Turgut Gürsan – Dünya’nın Gizli Tarihi 3

Dünya'nın Gizli Tarihi 3 Kitap Kapağı Dünya'nın Gizli Tarihi 3
Turgut Gürsan
Pegasus Yayınları
500

Dünyayı perde arkasından yönetenler kimlerdir?

  • Avrupa Birliği bir Yahudi-Hıristiyan komplosu ve mason localarının ürünü müydü?
  • Türklere ve İslamiyet'e karşı, Türkiye'nin Avrupa Birliği'nden dışlanması amacıyla nasıl ittifak kurulmuştu?
  • Avrupa Birliği ve Bilderberg Grubu'nun kurucusu J. Retinger kimdir?
  • Fransa'da (1940'da) sağ ve sol kutuplaşma faşizme yol açmak için mi oluşturulmuştu?
  • Avrupa'daki bütün aşırı sağcı örgütler bankerler ve zengin oligarklar tarafından mı finanse edilmişti?
  • İspanya İç Savaşı'nda İngiliz istihbaratının rolü neydi? Alman istihbaratı ve Siyonistlerin bağlantısı ne boyuttaydı?
  • Vatikan'da çevrilen gizli kapaklı işler arkasında "Büyük Vatikan Locası" mı bulunuyordu?
  • Bilderberg'lerin ana hedefi "Tek Bir Dünya Hükümeti"ni kurmak mıydı?
  • İngiliz Fabian Cemiyeti ve Lazard-Rothschild bankacılık kartelinin gizli amaçları nelerdi?
  • Sovyetler Birliği, anti-komünist paravan bir örgüt olan "The Trust" yardımıyla yurtdışındaki Komünizm muhaliflerini kontrol altında mı tutuyordu?
  • Naziler Aryan ırkının anayurdu olduğuna inandıkları Orta Asya'ya keşif gezisi düzenlediler mi?

 

Turgut Gürsan – Dünya’nın Gizli Tarihi 2

Dünya'nın Gizli Tarihi 2: 20. Yüzyıldan Günümüze Kitap Kapağı Dünya'nın Gizli Tarihi 2: 20. Yüzyıldan Günümüze
Turgut Gürsan
Pegasus Yayınları
440

Dünyanın Gizli Tarihi 2

Savaşlar, Kanlı İhtilaller, Büyük Ekonomik Krizler ve Bitmek Bilmeyen Bir Kaos...

Hayat gözlerinizle gördüklerinizden, kulaklarınızla duyduklarınızdan ya da elinizle hissettiklerinizden ibaret değildir. Esas gerçekler saklı ve gizli olanlardır. Bu gizli gerçeklere ses vermek kolay olmadığı için her ne kadar hayatımızı belirlese de bilinmeyen olarak kalır. İşte bu kitap,20. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar uzanan süreç içinde dünyanın kaderini değiştiren gizli örgütlere ilişkin konularda sağlam tarihi kanıtlar sunmakta ve bilinmeyen gerçekleri gün yüzüne çıkartmaktadır.

-Birinci Dünya Savaşı Nasıl Çıkarıldı?

-İngiliz Masonluğunun Dünya Politikası?

-Ermeni İsyanlarındaki İngiliz Mason Parmağı?

-ABD'deki Siyonist Örgütler?

-Türkiye'yi Parçalamak İçin Yapılan Gizli Planlar Neler?

-Birinci Dünya Savaşı Sırasında Siyonist Faaliyetler?

Ve kanınızı donduracak birçok gizli plan...

