Niyazi Berkes – Atatürk ve Devrimler

Atatürk ve Devrimler Kitap Kapağı Atatürk ve Devrimler
Niyazi Berkes
Yapı Kredi Yayınları
276

Yapı Kredi Yayınları Türkiye'de Çağdaşlaşma ve Türkiye İktisat Tarihi gibi başyapıtlarıyla Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş döneminde Türkiye'nin tarihsel ve toplumsal evrimini inceleyen Niyazi Berkes'in kitaplarını yayımlamaya devam ediyor. Atatürk ve Devrimler, Niyazi Berkes'in Mustafa Kemal Atatürk'ü layıkı ile anlama konusunda farklı zamanlarda kaleme alınmış yazılarından oluşuyor.

'Atatürk'ü tanımak, yalnız yaptıklarının sonuçlarını listelemekle biten bir iş değildir...'

Niyazi Berkes – Teokrasi ve Laiklik

Teokrasi ve Laiklik Kitap Kapağı Teokrasi ve Laiklik
Niyazi Berkes
Yapı Kredi Yayınları
268

Değer ölçüleri olmayan hiçbir toplum yoktur; ancak bazı değerler zamanın gereklerine göre değişeceğine, zamanla katılaşma, kireçleşme eğilimi gösterirler. Bu, bize üç şeyi anlatır; toplumun insanları arasında birbirine çok yapışık bir birlik vardır; kişiler değişmez kurallara uyarak yaşamayı çok rahat ve kolay bulurlar; toplumları, yaşlanan kişilerin damarlarının sertleşmesi gibi katılaşmıştır. Kişiler böyle bir durumu çok beğenirler. Ancak değişme zorunluklarının sillesini yemeyen toplum da yoktur. Zamanın yumrukları altında bazı kişiler, alışık oldukları ölçüleri bırakmaya, bazılarını gizli ya da açıkça çiğnemeye; bazıları da ya dışardan yeni kurallar almaya, ya da kendileri yeni kurallar geliştirmeye başlarlar. Bunu yapanların iç hayatındaysa çatışmalar başlar, bunun da sayısız görüntüleri vardır.

Bir toplumda en yüksek sayılan değerler, özellikle böyle zamanlarda, dinsel değerler kılığına girmeye de eğilimlidirler. Din, geleneğin en son sığınağı, en son savunma kalesidir. Aslında toplumun eski yaşayışının kökeninden gelen birçok alışkanlıklar, kolaylıkla din gereğiymiş gibi bir nitelik kazanırlar. İşte bunun içindir ki, çağdaşlaşma sözcüğünün özü, "laikleşme" sözcüğünün söylemek istediği gibi toplumu, bu dinselleşme hummasının yakasından kurtarma işiymiş gibi gözüküyor ve burada "laicisme" ile "secularism" terimlerinin anlamları, ayrı sözcük kökenlerinden geldiği halde, birbirlerine uyuyor.

Niyazi Berkes – Türk Düşününde Batı Sorunu

Türk Düşününde Batı Sorunu Kitap Kapağı Türk Düşününde Batı Sorunu
Niyazi Berkes
Yapı Kredi Yayınları
276

“Türkiye’nin bugün karşılaştığı sorunlar, Birinci Cihan Savaşından sonra kesin olarak gerçekleştirmeyi göze aldığı toplum ve uygarlık devriminin tamamlanmadan kalması yüzünden, İkinci Cihan Savaşı sonrasında gelişen gerici güçlerin yarattığı sonuçlardır. Bu sorunların niteliğini kavramak için bu devrimin geçmişini, onu durduran güçlerin neler olduğunu anlamak gerekir. (...)

Bunun için bu yazıların amacı, Türk evriminin tam bir tarihini yazmak değil, bu gelişimin ana sorunlarını yakalamak, bunların çözümlenmesi için yapılan girişimleri etkisizleştiren koşulları tanımlamaktır.”

Niyazi Berkes’in 1960’lı yıllarda Yön dergisinde çıkan ve sonradan İki Yüzyıldır Neden Bocalıyoruz? (1964) ve Batıcılık, Ulusçuluk ve Toplumsal Devrimler (1965) adıyla kitaplaşan yazıları büyük yankı uyandırmıştı. Berkes’in birbirini bütünler nitelikte olduğunu düşünerek bir araya getirdiği bu iki kitaptan oluşan Türk Düşününde Batı Sorunu, Türkiye’de artçı etkileri günümüze kadar ulaşan siyasi ve düşünsel krizleri daha iyi yorumlamak için bir rehber niteliğinde.

