Doğan Erçetin – Nun Ü Sak

Nun Ü Sak: Kur'an'a Göre Varlık ve Evren Kitabı Kitap Kapağı Nun Ü Sak: Kur'an'a Göre Varlık ve Evren Kitabı
Doğan Erçetin
İrfan Yayıncılık
184

"Nun" Kalem Sûresi'nin birinci âyetinde yer alan sembol/kelimedir. "Sak" kelimesi ise yine aynı sûrenin kırk ikinci âyetinde geçmektedir.
Bin dört yüz yıldır bu iki sembol/kelime için onlarca Kur'an tefsircisi, düşünür ve yazar görüş bildirmesine karşın anlamları üzerine bir anlaşma sağlanamamıştır.
Bu eser, sadece "Nun" ve "Sak" kelimelerinin anlamlarının çözümü için yazılmıştır.
Dolayısıyla bu eser bir "Tefsir" kitabı değildir. Çünkü tefsir kitabı, Kur'ân'ın tüm sûreleri üzerine yazarın kişisel bilgi birikimine dayanarak yaptığı yorumlardır. Kalem Sûresi'nde geçen iki sembol/kelime üzerine yazılan bu eser şerh mahiyetindedir.

Cemal Anadol – Ahilik Kültürü ve Fütüvvetnameler

Ahilik Kültürü ve Fütüvvetnameler Kitap Kapağı Ahilik Kültürü ve Fütüvvetnameler
Cemal Anadol
HAGEM Yayınları
130

Anadolu'da XIII. yüzyılda ortaya çıkmış olan fütüvvet teşkilatı zaman içerisinde etkisini daha da artırarak Ahilik Kurumu'nun ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Ahilik, Anadolu'da sadece bir esnaf teşkilatı olarak kalmamış, büyük devlet adamları, kadınları, müderrisleri ve bazı tarikat şeyhlerini de içine alarak, Türk sosyal yaşamında önemli bir yere gelmiştir. Kitapta bu süreç anlatılmakta, fütüvvetnamelerden yola çıkarak Ahi birliklerindeki bazı mesleki ve toplumsal hayata dair uygulamalar anlatılmakta, Ahilik Kurumu'nun Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasına yaptığı katkılara değinilmektedir.

Sözkonusu kitap yazarının amacı, Anadolu'nun hemen her yerine dağılmış olan Ahilik Kurumu üyelerinin politik, sosyal ve ekonomik hayattaki rollerini incelemiştir. Özellikle kurum üyeleri için birer iç tüzük niteliğinde olan fütüvvetnamelerin incelenmesi yoluyla Ahilik Kurumu hakkında detaylı bilgiler vermek hedeflenmiştir.

Haidar Bammate – İslamın İnsanlık Kültürüne Katkısı

İslamın İnsanlık Kültürüne Katkısı Kitap Kapağı İslamın İnsanlık Kültürüne Katkısı
Haidar Bammate
Kaynak Yayınları
88

Haidar Bammate 1890’da Temur-Khan Shura’da doğdu. 1965 yılında ölene kadar Paris’te yaşadı. Doğu coğrafyasında ve özellikle de İslam coğrafyasında boy veren bilimin tarihiyle ilgilendi. Çalışmalarını “İslam’ın Etkisi” başlığıyla yayımladı.

Elinizdeki kitap Bammate’nin bu çalışmasının bilimle ilgili olan kısmıdır. 1962 yılında Cenevre İslam Merkezi’nin önerisiyle ve takma bir isimle, Georges Rivoire adıyla hazırladığı “İslam’ın İnsanlık Tarihine Katkısı” başlıklı çalışmasında, Çin Seddi’nden Moritanya İspanyası’na kadarki coğrafyada gelişip kök salan bilimsel atılımın ideolojik-siyasi ve toplumsal-ekonomik nedenlerini inceledi. Bammate bu kitabında, Müslüman bilim adamlarının yaptıkları çalışmaları matematik, gökbilimi, tıp, eczacılık- tek tek ele alıyor ve Doğu’nun Batı bilimi üzerindeki büyük etkisini inceliyor. Yazar incelemesini sadece pozitif bilimlerle sınırlamıyor, aynı zamanda Doğu’nun edebiyat, siyaset ve tarih alanındaki katkılarını da ortaya koyuyor.

