Philippe Aries & Georges Duby – Özel Hayatın Tarihi 1
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Özel Hayatın Tarihi 1: Roma İmparatorluğu’ndan 1000 Yılına Yazar: Philippe Aries & Georges Duby Yayıncı: Yapı Kredi Yayınları Sayfa Sayısı: 722 Beş ciltlik kolektif bir yapıt olan Özel Hayatın Tarihi, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze, Latinlerin domus’larından burjuva konutlarına dek medeniyetler, kültürler, çağlar boyunca yaşanan derin değişimler üzerinde göz gezdiriyor… Eski dünyada hayat nasıldı? İnsanlar nasıl yaşadılar, nasıl davrandılar? Düşünceleri, duyguları neydi? Evlilik, cinsellik, kadının ailede ve toplumda yeri, iffet, gebelikten korunma, doğurma teknikleri, dinsel ritüeller, mimarinin toplumsal alana ilişkin verdiği ipuçları, bu çalışmada ayrıntılarıyla incelenen başlıca konuları oluşturuyor.

Patrick Le Roux – Roma İmparatorluğu
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Roma İmparatorluğu Yazar: Patrick Le Roux Yayıncı: Dost Kitabevi Sayfa Sayısı: 144 İ.Ö 27 yılında resmen kurulan Roma İmparatorluğu, Roma’nın Gotlar tarafından ele geçirildiği tarih olan İ.S 410 ya da 476’ya dek insanlık tarihinin gördüğü en görkemli uygarlıklardan biri olarak varlığını sürdürdü. Benzersiz bir yönetim biçimi kuran, kültür ve sanat alanında bir uygarlık eşiğini temsil eden, ardında olağanüstü bir mimari kalıt bırakan bu büyük imparatorluk, etkileri bugün de hissedilen burçlarından biri yeryüzü tarihinin. Elinizdeki çalışma, imparatorluğun tarihini siyasal ve askeri düzlemden toplumsal ve gündelik ilişkilere dek genişleten bir kaynak olma özelliğini taşıyor.

Paul Lemerle – Bizans Tarihi
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Tarihi Yazar: Paul Lemerle Yayıncı: İletişim Yayınları Sayfa Sayısı: 135 Bu çalışmanın amacı başkenti Bizans olan imparatorluğu ana çizgileriyle yansıtmaktır. Roma ve Bizans tarihleri arasında belirgin bir kesintinin olmadığını unutmamak gerekir. Bu imparatorluğa, imparatorun çöküşü kaçınılmaz olan Roma’yı terk ederek, başkenti Konstantinopolis’e taşıdığı ve kentin böylece, imparatorluğun idari ve siyasi merkezi olduğu andan itibaren, “Bizans İmparatorluğu” adı verilebilir. Aslında pagan bir devletin Hıristiyan bir devlete dönüştüğü ve Roma’nın sahip olduğu üstünlüğü Konstantinopolis’e kaptırdığı Constantinus’un saltanatı, Bizans tarihinin başlangıcıdır. Bizans, çöküntüye uğramış ve kendini yenilemek gücünden yoksun pagan bir uygarlıktan, Hıristiyan bir uygarlık oluşturdu. Bu uygarlığın etkilerini Türkler, Araplar, ve Slav halkların tümü derin bir biçimde duyumsayacaklardır. Bizans Tarihi bilgisizlikle önyargı arasında yer alan saptamalardan tam anlamıyla kurtulmuş değildir. Bizans’ın talihsizliği, Thukydides ya da Tacitus gibi büyük tarihçilere değil de, Yunancalarının anlaşılması çok zaman güç olan vakanüvislere sahip olmasından kaynaklanır. Bu kitapta, Batı ile Doğu’nun sınırları arasında yer alan ve on bir yüzyıl boyunca her iki taraftan da gelen darbelere dayanabilmiş bir devletin ilgisizlik ya da küçümsenmesinden fazlasına layık olduğu gösterilmektedir.

Reginald H. Barrow – Romalılar
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Romalılar Yazar: Reginald H. Barrow Yayıncı: İz Yayıncılık Reginald H. Barrow’ın Romalılar’ı bir şehir-devletinden imparatorluğa giden süreçte bu uygarlığı kuran başarılı gayretin içn dinamiklerini ortaya koymaktadır. Bunun için yazar Romalılar’ın yapıp ettiklerinden kalkarak onların karakterini ortaya koymak istemiştir. Bu karakteristik özellikler içinde en çok öne çıkanı kendini bir amaca, hatta tanrısal denilebilecek bir amaca dama duygusudur. Yazara göre imparatorluk döneminde zirvesine çıkan bu görev duygusu temeli Roma dinine dayanan çeşitli düşünce karakterinin ve tarihinin anahtarı, yazarın düşüncesine göre, burada aranmalıdır. Dolayısıyla bu kitap bir Roma tarihi değil, Roma tarihi üzerinde ileri incelemeler yapmaya değer mi, değmez mi, bunu düşünmeye bir çağrıdır; bu çağrı da Roma’nın eserinin türlü yönlerinin temel çizgileriyle belirtilmesini gerektirmektedir. Bu açıdan bakıldığında Roma tarihini incelemek demek, yedi tepe üstüne kurulan şehir-devleti zamanından, dünyanın hakimi durumuna gelinceye dek, görevini bir an için olsun gözden kaçırmayan Roma’nın gelişmesini incelemek demektir; sonra da üstünlüğe sahip olmasına ve bu üstünlüğü koruyabilmesine sebep olan şeyleri görmektir. Barrow’un kitabını kaleme alırken başvurduğu uygarlık perspektifi ‘Romanitas’ teriminde billurlaşmaktadır. Bu terim Barrow’un ifadesiyle ‘Tertullianus’un Romalı zihniyetini, Romalı görüşünü ve Romalı düşünüşünü ifade etmek için kullandığı uygun bir kelimedir. Bu kelime, sınırlı ve dar anlamında ‘Roma uygarlığı’ terimine yaklaşır. Bu uygarlık terimi, insanların düşündüklerini,…

Eutropius – Roma Tarihinin Özeti
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Roma Tarihinin Özeti: Yunan ve Latin Klasikleri Yazar: Eutropius Yayıncı: Kabalcı Yayınevi Sayfa Sayısı: 301 İS 320 yılından sonraki bir tarihte doğduğu kabul edilen Eutropius’un çocukluğu ve gençliği İmparataor Constantinus’un Hristiyanlığı desteklediği ve bu yeni dini inancın giderek güçlenmeye başladığı döneme rastlar. Aynı zamanda senator sınıfından olan Eutropius otuzlu yaşlarına rastlayan Constantius’un imparatorluğu döneminde magister epistularım görevini üstlenir. Yine bu görevdeyken imparator lulianus’a Pers seferinde eşlik eder. İmparator Valens döneminde daha üst bir göreve yükselerek magister memoriae olur.

Yannis Kordatos – Bizans’ın Son Günleri
Tarih / 4 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans'ın Son Günleri Yazar: Yannis Kordatos Yayıncı: Alkım Yayınevi Sayfa Sayısı: 96 Bu araştırmamla tarihi gerçekleri yerine oturtmak istiyorum. Tarihçilerimiz Bizans İmparatorluğu’nun dağılış ve çöküş nedenlerini çarpıttıkları gibi, dini çekişmelere dayandırdıkları birçok asılsız bilgiyi de okuyuculara yansıtıyorlar. İstanbul’un Türkler tarafından fethiyle ilgili, tamamen yalanlar üzerine inşa ettikleri bilgileri okuyucuya aktararak gerçekleri gizliyorlar. Bu kitapta sunacağım belgeler bütün bu iddiaları susturacak niteliktedir. İstanbul’un fethini hamasi propaganda malzemesi olmaktan çıkarıp, tarihteki yerine yerleştirmenin ve gerçekleri olduğu gibi yansıtmanın zamanı gelmiştir. Yannis Kordatos Ekim 1931

