Aziz Nesin – Bir Sürgünün Anıları

Bir Sürgünün Anıları Kitap Kapağı Bir Sürgünün Anıları
Aziz Nesin
Nesin Yayınevi
198

"Biz geçiyoruz.

– Geliyor, geliyor!.. diye sesler duyuldu. Artık kim geliyor, kimi bekliyorlar bilemem... Tam Halkevi önüne gelince bir alkış da bize tuttular. Biz, alkışın da verdiği kuvvet ve coşkuyla, ortada ben, sağımda solumda iki candarma, uygun adımla boydan boya asfaltı geçtik, köprü başına geldik... Kalçadan adım çıkarmaktan yorulmuşum. Sıkıntıdan mı, coşkunluktan mı, sırtımdan kuyruk sokumuma doğru terlerin sızdığını duyumsadım.

Candarmalardan biri,

– İyi geçtik... dedi.

Öbürü:

– İyi geçtik... diye tekrarladı.

Sonradan, o gün Bursa’da, Halkevlerinin kuruluşunun bilmem kaçıncı yılının kutlandığını öğrendim. Bursalılar toplanmışlar, Ankara’dan gelecek büyük birini bekliyorlarmış, gelmemiş. İsterse gelsin. Ankara’dan o gelmediyse, Istanbul’dan ben geldim.

Bursa’ya girişim, pek anlı şanlı oldu doğrusu."

Demirtaş Ceyhun – Bütün Dünyadan Özür Diliyorum

Bütün Dünyadan Özür Diliyorum Kitap Kapağı Bütün Dünyadan Özür Diliyorum
Demirtaş Ceyhun
Cem Yayınevi
120

Demirtaş Ceyhun'un bu kitabı, değişik zamanlarda ve mekanlarda geçmiş birçok olayın, biraz anı, biraz izlenim, biraz gezi notu biçiminde, yer yer fantazilerle de genişletilmiş yeni bir kurgulamayla öykülendirilişidir.

Sam Binnie – Düğün Günlükleri

Düğün Günlükleri Kitap Kapağı Düğün Günlükleri
Sam Binnie
Panama Yayıncılık
359

Erkek arkadaşı evlenme teklif ettiğinde, Kiki Carlow hem şaşırmış hem de mutlu olmuştu. Geriye sadece düğün töreni planlamak kalmıştı ve bu iş de gayet kolaydı, öyle değil mi? Tabii ki öyleydi ama eğer…

  • Hayatın boyunca en çok seveceğin elbisenin fiyatını,
  • Aniden hamile kalan kız kardeşini, (Ne büyük sürpriz!)
  • Evlenmek üzere olan ve iş icabı görüştüğün ünlü birinin düğün töreni hakkındaki bütün fikirlerini çalmasını,
  • Ve nihayet anneni.

Umursamıyorsan!

Kiki, planlamak zorunda olduğu düğün töreninin hayatını felakete sürüklediğini kısa sürede idrak edecektir.

İyi güzel de cadalozluk yapmaktan vazgeçip sevdiği adamla evlenebilecek midir? Asıl mesele budur.

İçinizi ısıtacak Düğün Günlükleri hem kahkahalar attıracak hem de gözyaşlarına boğacak.

 

Zana Muhsen – Nadia’ya Sözüm Var

Nadia'ya Sözüm Var Kitap Kapağı Nadia'ya Sözüm Var
Zana Muhsen
Sonsuz Kitap
304

Bir kadının kız kardeşini özgürlüğüne kavuşturmak için verdiği mücadelenin gerçek hikâyesi...
Zana Muhsen, babasının onu çocuk gelin olarak sattığı Yemen'deki kölelik hayatından kurtulduğu zaman arkasında küçük oğlunu, kız kardeşi Nadia'yı ve Nadia'nın iki küçük çocuğunu bırakmıştı. Yayınlandığı anda uluslararası bestseller olan, yürek parçalayan hikâyesini Annemi Bir Kez Daha Görebilsem'de anlatmıştı.

