Aziz Nesin-Nah Kalkınırız

Ücretli e-kitap indir
Nah Kalkiniriz Kitap Kapağı Nah Kalkiniriz
Aziz Nesin
Edebiyat-Hikaye
2005
EPUB
200

Bilindiği üzere her ülkede azçok birbirine benzer yiğitlik ölçekleri vardır. Kimi ülkede örneğin pozu gücü yiğitliğin göstergesidir. Sağlam yapılı insanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede yiğitlik boyla bosla, pazu gücüyle değil, yüreklilikle ölçülür; gözünü budaktan sakınmayanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede sözünü sakınmayanlar, eğriye eğri doğruya doğru konuşanlar yiğittirler. Kimi ülkede...

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Kerstin Gier – Ufak Tefek Yalanlar

Ücretli e-kitap indir
Ufak Tefek Yalanlar Kitap Kapağı Ufak Tefek Yalanlar
Kerstin Gier
PDF
Pegasus Yayınları

Yirmili yaşlarının başındaki Hanna’nın iyi bir işi, sevdiği bir ailesi vardı. Hayatında eksik olan şey ise bir erkek arkadaştı. Bir de incecik bir vücut. Aslında ikisi de Hanna’nın pek de umurunda değildi ama çalıştığı dergide yayımlanacak bir haber için sanal âleme dalması gerektiğinde kendine dair bu bilgileri hemen açığa vurmak istememişti, sonuçta internette kim kendini olduğu gibi tanıtıyordu ki?
Ancak bir sohbet odasında hayallerinin erkeği Boris’le tanışınca söylediği ufak tefek yalanlar başına koca işler açacaktı. Boris ile Hanna’nın uyumu daha başından beri belliydi, hatta Hanna’nın çalıştığı derginin uyum testinde dört yüz puan üzerinden üç yüz doksan yedi almışlardı. Boris, Hanna’yla bir an önce tanışmaya can atıyordu ama bunun hemen gerçekleşmesi olanaksızdı çünkü balık etli kahramanımız Hanna, Boris’e otuz altı beden olduğunu söyleyivermişti.
Hanna zayıflamak için diyetten diyete, spor salonundan fiziksel aktivitelere koşadursun, bir de işe yeni başlayan karizmatik yayın yönetmeni Adam konusu vardı. Hanna henüz yeni patronuyla uyum testi yapmamış olsa da Adam’ın da Bay “Dört Yüz Üzerinden Üç Yüz Doksan Yedi Puan”a ciddi bir rakip olacağı belliydi.

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Stefan Zweig – Satranç

Ücretli e-kitap indir
Satranc Kitap Kapağı Satranc
Stefan Zweig
PDF
Türkiye İş Bankası Yayınları
1 September 2014
77

Satranç sonsuz eski, ama aynı zamanda sonrasız yenidir; kuruluşu mekanik, ancak sadece hayalgücü ile etkilidir; geometrik açıdan sabit bir alanla sınırlı olmakla birlikte kombinasyonlarında sınırsızdır, sürekli kendini geliştiren, ancak yine de verimsiz, hiçbir yere götürmeyen bir düşünme eylemidir; hiçbir şey hesaplamayan bir matematik, esersiz bir sanat, temelsiz bir mimaridir.

Stefan Zweig'ın, 1942 yılında, Hitler iktidarından kaçarak sürgün hayatı yaşadığı Buenos Aires'te yayımladığı Satranç adlı romanı, hem yazarın intiharından önce bıraktığı bir veda mektubu hem de doğrudan Nazizm'i hedef aldığı tek kurmaca eseridir. New York'tan Buenos Aires'e yapılan bir gemi yolculuğunda, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, kendisi için beklenmedik bir rakip olan Dr. B. ile karşılaşır. İsimsiz bir amatör olan bu gizemli rakibin satrançla tanışmasının olağanüstü bir hikâyesi vardır. Bir Nazi kurbanı olan Dr. B., o kara günlerde sadece satranç sayesinde ayakta kalabilmiştir.

Hikâyenin diğer kahramanı Czentovic ise iletişim kurmakta zorlanan, yaşamında satranç dışında hiçbir şey olmayan, kazanmaya kurulu bir saat, soğuk, küstah, kuralcı, yüzeysel, kültürsüz, karacahil bir "dahi"dir. Bu kısa anlatıda, Zweig'ın tüm izleklerini bulmak mümkün: dünün dünyasından bugünün dünyasına geçiş, marazi tutkular, sapkın zekâlar, felaketlerini yaşamları boyunca taşıyan bireyler, fazişm ve kaba şiddet karşısında Avrupa'nın ve dünyanın kaderi…

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Beyza ALKOÇ – Asansör

Ücretli e-kitap indir
Asansör Kitap Kapağı Asansör
Beyza ALKOÇ
PDF
İndigo Yayınları
2017
384

“Tüm bunları yaşayacağımı bilerek geçmişe dönsem, o asansöre yine binerim. Hem de koşa koşa binerim… Koşa koşa…”

Evlendiğiniz gece başınıza gelebilecek en saçma şey nedir? Aklınızın sınırlarını biraz zorlayın... Şöyle düşünün, balayı için gittiğiniz otelde, o otele sizin gibi gelen diğer bir çiftin damadıyla asansörde kalsanız ne yapardınız? İnanın bana, asansörün kapısı kapanırken var olan hiçbir şey, o kapı tekrar açıldığında eskisi gibi olmayacak. Bu hikâyeyi, gülmekten okuyamayacaksınız…

“Bir aydır seni düşünmeden geçirdiğim bir saniye bile olmadı. Yaptığın her hareketi takip ettirdim. Yaşadığın her şeyden haberdardım. Ben senin 49 kiloya düştüğünü bile biliyorum! Günlerce telefonuna gelen beslenme önerileri mesajları toplu mesaj değildi, onları ben attırdım, sadece sana atıldı. Pembesini bulamadığın o eteği, o mağazaya getirten bendim, her sabah kapına süt bırakılması binanın hizmeti değildi, sadece sana yapıldı, ben yaptırdım. Dışarı her çıktığında dağıtılan çiçekler belediyenin hizmeti değildi, onları ben dağıttırdım. Sana çiçek verebilmek için koskoca bir mahallenin insanlarına her gün çiçekler dağıttırdım. Seni hiçbir yerde işe aldırtmayan da bendim, şirkette açık pozisyon bırakan da, o pozisyona kimseyi aldırtmayan da bendim, çünkü sen gel istedim. Çünkü bana gel istedim. Bana geldiğinde bahanen olsun istedim. Sana bahane vermek istedim…”

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir