Ali Çimen – Tarihi Değiştiren Günler

Tarihi Değiştiren Günler Kitap Kapağı Tarihi Değiştiren Günler
Ali Çimen
Timaş Yayınları
304

Tarihi Değiştirenler Serisi tüm hızıyla devam ediyor…

Serinin 9. Kitabı tarihte dönüm noktası olan günlere odaklanıyor…
"O sırada Türkiye'de ne oluyordu?" bölümüyle de okurlara karşılaştırmalı tarih imkanı sağlıyor…

Süveyş Krizi, Vietnam Sendromu, Neil Armstrong, Baas Partisi, Keşmir Sorunu, Kore Savaşı, Uzun Yürüyüş, Bağımsızlık Bildirgesi, Büyük Bunalım, New Deal, İran İslam Devrimi, Amerikan İç Savaşı, Cemal Abdül Nasır, 11 Eylül Saldırıları, Mahatma Ghandi, Başkan Kennedy, Kıbrıs Barış Harekâtı, Mehmet Ali Ağca, İnebahtı, Çernobil, Petrol Krizi, Normandiya Çıkartması, Saddam Hüseyin, Pearl Harbor Baskını, El Kaide, Everest, Apartheid, Gagarin, Perestroika, Başkan Mao, Konstantinopol, Waterloo, Küba Füze Krizi, Savaşların Anası, Afganistan'ın İşgali, Berlin Duvarı, Haçlı Seferi, Sivil İtaatsizlik, Tiananmen Olayları, Macar Ayaklanması, Prag Baharı, Nelson Mandela, Enosis, Politbüro, Klonlama, İnternet, Viyana Kuşatması, Filistin-İsrail Barışı, Napolyon, Soğuk Savaş, JFK, Albaylar Cuntası, Martin Luther King, Ekim Devrimi ve daha onlarcası...

BU İSİMLER VE KAVRAMLAR HAYATIMIZA NASIL GİRDİ DERSİNİZ?

Ali Çimen – Tarihi Değiştiren Bilginler

Tarihi Değiştiren Bilginler Kitap Kapağı Tarihi Değiştiren Bilginler
Ali Çimen
Timaş Yayınları
304

İngiltere'deki bilge cisimlerin yere düşmesinin ardındaki sırrı çözerken, Polonya'daki gezegenlerin rotasını tespit ediyor; İran'daki sayıların dilini keşfederken, İtalya'daki cisimlerin neden suya batmadığına kafa yoruyor; eski Yunan'daki tıbbın temellerini atmakla meşgulken; Fransa'daki insanoğlunu ölümcül kuduz mikrobundan kurtarmak için ter döküyordu...

'Yerçekimi kaşifi' Newton'dan 'gezegenler hakimi' Kopernik'e, 'matematiğin prensi' Ömer Hayyam'dan 'suyun gizli gücünü' ortaya çıkaran Arşimet'e, 'tıbbın babası' Hipokrat'tan 'kuduzun belalısı' Pasteur'e varıncaya dek, onlarca bilim adamı, yer kürenin dört bir yanında günümüz dünyasının bilimsel çatısını örmek için dinmek bilmez bir iştahla çalıştı. Kah Atomları, kah gezegenleri; bazen mikropları bazen de sayıları konuşturdular; tarihi değiştirdiler...

Ali Çimen – Tarihi Değiştiren Askerler

Tarihi Değiştiren Askerler Kitap Kapağı Tarihi Değiştiren Askerler
Ali Çimen
Timaş Yayınları
352

"Tarihi Değiştirenler" Serisi Devam Ediyor...

Daha önce "Tarihi Değiştiren Savaşlar", "Tarihi Değiştiren Konuşmalar", "Tarihi Değiştiren Olaylar" adlı kitapları çıkan Ali Çimen, "Tarihi Değiştiren Askerler" kitabı ile seriye devam ediyor. Çimen, yeni çalışmasla dünya tarihinde nam salmış başlıca kumandanların hayatlarını, hayatlarındaki dönüm noktalarını, onları tarihi değiştiren kouma getir savaşların öncesini ve sonrasını ele alarak okurlarının beğenisine sunuyor.

Serinin diğer başlıkları olan tarihi değiştiren 'Konuşmalar', 'Savaşlar' ve 'Olaylar'da olduğu gibi, bu çalışmada da aynı yol haritası takip ediliyor. Askerlerin kitaptaki dizilişi kronolojik sırayı izlese de, asıl hareket noktası; günümüz medyasındaki aktüel-popüler bilgi akışı esnasında kendisine en fazla atıfta bulunulan; Hitler, Napolyon, Büyük İskender, MacArthur, Sezar gibi askerlerin okuyucuya daha iyi tanıtılması oldu.

