Hilmi Anaç – İncir

İncir: Geçmişten Günümüze Kitap Kapağı İncir: Geçmişten Günümüze
Hilmi Anaç
Aydın Ticaret Odası Kültür Yayınları
225

Aydın Ticaret odası Aydın Kentinin ticareti canlandırma çalışmalarında etkin varlığını sürdürürken, diğer yandan da kültürel çalışmalarıyla kent kimliği, kent tarihi ve kültürüne katkı sağlamak konusunda ciddi bir uğraş içerisindedir. Odamız 2006 yılından itibaren yayınlarına devam etmekte ve Aydın Ticaret Odasının katkılarıyla 5 eseri okuyucu ile buluşturmuştur. Kültür yayınları serisinde 6. eserimiz olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora öğrencisi Hilmi Anaç tarafından ilk kez bilimsel çerçeve içinde hazırlanmış olan "Geçmişten Günümüze İncir" adlı çalışmasını sizlerle paylaşmaktan onur duyuyoruz. "Dağlarından yağ, ovalarından bal akan şehir" olarak özdeyişlerde yerini alan ama ne zeytini ne de inciri ile ilgili bir refrans kitabı bulunmayan, dünyanın en büyük incir üreticisi olan Aydın`ımızın sosyo- ekonomik yapısına da yön veren İncir`i tarihi ve kültürünü konu alan bir çalışmanın halkımızla buluşturulması Aydın Ticaret Odası için kaçınılmaz bir görevdir. "Geçmişten Günümüze İncir" adlı araştırmasını hazırlayan Hilmi Anaç`a, böyle bir çalışmanın eksikliğini sürekli dile getiren öğrencilerini yönlendiren, bu araştırmanın ortaya çıkmasında da yapıcı tönlendirmeleriyle danışmanlık yapan Adnan Menderes Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Günver Güneş Hocamıza teşekkür ediyoruz. Aydın Ticaret Odası Yönetim Kurulu

Harun Odabaşı – Her Okuldan Adam Çıkmaz

Her Okuldan Adam Çıkmaz Kitap Kapağı Her Okuldan Adam Çıkmaz
Harun Odabaşı
Zaman Kitap
220

legonun bir parçası oldu ve birleştirildiğinde fotoğrafın tamamı ortaya çıktı.

Şimdilik dağarcığımıza şu okullar düştü: Robert Koleji, Galatasaray Lisesi, Saint Benoit Lisesi, Kabataş Lisesi, Tarsus Amerikan Koleji, Talas Amerikan Okulu, Notre Dame de Sion Kıs Lisesi, Haydarpaşa Lisesi, Saint Beoit Lisesi, Kabataş Lisesi, Tarsus Amerikan Koleji, Talas Amerikan Lisesi, Vefa Lisesi, Alman Lisesi, Saint-Joseph Lisesi, Şişli Terakki Lisesi, Fevziye Mektepleri, Üsküdar Amerikan Kız Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, TED Ankara Koleji ve Darüşşafaka Lisesi. Yabancı okullara bizim nasıl baktığımız bir tarafa, bu okullara onların nasıl baktığını anlamak, en azından bir fikir vermesi açısından, Fransa'nın 1966 yılı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde General De Gaulle'ün, Fransız televizyonlarında yaptığı bir konuşma ilham veriyor.

Fyodor Korolyov – Lenin ve Eğitim

Lenin ve Eğitim Kitap Kapağı Lenin ve Eğitim
Fyodor Korolyov
Sorun Yayınları
408

Eğitim ve öğretim sorunlarında duyduğumuz bilgilenme susuzluğu, bir yandan bu türden çalışmaların çevirisiyle, öte yandan özgün yerli araştırmaların üretilmesiyle giderilecektir. İnsanımızın donanımı, yeni nitelikler kazanmasının yolu, organize yapılanmaları oluşturmaktan, bu anlayışla sistematik eğitim ve öğretimden, ayrıca sosyal partikle iş yapılmasından geçiyor.

Ahmet Bican Ercilasun – Dilde Birlik

Dilde Birlik Kitap Kapağı Dilde Birlik
Ahmet Bican Ercilasun
Akçağ Yayınları
212

İsmail Gaspıralı’nın meşhur sözünden mülhem olarak yola çıkılmıştır. ”Turan Birliği” için önce dilde birlik sonra fikirde birlik sonra da işte(ekonomide) birlik gerektir diyerek dil üzerine yazılmış enfes bir eser. Özellikle özTürkçe anlayışı ,bu birliğe zarar verdiği için, kıyasıya eleştirmiş hoca, daha birçok haklı gerekçelerle.