Bernard Lewis – Modern Türkiyenin Doğuşu
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Modern Türkiyenin Doğuşu Yazar: Bernard Lewis Yayıncı: Arkadaş Yayıncılık Sayfa Sayısı: 728 Türklerin tarihe karşı giriştikleri yarış Ünlü otorite Bernard Lewis’in Türklerin son 250 yıldaki tüm çağdaşlaşma çabalarını tek bir ciltte detaylarıyla anlatıp yorumlayan klasik eseri, yazar tarafından güncellenmiş orijinal III. edisyondan çevirisiyle günümüz Türkçesinde. Princeton Üniversitesi Yakındoğu Etüdleri profesörü Bernard Lewis, bu güncellenmiş klasik kaynak kitabında Türklerin son 250 yıldaki çağdaşlaşma serüvenini geniş bir kaynakçaya dayanarak yetkinlikle yorumluyor. Türk milletinin bin yıl önce Çin’den vazgeçip İslamiyet’e yöneldiğinde başlamış olan batıya doğru yürüyüş, şimdi İslamî mirasın büyük bir bölümünden vazgeçerek Avrupa’ya yönelmiş ve yönetimde, toplumda ve kültürde Avrupaî yaşam tarzını benimseyip hayata geçirmek üzere kesiksiz, kararlı bir çabayı doğurmuştur. Daha önce Türkçede yayınlanmamış güncel yeni ek bölümde Lewis, eserin ilk yayınlandığı 1961 yılından bu yana geçen 47 yıldaki gelişmeleri; Soğuk Savaş döneminin sona erişi, Türkiye’nin NATO üyeliği, Avrupa Birliği adaylığı ve Ortadoğu’daki ABD politikalarına reaksiyonlarını Radikal İslam tehdidini de göz ardı etmeden sunmaktadır. Modern Türkiye’nin Doğuşu konunun duayeninden, son 250 yılımızı; Osmanlı İmparatorluğunun duraklama döneminden itibaren Türk çağdaşlaşma tarihini, Cumhuriyetin ilk ve engebeli yıllarını anlamlandırmak için başvurulabilecek güncellenmiş ve önemli bir kaynaktır.

Donald M. Nicol – Bizansın Soylu Kadınları
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizansın Soylu Kadınları Yazar: Donald M. Nicol Yayıncı: Tarih Vakfı Yurt Yayınları Bizans sarayındaki kadınlar nasıl bir hayat sürdürüyorlardı? Erkek egemen bir toplumda hangi alanlarda nefes alabiliyorlardı? Ünlü Bizans tarihçisi Donald M. Nicol, on Bizanslı “hanımefendi”nin portresini çizerken, imparatorluğun en azından son yüzyıllarda bu soylu kadınların toplumda etkin bir rol oynadıklarını gösteriyor. Sultan II. Murad’ın karısı Mara Brankoviç, İki Sicilya Kraliçesi Elena Dukaina, Taranto Prensesi Thamar, rahibe ve bilgin Theodora Raulaina, İmparatoriçe Eirene Palaiologina, başrahibe Eirene Humnaina, İmparatoriçe Eirene Asenina Kantakuzena, İmparatoriçe Savoia’lı Anna, Anna Notaras Palaiologina ve Trabzon İmparatoriçesi Elena Kantakuzena Komnena, toplumun ve sarayın kısıtlayıcı geleneklerine rağmen, bilimde, dinde, edebiyatta ve siyasette yeteneklerini gösterme fırsatı bulmuşlardı. Hikayeleri bize hem Bizans İmparatorluğu’na, hem de tarihte kadınların rolüne dair yeni bakış açıları sunuyor.