Kayıtsız Kalamayacağınız Tehlikeli Gerçekler

Turgut Gürsan – Dünya’nın Gizli Tarihi 1

Dünya'nın Gizli Tarihi 1 Kitap Kapağı Dünya'nın Gizli Tarihi 1
Turgut Gürsan
Pegasus Yayınları
490

• İlluminati
• Mısır ve Yahudi Gizemleri
• Babil Kardeşliği
• Gül-Haç'ın Kuruluş Gayesi ve Faaliyetleri
• Tevrat ve İncil Mitleri, Eski Ahitteki Firavunlar
• Kabbala ve Kabbalaistler, Modern Yahudi Kabalası
• Yahova (Yahve'nin Gizli Kimliği)
• Zadok – Essenli'ler – Gnostikler – Haşişiler ve Haçlı Seferleri
• Din Savaşları'nın Perde Arkası
• Tarihte Dünya İhtilalleri ve Tek Dünya Hükümeti Projesi
• İlluminizimin Fransız İhtilali Üzerindeki Etkileri
• İhtilallerin Finansörleri
• Dünya'nın İlk Masonik Cumhuriyeti
• Siyonizmin İdeolojik Temelleri
• Okültizmin Öncü Akımları
• Altın Şafak Cemiyeti
• Jöntürk İhtilali ve Masonluk

Bu kitap bilinen Dünya Tarihi'nin aslında bilinmeyen tarihini anlatmaktadır. Tarih ve toplumun ortak bir sırrı vardır; küçük veya büyük bütün gizli örgütler yaşadıkları toplumları etkiler. Klasik tarih, gizli örgütlerin ve sırlarının tarihin karanlıkları içinde kalmasını tercih eder. Ama bu görmezlikten gelinen sırlar, tarihin akışı içinde dönüm noktaları ile ilgili olabilir. Çoğu zaman klasik tarihçiler belirli maksatlar ve hedefler uğruna, birçok sırrın açığa çıkmasına mani olurlar. Gerçekte gizli örgütlerin tarihi bugüne kadar yazılamamıştır ve onu yazmak her türlü insan gücünü aşmaktadır.

Benim bu kitapta yazmayı denediğim şey, tarihin bazı kesitlerindeki gizli örgütlerle ilgili konulara dikkatli yorumlarla değinmekle yetinmektir. İnalımaz global değişiklere tanık olduğumuz ve daha da olacağımız şu günlerde, günümüzdeki gizli örgütlerin, geçmişteki gizli örgütlerin mirasçısı olduğu gerçeğini unutmamamız gerekir diye düşünüyorum.

Vasfi Mahir Kocatürk – Türk Edebiyatı Tarihi

Türk Edebiyatı Tarihi: Başlangıçtan Bugüne Kadar Türk Edebiyatının Tarihi, Tahlili ve Tenkidi Kitap Kapağı Türk Edebiyatı Tarihi: Başlangıçtan Bugüne Kadar Türk Edebiyatının Tarihi, Tahlili ve Tenkidi
Vasfi Mahir Kocatürk
İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları
848

Şair, oyun yazarı ve edebiyat araştırmacısı Vasfi Mahir Kocatürk'ün "Büyük Türk Edebiyatı Tarihi" adlı yapıtı tam 45 yıl sonra tıpkıbasım olarak yenilenen baskısıyla İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınevi'nden çıktı.

Kocatürk, Orta Asya'dan günümüze kadar edebiyatımızı ele aldığı bu kitabında Türk edebiyatını 14. yüzyıla kadar Orta Asya ve Anadolu şeklinde coğrafyaya göre irdelemiştir. Bu tarihten sonra ise yüzyıllara göre sınıflandırdığı bölümlerde tür ve eser merkezli olarak ilerler. Tanzimat'tan günümüze kadar gelen eserleri ve yazar/şairleri ise Tanzimat, Edebiyat-ı Cedide, Fecr-i Ati, Milli Edebiyat (Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı) başlıkları altında tiyatro, şiir, roman ve hikâye türlerine göre ayırır.

"Usul bakımından edebiyat tarihinin tasvirsiz, tahlilsiz, tenkitsiz olamayacağı kanaatindeyim" diyen Kocatürk, bu çalışmasında edebiyatımızın sözlü ve yazılı eserleri ile yazar ve şairleri hakkında bilgiler vermenin çok ötesine geçer. Yazarların biyografik bilgilerine dipnotlarda yer verirken çalışmasının asıl metnini ise yapıtları titizlikle ve ayrıntıyla irdelediği değerlendirmelerine ayırır. Ele aldığı yapıtın konusunun kısa bir özetiyle birlikte metinden örnekler sunar. Sözünü ettiği yapıtı döneminin diğer yapıtlarıyla karşılaştırır; hem eserin kendisinin hem de yazarının dönem içindeki yeri hakkında yorumlar yapar. Bu yönüyle edebiyat tarihimiz hakkında yazılmış diğer kitaplardan ayrılır. Onun bu son derece kapsayıcı kitabı; sadece kronolojik bir edebiyat tarihi metni değil, bir edebiyat tarihi incelemesidir.