Adem Yıldırım – Eleştirel Pedagoji

Eleştirel Pedagoji: Ivan Illich ve Paulo Freire'in Eğitim Anlayışı Üzerine Kitap Kapağı Eleştirel Pedagoji: Ivan Illich ve Paulo Freire'in Eğitim Anlayışı Üzerine
Adem Yıldırım
Anı Yayınları
208

Eleştirel eğitim yaklaşımını oluşturan temel problemlerin araştırılması bireyin ve içinde yaşadığı toplumun çözümlenmesi açısından önem arz eder. Eğitimi eleştirel bir yönden ele alan eleştirel yaklaşım son elli yılda daha ayrıntılı ve problemleri çok yönlü bir biçimde ele almaya başlamıştır. Özellikle eleştirel pedagoji, eğitim ekseninde çocuk eğitiminden yetişkin okuryazarlığına ve bu sürecin diğer toplumsal kurumlarla bağlantısı, etkisi ve yansımaları temelinde problemleri irdelenmiştir. Bu bilgiler ışığında çalışmanın temel problemleri ortaya konulmuştur.

Glenn Campbell – Evliliğe Karşı

Evliliğe Karşı: Bir İlişkinin Sosyal, Yasal, Ekonomik ve Psikololjik Sonuçları Kitap Kapağı Evliliğe Karşı: Bir İlişkinin Sosyal, Yasal, Ekonomik ve Psikololjik Sonuçları
Glenn Campbell
Geoaktif Kültür ve Yayıncılık
192

Milyonlarca insanın hayatını etkileyen büyük bir sorunumuz var: Evlilik! Hayatın, her gün gözümüzün içine soktuğu gerçekler, artık nikâh masalarındaki emanet kostümlerle maskelenemeyecek kadar çıplak: Evlilik giderek daha fazla sayıda insana hayatı zindan ediyor.

Etrafımızdaki her şey evliliğe işaret ediyor. Hemen hemen bütün dinler, ideolojiler ve rejimler evliliği teşvik ediyor. Eğitim, bilim, kültür, sanat ve gelenekler evliliği yüceltiyor. Çocukluktan yetişkinliğe kadar adeta evliliğe endekslenerek büyüyoruz. Kutsallığını sorgulamayalım diye her türlü yol ve yöntem deneniyor. Çarpıtma, yalan ve manipülasyon bazen gelenek kisvesi altında bazen de bilimsel bilgi kılığında üzerimize çörekleniyor.

İnsanlar adeta arkadan havuza itilir gibi evlilik kurumunun içine itiliyor. Sonra da, ya acı dolu bir alışma döneminin ardından mecburen kaderlerini kabulleniyorlar; ya da işler dayanılmaz boyutlara ulaştığında, proje büyük bir patlamayla havaya uçuyor. Evet, "mutlu evlilik" diyebileceğimiz örnekler de var ama çoğu durumda evlilik bireyin hayatında ciddi tahribatlar yaratıyor. Onlarca yıla ya da koca bir ömre yayılan trajedilere yol açabiliyor.

Peki evlilik denilen şey aslında nedir? Sevdiğim insanla bir hayat kurmak için neden toplumun ve devletin onayını almam gerekiyor? Bir ilişkinin nasıl yaşandığı mı önemlidir, yoksa onun belgelenmesi mi? Peki aşk, sevgi, sadakat ve ömür boyu sürmesi arzulanan bir beraberlik, resmi bir sözleşmeyle güvence altına alınabilir mi?

Kendisi de "evliliğin çemberinden" geçen Amerikalı yazar Glenn Campbell, evliliğe karşı adeta bir manifestoya dönüşen bu kitapta, evliliğin sosyal, yasal, ekonomik ve psikolojik sonuçlarını ele alıyor. Aklınızda kasvetli bir teorik kitap canlanmasın sakın! Çünkü Campbell, eksilmeyen bir ironi ve zengin örneklemelerle, gayet açık ve net, az ve öz konuşuyor.

Evlilik Nedir? - Bağlanma - Cinsellik ve Yakınlık - Narsisizmden Kurtulmak - Özgürlük - Sınırlar - Duygusal İlişki Teorileri - Güzellik Meselesi - Seçme Sorunu - Aşk Bir Hayır Kurumu Değildir - Evlilikte Komünizm Sorunu - İki Kişilik Bürokrasi - Reklam Aldatmacaları - Düğün Hastalığı - Charles ve Diana'nın Düğün Felaketi - Bağlılık ve Pazarlık - Sevmek ve Vermek - Kişilik - Paranın Gücü - Çocuklar - Akıl Hocaları ve Parazitler - Değişen İhtiyaçlar - Yatırım Etkisi - 1960'lardan Günümüze - Karanlık Yıldız Düeti - Aşk Bitip De Evlilik Bitmediğinde - Erkek ile Kadın Arasında Kırık Kalpler Güreşi - Seks Aldatmacası - Yeninin Baştan Çıkarıcılığı - Yaşam Sorunları - Kendi Platonuza Ulaşmak - Gelişimin Durması - Kendi Müzenize Tıkılıp Kalmak - Değişimin Kaçınılmazlığı - Büyük Boşanma Dalgası: Tsunami Bize Doğru Geliyor! - Eşcinsel Evlilikler Yasaklansın (Heteroseksüel Evlilikler De)! - Ölüm Yardımları