Zana, kız kardeşi de çocuklar da kendisi gibi özgürlüğüne kavuşmadan ve onlar da İngiltere'ye geri gelmeden mücadelesini bırakmamaya söz vermişti. Ama umutları kısa zamanda yolsuzluk, duyarsızlık ve diplomatik tartışmalarla her eylemin engellenmesi sonucu, yeni bir kâbusa dönüştü. Bu başarısızlıklara rağmen Zana, kız kardeşinin özgürlüğü için mücadele etmekten vazgeçmedi.

Nadia'ya Sözüm Var, Zana ve Nadia'nın şok edici ve yürek parçalayan hikâyesinin devamı, Zana'nın cesareti ve kararlılığından çok etkilenip daha sonra neler olduğunu merak edenlere bir yanıttır.

Afşar Timuçin – Nazım Hikmet’in Şiiri

Nazım Hikmet'in Şiiri Kitap Kapağı Nazım Hikmet'in Şiiri
Afşar Timuçin
Bulut Yayınları
128

Bu büyük şair, bu gerçek deha, ölesiye sevdiği yaşamı yüceltmek, kalabalıkların yazgısını paylaşmak, sömürülen, acı çektirilen insanların yanına yer almak, hiçbir katılığa, hiçbir bağnazlığa düşmeden öğrenmek, benimsediği ya da daha doğrusu paylaştığı dünya görünüşünü daha da aydınlığa kavuşturmak için yaşadı ve yarattı. Kavgası sanatının, sanatı kavgasının ürünüdür.

Gün Zileli – Ev (1946-1954)

Ev (1946-1954) Kitap Kapağı Ev (1946-1954)
Gün Zileli
İletişim Yayınları
136

“Filistinli Ebu Suut el Haravi, ‘evinden kaçmaya zorlandığın için utanma’ diyor. Türkçede tam öyle değil ama birçok dilde ‘ev’, yaşanan yurdu da temsil ediyor. Gittikçe azalan aile fertlerinin birlikte yaşadığı aile ocağını terk edeli yaklaşık otuz beş yıl oluyor. Neredeyse on beş yıl geçecek, ‘yurt’ anlamındaki ‘ev’den kaçmak zorunda kalışımın üzerinden. Utanmıyorum. Kader de utanmasın. Utanması gereken başkaları var.”
Gün Zileli
Türkiye sol hareketinin önemli isimlerinden biri olan Gün Zileli politik geçmişini, daha önce yayımladığımız Yarılma, Havariler ve Sapak’ta bütün açıklığıyla anlatmıştı. Elinizdeki kitap bir açıdan o üçlemenin öncesi, diğer bir açıdan ise tamamlayıcısı. Zileli bu kitabında kendi ‘özel’ine dönüyor, çocukluğunu ve evini hikâye ediyor. ’40’ların sonu ve ’50’lerin başında yaşanan toplumsal dönüşümün orta sınıf Cumhuriyet aydını bir ailedeki yansımaları, o hayatlarda ve insanlarda yarattığı değişim... Anılarında karşımıza çıkan tiplerin evveliyatları... Hem anıların ayrılmaz bir parçası hem de başlı başına edebiyat tadında bir dönem anlatısı...

Mehmet Barlas – Turgut Özal’ın Anıları

Turgut Özal'ın Anıları Kitap Kapağı Turgut Özal'ın Anıları
Mehmet Barlas
Birey Yayınları
368

*"Menderes'in vizyonu vardı. Ama neyi, nasıl yapacağını bilmiyordu! İsmet Paşa çok tutucuydu... Demirel'in vizyonu, 70'lerden sonra iyice geriledi!"
*"Türkiye'yi 27 Mayıs'tan beri seçilmişler değil, atanmışlar yönetiyor."
*"Rejim memurları kobay olarak kullanmış..."
*"Namaz kılmayı üniversitede öğrendim...Gizli gizli Arapça ezan okurduk."
*"Bizi susturabildikleri anda yeni sistem ölecek, eskiye dönüş olacaktır."