Necdet Sevinç – Ajan Okulları

Ajan Okulları Kitap Kapağı Ajan Okulları
Necdet Sevinç
Dede Korkut Yayınları
240

Bu okulların ne işi vardı Türkiye’de?
Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya ve diğer ülkeler Türk eğitimine katkıda bulunmak için mi inşa ediyorlardı binlerce okulu? Yoksa bu okulların ve bu okullarla birlikte devreye sokulan öğretmenlerin başka bir görevi mi var dı?
Ve gerçekten öğretmen miydi bunlar? Mesela; şu Piyer Kıyar? İstanbul’a damladığı anda Türk gizli servisini neden peşine takmış, sonra niçin demir kapıların arkasına kilitlenmişti?
Haa, o mu?.. Yalan söylüyor bu adam! Adının Şeyh Haşimilürcavi olmadığını biraz önce bildirdiler. Trablusgarp tanıyor herifi. Adı, Sinyar bilmem ne Salvadora diye geçiyor kayıtlarda!...

Necdet Sevinç – Osmanlı’dan Günümüze Misyoner Faaliyetleri

Osmanlı'dan Günümüze Misyoner Faaliyetleri Kitap Kapağı Osmanlı'dan Günümüze Misyoner Faaliyetleri
Necdet Sevinç
Bilgeoğuz Yayınları
490

"Müslümanların her şeyini tahrif ve mahvettik. Dinleri, inançları, ahlakları, dine bakışları ve insani duyguları mahvoldu. Onların milli manevi değerlerini batı Medeniyeti potasında eriterek, kendimize benzettik. İslamiyet’ten uzaklaştırdık. İslamiyeti öğrenmeyi, yaşamayı, namaz kılmayı ve Kuran’ı Kerim öğrenmeyi, suç ve gericilik olarak göstermeyi başardık. Artık çoğu tam olarak, hiçbir şeye inanmıyorlar. Ehl-i sünnet itikadı, başta gelen düşmanımızdır. Bu itikadı geçmişte sapık itikatlara yönlendirdik. Son yıllarda ise Müslüman görünen bazı ilahiyatçılarla, ondört yüzyıllık itikatlarını, ibadetlerini tartışılır hale getirdik. Derin bir boşluğa düşürdük. Bundan sonra siz misyonerlerin işi daha kolay; maaş bağlayarak, vize vaadi, yurtdışında iş imkanı, hatta cinselliği kullanarak Müslümanları Hıristiyan yaparız.

Ahmet Cihan – Osmanlı’da Eğitim

Osmanlı'da Eğitim Kitap Kapağı Osmanlı'da Eğitim
Ahmet Cihan
3F Yayınları
120

Bu çalışma,Osmanlı eğitim sisteminin,"klasik"kimliğini kazandığı 14-16.yüzyıllar ile dışarıdan katılan unsurlarla yeni ve farklı bir huviyete büründüğü 17-19.yüzyıllar arasında geçirmiş olduğu istihaleyi konu edinmektedir.Öncelikle çok fazla ayrıntıya girmeden ve bir bütünlük arz edcek şekilde,ilk kurulduğu evreden itinbaren Osmanlı eğitim sistemi ve bu sistemin temel unsurları takdim edilmektedir.Osmanlı eğitim sistemi ve bu sistemin temel unsurları takdim edilmektedir.

Yves Ternon – Ermeni Tabusu

Ermeni Tabusu Kitap Kapağı Ermeni Tabusu
Yves Ternon
Belge Yayınları
361

Türkiye kamuoyu Ermeni sorununa ilişkin ancak tek taraflı, resmi bir bilgilendirmeye sahip. 1915 yılında ne oldu sorusuna verilen yanıt ise; “soykırım olmadı” , “karşılıklı çatışmaydı”, “savaş hali vardı” , “önce onlar saldırdı” biçiminde yani olayların inkarından çok nitelik ve niceliğini tartışmaktan ibaret.

Peki , karşı tarafın tezleri ne? Bu, Türkiye kamuoyunca hiçbir zaman ayrıntılı biçimde öğrenilemedi.

Yunus Nadi – Ankara’nın İlk Günleri

Ankara'nın İlk Günleri Kitap Kapağı Ankara'nın İlk Günleri
Yunus Nadi
Sel Yayınları
122

Şimdi elinizde bulunan ilk kitapta hatıra sahibi, İstanbul işgalinden kısaca bahsederek
Anadolu'ya geçişini anlatacak ve sonra size Ankaranın o heyecanlı günlerini ve bilhassa Mustafa Kemal'in
karargâhındaki hayatı ve hummalı faaliyeti yaşatacaktır.