Kitabın en önemli özelliği okura, bilimsel bilgiyi ve tarihi, bir masal tadında aktarmasıdır. Bir tartışma üslubu içinde yazılan bu kitap bir solukta okunabilmektedir.

D. S. Sarma – Hint Dini Tarihine Giriş

Hint Dini Tarihine Giriş Kitap Kapağı Hint Dini Tarihine Giriş
D. S. Sarma
Ataç Yayınları

Türkçe de Hint dinlerini yada bu dinlerden birini veya onlarla ilgili her hangi bir konuyu ele alan çalışmalar olmakla birlikte Hinduizm içinde ortaya çıkarak birer mezhep, müstakil birer din haline gelen dini ve felsefi yorumları bir bütün halinde veren fazla metnin olduğu söylenemez. Olsalar bile küçük bir hacim içinde bütün bunlara yer verenler çok az olduğu için bu kitap, Hint dini düşüncesi ve ondaki gelişim ve değişimleri bir bütün olarak görülmesini sağlar düşüncesiyle çevrilmiştir.

Baki Adam – Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat

Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat Kitap Kapağı Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat
Baki Adam
Pınar Yayınları
264

Yahudilikte Tevrat'a bakış, tarih boyunca farklılık göstermiştir. Rabbani Yahudiliğin ve onun günümüzdeki uzantısı Ortodoksluğun temelini oluşturan Rabbanî kaynaklarda, bir taraftan, "Bugünkü Tevrat'ın Musa'ya verilen Tevrat olduğu ve hiç değişikliğe uğramadığı" vurgulanırken, diğer taraftan, onun değiştirildiği, tahrif edildiği, içinde bilgi yanlışlıklarının ve çelişkilerin bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca, Tevrat'ın Musa'ya, yazılı ve sözlü olarak verildiği iddia edilmiş; rabbilerin yorumunu ihtiva eden "Sözlü Tevrat" onların yanında daha değerli sayılmıştır...
Yahudi kaynaklarından faydalanılarak yapılmış olan bu çalışmada, Tevrat çeşitli yönleriyle incelenmekte, Tevrat'ın bir çok defa tahrif edildiği ve bunu Yahudi Rabbilerin doğruladığı ortaya konmakta; Müslümanlar arasında da zaman zaman tartışma konusu olan Tevrat'ın ve diğer kutsal kitapların tahrifi konusu incelenmektedir.

Abdurrahman Küçük – Dönmeler Tarihi

Dönmeler Tarihi Kitap Kapağı Dönmeler Tarihi
Abdurrahman Küçük
Aziz Andaç Yayınları
493

Dönmelik/Sabataycılık Yahudi dini tarihinin en acayip ve en karmaşık hadiselerinden birini teşkil etmektedir. Bu gurup, üçyüz yıldan fazla bir süre önce, Yahudi sosyo-dini topluluğunun geleneksel dini çerçevisini terk etmiştir. Mensuplarının resmen Müslüman olduğu, fakat kalben Yahudi kalarak "özel bir Yahudi türü"nü oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunlar; "iki kimlikli" durumları altında, Yahudiliklerini devam ettiren aynı bir grup meydana getirmişlerdir.

Tarihinde varlığını yüzyıllarca devam ettiren ve "Gizli Yahudi Cemaati" olarak değerlendirilen "Dönmeler Olayın"na benzer çok az olaya rastlanmaktadır.