Bununla birlikte Pearl Harbor limanını bombalayarak Amerika'nın İkinci Dünya Savaşı'na girmesine sebep olan Japon Amiral Yamamoto, yine İkinci Dünya Savaşı'nda Nazileri geri püskürten ve belki de gerçek anlamda savaşın kaderini değiştiren Rus Mareşal Zhukov, Napolyonik Savaşlar sırasında Fransızları Akdeniz'den silerek İngiltere'nin neredeyse bir asır boyunca 'denizler hakimi' olmasını sağlayan Amiral Nelson ve Güney Amerika'yı kılıcıyla İspanyollaştırıp, Yeni Dünya'nın zenginliklerini Avrupa'ya taşıyan Cortes gibi; tarihte köklü izler bırakmış, lakin ülkemizde pek gündeme gelmeyen isimler de kitapta yer alıyor. Tüm bunların yanı sıra 'Tarihi Değiştiren Askerler' ile Halid Bin Velid, Alparslan, Selâhaddin Eyyübi, Fatih Sultan Mehmet, Barbaros Hayreddin Paşa, Kanuni Sultan Süleyman ve tabiî ki Atatürk gibi, tarafı olduğumuz siyasal kültürel sahnenin önemli aktörlerinin dünyasına da misafir olabileceksiniz.

Kitapta Yer Alan Askerler;

Bir kitapla onlarca askere zafer kazandıran general; SUN TZU, Makedonya'dan yola çıktı, tüm dünyayı fethe kalktı; BÜYÜK İSKENDER, Roma'nın belalısı Kartaca Generali; HANNİBAL, Roma'nın muzaffer komutanı dünyayı fethe çıkıyor; JÜL SEZAR, Göçmen kabilelerini topladı; Roma İmparatorluğu'na kan kusturdu; ATİLLA, Allah'ın Kılıcı, 100 savaşa girdi hiç birini kaybetmedi; HALİD BİN VELİD, Cermen prensliğinden Roma İmparatorluğu'na koşan Frank Kralı, Birleşik Avrupa hayalinin mimarı; CHARLEMAGNE, Anadolu'nun kapısını Türklere açan büyük savaşçı, Malazgirt Fatihi; SULTAN ALPARSLAN, Haçlıların Kudüs iştahını kesen İslam kumandanı; SULTAN SELÂHADDİN EYYUBİ, İngilizlerin 'Arslan Yürekli' İngilizce bilmeyen Kralı; I. RICHARD, Moğol steplerinden dünyayı fethe çıktı, Hazar'dan Japonya'ya uzanan bir imparatorluk bıraktı; CENGİZ HAN, İstanbul'u fethetti, Roma'yı istedi, Avrupa'yı Osmanlı'nın ayakları altına serdi; FATİH SULTAN MEHMET, Korsanlıktan Amiralliğe yükseldi, Akdeniz'i Haçlılara dar etti; BARBAROS HAYRETTİN PAŞA, Aztek medeniyetini yıkan, Güney Amerika'yı İspanyollaştıran kaşif; HERNAN CORTES, At üzerinden inmedi Osmanlı'yı cihan imparatorluğu yaptı; KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN; Kralcıları ezdi, mezarından çıkarılıp asıldı ama İngiltere'yi süper güç yaptı; OLIVER CROMWELL; Osmanlı 'deli', Batı 'büyük' dedi; Rusya'yı dünya devi yaptı; BÜYÜK PETRO, Yerlilerle, Fransızlarla, İngilizler için ve İngilizlere karşı savaştı; Amerika'nın ilk başkanı oldu; GEORGE WASHINGTON, Napolyon'a denizlerde nefes aldırmadı, İngiltere'yi denizler hakimi yaptı; AMİRAL NELSON, Asker, konsül, imparator; Fransız Devrimi'nin savaş makinesi; NAPOLYON BONAPARTE, Dünyayı 'özgürleştiren' kızıl diktatör; JOSEF STALİN, İki Dünya Savaşı'ndan Kore Harekatı'na Amerikalılara hep o komuta etti; DOUGLAS MACARTHUR, Büyük hayalleriyle büyük bir imparatorluğu küçülten asker; ENVER PAŞA, Çöken bir imparatorluğun subayıydı, kurduğu devletin cumhurbaşkanı oldu; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, Japon donanmasının beyni, Pearl Harbor'ın fikir babası; AMİRAL ISOROKU YAMAMOTO, Tanklara aşıktı, her iki dünya savaşında da tanklarla Amerika'yı zafere taşıdı; GENERAL PATTON, Üstün Irk sevdasıyla dünyayı ateşe veren Faşist lider; ADOLF HİTLER, Üniversite okuyamadı; önce asker, sonra kahraman, ardından da Amerika'ya başkan oldu; DWIGHT DAVID EISENHOWER, Hitler'i yendi, hiç savaş kaybetmedi, Rus liderlerini gölgede bıraktı; MAREŞAL ZHUKOV.