Yunus Nadi – Ali Galip Hadisesi

Ali Galip Hadisesi: Mustafa Kemal'i Tevkif Etmek Tesebbüsü Kitap Kapağı Ali Galip Hadisesi: Mustafa Kemal'i Tevkif Etmek Tesebbüsü
Yunus Nadi
Sel Yayınları
91

Atatürk Kütüphanesinin bu cildini bizzat Atatürk'ün (Mücadele Tarihimizde mühim bir vak'a) olarak vasıflandırdığı, Ali Galip hadisesine tahsis ediyoruz. Bu hadise, padişahın, Babıali'nin ve Ecnebilerin müşterek bir teşebbüsü idi ki, gayesi Sıvaş Kongresini önlemek, Mustafa Kemal'i ele geçirmek ve böylece Milli Hareketi daha başlangıcında boğmaktan ibaretti. Hatıralar Yunus Nadi merhumundur. Fakat hadisenin bütün safhalarını bir arada toplamak maksadı ile bu hatıraların yazılışından sonra, bu hadise ile alakalı olarak öğrenilenler, Sel Yayınları yazı heyeti tarafından hatıraların başına ve sonuna ilave edilmiştir. Yunus Nadi'nin hatıralarından evvel, hatıralara giriş olarak takdim edilen kısımda vak'a kahramanı Ali Galib'in Elaziz'e giderken Sıvas'tan geçişine, orada, Vali Reşid Paşa ve bilahare bizzat Mustafa Kemal'le görüşmelerine ait malumat vardır. Hatıraların sonuna yapılan ilavede ise bizzat Mustafa Kemal'in bazı açıklamaları ve bu açıklamalara kadar gizli kalmış vesikaların suretleri görülecektir. Bu hatıraları okuyacak karilere hadiseleri kolaylıkla takip edebilmeleri için şu tarihleri sıralamak faydalı olacaktır: 19 Mayıs 1919 - Mustafa Kemal'in Samsun'a ayak bastığı gün. 23 Haziran 1919 - Babıali Mustafa Kemal Paşa'nın azledildiğini vilayetlere bildiriyor. (Paşa Amasya'dadır.) 26 Haziran 1919 - Mustafa Kemal Paşa Amasya'dan Sıvasa hareket ediyor. (Ele geçen müsveddelere nazaran Babıali daha o zaman Paşanın tevkifi kararını veriyorsa da tebliğe cesaret edemiyor.) 27 Haziran 1919 - Paşa Sivas'a vasıl oluyor. (Elaziz Valisi Ali Galip memuriyet mahalline gitmek için o sırada Sivas'tan geçmektedir.) 3 Temmuz 1919 - Mustafa Kemal Erzurum'da 20 Temmuz 1919 - Babıali Mustafa Kemal ve Rauf beylerin tevkifi emrini veriyor. 23 Temmuz 1919 - Erzurum Kongresi açılıyor...

Zübeyir Kındıra – Fethullah’ın Copları

Fethullah'ın Copları: Işık Evleri'nden Darbeye Kitap Kapağı Fethullah'ın Copları: Işık Evleri'nden Darbeye
Zübeyir Kındıra
Altaylı Yayınevi
383

Emin Çölaşan / 17 Şubat 2001 - Hürriyet Gazetesi :
Star Gazetesi'nden Zübeyir Kındıra'nın kitabının ismi "Fethullah'ın Copları" Sol görüşlü olduğu için Polis Akademisi'nden atılan Zübeyir Kındıra şimdi gazetecilik yapıyor. Kitabında Fethullah takımının özellikle polis, öğrenciler ve Emniyet'teki örgütlenme ve çalışmalarını anlatıyor, olaylar ve isimler açıklıyor. Ellerine sağlık.

Faruk Bildirici / 06 Mart 2001 - Hürriyet Gazetesi :
Zübeyir Kındıra, 1986 yılına kadar Polis Koleji ve Polis Akademisi'nde geçirdiği yıllarda tanık olduğu Fetullahçı örgütlenmeyi "Fetullah'ın Copları" adlı kitapta anlattı. Kındıra, 1986 yılına kadar Kolej ve Akademi'de geçirdiği yıllar ve kitabıyla ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
"Ben de o evlerden birine götürülenlerdendim. Hemen uzaklaşıp, kurtuldum. Benim gibi birçok arkadaşım da bu topluluktan uzak durdu. Ama benimle birlikte o gün o eve gidenlerin birçoğu iyi birer Fetullahçı oldular."