Abdullah Özbek – Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed

Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed Kitap Kapağı Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed
Abdullah Özbek
Esra Yayınları
231

Bu eser dinin emir ve yasaklarını insanlara öğretirken, Hz. Muhammed (S.A.V)'in eğitim ve öğretimde hangi metotları uyguladığını, toplu olarak sunmaya çalışan bir eserdir. Klasik kaynaklardan derlenen eğitim ve öğretime yönelik alıntılarla zenginleştirilmiş dipnotlar ise kitabın kıymetini daha da arttırmaktadır.

Mahmut Bilge – Yezidiler

Yezidiler Kitap Kapağı Yezidiler
Mahmut Bilge
Kalan Yayınları
75

Türkiye'deki Yezidiler konulu çalışmalara bir yenisinin katılması, gösterilen ilgisizlik ve yapılan çalışmaların azlığı göz önüne alındığında anlamlı ve önemlidir. Özellikle Yezidilerin yaşadıkları Güneydoğu Anadolu Bölgesi göz önüne alındığında bu çalışma daha da önemli hale gelmekledir. Çünkü Yezidiler konulu bu çalışma Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde müftü olarak görev yapmış olan Cizreli bir din adamı tarafından hazırlanmıştır. Eser, Mahmut Bilge'nin izah ettiği gibi kendisinden Yezidiler hakkında bilgi almak isteyenlerin çokluğu nedeniyle kaleme alınmıştır. Bu konuda kendisinden o kadar çok talep olmuş ki hatta bir keresinde Ağrı hakimlerinden birisi kendisinden bilgi isteyince ona uzunca bir mektupla cevap vermiş. Topladığı bilgiler ve konuşma imkanı bulduğu Yezidiler'den elde ettiği bilgilerden de yararlanarak bu eseri hazırlamıştır.

Doğan Munzuroğlu – Toplumsal Yapı ve İnanç Bağlamında Dersim Aleviliği

Toplumsal Yapı ve İnanç Bağlamında Dersim Aleviliği Kitap Kapağı Toplumsal Yapı ve İnanç Bağlamında Dersim Aleviliği
Doğan Munzuroğlu
Fam Yayınları
245

Bu kitabı eline alan okuyucu doğal olarak "Dersim'de diğer Alevi bölgelerinden tamamen farklı bir Alevilik mi var?" diye düşünecektir. Tamamen farklı olmasa da önemli farklılıkları olan bir Alevilikten söz ediyoruz.

Bu kitapta; bir zamanlar Dersim'de ve yakın bölgelerde yaşanmış, Alevi teorisyenlerin iddia ettiği inançsal çerçeveye pek uymayan bir Alevilik tartışılmaktadır. Aleviliğin "Türk dini" olduğu algısının yaratılmaya çalışılması eleştirildiği gibi Aleviliği tamamen mana ve batın dünyasına ait gizemli bir boyut olarak ele alanlar da eleştirilmektedir. Bu kitapta fiziki olarak Dersim'den uzaklaşmış bazı şahsiyetlerin özlem dolu, duygusal tavırlarla Dersim'e abartılı bir kimlik giydirmeleri ve geleneksel yaşam biçimini, inanç süreğini yüceltmeleri de eleştirilmektedir. Dersim'de dünden bugüne değişikliğe uğrayarak gelen inancın günümüz Aleviliği ile ilişkisi ele alınmaktadır.

Celal Kırca – Kur’ân ve Fen Bilimleri

Kur'ân ve Fen Bilimleri Kitap Kapağı Kur'ân ve Fen Bilimleri
Celal Kırca
Marifet Yayınları
413

"Kur'an ve Fen Bilimleri" adlı bu eser, inanan ve inanmayan herkese, fen bilimleri açısından bir Kur'an kültürü vermeyi, Kur'an'ın fen bilimlerine Kur'an arasında bir münasebet kurmayı ve Kur'an'ın bu alanla ilgili işaretlerini, çağımızın bilgileriyle yorumlayarak konuya bir açıklık getirmeyi amaçlamaktadır.