Lütfi Şahin – Osmanlı’nın Kanlı Tarihi

Osmanlı'nın Kanlı Tarihi: Osmanlı'nın Gözyaşları Kitap Kapağı Osmanlı'nın Kanlı Tarihi: Osmanlı'nın Gözyaşları
Lütfi Şahin
Az Kitap
224

Osmanlı tarihi, muhteşem başarıların olduğu kadar derin acıların da tarihidir. Sultanların, şehzadelerin, devlet adamlarının; bazen taht uğruna bazen de başkalarının siyasi ihtirasları yüzünden öldürülmesiyle, Osmanlı tarihinin en çok kan akan sayfaları yazılmıştır.

Bu kitabımızda; öldürülen, katledilen, tahtan indirilen, sürgüne gönderilen padişah, şehzade ve devlet adamlarından oluşan, oldukça çok sayıdaki kişinin, hüzünlü ve hazin hikâyelerini bulacaksınız. II. Abdülhamid'in "Tarih değil, hatalar tekerrür eder!" sözünü örnek alarak, kişisel ve toplumsal tarihimiz için ibret alıp, aynı hataları tekrarlamayacağımızı umuyoruz.

Agarta – Mahatmalar Misyonu

Agarta Mahatmalar Misyonu Kitap Kapağı Agarta Mahatmalar Misyonu
Anonim
Bilim Araştırma Merkezi Yayınları
64

Genellikle kabul edilmemesine rağmen, denilir ki, Avrupa’nın azizleri geçmişte, Tanrı’nın gazabını Batı’nın üzerinden çekmek için bir paratoner vazifesi görüyorlardı. Bu, bir bakıma, Hindular ile Budistler arasında geçerli olan şu inancı andırmaktadır ki, Yüce Rişiler Beşeri Irk’ın Gözeticileri olmuşlardır ve olmaktadırlar. Bugün dahi Seylan’da Budistler, bundan sonraki doğumlarının Himalayalar’daki Tanrılar arasında olması için dua ederler. Yirmibeş yaşındayken Kalküta’da muazzam bir dünya mülkünü terkeden ve o zamandan beridir, Himalayalar’ın kendisine rastladığım yüksek bir yerinde yetmişbeş yıldır yoga yapan Bengalli bir keşiş, Kailas Dağı yönünde üstü karla kaplı bazı dağ sıralarını göstererek, o yerlerde Tanrılar’ın Irkımız’ı gözettiklerini ve spiritüel gelişimini yönlendirdiklerini belirtti. İlave ettiğine göre, normal beşeriyet için görünmez olan bu Varlıklar, Ermişler tarafından görülebilir ve kalpleri saf olanlar Onlar ile irtibat kurabilirler: Sessiz Gözcüler olarak; Dünya’nın Himalaya Surları’ndan İlâhi Şefkat ile (beşeriyeti) gözetlerler, tâ ki, Kali-Yuga Gecesi uzun süresini tamamlasın ve Uyanış Günü tüm uluslar üzerinde ağarsın.

Agarta – Yeraltı Uygarlığı

Agarta - Yeraltı Uygarlığı Kitap Kapağı Agarta - Yeraltı Uygarlığı
Anonim
Bilim Araştırma Merkezi Yayınları
51

Shamballa olarak da bilinen Agarta yeraltı dünyası 19. yüzyıl okültizminin önemli bir konusudur. Batı dünyasında ilk kez 1886 yılında Fransız filozof Alexandre Saint-Yves d’Alveydre tarafından yazılan Mission de l’Inde (Hint Misyonu) kitabıyla tanıtılmıştır. Saint-Yves’in kitabı Himalayalar’ın altında devasa yeraltı şehirlerinin varlıklarını sürdürdüklerini ve bunların Brahatma olarak bilinen bağımsız bir piskoposun egemenliği altında yönetildiğini anlatmaktadır. Tarih boyunca, gizli topluluklar tarafından yönetilen “bilinmeyen üstün güçler” bu yeraltı şehirlerinde varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Soner Yalçın – Efendi

Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı Kitap Kapağı Efendi: Beyaz Türklerin Büyük Sırrı
Soner Yalçın
Doğan Kitap
616

Sizin hiç idam edilmiş akrabanız var mı?
Onların var! Hem de üç kişi!