Hıncal Uluç / 13 Ocak 2009 - Sabah Gazetesi :
Fethullah'ın Copları diye bir kitap var. Yazarı Zübeyir Kındıra.. Eski polis, yeni gazeteci.. Bu kitabı buldurun.. Okuyun.. Daha sonra da Emniyet Genel Müdürlüğüne sorun.. Bugün bu ülkede görevli Emniyet Müdürü sayısı kaçtır?. Bunların kaçı Polis Akademisi mezunudur, kaçı Din Kökenli okullardan gelmiştir?.

Özlem Akarsu ÇELİK / 20 Eylül 2010 - Akşam Gazetesi :
Zübeyir Kındıra'nın kitabında ilginç bölümler var: Çiçeğe Besmele Çektiren Polis Koleji Öğrencisi, Dua Oku Sınıfı Geç, Işık Evleri Müdavimi Polisler, Cemaatin Sınav Oyunları... Son günlerin en çok tartışılan konusu, sınavlarda çekilen kopyalar...Ve daha fazlası 'Cemaatin Copları'nda... Mutlaka okuyun!

Soner Yalçın / 27 Mayıs 2015 - Sözcü Gazetesi :
"Zübeyir Kındıra adını hatırladınız mı? Ankara Polis Koleji'nden mezun oldu. Polis Akademisi'nden atıldı. Gazeteci oldu ve "Fethullah'ın Copları" adlı kitabını yazarak, ilk kez Emniyet içindeki Cemaat örgütlenmesini gündeme getirdi. Hayatı karartıldı; otomobili kundaklandı; Türkiye, Star, Akşam, Sabah gibi gazetelerden kovuldu; hiçbir yayın organında iş bulamadı; bir Ege kasabasına çekilmek zorunda kaldı. Fakat… 15 yıl sonra Türkiye, Emniyet içindeki Cemaat yapılanmasının boyutunu görünce şoke oldu."
Bu kitabı okurken dikkatli olun... Çünkü coplar sizi izliyor.. Dinliyor..

Zekeriya Kitapçı – Harzem Dil Ekolü

Türklerin Arap Dili ve Edebiyatına Hizmetleri: Harzem Dil Ekolü Kitap Kapağı Türklerin Arap Dili ve Edebiyatına Hizmetleri: Harzem Dil Ekolü
Zekeriya Kitapçı
Yedi Kubbe Yayınları
250

Neylersiniz ki, bu azgın Arap şovenizmi karşısında Türkler; Orta-Çağ İslâm kültür ve medeniyetinde nerede ise hiç bir hak iddia edemez bir hale gelmişlerdir. Öyle ya; Orta çağ, İslâm tarih, kültür ve medeniyetinin kurucuları, bu burçların büyük mimarları, bu kuleleri yapan büyük mühendisler bir diğer imge ile, başta Arap dili ve Edebiyatı olmak üzere, Tefsir, Hadis vs. gibi İslâmi ilimler, Felsefe, İslâm ilâhiyatı, ayrıca tıp, matematik, fizik astronomi gibi müspet ilim kollarında yetişmiş ve şahsiyetlerinin gölgesi bütün İslâm ülkelerinin üstüne düşmüş olan yüzlerce, binlerce Türk âlimleri bu Arap ve İran milli şuuru tarafından paylaşılmış ve bu büyük kültür ve medeniyet mirasından bize hiç bir şey bırakılmamıştır.

Türk tarihçi ve ilim adamlarının çok azı müstesna; Arap ve İran milli şuurunun bu azgın "Türk Yağmacılığı" karşısında sessiz kalmaları ve hiç bir iddiada bulunmamaları, onlarla kıyasıya bir tarih muhakemesine girmekten kaçınmaları, bir tarih ve kültür sefaletinden başka bir şey değildir.

Zekeriya Kitapçı – Hilafet Ülkeleri

Türklerin Arap Dili ve Edebiyatına Hizmetleri: Hilafet Ülkeleri Kitap Kapağı Türklerin Arap Dili ve Edebiyatına Hizmetleri: Hilafet Ülkeleri
Zekeriya Kitapçı
Yedi Kubbe Yayınları

İslam Kültür ve Medeniyeti, özellikle Arap dili ve edebiyatının gelişmesinde Müslüman Türklerin yeri nedir? Onların; bu büyük edebiyat ve kültür mirasının büyüme ve genişlemesine ve yücelmesine hizmet eden ve emeği geçen Türk alimleri var mıdır? Şayet varsa bunlar kimlerdir ve hangi sahalarda hizmet etmişlerdir?