Elinizdeki kitapta, ülkemizin en yetkin gazetecilerinden Mehmet Barlas'ın Cumhuriyet döneminin en çok tartışılan, en vizyoner liderlerinden rahmetli Turgut Özal'la hayatının son yıllarında gerçekleştirdiği röportajlar yer alıyor. Kitapta Özal, ülkemizin dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin hala geçerliliğini ve önemini koruyan görüşler dile getiriyor. Yayınevimiz, ülkemizin ve dünyanın devasa sorunlarla, açmazlarla ve belirsizliklerle karşı karşıya kaldığı bir zaman diliminde Özal'ın Anıları'nı yayımlayarak siyaset ve ekonomi dünyamıza anlamlı bir katkıda bulunuyor. Barlas'ın kitabı, yabancı kaynaklarda Özal hakkında en fazla referans olarak başvurulan kitaplardan biri.

Nihat Erim – 12 Mart Anıları

12 Mart Anıları Kitap Kapağı 12 Mart Anıları
Nihat Erim
Yapı Kredi Yayınları
630

Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başkanı Nihat Erim, olağanüstü koşullar'ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor.
12 Mart Anıları..Ortanın solunda bir akademisyen, insan hakları savunucusu ve olası T.C. Cumhurbaşkanı adayı olan Erim, bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görev neden ve nasıl kabul etmişti? 12 Mart Anıları, dönemin olaylarını Erim'in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor, ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor.

Erol Manisalı – Denktaş’ın Öbür Yüzü

Denktaş'ın Öbür Yüzü: Rauf Denktaş'la Siyaset Dışı Anılar Kitap Kapağı Denktaş'ın Öbür Yüzü: Rauf Denktaş'la Siyaset Dışı Anılar
Erol Manisalı
Kırmızı Kedi Yayınevi
88

Bu kitap 1975 yılında başlayan samimi bir dostluğun hikâyesini anlatıyor. Değerli bilimadamı Erol Manisalı Kıbrıs'taki mücadelesiyle yakın tarihimizin en önemli isimlerinden birisi olan Rauf Denktaş'la ilgili siyaset dışı anılarını aktarıyor. Manisalı'nın Denktaş ile tanışıklığı çok eskiye dayanıyor. Uzun ve çileli bir yol arkadaşlığı bu. Manisalı, Rauf Denktaş'ı uluslararası arenada KKTC'nin haklı tezlerini canla başla savunduğu yıllarda da, Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde kenara itilmeye çalışıldığı dönemde de yakından izliyor. Bu yakınlığı sayesinde bilinenden çok farklı bir Rauf Denktaş resmi çiziyor. Yaşamını KKTC uğruna mücadeleye adamış, siyaset denizinin dalgalarıyla sertleşmiş bir liderin mütevazı, muzip ve derin iç dünyasına dair benzersiz izlenimlerini ve anılarını okuyucuyla paylaşıyor.

Jean Dominique Bauby – Kelebek ve Dalgıç

Kelebek ve Dalgıç Kitap Kapağı Kelebek ve Dalgıç
Jean Dominique Bauby
Nemesis Kitap
144

Sol Ayağım gibi klasik olmaya aday, gerçek bir yaşam öyküsü...

Kelebek ve Dalgıç, yaşanmış bir hikâyenin anlatısıdır. Jean-Dominique Bauby beyin kanaması geçirir; yolunda giden hayatı artık bir çıkmaza girmiştir. Onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Artık vücuduyla yapabildiği tek şey, göz kapaklarından birini oynatabilmektir. İnsanlarla iletişim kurmak için kullanabileceği tek yol budur.

Yine de umut... Hep vardır umut.

