Yasin İpek & Ender Atalay & Murat Serdar & Harun Işık – Şiadan Kızılbaşlığa Türklerde Alevilik

Şiadan Kızılbaşlığa Türklerde Alevilik Kitap Kapağı Şiadan Kızılbaşlığa Türklerde Alevilik
Yasin İpek & Ender Atalay & Murat Serdar & Harun Işık
Ekim Yayınları
512

Asırlardır “Alevilik” konusu gündemdeki yerini hep korumuştur. Ateşli tartışmalar yaşanmış, kavgalar yapılmıştır. Bunu fırsat bilen bazı güçler halkı birbirine düşürmek, ortalığı daha da alevlendirmek için ellerinden geleni yapmış ve hala yapmaya çalışmaktadır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bilen-bilmeyen fikir yürütmüş ve halkı yalan yanlış bilgilendirme yoluna gitmiştir. Bütün bu yaşananların sonucunda gerçekle ilgisi olmayan bir çok “Alevilik” tanımı ortaya çıkmıştır.

Bu konular tartışılırken hep yanlı tartışmalar yapılmış, taraflı yayınlar yapılmıştır. Aleviler kendi bakış açılarından Aleviliği, Suniler yine kendi bakış açılarından Aleviliği anlatmıştır. Ve gerçekler neredeyse ortadan kaybolmuştur.

Alevilik ve Kızılbaşlık nedir, nasıl ortaya çıkmıştır? Tarih süreci içinde neler yaşanmış, hangi noktaya gelinmiştir? Şaman kültürünün etkileri nelerdir? Şia nedir ve Alevilikle bir bir ilgisi var mıdır?

İşte bu ve buna benzer bir çok sorunun cevabı bu kitapta toplandı. Konuya taraflı bakmayan tamamen uzman bir ekibin hazırladığı bu kitap gerçekleri objektif bir bakış açısıyla gün yüzüne çıkarıyor ve “Alevi” gerçeğini bütün yönleriyle ortaya koyuyor.

Zeki Hafızoğulları – Laiklik, İnanç, Düşünce ve İfade Hürriyeti

Laiklik, İnanç, Düşünce ve İfade Hürriyeti Kitap Kapağı Laiklik, İnanç, Düşünce ve İfade Hürriyeti
Zeki Hafızoğulları
US-A Yayıncılık
264

Laiklik kavramının ne olduğu, ifade hürriyetinin sınırlarının neden ibaret bulunduğu meselesi sürekli tartışma konusu olmuştur.
Tartışmalar bugün de devam etmektedir.

Okuyucuya sunulan bu eserde, söz konusu kavramlar, ilişkili olduğu öteki kavramlarla birlikte, çok farklı bir açıdan ele alınmış, geçerli hukuki temellere oturtulmaya çalışılmıştır.

Savunulan tüm düşüncelerin, en azından ülkemizde, özgün olduğuna inanılmaktadır.

James M. Robinson – Yahuda İncili’nin Sırları

Yahuda İncili'nin Sırları Kitap Kapağı Yahuda İncili'nin Sırları
James M. Robinson
Nokta Yayınları
246

Yahuda İncili'nin Sırları'nda: Yahuda hakkında Kitabı Mukaddes'e ait yazıların ve İncil'den hariç olarak eski kaynaklarda onun hakkında yazılanların tarihi bir sorgulamasını, Yahuda olayının nedenlerinin İncil'de öğretilenler kadar açık ve net olmamasını, bir süre önce, bir 4. yüzyıl Kıpti belgesi olan “Yahuda İncili'nin“ ve Ortadoğu'daki antika tüccarlarının gizli gizli sattığı belgelerin, en sonunda bir İsviçre vakfı tarafından elde edilmesinin keşfinin dramatik hikayesini bulacaksınız.
İnsanı kışkırtan bu yeni İncil'in ortaya çıkmasına yanıt olarak Robinson, Tanrı'nın kurtuluş için tasarlandığı oyunda Yahuda'nın pozitif bir rol üstlenmiş olabileceğini işaret etmektedir. Eğer ihanet etmeseydi, İsa asla Romalılara teslim edilemeyecek, çarmıha gerilmeyecek, gömülmeyecek ve tekrar dirilmeyecekti. Acaba Yahuda Hristiyanlığın doğumu için Tanrı'nın tasarlanmış olduğu planı gerçekleştirmekte olduğuna inanmış mıydı