Charles Freeman – Mısır, Yunan ve Roma
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Mısır, Yunan ve Roma (Antik Akdeniz Uygarlıkları) Yazar: Charles Freeman Yayıncı: Dost Kitabevi Sayfa Sayısı: 739 Antik Akdeniz uygarlıkları ve onlar arasındaki kültürel etkileşimin çağdaş dünyaya yön veren baskın bir vurguya sahip olduğu savından hareket eden bu kitap, sadece bu kültürel ve toplumsal ortak paydanın değil, aynı zamanda bu uygarlıkların da kendi içinde çözümlendiği başlıca bir kaynak olma niteliğini taşıyor. İÖ 3200 tarihiyle başlayan geniş bir bağlam içinde, insanlık tarihinin birçok alandaki temel kazanımlarının kökeni olduğunda birleşilen kapsamlı bir uygarlık çözümlemesi ve konuyu anlaşılır kılma amacını güden tamamlayıcı şema, çizelge, resim ve planlarla esaslı bir başvuru kitabı.

Prokopius – Bizans’ın Gizli Tarihi
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans'ın Gizli Tarihi Kitap Serisi: Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi Yazar: Prokopius Yayıncı: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 160 Prokopios (500-565): Ünlü Bizanslı tarihçi 527 yılında Komutan Belisarios’un özel yazmanı ve hukuk danışmanı oldu. İran, Afrika ve İtalya’daki seferlere katılarak buralarda yapılan savaşları yakından izledi. 560 yılında Prokopios’a çok az kişiye verilen illustres unvanı verildi, 562 yılında Bizans kenti yöneticisi oldu. Herodotos ve Thukidides’den etkilenen Prokopios, yazdığı resmi tarihlerde onların yöntemlerini izlemiştir. Savaşlar Tarihi’nde Bizans ordularının Vandallar, Gotlar ve Perslerle yaptığı savaşları anlatır. Yapılar adlı eserinde imparatorluğun kilise, köprü ve başka yapılarını ele alır, o dönemin mimarisi hakkında çok değerli bilgiler verir. Prokopios, İmparator İustinianos zamanını anlattığı Bizans’ın Gizli Tarihi’nde daha önceki kitaplarında zamana uydurmak zorunda kaldığı, işin içyüzünü açıklamayı göze alamadığı, sessizce geçiştirilmiş olayları apaçık ortaya koyduğunu belirtir.

Şerif Baştav – Bizans İmparatorluğu Tarihi: Son Devir (1261-1461)
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans İmparatorluğu Tarihi: Son Devir (1261-1461) Osmanlı Türk – Bizans Münasebetleri Yazar: Şerif Baştav Yayıncı: Bilge Kültür Sanat Sayfa Sayısı: 176 Batı’da Bizans’ı araştırma gayretleri oldukça eskiye dayanır. 15. ve 16. yüzyıllarda, Avrupa içlerinde durdurulmaz bir hâlde ilerleyen Türklerin tarihi ve nereden gelip nasıl bu kadar kudrete eriştikleri hususunda uyanan alâka, Batı ilim âlemini Bizans kaynaklarını araştırmaya sevk etmiştir. Rönesans ile başlayan Eski Yunan ve Roma tarih ve kültürünü araştırma çalışmaları, Bizans’ın da öğrenilmesini lüzumlu kılmış, I. Cihan Savaşı’nı müteakip bütün Avrupa ülkelerine yayılan Bizans araştırmaları milletlerarası bir hâl almış, II. Dünya Savaşı’ndan sonra ise vaktiyle Bizans ile az veya çok ilişkisi bulunan bütün ülkeler, üniversitelerinde Bizantinoloji kürsüleri kurarak eski metinleri neşretmiş, Bizans’ın sanat ve arkeoloji eserlerini meydana çıkarmak ve işlemek hususunda, birbirleriyle yarış içerisinde büyük gayretler sarf etmişlerdir. Bütün bu manzara karşısında Türkiye’nin hâli hazindir ve maalesef bu hususta en geri kalmış ülkeyiz. Türkler Bizans’ın bütününe sahip olmuş, fakat onun ne olduğunu ve kendisi ile olan münasebetlerini layıkıyla öğrenememişlerdir. Bizans’ı ve tarihini iyi öğrenmek demek, bir bakıma Türk dünyası tarihini iyi öğrenmek demektir. Zira Bizans, daha 4. yüzyıldan başlayarak Türklerin fasılasız olarak temas ve mücadelelerde bulunduğu en büyük, en uzun ömürlü bir devlet olduktan başka, daha başlangıçtan…