Sizin akıl hastası akrabınız var mı? Peki intihar eden akrabanız? Onların var! Hem de sayıları şaşırtacak kadar çok!

Sizin başbakanlık yapmış akrabanız var mı?
Onların var, hem de on yıl!

Milletvekilliği, belediye başkanlığı yapmış siyaset adamı akrabalarınız var mı?
Onların var, sayıları yirmiye yakın!

Avrupa güzeli, futbolcu, şarkıcı, yazar, diplomat akrabalarınız var mı?
Onların var!

Sizin, büyük amcası Gazi Osman Paşa için yazılan kahramanlık marşıyla, yüz yıl sonra darağacına gönderilen Dışişleri bakanı akrabanız var mı?
Onların var!

Sizin Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerine başkanlık etmiş akrabalarınız var mı?
Onların var!

Sizin Mustafa Kemal'in huzurunda evlenen akrabanız var mı ya da Osmanlı Sarayı'na damat olan akrabanız?
Onların var!

Adı, İzmir Suikastı'na karıştığı için idam edilen akrabanız var mı?
Onların var!...

Onlar yüz yıl hep göz önünde oldular. Ama bir sırlarını hep saklı tuttular...

İzmirli Evliyazade Ailesi'nin Sırrı Neydi?

Soner Yalçın – Behçet Cantürk’ün Anıları

Behçet Cantürk'ün Anıları Kitap Kapağı Behçet Cantürk'ün Anıları
Soner Yalçın
Doğan Kitap
240

Öldürülecek 67 Kürt işadamı listesinin ilk sırasında onun ismi vardı...
Anne tarafından Ermeni'ydi.
Hayatı boyunca "Ermeni dönmesi" diye aşağılandı.
İlk cinayetini 15'inde işledi.
23 yaşında uyuşturucu sevkiyatına başladı.
Karadeniz mafyasıyla işbirliği onu silah kaçakçılığına götürdü.
Müteahhit olarak devlet ihalelerine girdi.
Asala ve PKK'ya yardım ettiği iddiasıyla işkenceli sorgulamalara maruz kaldı.
Hep beraat etti.
Son sevkiyatı 5.5 ton baz morfindi.
Zırhlı otomobili 14 ocak 1994 cuma günü durduruldu.
Bir gün sonra Sapanca'da ölü bulundu.
Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülmüştü.
İşte Behçet Cantürk'ün yaşamöyküsü...

Hüseyin Nihal Atsız – Makaleler

Makaleler Kitap Kapağı Makaleler
Hüseyin Nihal Atsız
İrfan Yayıncılık
400

Toplum olaylarını anlamak ve açıklamak ancak onları tarih içindeki yerlerine doğru biçimde yerleştirmekle mümkündür.
Yakın geçmişimizin önemli düşünürlerinden biri olan Hüseyin Nihâl ATSIZ, hem çalışmalarıyla tarihimizin en eski dönemlerine kadar ışık tutabilen büyük bir tarihçi; hem atlıyı atından indirebilecek kadar güçlü bir yazar - şair; hem de Türklük Bilimi'nin ilgilendiği konularda kaynak sayılabilecek derecede önemli eserler veren bir Türkologdur.
O'nun:
"Daha çok yarın için kaleme alınmış olan bu yazılardaki tezlerin, yarının Türkçü tarih bilginlerince tartışılıp kabul olunacağını umuyorum.
Ümit en sonra terkolunan şeydir"
ifadesi, şimdilik 4 ciltte toplanmış olan MAKALELER'inde sergilediği düşüncelerinin önemini bir kat daha arttırmaktadır. MAKALELER, Türkiye'nin tarihsel dokusunu yeniden ve sağlıklı biçimde algılama uğraşını göze alacak geleceğin kuşakları için, çok daha ileri çerçevelerde tartışılıp değerlendirilmeyi gerektiren önemli ipuçlarını sergiliyor.