İlk basımı Vasfi Mahir Kocatürk'ün vefatından 3 yıl sonra, 1964'te yapılan Büyük Türk Edebiyatı Tarihi'nin 2. ve 3. baskıları da yazarın oğlu Prof. Dr. Utkan Kocatürk tarafından yapılmıştır. İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından tıpkıbasım olarak yenilenen bu basımında kitabın 1970'teki 2. basımı temel alınmıştır.

Yasin İpek & Ender Atalay & Murat Serdar & Harun Işık – Şiadan Kızılbaşlığa Türklerde Alevilik

Şiadan Kızılbaşlığa Türklerde Alevilik Kitap Kapağı Şiadan Kızılbaşlığa Türklerde Alevilik
Yasin İpek & Ender Atalay & Murat Serdar & Harun Işık
Ekim Yayınları
512

Asırlardır “Alevilik” konusu gündemdeki yerini hep korumuştur. Ateşli tartışmalar yaşanmış, kavgalar yapılmıştır. Bunu fırsat bilen bazı güçler halkı birbirine düşürmek, ortalığı daha da alevlendirmek için ellerinden geleni yapmış ve hala yapmaya çalışmaktadır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bilen-bilmeyen fikir yürütmüş ve halkı yalan yanlış bilgilendirme yoluna gitmiştir. Bütün bu yaşananların sonucunda gerçekle ilgisi olmayan bir çok “Alevilik” tanımı ortaya çıkmıştır.

Bu konular tartışılırken hep yanlı tartışmalar yapılmış, taraflı yayınlar yapılmıştır. Aleviler kendi bakış açılarından Aleviliği, Suniler yine kendi bakış açılarından Aleviliği anlatmıştır. Ve gerçekler neredeyse ortadan kaybolmuştur.

Alevilik ve Kızılbaşlık nedir, nasıl ortaya çıkmıştır? Tarih süreci içinde neler yaşanmış, hangi noktaya gelinmiştir? Şaman kültürünün etkileri nelerdir? Şia nedir ve Alevilikle bir bir ilgisi var mıdır?

İşte bu ve buna benzer bir çok sorunun cevabı bu kitapta toplandı. Konuya taraflı bakmayan tamamen uzman bir ekibin hazırladığı bu kitap gerçekleri objektif bir bakış açısıyla gün yüzüne çıkarıyor ve “Alevi” gerçeğini bütün yönleriyle ortaya koyuyor.

Yasin Durak – Emeğin Tevekkülü

Emeğin Tevekkülü: Konya'da İşçi-İşveren İlişkileri ve Dindarlık Kitap Kapağı Emeğin Tevekkülü: Konya'da İşçi-İşveren İlişkileri ve Dindarlık
Yasin Durak
İletişim Yayınları
144

"Hepsi Allah'tandır… işvereni zenginlikle sınıyor işte. Onun sınavı o, benim sınavım bu, fakirlik…"
"Valla ben sendikalara hiç bulaşmadım. On sene öncesinde filan vardı ortalıkta… Eskiden başka bir firmada çalışırken bazı sendika isimleri duyduydum o zamanlar. İşte sağı solu rahat bırakmıyorlardı, elemanları sıkıştırıyorlardı, işte 'gelin sendikamıza üye olun, şöyle olun, böyle olun, patron işçi' filan diye söylüyorlardı, biz pek sıcak bakmayız böyle şeylere."