İsmail Tokalak – Yahudiliğin Kökenleri ve Küresel Gücü

Yahudiliğin Kökenleri ve Küresel Gücü Kitap Kapağı Yahudiliğin Kökenleri ve Küresel Gücü
İsmail Tokalak
Ataç Yayınları
324

Yahudilik Ortadoğu medeniyetinin binlerce yıllık tarihinin içinden süzülerek gelen bir sentezin ürünüdür. Yahudiler dindarlık hamuru içinde şekillenmiş olmasına rağmen yaşama rasyonel açıdan bakan bir kültürün ürünüdür. Yahudiler tek tanrılı dinlere, dünyanın ekonomik işleyiş düzenine, kendi dışındaki kültürlere oldukça büyük katkıda bulunmuşlardır. Aşırı dindarlık ölçüleri içinde bile dünya yaşamlarındaki mücadelede rasyonel olmayı becerebilmişlerdir.

Yahudiliği anlamak bir ölçüde Ortadoğu medeniyetini, Hristiyanlığı, İslam'ı anlamak demektir.Yahudi tarihi, kültürü, dini, dünya görüşünü bilmeden ne ekonomi tarihini ne bugünkü ekonominin geldiği noktayı, dünyanının hangi güçlerin kontrolünde olduğunu, bu güçlerin politikalarını, perde arkasındaki ajandalarını kolay kolay kavrayamazsınız.

Bütün bunların yanında Yahudilerin kendilerini ayrıcalıklı ırk olarak görmeleri, dinlerinin kendilerine özgü olduğuna inanmaları, kendi dışındaki kişi ve inanç sistemlerini daha aşağı görmeleri Yahudiliği evrensel bir din değil, kapalı bir çevrede kalan şövenist bir din yaparken; kendilerine olan tepkileri, yaşadıkları acıları ve dün ve bugün dünyada oluşan birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Dinsel inanç sistemleri Yahudileri şekillendirip bir arada tutmayı ve onların ticari hayatta başarılı olmalarını sağlarken çektikleri acıların da nedeni olmuştur.

Olayların kökenlerine inmeden ne inanç sistemleri ne külütürleri ne de bugün yaşadığımız dünyayı anlamak mümkün değildir. Yahudilerin tarihi de dünya tarihinin ve bugünün önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Bu gerçeği iyi anlamak; küresel güçlerin kimler olduğunu ve tarihsel süreçte kapitalist sisteminin işleyişini de anlamaya yardımcı olacaktır.

Julian Baldick – Hayvan ve Şaman

Hayvan ve Şaman: Orta Asya'nın Antik Dinleri Kitap Kapağı Hayvan ve Şaman: Orta Asya'nın Antik Dinleri
Julian Baldick
Hil Yayınları
232

Kurban edilen köpekler, kadeh yapılan kafatasları, rüzgara, kirpiye, saksağana, güzel ağaçlara tapanlar, ağaçların oğulları, insanlara yol gösteren hayvanlar, ölen kocasının kuklasını yapıp besleyen kadınlar, gelin evinde üç yıl hizmet eden damatlar ve hayvan ikizinden yardım isteyen, çeşitli eşyaları müzik aleti gibi kullanan Şamanların gündelik hayatlarına, ritüellerine uzanarak Avrupa ve Asya uygarlıkları arasında şaşırtıcı bağlantılar kuran derinlemesine bir analiz...

Ömer Rıza Doğrul – Kanlı Gömlek

Kanlı Gömlek Kitap Kapağı Kanlı Gömlek
Ömer Rıza Doğrul
Kaknüs Yayınları
465

İslam Tarihi'nin en önemli olaylarından birini aydınlatmak için yazılan bu eser, ana kaynakların kaydettiği tarihî gerçeklere dayanarak;

Hz. Osman'ın şehit edilişini,

İlk Yahudi dönmelerinin kurdukları gizli ve yıkıcı cemiyet ile bu cemiyetin Müslümanlar arasında çıkardığı fitneleri,

İslam Tarihi'nde yaşanan ilk iktidar mücadelelerini ve bundan dolayı Hz. Ali ile Hz. Ayşe ve Hz. Muaviye arasında vuku bulan olayları, edebî bir üslupla konu etmektedir.