Celal Kırca – İlimler ve Yorumlar Açısından Kur’an’a Yönelişler

İlimler ve Yorumlar Açısından Kur'an'a Yönelişler Kitap Kapağı İlimler ve Yorumlar Açısından Kur'an'a Yönelişler
Celal Kırca
Marifet Yayınları
284

Kur'an'a yönelik çalışmaların ve yaklaşımların ele alınması, tahlil edilerek değerlendirilmesi, özellikle Kur'an-İnsan ilişkisinin Açığa kavuşması gerekmektedir.Bunun içinde bu konularda halkımzı aydınlatacak ve Kur'an'ı muhtevayı mümkün olduğu ölçüde tanıtacak eserlere ihtiyaç bulunmaktadır.

Ahmet Turan Arslan – İmam Birgivî

İmam Birgivî Kitap Kapağı İmam Birgivî
Ahmet Turan Arslan
Seha Neşriyat
192

Osmanlı Devleti'nin yükseliş döneminde yaşayan, tesirleri günümüzde de devam eden alimlerden birisi de İmam Birgivî'dir.
Kur'an ve Sünnet doğrultusunda bir yaşam tarzını savunan Birgivî dersleri, vaazları, eserleri ile bidatlerin ortadan kalkmasına gayret etmiş, makama, mevkî'ye ehemmiyet vermemiş, cesur ve mücadeleci bir âlimdir.
Birgivî hakkında yapılan en derli toplu çalışma hususiyetine de sahip bu kitapta;
Fıkıh, hadis, tefsir gibi dînî ilimlerde derin bilgi sahibi, Arapça eğitiminde ve gramerinde üstad olan bu büyük Osmanlı âliminin hayatı, şahsiyeti, mücadelesi, eserleri, dünden bugüne devam eden tesirleriyle anlatılıyor.

A. Galip – Tartışılan Alevilik

Tartışılan Alevilik: Türk ve İslam Boyutuyla Kitap Kapağı Tartışılan Alevilik: Türk ve İslam Boyutuyla
A. Galip
Bence Kitap
242

Bu çalışmanın temel motiflerini veren unsurlardan birisi Türk ve İslam tarihi okumalarım sırasında gözden geçirdiğim temel kaynakların kayıtsız, kaygısız bir biçimde felsefe ve yöntem konusunda kararlı bir düşmanlık ve bönlükle kaleme alındığını sergilemekti. Popüler tarih yazarından akademik unvan sahibi birçok ismi, söz konusu halleriyle resmetme imkânı buldum. Öte yandan çalışmanın ana başlığını oluşturan, Türk ve İslam boyutuyla Aleviler ve Alevilik konusunda Ortodoks İslam anlayışı adına söz söyleyenlere yakından baktıkça, inanılmaz bir kin ve düşmanlıkla akıl yürüttüklerini, verdikleri fetvalarla Haçlı Seferlerini unutturacak girişimlere dolaylı ya da doğrudan kılavuzluk yaptıklarını veya ön ayak olduklarını gördüm.

Alevilik konusunda, resmi ya da gayri resmi literatür hala bir çifte standartla örülüyor. İnanç boyutu söz konusu olduğunda İslam karşısındaki özgünlüğü, farklılığı bir suçlamaya dönüştürülüyor; etnik kökeni söz konusu edildiğinde de İmparatorluğun kılıç artıkları olarak gösterilmek isteniyor. Elinizdeki çalışmanın ağırlık noktası şöyle ifade edilebilir: XIII. Yüzyıldan günümüze değin Anadolu'ya göç eden Oğuz-Türkmenleri ve diğer komşu halkları Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde ümmet bilinci içerisinde İslam adına Araplaştırmak, Farslaştırmak; cumhuriyetle birlikte ise Türkleştirmek ve Hanefileştirmek serüveninin trajik boyutunu sergilemektir. Anadolu'nun XIII. Yüzyılda maruz kaldığı istila ve akınlar hala yeterince araştırılmış değil. Bu yüzdendir ki Alevilik bir muamma olarak sunuluyor. Irk ve inanç boyutu istismara uğratılıyor. İslam adına Türklük, Türklük adına Alevilik karalanıyor.