Dindarlık, işçilerin ve patronların üretim sürecine bakışlarını ve karşılıklı konumlanmalarını nasıl etkiliyor? Dinsel sosyalleşme, emek sürecinde tahakküm ilişkilerine ve politik hegemonyaya elverişli bir zemin oluşturuyor mu? Yasin Durak'ın Konya Organize Sanayi Sitesi'ndeki işçi-işveren ilişkileri örneğinde yaptığı araştırma, bu temel sorular etrafında bir tartışma örüyor. Dindar muhafazakârlık ekseninde sağlanan "ütopik uzlaşmayı" ve enformel ilişki ağları sistemini gözler önüne seriyor.
Bunun yanı sıra Durak, kültürel hegemonyanın meşruiyet çerçevesi içinde kalmakla beraber, işçilerin rıza ve tevekkül yerine açık veya gizli direniş mekanizmaları geliştirdiği anlara da dikkat çekiyor. Sınıf mücadelesinin "saklı" bir sahnesine dair ipuçları veriyor bize.

Canlı gözlemlerle Türkiye'de işçi sınıfı kültürünün puslu kalmış bir kesitini sunan, çarpıcı bir çalışma.

Yalçın Küçük – Türkiye Üzerine Tezler 1

Türkiye Üzerine Tezler 1 Kitap Kapağı Türkiye Üzerine Tezler 1
Yalçın Küçük
Salyangoz Yayınları
300

Kemalizmin sınıfsal niteliği, devletçilik deneyimi, kemalist iktidarın Batıyla ve Sovyetler Birliği’yle ilişkileri, Batı ve Sovyet tarih yazımının kemalizme ilişkin tezlerindeki ortak noktaların eleştirisi, Cumhuriyet Türkiyesi’nin ekonomi politiği.

"Tezler", dünyada ve yurtta bir iç savaş döneminde doğdu. Bir daha bu kadar dürüst ve bu kadar yeni düşüncelerle yüklü bir ansiklopediyi yazamayacağımı kabul ediyorum.

Sevindiğim bir nokta ise, özellikle yeni, zengin ve "vakıf" üniversitelerin, lüks kütüphanelerine hâlâ sokulmamalarıdır. "Tezler", üniversitelerin kurduğu ve birden bire kısırlaştıkları bir zaman kesitine denk geliyor. Üniversiteler, benim kitaplarını, rakip olarak görüyorlar ve haklıdırlar. Ancak ben üniversiteleri kendi rakibim olarak görmüyorum; boşlukları rakip saymayacak kadar hâlâ sınırlardayım ve yazdıklarımın rakibi, henüz yazamadıklarımdır.

Yalçın Küçük – Türkiye Üzerine Tezler 2

Türkiye Üzerine Tezler 2 Kitap Kapağı Türkiye Üzerine Tezler 2
Yalçın Küçük
Tekin Yayınevi
718

Burada, modern Türkiye tarihini ters yüz ettim. Şimdiye kadar, önemli olarak, ne söylemişse tersini kanıtlamaya çalıştım. Başardığımı sanıyorum. Mustafa Kemal; Nutuk'da, 1920 Sonbaharında Gediz'de yenildik diyor. Yenilmediğimizi gösterdim. Üstelik Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi yayınlarına dayanarak, İlkokul yurttaşlık bilgilerinde bile 'İnönü Zaferi' anlatılıyor. İnönü'de zafer değil ciddi bir çarpışma olmadığını gösterdim. Yine Genelkurmay yayınlarına göre ve diğer kaynaklara dayanarak.
Burada, 'soğuk savaşın Türkiye'nin iç sorunu olduğunu' yazıyorum.Türkiye, nerede ise bütün dünyanın katıldığı İkinci Dünya Savaşı'nın dışında kalır. Faşizm ile demokrasi cepheleri arasında mekik dokuyor ve dokumasını, savaşa girmeden tamamlıyor. Ancak savaş bitince, resmî tarihin söylediğinin aksine, dünya topluluğunun yalnız ve itibarsız bir ülkesi oluveriyor. Bu yüzden Türkiye, İkinci Savaş biter bitmez yeni bir dünya savaşı özlüyor. Bunun kışkırtıcılığını yapıyor. İnanılmaz gibi görülüyor ama, bu kitapta inandırıcı dayanaklara kavuşturuluyor.