Alexander A. Vasiliev – Bizans İmparatorluğu Tarihi
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans İmparatorluğu Tarihi Yazar: Alexander A. Vasiliev Yayıncı: Alfa Yayınları Sayfa Sayısı: 895 Bizans’ın tarihi demek kaçınılmaz bir şekilde konstantinopolis denilen şehrin de tarihi demektir. Çünkü uçsuz bucaksızmış gibi görünen bu imparatorluk ile dünya yüzünde kurulmuş en önemli kentlerden istanbul’un tarihi ancak iç içe okunabilir. Konstantin hanedanından komnenoslara, jüstinyen hanedanından makedonyalılara, suriye kökenlilerden frigyalılara, ermeni kökenlilerden palaiologoslara kadar nice hanedan ve soy bu şehrin tahtına oturabilmek için binlerce entrikadan geçmiş, nice oyunlar oynanmıştı. Unutulmaması gereken bir gerçek var ki: batı uygarlığının doğuya bakan en önemli yüzü olan bizans imparatorluğu, tarih boyunca din uğruna yaşanmış en inanılmaz savaşlar olan haçlı seferlerinin de çıkış noktası olmuştur. Kendi türünde en önemli eserlerden birini üretmeyi başaran vasiliev, görkemli bir imparatorluğun öyküsünün yanı sıra bizlere hıristiyanlık ve islam arasındaki bağlantılar, kökenler, çatışmaların tarihini de sunuyor.

Georg Ostrogorsky – Bizans Devleti Tarihi
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Devleti Tarihi Yazar: Georg Ostrogorsky Yayıncı: Türk Tarih Kurumu Sayfa Sayısı: 582 Roma devlet tarzı, Grek kültürü ve Hristiyan inancı Bizans gelişmesinin ana kaynaklarıdır. Bu unsurlardan birisi çıkarılsa Bizans’ın varlığı düşünülemez. Ancak Hellenist kültür ve Hristiyan dininin Roma devlet şekli ile bir sentez haline gelmesi bizim Bizans imparatorluğu olarak adlandırmaya alıştığımız tarihi teşekkülü meydana getirmiştir. Bu sentez Roma Devleti’nin ağırlık noktasının, krizler devri olan 3. yüzyılın gerektirdiği gibi doğuya kayması ile mümkün kılındı. Ağırlık noktasının bu yer değiştirişi imperium Romanum’um Hıristiyanlaştırılması ve yeni başşehrin Boğaziçi kenarında kurulması ile ifadesini buluyordu. Bu iki olay, Hıristiyanlığın zaferi ve devlet merkezinin kesin olarak Hellenize edilmiş Doğu’ya nakli Bizans devresinin başlangıcını ifade eder. Bizans tarihi evvel emirde sadece Roma tarihinin yeni bir devresi ve Bizans Devleti eski Imperium Romanum’un sadece bir devamıdır. Bizans bilindiği gibi, bizim Bizans dediğimiz kişilerin bilmedikleri, daha sonraki devrin bir terimidir. Bunlar kendilerini her zaman bir Romalı olarak adlandırmış imparatorlarının Roma hükümdarı, eski Roma Caesar’larının halef ve mirasçıları saymışlardır. Devletleri yaşadığı sürece Roma adı onları büyülemiş ve Roma devlet geleneği onların siyasi düşünce ve iradelerine sonuna kadar hakim kalmıştır…