Cumhuriyet döneminin usta kalemi Ömer Rıza Doğrul bu eseri yazarken olayların mümkün olduğu kadar tasavvur edilebilmesi maksadıyla bu olayların kahramanlarını konuşturmak ve bu sayede en karmaşık tarihî olayların kolaylıkla anlaşılmasını sağlamak istemiştir.

Corci Zeydan – İslam Medeniyeti Tarihi Cilt 1

İslam Medeniyeti Tarihi Cilt 1 Kitap Kapağı İslam Medeniyeti Tarihi Cilt 1
Corci Zeydan
Üçdal Neşriyat
1380

Ali Abdurrazık – İslam’da İktidarın Temelleri

İslam'da İktidarın Temelleri Kitap Kapağı İslam'da İktidarın Temelleri
Ali Abdurrazık
Birleşik Yayıncılık
111

TBMM'nin 1924'deki kararı gereği Hilafet'in ilga edilişi ile birlikte sünni siyasal düşünce modern çağlarda bir dönüm noktasına ulaştı. Her ne kadar Osmanlı Sultanı'nın aynı zamanda Halife olduğu sünni siyaset teorisyenleri tarafından pek kabul görmese de, bu olay Müslümanlar arasındaki 18. Yüzyılın sonlarında başlayan ve uzun süre devam eden düşünsel kargaşa ve tartışma döneminin bir dönüm noktasıydı.

Ali Abdurrazık (ö. 1966) Hilafet tartışmasında en yüksek noktayı işaret etmekle birlikte tartışmanın bir sonucu ya da karşıt görüşlerin bir sentezine ulaşmadaki bütün ümitleri boşa çıkaran gürültülü bir ortodoks tepkiye neden teşkil etmişti. Muhakkak ki Abdurrazık, buhranla ortaya çıkmış en tartışmacı teorist idi.

Alberto Fabio Ambrosio – Dervişler

Dervişler Kitap Kapağı Dervişler
Alberto Fabio Ambrosio
Kabalcı Yayınevi
234

Fr. Dr. Alberto Fabio Ambrosio, İstanbul'da yaşayan, Domeniken tarikatına bağlı bir Katolik din adamıdır ve Osmanlı Sufilik Tarihi uzmanıdır. "DOSTI" isimli bir Domeniken Eğitim Enstitüsü'nün aktif üyesidir. Aynı zamanda Papalığa ait olan Gregoriana Üniversitesi'ne bağlı Emilia Romagna İlahiyat Fakültesi'nin öğretim elemanları arasında yer almaktadır. Paris'te bulunan Sosyal Bilimler Yüksek Çalışmalar Okulu'nun Osmanlı Tarihi Araştırmalar Kurulu'nun (CETOBAC - EHESS - Parigi) ve İstanbul'da bulunan Anadolu Çalışmaları Fransız Enstitüsü'nün (IFEA) üyesidir. En önemli yayınları: Alberto Fabio Ambrosio, La Vie d'Un Derviche Tourneur, Doctrine et rituels du soufisme au XVIIe siècle, Parigi: CNRS Editions 2010, (Alberto Fabio Ambrosio fr. Bir Mevlevinin Hayatı, 17. yüzyıl sufiliğinin öğreti ve ayinleri, Paris CNRS Yayınları 2010); Ambrosio, A. F., Pierunek, E. et Zarcone, Th., Les derviches tourneurs. Doctrine, histoire et pratiques, Parigi: Les Editions du Cerf, 2006 (Ambrosio, A. F., Pierunek, E. et Zarcone fr. Mevlevilerin Hayatları, Öğreti, Tarih ve Uygulamaları. Paris, Cerf Yayınları, 2006).

Dervişler kimlerdir? Neden ibadetleri UNESCO tarafından dünya mirası olarak ilan edilmiştir? Neden Avrupa ve Kuzey Amerika'da Mevlevi cemaati bu kadar derin ilgi uyandırmıştır? Bu cemaatin esinlendiği, İslam'ın en tanınan mistik şairi olan Mevlana Celaleddin Rumi'nin hayatı, yapıtları ve fikirleri, bu kitapta tarih, antropoloji ve "seyr-i sülûk" açısından ele alınıyor. Dervişlerin eğitimlerine de değinen bu kitap ile okuyucu, cemaatin engin kültürü ile karşılaşacak ve "Sema" denilen ünlü ibadet hakkında bilgi sahibi olacak.