Türklük, ırkçı, faşist bir ideoljiye, Alevilik ise sapkın bir mezhebe dönüştürülüyor. Moğol istilasına karşı durmuş Hacı Bektaş Veli, Ahi Evren, Yunus Emre, Baba İshak, Resul başta olmak üzere daha sonraki yüzyıllarda Şeyh Bedreddin, Pir Sultan gibi bütün Anadolu halklarını kucaklayan, her türden bağnazlık ve yobazlığı dışlayan, insanı evrensel değerleriyle tanımlayıp konumlayan bir gelenek olan Alevilik bir avuç yönetici ve onların beslemesi ulema tarafından lanetlenmiş, mensuplarının katline ferman çıkarılmıştır. Yalan ve yanlış biçimde tartışılan Aleviliği artık tartışılmaz gerçek olgularla anlamak ve bilmek gerekiyor.

Kamil Çakın – İslam’da Hadis ve Sünnetin Yeri

İslam'da Hadis ve Sünnetin Yeri Kitap Kapağı İslam'da Hadis ve Sünnetin Yeri
Kamil Çakın
Seba Yayınları
102

80'li yıllar, İslam dünyasında olduğu gibi, ülkemizde de Hadis ve Sünnet'e karşı menfi cereyanların ortaya çıktığı yıllar olmuştur. Bu menfi tavır, zaman zaman azalsa bile hala varlığını hissettirmektedir. Hadis ve Sünnet'e karşı menfi tavır almak, bazen ilmi bir takım kaygılarla ortaya çıkmakla beraber, bazen bilgisizlikten, bazen İslam'a karşı duyulan gizli bir düşmanlıktan bazen de Kur'an'ı keyfi ve indi bir tarzda yorumlayabilme eğiliminden kaynaklanmaktadır.

Kamil Çakın – İlk Hicri Asırlarda Hadis İnkarcıları

İlk Hicri Asırlarda Hadis İnkarcıları Kitap Kapağı İlk Hicri Asırlarda Hadis İnkarcıları
Kamil Çakın
Seba Yayınları
142

İlk hicri asırlarda, bazı insanları hadisler karşısında şüpheye sevkeden şey, siyasi, kültürel, dini ve felsefi kargaşa ortamıdır. Buna, bir bunalım, bir bulantı devresi diyebiliriz. Siyasi istikrarın bozulması, anarşi ve fitnenin kol gezmeye başlaması, İslam'a yabancı din ve kültürlerin açık veya gizli bir savaşa kalkmaları, milli kültürlerin yeni din, özellikle de Arap kavmiyetçiliği karşısında direnişe geçmesi, kimlik ve kişilik bunalımları, Hıristiyan ve Yahudilerin İslam'ın temel esaslarına karşı tenkid oklarını yöneltmesi, hilafet mücadeleleri...halkı derinden etkilemiş, kafaları karıştırmıştır. Öyle zannediyorum ki, halk, bir hakikat bunalımına düşmüştü; gerçeğin ne olduğunu, kimin ve hangi fikrin doğru olduğunu tesbit etmekte güçlük çekmekteydi. Tam bir bunalım içerisindeydi. Hadis karşıtlığı işte bu atmosfer içerisinde doğmuştur. Böyle bir ortamın birtakım ekstrem hareketlere gebe olacağı açıktır. Nitekim, birinci asrın ortalarında doğan bazı aşırı uçlar, toplumun sahip olduğu değerlere ve bunlar arasında hadis malzemelerine karşı tepkisel tavırlarını ortaya koyma gereğini hissetmişlerdir.