Auguste Bailly – Bizans Tarihi Cilt 1
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Tarihi Cilt 1 Yazar: Auguste Bailly Yayıncı: Tercüman Yayınları Sayfa Sayısı: 224 1000 yıllık tarihi ile yeryüzünün en uzun imparatorluğu hiçbir ad Bizans’ınki kadar itibara ve üne sahip olmamıştır. Hiçbir insan, İmparator’un sahip olduğu kadar ölçüsüz, karmaşık bir güce sahip değildi. O, birbirini izleyiş sırasını sürdürdüğü Romalı Sezarlar gibi mutlak bir iktidarın sahibi, Tanrı’nın kendisi tarafından Kilise’nin en yüksek yol göstericisi olarak seçilmiş, Tanrı’nın insanlar arasında ve dünya üzerindeki temsilcisi, dünyevi konularda olduğu gibi, ruhani konularda da kanun yapıcısıydı. Taç giyme töreninin İmparatora bağışladığı karakter, onu insanlardan o derece uzaklaştırıyordu ki gücünü Tanrı’dan başkasından almazmış gibi görünüyordu. Bu andan başlayarak; önceki kişiliğinin ve soyunun ne hükmü olurdu? Tahta çıkış, yeni bir doğuştu. Senatonun seçimi, halkın ve ordunun onayı bir formaliteden başka bir şey değildi. Veraset bile meşrulukta rol oynamıyordu. Kendine taç giydirtmeyi başarınca; kim olursa olsun, bir saltanat sahibi kutsal hale geliyordu. Tanrı tarafından seçilmiş bulunmasından ötürü İmparator, geçmişinin hesabını vermekle yükümlü değildi. Hiçbir ad, Bizans’ınki kadar itibara ve üne sahip olamamıştır; muazzam ve karmakarışık faciaların birbiri ardınca daha göz alıcı bir akışını hayallerde canlandıracak bir başka ad bulunamaz. Konstantin, adını taşıyan şehrin dünyanın gözlerini kamaştırmasını istemişti. Bunu gururunun, dehasının, hayallerinin ölçüsünde gerçekleştirmişti ama onu dünyanın hayranlığına…

Auguste Bailly – Bizans Tarihi Cilt 2
Tarih / 3 Temmuz 2017

Kitap Adı: Bizans Tarihi Cilt 2 Yazar: Auguste Bailly Yayıncı: Tercüman Yayınları Sayfa Sayısı: 213 1000 yıllık tarihi ile yeryüzünün en uzun imparatorluğu hiçbir ad Bizans’ınki kadar itibara ve üne sahip olmamıştır. Hiçbir insan, İmparator’un sahip olduğu kadar ölçüsüz, karmaşık bir güce sahip değildi. O, birbirini izleyiş sırasını sürdürdüğü Romalı Sezarlar gibi mutlak bir iktidarın sahibi, Tanrı’nın kendisi tarafından Kilise’nin en yüksek yol göstericisi olarak seçilmiş, Tanrı’nın insanlar arasında ve dünya üzerindeki temsilcisi, dünyevi konularda olduğu gibi, ruhani konularda da kanun yapıcısıydı. Taç giyme töreninin İmparatora bağışladığı karakter, onu insanlardan o derece uzaklaştırıyordu ki gücünü Tanrı’dan başkasından almazmış gibi görünüyordu. Bu andan başlayarak; önceki kişiliğinin ve soyunun ne hükmü olurdu? Tahta çıkış, yeni bir doğuştu. Senatonun seçimi, halkın ve ordunun onayı bir formaliteden başka bir şey değildi. Veraset bile meşrulukta rol oynamıyordu. Kendine taç giydirtmeyi başarınca; kim olursa olsun, bir saltanat sahibi kutsal hale geliyordu. Tanrı tarafından seçilmiş bulunmasından ötürü İmparator, geçmişinin hesabını vermekle yükümlü değildi. Hiçbir ad, Bizans’ınki kadar itibara ve üne sahip olamamıştır; muazzam ve karmakarışık faciaların birbiri ardınca daha göz alıcı bir akışını hayallerde canlandıracak bir başka ad bulunamaz. Konstantin, adını taşıyan şehrin dünyanın gözlerini kamaştırmasını istemişti. Bunu gururunun, dehasının, hayallerinin ölçüsünde gerçekleştirmişti ama onu dünyanın hayranlığına…