Akbar S. Ahmed – Postmodernizm Ve İslam

Postmodernizm Ve İslam Kitap Kapağı Postmodernizm Ve İslam
Akbar S. Ahmed
Cep Kitapları
287

Müslümanlar, Salman Rusdu`yu neden öldürmek istemişlerdir? Islam, Bati`nin yeni düşmanı olarak komünizmin yerine mi geçecek? Bati ile Doğu birbirlerini anlayabilecekler mi? Bu soruları araştıran Prof. Ahmed, hem tarihe donuyor, hem de geleceğe bakıyor. Doğu-Bati ilişkilerini algılamamızda medyanın rolünü vurgulayarak, kitle yayın organlarının Körfez Savası ve Salman Rusdu hakkındaki olum fetvası gibi olayları bir görüntü ve eğlence karnavalına çevirmekte kullandığı yöntemleri de çözümlüyor.

Ahmet Ünsal – İslam Hukukunda Fayda İlkesi

İslam Hukukunda Fayda İlkesi Kitap Kapağı İslam Hukukunda Fayda İlkesi
Ahmet Ünsal
Nüans Yayınları

Ahmet Ünsal, 1994’te Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslâm Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi kadrosuna atandı. 1998 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi kadrosuna naklen atandı. 2011 yılında bağlı bulunduğu Anabilim Dalı’nda Doçentlik kadrosuna atandı. 2013 yılında Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyeliğine atandı. Halen Bu görevi sürdürmektedir.

Esat Korkmaz – Anadolu Aleviliği

Anadolu Aleviliği Kitap Kapağı Anadolu Aleviliği
Esat Korkmaz
Berfin Yayınları
498

Bu ürün, bilimsel kaygı sürekli canlı tutularak gerçekleştirilen; Anadolu Aleviliğinin felsefesine-inancına, öğretisine ve erkânına yönelik bir çalışmadır. Anadolu Aleviliği, "bilge" olarak karşımıza çıkan erenlerin felsefesidir, bu anlamda vahiy dışı felsefi bir dindir/inançtır; bir eren öğretisidir, bu anlamda bilimsel bir kuramdır. Çalışma boyunca; a) Anadolu Aleviliğinin bir felsefi din, bir bilgelik öğretisi olduğu kanıtlanmaya; b) Kanıtlanmaya koşut olarak "insan-evren-Tanrı" konusundaki inanç tasarımlarına esin oluşturan, öncel ve belirleyici nesnel tasarımlar yakalanmaya ve yorumlanmaya; c) Felsefesi ve öğretisi gereği laik olan Alevi yaşama biçiminin aydınlanma, hümanizm ve etik boyutları irdelenerek geleceğimize de yol gösterecek olan Alevi ütopyasının, bu bağlamda Alevi düşsel toplum projesinin (kâmil toplum projesi) çerçevesi çizilmeye çalışıldı. Çalışmanın ikinci yarısı tümüyle Anadolu Aleviliğinin erkânına ayrıldı; okuyucuyu üretken kılmak için inançsal ve nesnel kaynakları yorumlandı.

Enver Arpa – İbn Teymiyye’nin Kur’an Anlayışı

İbn Teymiyye'nin Kur'an Anlayışı Kitap Kapağı İbn Teymiyye'nin Kur'an Anlayışı
Enver Arpa
Fecr Yayınları
262

İbn Teymiyye, sevenleri ve karşıtları arasında hep tartışma ve husumet konusu olagelmiştir. Yandaşları onu bid'atlerle mücadele eden, sünneti yeniden ihya eden bir müceddid olarak; karşıtları ise, sapık, yoldan çıkmış, ehli sünnetin dışına taşmış biri olarak görmektedir.

Son derece mücadeleci bir kişiliğe sahip olan İbn Teymiyye, çok yönlü ilmi kişiliğiyle temayüz etmiş olup, felsefe, mantık, kelam ve tasavvufa yönelttiği sert eleştiriler ve taklitçiliğe, gelenekçiliğe karşı yürüttüğü amansız mücadele ile dikkat çekmiştir. Kabir ziyareti, talak konusu gibi bazı fıkhi konulardaki ictihadları, şimşekleri üzerine çekmiş ve bu yüzden ağır eleştirilere maruz kalmıştır.