Hüseyin Nihal Atsız – Türk Ülküsü

Türk Ülküsü Kitap Kapağı Türk Ülküsü
Hüseyin Nihal Atsız
Ötüken Neşriyat
177

Bir ülkünün çevresinde toplanmak ve onun için ölümü göze alarak savaşmak ne güzel şeydir! İnsanlar ancak ülkü ile hayvanlardan ayrılabiliyorlar. Millî bir ülkü olmadıktan sonra, insanın hayvandan ne farkı kalır? Hayvan, ölümden ve ızdıraptan kaçar, kuvvetliden korkar. Ölümden korkmayan, ızdıraptan kaçmayan, kuvvetli ile savaşı göze alan yaratık, ancak ülkücü insandır. Bir zamanlar dinler insanları hayvan olmaktan kurtarmak için çalıştı, onlara Tanrı'dan öğütler verdi. Bugünkü ülküler, tamamıyla millîdir. Dinî inancı da içine almış olan millî ülkü, insanları sürükleyen, güçlendiren ve asilleştiren bir duygu ve düşüncedir. Bugünün kaba maddeciliği arasında Türk ülküsü sararmış, biraz küllenmiş gibi görünüyor. Maddecilik hastalığı geçtiği zaman, o yine parlayacaktır. Onun için Türk ülküsüne sarılmaya mecburuz.

 

Bütün Doğu milletlerini yendiği halde yalnız Türklerle başa çıkamayan Batı'nın içine sinmiş düşmanlığı ve hıncı karşısında, bizim silahımız, Türk ülküsüdür. Tek başına Avrupa'ya dalan ve yüzyıllarca tek başına bütün Avrupa milletlerine karşı Allah'ın adını savunan Asya arslanları zaman zaman gaflet uykusuna dalmışlar, fakat sonra sıçrayıp şahlanmışlardır. Bu seferki dalgınlık biraz tehlikeli gibi görünüyor. Çünkü içinde bir de yabancıya hayranlık unsuru var. Tehlikeler nereden gelirse gelsin, ne kadar büyük olursa olsun, tek çare ve tek ilacı Türk ülküsü'dür.

Muazzez İlmiye Çığ – Gilgameş

Gilgameş Kitap Kapağı Gilgameş
Muazzez İlmiye Çığ
Kaynak Yayınları
95

Sumerolog Muazzez İlmiye Çığın kaleme aldığı bu kitap, Sumerlilerin bundan binlerce yıl önce yaşamış olan kahraman kralı Gilgameş'in serüvenlerini kapsayan bir öyküdür.

Bu öyküde yer alan konular, Gilgameş'in yaşadığı çağdan itibaren yüzyıllar boyunca ağızdan ağıza geçtikten sonra çiviyazısıyla destan halinde tabletlere yazılmıştır. Babilliler, Sumerce yazılmış tek tek konuları, Akad dilinde bir bütün destan haline getirmişler. Çığ, Sumerce yazılıp destana alınmamış öyküleri, Xll, tablette yazılanları ve destanda bulunmayan, fakat Akadca şiir halinde yazılmış Gigameş'in doğumunu anlatan öyküyü de kitabına ekledi. Böylece Gilgameş destanının tümünü ve Gilgameşe ait yazılan bütün konuları bir araya toplamış oldu.

Tutkuları, sevinçleri, acıları, umutları ve hayal kırıklıklarıyla bugüne bağlanan tarihin ilk kahraman kralını, Sumerolog Çığın akıcı anlatımıyla tanıyacaksınız.

Aknerli Grigor – Okçu Milletin Tarihi

Okçu Milletin Tarihi Kitap Kapağı Okçu Milletin Tarihi
Aknerli Grigor
Yeditepe Yayınevi
92

Okçu Milletin Tarihi'ni büsbütün Grigor'un eseri olarak kabul etmek mümkün değildir. Eserin ilk kısmını yazara ait bilgiler olmaktan ziyade bir derleme olarak kabul etmek daha doğru olur. Kitapta 1265 yılından sonraki döneme dair verilen bilgilerin yer aldığı son kısım ise, şive farklılığından da anlaşılacağı üzere, bizzat Grigor'un gözlemlerine dayanmakta olup onun kaleminden çıkmıştır.

