrom’daki halk bağırarak onayladığını ya da onaylamadığını belirtirdi. Tören düzenine göre, İmparator, seçildiği için yalnızca Tanrı’ya ve orduya teşekkür ederdi. Seçimi yapan silahlı bürokrasiydi. Bizans’ta sosyal mücadeleler şiddetli bir yol izledi. Paulikian, Plep ve Nika (Zafer kazan / Yen!) gibi güçlü devrimci ayaklanmalar zulüm sistemini kökünden sarstı; hükümetin kurnaz siyasi taktikleri ve Bizans’ın birikimli silahlı bürokrasisinin etkenlikleriyle, yüzbinlerce isyancıyı hunharca ateşte yakarak, idam ederek sistemin devamını sağlayabildiler. “Bizans Siyasal Düşüncesi”nde, Bizans halk hareketlerinin (İçsavaşlarının) ideolojik kökeni araştırılmaktadır. G.L. Seidler, Batı kaynakları kadar, Rusça yazından da yararlanması, çalışmasına büyük bir üstünlük…

Bülent İplikçioğlu – Hellen ve Roma Tarihinin Anahatları
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Hellen ve Roma Tarihinin Anahatları Yazar: Bülent İplikçioğlu Yayıncı: Arkeoloji ve Sanat Yayınları Sayfa Sayısı: 140 Hellenler ve Romalılar’ı daha sonraki Batı kültür ve uygarlığının ataları yapan gelişimin düşünsel çıkış noktaları, her iki toplumda da aynı temellere dayanmış görünüyor; Felsefe, edebiyat, sanat konularında ölümsüz eserler veren, duygu dünyası gelişmiş, teorik, fakat istikrarsız Hellenler’in aksine; Romalılar, ciddi, akılcı, pratik ve istikrarlı idiler. Düzen anlayışı, çalışkanlık, hukuk sistemi ve ordu organizasyonu ile devlet yönetiminde gösterilen pratik yetenek, Roma’nın büyüklüğünün koşullarını oluşturuyordu. Hellenizm Devri’ni saymazsak, büyük teritoryal bir devlet kuramayan bireyci Hellenler’in aksine, Akdeniz havzasında büyük bir imparatorluk kuran Romalılar’da, vatandaşın devletine karşı sorumluluk ve görevleri, yani toplumcu bir anlayış ön plandaydı. Romalılar, ancak -Hellas da dahil olmak üzere- tüm Akdeniz bölgesini ele geçirdikten sonra, bilim ve sanatlarla ilgilenmeye başlamışlar ve geniş ölçüde Hellen kültürünün etkisinde kalmışlardır. Buna rağmen, Romalılar’ın da düşünsel yaşamın birçok alanında kısa süre sonra üretici ve yaratıcı bir duruma geçmişlerdir. Bu eserde; Hellen ve Roma tarihinin sosyopolitik ve sosyo-ekonomik yönleri hakkında kısa, fakat sistematik bilgiler verilmektedir. Bu bilgiler, geniş kapsamları dikkate alınarak eserde yer verilmemiş olan, Hellen ve Roma tarihine ilişkin sosyo-kültürel konuların dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına da katkıda bulunacak niteliktedir.

Hilary J. Deighton – Eski Roma Yaşantısında Bİr Gün
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Eski Roma Yaşantısında Bİr Gün Yazar: Hilary J. Deighton Yayıncı: Homer Yayınları Sayfa Sayısı: 83 Eski Roma Yaşantısında Bir Gün şu soruyu yanıtlamayı amaçlıyor: Eski Roma’da yaşam gerçekten neye benziyordu? Bu kitap çok etkileyici bir biçimde gösteriyor ki, Romalıların da çamaşırhaneye götürecek giysileri, yiyecek yemekleri ve oynayacak oyunları vardı. Kitap, Romalı bir ailenin günlük yaşamını izliyor ve bu kurgu çerçevesinde Roma şehir yaşantısının bütününü canlandırıyor. Sabah, Öğleden Sonra, Akşam – şeklinde düzenlenen üç bölüm, şehir ve insanların günün farklı saatlerine ait etraflı anlatımından oluşmaktadır; gündüz işlek sokaklar gece olunca hırsızlar için bir cennete dönüşmektedir. Yazar yazılı kaynaklardan ve arkeolojik verilerden geniş ölçüde yararlanmıştır; mektuplar, duvar resimleri, hatta yemek tariflerine yer vermektedir. Linda Hennessy’in özenli araştırmasının sonucu olan çizimler ise okuyucuya Eski Roma’da yaşamın nasıl olduğunu tüm açıklığı ile sunmaktadır.

Michael Grant – Roma’dan Bizans’a
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Roma'dan Bizans'a Yazar: Michael Grant Yayıncı: Homer Yayınları Sayfa Sayısı: 202 Bizans İmparatorluğu, batılı ülkelerde genellikle karanlık bir doğu kültürü olarak değerlendirilirken, ülkemizde de adeta ‘bizden değil’ yaklaşımıyla bir Hıristiyan kültürü olrak değerlendirilmekte ve küçümsenmektedir. Bizans İmparatorluğu bir bütün olarak dahi önemsenmezken, imparatorluğun batıdan gelen ölümcül tehditlerden kurtulup, Avrupa’da ve Asya’nın batısında en hayran bırakıcı kimliğini kazandığı beşinci yüzyıl, çok daha az önemsenir. İ.S. Beşinci yüzyıl, tarihin en az ve en eksik bilinen yüzyıllardan biridir. Batı Roma İmparatorluğu’nun beşinci yüzyılda çökmesinin dışında, Doğu İmparatorluğu’nun neden çökmediği ve Konstantinopolis’ten yönetilen Bizans İmparatorluğu’na dönüşerek, neredeyse bin yıl daha yaşamasının kökenleri çok araştırılmaz. Ünlü tarihçi Grant, tarihin en önemli kavşaklarından beşinci yüzyılı rahatça anlaşabilecek bir üslupla adeta yeniden canlandırmakta ve Roma’nın çöküşünün yanısıra, gözardı edilen diğer konuları da incelemektedir.