Ehlu'l-harisin en önemli simalarından biri olarak bilinmekle birlikte İbn Teymiyye, eserlerinde bulunduğu akli sorgulamalarla da dikkat çekmiştir. Aklın ve şeriatın sınırlarını belirgin çizgilerle çizen müttefiklerimiz, akla çizdiği alan dahilinde kanatimizce ondan yeterince yararlanmıştır.

Onun mantığa karşı takındığı tavrının İslam dünyanda mantık ve felsefenin gelişimine engel teşkil ettiği ileri sürülmüştür. Her fırsatta akletmeyi, tefekkürü tavsiye eden Kur'an'ı, birinci derecede kaynak olarak kabul eden İbn Teymiyye'nin tüm bu tutum ve mücadelelerinde dine yaptığı atıfların tespiti ve düşünce temellerinin ortaya çıkarılması önemli bir ihtiyaç olarak görülmektedir.

İbn Teymiyye gerek savunucularının ve gerekse karşıtlarının isnat ettiği tüm bu övgü ve suçlamaların tahkik edilmesinin ülkemiz ilim dünyasındaki bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyiz.

Emine Şeyma Usta – Adab-ı Muaşeret

Adab-ı Muaşeret Kitap Kapağı Adab-ı Muaşeret
Emine Şeyma Usta
Anatolia Kitap
224

Kitabın yazarı olan Safvet-i Ziya, aynı zamanda "Servet-i Fünun" edebiyatı yazarlarındandır. Dışişlerinde çalışması ve protokol şefliği yapmasından dolayı, sadece toplum içindeki görgü kurallarını yazmakla kalmamış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve dünyanın gelişmiş ülkelerinin, devlet organizasyonlarında ve davetlerinde nasıl davrandığını ve nasıl davranılması gerektiğini de yazmıştır. Bürokraside görevli olan kişilerin, büyükelçi ve konsolosluk mensuplarının, onların aile ve mesai arkadaşlarının, nerede nasıl davranmaları gerektiğine dair uzun uzun izahlar yapan bu eser, yaklaşık bir asır önce kaleme alınmıştır. Bugün de bir devlet geleneği ve terbiyesinin neleri gerektirdiğini göstermesi ve anlatması bakımından ayrı bir önem taşıyan eser, toplumun her kademesinde bulunan kişilerin toplum içindeki ilişkilerinde uyması gereken yolu göstermektedir. Eser, kokteyl ve resepsiyonlardan, anma günlerine, askeri törenlerden sivil organizasyonlara kadar bütun bir hayatın yerleşik kural ve geleneklerini anlatması bakımından önem taşımaktadır.

Elise Massicard – Türkiye’den Avrupa’ya Alevi Hareketinin Siyasallaşması

Türkiye'den Avrupa'ya Alevi Hareketinin Siyasallaşması Kitap Kapağı Türkiye'den Avrupa'ya Alevi Hareketinin Siyasallaşması
Elise Massicard
İletişim Yayınları
367

Türkiye nüfusunun yüzde 10 ilâ 30'unu heterodoks İslâm inancı teşkil ediyor. Aleviler bu heterodoks nüfusun önemli bir bölümünü oluşturuyor. Yalnızca dinsel inanç alanını değil, siyasal alandaki yönelim ve farklılaşmaları da belirleyen bir dinsel cemaat olarak Alevi nüfusun kendi dinamiklerini anlamak önem arzediyor. Alevilerin varlığı bir yandan laiklik ve Türk ulusal kimliği gibi meseleleri yeniden düşünmeyi gerektirirken, diğer yandan Alevilerin bu süreçte kendi siyasallaşma süreçlerini nasıl gördükleri ve nasıl anlamlandırdıkları da önem kazanıyor. Élise Massicard'ın 1980'lerden bugüne, hem Türkiye'de hem Almanya'daki Alevi hareketini inceleyen bu eseri, günümüz Türkiyesi'nde siyaset yapma tarzına ve kimlik sorununa yeni bir bakış getiriyor. Massicard bu araştırmasında yalnızca inanç ögelerine, sembolizme ya da motiflere bakmakla yetinmiyor. Aleviler arasındaki farklı politizasyon süreçlerini, etnik kimlik sorunlarını, siyasal tarihe yansıyan ya da yansımayan konumlanmaları ele alıyor. Dinî inanç, siyasal alan ve cemaat arasındaki ilişkileri oldukça çarpıcı bir analize tâbi tutan bu araştırma, Alevi hareketi ve siyasetle ilişkisini anlamak için önemli bir başvuru kaynağı.