Moğol tarihine ait Ermeni kaynaklarından Aknerli Grigor'a ait bu eser, hacmi küçük olmakla birlikte, dönemin olaylarını birebir yaşayanların anlatımlarını ve gözlemlerini ihtiva etmesi nedeniyle Yakın Doğu'daki Moğol istilası tarihiyle ilgili önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Necip Fazıl Kısakürek – Yeniçeri

Yeniçeri Kitap Kapağı Yeniçeri
Necip Fazıl Kısakürek
Büyük Doğu Yayınları
320

Yeniçeri’yi dünyanın ilk teşkilatlı ve meslekî ordusu olarak gören ve gösteren Necip Fazıl’a göre, Yeniçeri, kuruluşundan sonraki ilk iki asır içinde ideal askerdir ve devletinin gayesine ve ahlakına bağlıdır. Tanzimata kadar sürecek olan sonraki üç asır içindeyse bizzat devlet süikastçısı bir âsidir.
Yeniçerinin bu çöküşü, ruhî ve sosyal bir müessire, iman vecd ve aşkının gönüllerden uçup gitmesine bağlıdır ve Yeniçeri, bu korkunç ve hazin tecelliyi göstermekte sadece bir vesiledir.

Bu eser, müellifinin bizzat belirttiği gibi, tarihî rezalet ve fecaatlerin bir hikâyesi olarak kaleme alınmış olmaktan ziyade, Yeniçerinin işe nereden başlayıp, işi nerede bitirdiğini göstermek ve bunun ruhî ve sosyal müessirlerini çerçevelemek gayesiyle yazılmıştır.

Andrew Mango – Atatürk

Atatürk: Modern Türkiye'nin Kurucusu Kitap Kapağı Atatürk: Modern Türkiye'nin Kurucusu
Andrew Mango
Remzi Kitabevi
752

Uzman bir yazar, nesnel bir yapıt;
İşte Atatürk'ün yaşamı ve mücadelesi!...

İstanbul doğumlu İngiliz yazar Andrew Mango, beş yılı aşkın bir süre yaptığı araştırmalar sonucu, bu yapıtla kapsamlı ve nesnel çalışma ortaya koyuyor.

Türkiye'nin, bağımsızlığı ve varoluşu yolunda Atatürk gibi bir liderle yakaladığı olağanüstü şansı irdeleyen yazar, onu salt lider özellikleriyle değil, yakın çevresi ve insan ilişkileriyle de yansıtmayı başarırken, dönemin toplumsal yapısı ve güç dengelerine de açıklık kazandırıyor.

Prof. Geoffrey Lewis Atatürk için "O, tek bir insanın neler yapabileceğini gösteren 20. yüzyılın olağanüstü lideri" diyor. Evet, kitleleri ardından sürükleyebilen, insanları birbirine kenetleyebilen siyasal önder... Ancak sonuçta Atatürk de herkes gibi bir insan... Karizması, zaafları, kadınlarla olan ilişkileri, dostlukları, nefretleri, iyilikleri ve hatta kıskançlıklarıyla bir insan... Mango, bu olağanüstü çalışmasıyla, Atatürk'ü işte bu yönleriyle daha bir yakınlaştırıyor bize.

Bu basımda Saltanat ve Cumhuriyet dönemine ilişkin tüm yazılı kaynaklara ulaşılmıştır. Çoğu eski yazı birçok belge aslından olduğu gibi aktarılmış, döneme özgü söyleyiş ve ifade özellikleri korunmuştur.

George Vernadsky – Moğollar ve Ruslar

Moğollar ve Ruslar Kitap Kapağı Moğollar ve Ruslar
George Vernadsky
Selenge Yayınları
536

Bazı Rus tarihçiler, Rusya'da Moğol dönemini anlatırken "Moğollar bize kan ve gözyaşından başka ne getirdi?.." diye başlarlar söze. Hatta pek çok tarihçinin kanaati de böyledir. L.N. Gumilev, "Eski Ruslar ve Büyük Bozkır Halkları" adlı eserinde bu görüşü tamamen çürütmekte ve Moğolların elçilerini öldüren bir şehir dışında hiçbir yeri yakıp yıkmadıklarını ve sembolik vergiler koyduklarını belirtir. G. Vernadsky, bu görüşe katılmamakla birlikte Rusların bugünkü idari kurumlarının çoğunu Moğollardan aldıklarını ve Moğol istilasının sanıldığı kadar kötü sonuçlan beraberinde getirmediğini kaydetmektedir.Eğer Rusya Rusya olabilmişse, bunu Moğol istilasına borçludur. Türk halkları belki savaşta acımasızdılar, amansızdılar, ama asla "barbar" değillerdi.