Bu sorulara gerçek cevap arayanlar, Müslüman Türk milletinin bu hizmet yarışındaki yerini öğrenmek, onun şimdiye kadar henüz bilinmeyen medeni karakterini keşfetmek ve bu hizmetteki şerefli yerini görmek ve Müslüman Türk'ün Ka'be-i irfanına koşmak isteyenler, lütfen bu kitabı başından sonuna kadar, okuyunuz. Böylece sizler; Müslüman Türk'ün tarihi şahsiyeti, üstün vasfı sağlam medeni karakterini değil, kendi özünüzü, kendi cevherinizi keşfetmiş olacaksınız.

Zühtü Bayar – Nazım Hikmet Üzerine

Nazım Hikmet Üzerine Kitap Kapağı Nazım Hikmet Üzerine
Zühtü Bayar
Tel Yayınları
167

Bayar'ın bu kitabında, birinci bölüm Nazım Hikmet şiirinde diyalektik materyalizmin izi sürülmekte, ikinci bölümde şairin poetikasıyla ilgili yazılar yer almakta, üçüncü bölümde sanatçının tiyatro yazıları üzerinde durulmakta ve dördüncü bölümde ise, Nazım Hikmet'in sanat etkinlikleri incelenmekte, etkilediği ve yetiştirdiği yazar ve şairlere değinilmektedir.

Michel Perrin – Şamanizm

Şamanizm Kitap Kapağı Şamanizm
Michel Perrin
İletişim Yayınları
144

Michel Perrin'in bu çalışması şamanizme ilişkin geniş ve güncel bilgileri sergileme savındadır. Şamanizm bir din midir, yoksa herkesin yapabileceği bir tür büyü mü? Modern etnologlardan bazıları şamanizmi kurumların bütününü ilgilendiren toplumsal bir olgu olarak algılarlar. Onlara göre şamanizm, dinsel, simgesel, ekonomik, siyasal ve estetik bir gerçekliktir. Bu bağlamda şaman da bir yönetici, hastalıkları tedavi eden bir uzman, zeki bir psikolog, yetkin bir sanatçı ve bir "teknisyen"dir.

Tanrıların ve doğanın kopmaz bir bütün oluşturduğu, gece ile gündüze kapıları her zaman açık olan şamanist evren, duyu ve simgelerle yüklüdür ve bugün bile bizi hâlâ çekmekte ve büyülemektedir. Bu kitap, günümüz bilimlerinden yoksun insanların, olayların akışını açıklamak, doğayla yüz ağartıcı bir ilişki oluşturmak, acıları ve kaygıları gidermek için nasıl tutarlı bir entellektüel ve dinsel sistem oluşturduklarını keşfetmemizi ve anlamamızı sağlıyor.

Michio Kaku – Einstein’ın Evreni

Einstein'ın Evreni Kitap Kapağı Einstein'ın Evreni
Michio Kaku
ODTÜ Yayıncılık
150

Yirminci yüzyılın en büyük bilim insanının yaşamını ve çalışmalarını ustalıkla yeniden canlandıran MichioKaku, bizleri Einstein'ın zihnine sokarak nasıl düşündüğünü gösteriyor. Einstein'ın büyük fikirleri resimler halinde ortaya çıkıyordu. Yanı başında koştuğu bir ışık demetinin nasıl görüneceğini hayalinde canlandırdığı ilk resim, Einstein'a özel görelilik kuramını ve yıldızların gizemini çözen meşhur E=mc2 denklemini getirmişti.

Einstein'ın kendisini Bern patent ofisinde sandalyesinden düşerken gördüğü ikinci resim, kavisli uzay-zamanıyla kara delikleri ve büyük patlamayı önümüze getiren genel görelilik kuramı doğmuştu. Einstein'ın bütün doğa kuvvetlerini birleştirmek için yaptığı girişimin başarısızlığı ise, üçüncü bir resim yaratmakta başarısız olmasından kaynaklanmaktaydı. Ne olursa olsun, Einstein'ın daha sonraki çalışma hayatı boyunca ürettiği fikirlerin çoğu, yeni bilimsel araştırma alanları, yeni teknolojiler ve birkaç Nobel Ödülü kazanılmasına yol açmıştır.