Yalçın Küçük – Türkiye Üzerine Tezler 3

Türkiye Üzerine Tezler 3 Kitap Kapağı Türkiye Üzerine Tezler 3
Yalçın Küçük
Salyangoz Yayınları
414

Toplum ve ordu ilişkileri, 27 Mayıs, 22 Şubat, 21 Mayıs, 9 Mart, 12 Mart ve benzeri ihtilalci asker eylemlerinin değerlendirilmesi, 12 Eylül öncesinde Türkiye’de İç Savaş’ın ve sol akımların analizi.

"Tezler", dünyada ve yurtta bir iç savaş döneminde doğdu. Bir daha bu kadar dürüst ve bu kadar yeni düşüncelerle yüklü bir ansiklopediyi yazamayacağımı kabul ediyorum.

Sevindiğim bir nokta ise, özellikle yeni, zengin ve "vakıf" üniversitelerin, lüks kütüphanelerine hâlâ sokulmamalarıdır. "Tezler", üniversitelerin kurduğu ve birden bire kısırlaştıkları bir zaman kesitine denk geliyor. Üniversiteler, benim kitaplarını, rakip olarak görüyorlar ve haklıdırlar. Ancak ben üniversiteleri kendi rakibim olarak görmüyorum; boşlukları rakip saymayacak kadar hâlâ sınırlardayım ve yazdıklarımın rakibi, henüz yazamadıklarımdır.

Yalçın Küçük – Tekeliyet 1

Tekeliyet 1 Kitap Kapağı Tekeliyet 1
Yalçın Küçük
İthaki Yayınları
524

Bu, "tekeliyet", bir söz değil, kavramdır. "Cumhuriyet" veya "devlet" yerine öneriyorum. "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" yanlıştı, "Bab-ı Ali Kapısı" benzeri bir yanlışı ve dolayısıyla tekrarı yansıtıyor; çünkü, "cumhuriyet" sözcüğü "devlet" anlamındadır. Siyaset felsefesinde birbirinin yerine kullanıldığını biliyoruz ve şimdi, "cumhuriyet", tekeliyettir. Öyle kullanmalıyız, teorik kaynak ve analizi kitapta var.

Yalçın Küçük – Şebeke 1: Network

Şebeke 1: Network Kitap Kapağı Şebeke 1: Network
Yalçın Küçük
İthaki Yayınları
515

Kime veya kimlere daha çok teşekkür borçluyum, sayıları pek çok, ancak "en büyük" alacaklılarım kimler; buna kolay karar veremiyorum. Süleyman Bey Demirel'e mi, yoksa Turgut Bey Özal'a mı; birisi başbakan ve değeri müsteşar geldiler, ben ayrıldım. Halbuki planlamayı ve işimi ne çok seviyordum, orada az zamanda çok ve büyük işler yapmıştık; başbakanlıkta bir küçük daireyi, "uzun vadeli planlar" deniyordu, bir üniversiteye çevirmiştik, üniversiteler hep uykudaydılar, bu ülkede ilk "dış ticaret hadleri" veya ilk "üç ticaret hadleri" endekslerini biz çıkardık.

Yalçın Küçük – Cumhuriyet’e Karşı Küfür Romanları

Cumhuriyet'e Karşı Küfür Romanları Kitap Kapağı Cumhuriyet'e Karşı Küfür Romanları
Yalçın Küçük
Mızrak Yayınları
368

Cumhuriyete ve sol düşünceye küfrün bir tarihi var mı? Cumhuriyete Karşı Küfür Romanları bu soruya bir yanıt niteliğindedir.

Yalçın Küçük'ün bu son kitabı, 1960'lardan bugüne, ilerlemeye açılan tüm yollara düşman küfürbazların edebi bir tarihidir. Tam da bu yüzden Milan Kundera, Kemal Tahir, İdris Küçükömer, Ahmet Altan ve Orhan Pamuk kitabımızın baş aktörlerindendir. Rolleri ve replikleri kitaptadır; öyleyse, politika ve edebiyatın içiçeliğinde, küfrü yaşayan ve çoğaltanlar Cumhuriyete Karşı Küfrü Romanları’nın menzilindedir.