İnanmaktan vazgeçmeyen insan birçok şeyi başarabilir. Jean-Dominique Bauby de bu kitabı sadece göz kapağını oynatarak, alfabedeki yerlerini işaret ettiği harfler sayesinde yazdırmayı başarmıştır. O nedenle bu kitap kısadır ama açacağı kapının önünüze sereceği yol çok uzundur.

İnsan olmanın çekirdeğini, özünü anlatan bu kitabın söylediklerini dinlemeliyiz.

- Robert McCrum, Observer -

Bu kitabı okuyun ve hayatınıza yeniden âşık olun.

- Edmund White -

Sarsıcı bir çalışma. Aklın ve ruhun inanılmaz gücünü yazıyla harmanlayarak mutlaka okunması gereken bir hikâye sunuyor.

- A. L. Kennedy -

Günümüzün en dikkate değer yaşam öyküsü, hatta belki de tüm zamanların demeliyiz.

- Cynthia Ozick -

Patti Smith – Hayalperestler

Hayalperestler Kitap Kapağı Hayalperestler
Patti Smith
Domingo Yayınevi
92

"Bu kitapta yer alan her şey gerçek; aynen olduğu gibi yazıldı. Onu yazmak ölü toprağını üzerimden çekip aldı; umarım bir ölçüde okurun da içini nedensiz bir neşeyle doldurmayı başarır."
Patti Smith

Çoluk Çocuk ile gönülleri fetheden Patti Smith, bu küçük, adeta ışık saçan anı kitabında çocukluk yıllarına dönüyor ve yaşamının ilk kutsal deneyimlerini yeniden ziyaret ediyor. Anıları o denli canlı, o denli renkli, o denli parlak ki, çoğu kez gerçeküstünün eşiğinde dolanıyor. Hayalperestler, küçük bir kız çocuğunun hayalperestliğin anlamını ve uçuşan düşünceleri yakalayıp kurtarmanın sırrını keşfederek kendini bulma öyküsü. Çoluk Çocuk hiç bitmeseydi diyenler için...

"Çocukken ne mutluyuzdur. Işık, mantığın sesiyle nasıl da körelir. Bu hayatta taşı düşmüş yüzükler gibi dolanıyoruz."
Hayalperestler syf.75

Elias Canetti – Gözlerin Oyunu

Gözlerin Oyunu Kitap Kapağı Gözlerin Oyunu
Elias Canetti
Payel Yayınları
371

Elias Canetti'nin anılarının üçüncü ve son cildini oluşturan ve 1931 ile 1937 yılları arasında yaşanmış "Bir Yaşamın Öyküsü"nü içeren Gözlerin Oyunu en az özyaşamöyküsün ilk iki cildini oluşturan Kurtarılmış Dil ile Kulaktaki Meşale kadar ilginç olmasının yanı sıra, yazınsal değeri açısından da gene ilk iki kitap gibi yazarın yeteneğini en iyi sergileyen ürünlerinden biridir. Kitap, eşsiz bir yazınsal yeteneği bir kez daha gözler önüne sermenin yanı sıra, dönemin sanat dünyasından yazarın yaşamına giren ünlü kişileri de bilinmedik yönleriyle okura tanıtmaktadır. Canetti, 1931 yılında, otuz yaşına yaklaşırken sanat dünyasındaki en önemli gelişmelerin yaşandığı, yazarlık kıvılcımlarının tutuştuğu Viyana'da karşılaştığı, tanıştığı aydınları kendi ağızlarından bize anlatmakta, Robert Musil, Alban Berg, Hermann Broch, James Joyce, Thomas Mann, Franz Werfel, Ressam Oskar Kokoschka, yontucu Wotruba, orkestra şefi Hermann Scherchen gibi çağının en büyük yaratıcılarını bize tanıtmaktadır. Canetti, bu kitabında çizdiği portreler ve yarattığı atmosferle, dünyanın büyüleyici olduğu kadar merak uyandıran bir döneminin renklerini de gözler önüne sermektedir.

Mina Urgan – Bir Dinozorun Anıları

Bir Dinozorun Anıları Kitap Kapağı Bir Dinozorun Anıları
Mina Urgan
Yapı Kredi Yayınları
360

İngiliz edebiyatı 'duayenimiz' Mina Urgan, bu kez anılarıyla, bir yaşama ustası olarak karşımızda.

Mina Urgan 'Bir Dinozorun Anıları"nda açık yürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü..."

Oğuz Atay'ı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocaman bir kediye benziyordu tıpkı. Çok kocaman ve çok güzel bir kediye, öyle benziyordu ki, ona elimi uzatınca 'miyaaav' diyeceğini sandım. Miyavlayacağı yerde 'tanıştığımıza memnunum' deyince şaşırıp kaldım."

Mina Urgan'ın anılarını bazen coşkuyla bazen buruklukla ama hep gülümseyerek okuyacaksınız.

Henri Alleg – Sorgu

Sorgu Kitap Kapağı Sorgu
Henri Alleg
Evrensel Basım Yayın
80

Fransa, sömürgesi Cezayir'de başlayan ulusal kurtuluş savaşını bastırmak için her yola başvurdu. Emperyalist işgalciliğin bağnazlığı, işkencesi ve ırkçı vahşeti bu kez Fransız devletinin imzasını taşıyordu. İşkence tezgahına götürülen binlerce Cezayirlinin arasındaki sayısı az Fransızlardan biri olan gazeteci Henri Alleg, işkencede pek çok direnişçinin söylediği "bilmiyorum" sözcüğünü, daha bükülmezce kullandı... "Size söylemeyeceğim!..." Alleg'in "Sorgu"su, bu süreci anlatıyor. Ancak, bunun yalnızca işkenceyi teşhir etmekle sınırlı bir kitap olduğunu düşünmemeliyiz. "Demokrasinin" doğum yeri sayılan bir "uygar ülke"nin, bir başka halka karşı sömürgeci vahşetini bütün çıplaklığıyla anlatan gerçek bir eserdir. Bir dönüm noktasıdır "Sorgu". Fransız aydınları derin bir suskunluk içinde iken yayınlanan "Sorgu" "Özgür Fransa"nın bağımsız mahkemelerince yasaklandı. Ancak ardından, Fransa'da on binlerce satıldı, birçok dile çevrildi. İşkencenin sistematik bir şekilde uygulandığı Türkiye'de "Sorgu"yu yeniden basmak, güncel bir ihtiyacı karşılamaktır gerçekte.

Behçet Necatigil – Serin Mavi

Serin Mavi Kitap Kapağı Serin Mavi
Behçet Necatigil
Yapı Kredi Yayınları
112

Her şey gibi bu mektubu da sana -belirtmeye pek lüzum yok ya- o çıfıt çarşısından farksız, eşyalar mezarlığı geniş, rezil ve muhterem odanın, üstü tornavidalar, paslı çiviler, bileği taşları ve binbir şeyle dolu ezeli masanın başında yazıyorum. Sabahtır; vaziyet fecidir. (Son kelimenin aramızda, karşılıklı gurur ve onurlarımızı bilemek için numara olduğunu unutma.) Ve beni hiç merak etme Eskimo: "Işıyan bir köşe ergeç benim / Sen benim geçidimsin beyaza". Ben sadece kalemi yola getirmeye çalışıyor, şiir yazmaya hazırlanıyorum. Ben belki de, bu tatil başka hiçbir şey yapmayacak, esaslı beş altı şiir yazmaya bakacağım (Tanrı izin verir de yazabilirsem). Ve nedir biz "küçük aile"nin kazancı, hayattan?- Birbirimize karşı derinlerde sevgi ve şiirlerden başka?"