Yalçın Küçük – Kurtuluş Yazısı

Kurtuluş Yazısı Kitap Kapağı Kurtuluş Yazısı
Yalçın Küçük
Başak Yayınları
550

Yalçın Küçük'ün değeri ait olduğu çevreleri de eleştirebilmesinde gizli. Bir tür sol nostaljiden nefret ediyor. Kimi sol aydınların belli edebi sohbetlere sıkıştırılmasına ve bunun solculuk sayılmasına itiraz ediyor. Bunu yaparken de en önemlisi kendisini soldan koparmıyor tam tersine büyük bir bağlılıkla yapıyor bunu. Ayırt edici tarafı da bu bence. Aforoz edilmekten, yalnızlaşmaktan korkmadan bir aydın tavrı geliştirebiliyor. Militan bir tavırla, ilerlemeye engel tutum ve düşüncelere, nereden gelirse gelsin, savaş açarken, bunu bir bilim adamı inceliğinde ve klişelerden uzak bir yaratıcılıkta yapıyor. Cesaret ve yaratıcılık onda birbirinden kopmaz biçimde bağlı.

Bu kitap 80 sonlarında Toplumsal Kurtuluş dergisinde çıkmış yazılarından oluşuyor. Toplumsal Kurtuluş dergisinin, o yıllarda yeniden oluşan sol basındaki önemi inkar edilemez. Eylülizm diye formüle ettiği baskı ve yılgınlık ideolojisine karşı toplumu ve aydınları sarsma işlevi görüyor. Dili bu yüzden oldukça polemik yüklü. Tabi dönemin bazı olayları karşısındaki tavır gülümsetebiliyor. Gorbaçov'dan bir beklenti içerisinde olan yazılar okudum mesela acı bir gülümseyişle. Tabi anlayışla yaklaşmak lazım o dönem solda Gorbaçov'a bir yeni kurtarıcı payesi veren çok kişi ve kurum var. Çünkü reel sosyalizmin bir krizde olduğu ya da kendisini bir krizde olduğuna inandırdığı apaçık ortadaydı.

Yalçın Küçük – İtirafçıların İtirafları

İtirafçıların İtirafları Kitap Kapağı İtirafçıların İtirafları
Yalçın Küçük
Tekin Yayınevi
228

Böyle bir kitabı çalıştığım için sevinçliyim. Bu kitap, Türkiye’de itirafçılık olgusunun önemsizleştiğini gösteriyor. İnsanımıza, kendisini kusması için uygulanan zorun sınısız olarak artırılmasına karşın, itirafçı, örgütüne ve toplumuna önemli zarar veremiyor. Ayrıca, her kentte birkaç büyük acı fabrikası kurulmasına karşın, bu fabrikalardan geçirilen insancıklarımızın sayısı yüzbinlere yaklaşırken ve ayrıca bütün hoparlörler ve bütün ekranlar acı fabrikalarında çarmıha gerilen insancıklarımızın beynini bombardıman ederken, elde edilen itirafçı sayısı, ihmal edilecek kadar küçük bir düzeyde kalıyor; buna sonsuz seviniyorum. ( Önsözden )

Yalçın Küçük – 21 Yaşında Bir Çocuk: Fatih Sultan Mehmet

21 Yaşında Bir Çocuk: Fatih Sultan Mehmet Kitap Kapağı 21 Yaşında Bir Çocuk: Fatih Sultan Mehmet
Yalçın Küçük
Tekin Yayınevi
319

Fethi, zamanından beş yüz yıldan daha uzun bir süre geçtikten sonra ve insan düşüncesinin yöntemlerinde önemli ve olumlu katkıların yaşandığı bir noktada yazıyorum; ne kadar olduğu gibi yazmak istemiş olsam da, benim aklımın, Feth'e bakışımı etkilemiş olduğunu inkar etmiyorum. Ancak "gerçek" de, bir ölçüde, yöntemlerine uygun olarak "bildiklerimiz" olmuyor mu; öğrenme, bitmez tükenmez bir serüven olma niteliğini biraz da buradan kazanıyor.