Bekir S. Gür & Zafer Çelik – YÖK’ün 30 Yılı

YÖK'ün 30 Yılı Kitap Kapağı YÖK'ün 30 Yılı
Bekir S. Gür & Zafer Çelik
Seta Yayınları
42

1981 yılında çıkarılan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu?yla kurulan YÖK?e, yükseköğretimi ulusal düzeyde sevk ve idare sorumluluğu verildi. Çok geniş yetkilerle donatılan ve merkeziyetçi bir sistem getiren YÖK, 12 Eylül döneminin ürünü olması ve üniversite özerkliğini sonlandırması nedenleriyle günümüze değin eleştirildi.
Bekir S. Gür ve Zafer Çelik?in hazırladığı ?YÖK?ün 30 Yılı? adlı raporda, ülke siyasetinin normalleştiği dönemlerde, YÖK?e ilişkin bir normalleşmenin de görüldüğü vurgulanıyor. Bununla birlikte, YÖK?ün baskıcı olduğu dönemlerde, genellikle Cumhurbaşkanı?nın örtülü bir desteği olduğunun, siyaset kurumunun da olanlara göz yumduğunun veya zayıflığından dolayı ses çıkaramadığının altı çiziliyor. Rapora göre,?Türkiye?de üniversiteler, evrensel olarak kendilerinden beklenen, hangi şartlar altında olursa olsun, hak ve hakikati savunma (advocacy) görevini yeterince yerine getirememiştir.? ?YÖK?ün 30 Yılı? adlı SETA raporunda şu sorular öne çıkarılıyor:
- YÖK?ü hazırlayan nedenler nelerdir?
- YÖK ile birlikte yükseköğretim sisteminde ne tür değişiklikler yapılmıştır?
- YÖK kurulduğunda ne tür tartışmalar yaşanmıştır.
- Cumhurbaşkanları ve hükümetlerin değişmesi, YÖK?ü nasıl etkilemiştir?
- YÖK dönemi yükseköğretiminde ne tür gelişmeler yaşanmıştır?
- Özerklik ve YÖK tartışmaları, 30 yıl boyunca nasıl bir evrim geçirmiştir?

Vasili Suhomlinski – Eğitim Üzerine

Eğitim Üzerine Kitap Kapağı Eğitim Üzerine
Vasili Suhomlinski
Sorun Yayınları
208

Elimizdeki kitap, hayatını eğitime, özellikle çocuk eğitimine adayan dünyaca ünlü V. Suhomlinski'nin eserlerinden derlenmiştir. Eğitim üzerine ciddi bir sistematikle oluşturulan kitap eğitime önem veren bütün ülkelerde ilgi ile karşılanmıştır.

Joel Spring – Özgür Eğitim

Özgür Eğitim Kitap Kapağı Özgür Eğitim
Joel Spring
Ayrıntı Yayınları
124

Joel Spring yankı uyandıran bu kitabında “içselleşmiş otoriteyi” oluşturan mekanizmalardan biri olan eğitimi ele alıyor.

Spring iki eğitim modelinin varlığından söz ediyor: “İlki düzen, plan ve yüksek verimlilik aracılığıyla toplumsal ilerleme arayan teknolojik ve rasyonalist model. Bu modele göre toplum, verimli işleyiş hedefine sahip bir makine olarak görülür. İnsanlar, değerleri toplumsal makinenin pürüzsüz işleyişine katkılarıyla belirlenen ‘insani kaynaklar’ haline gelirler. Bu modelde çocuğa üzerinde çalışılacak ve toplumun iyiliği için biçimlendirilecek bir nesne olarak yaklaşılır.” Bu modelin eğitim aracı olan okula Illich “iktidarın fahişesi” diyor. Bu modeli benimseyen psikolog, hırsızlık yapan yoksul insanlarla karşılaştığında “çalma alışkanlıklarının nasıl sona erdirileceği” sorusunu araştıracaktır.

Spring’in Ferrer, Godwin, Rousseau, Marx, Freire, Illich, Stirner, Tolstoy, Reich ve Neill’in tezlerini tartışarak önerdiği ikinci modelde ise önemli olan düzen ve verimlilik değil bireysel özerkliğin artmasıdır. “Toplumsal değişimin hedefi, artan bireysel katılık ve toplumsal sistemin denetlenmesidir. Bu model, modern toplumsal kurumların gücünün büyük ölçüde halkın, bu kurumların otoritesini ve meşruiyetini kabul etme gönüllülüğüne dayandığı inancına bağlıdır.” Bu modelin sorusu “bireyin toplumsal makineye nasıl uydurulacağı değil, insanların, kişisel tatmin olmadan çalışmayı ve özgürlüğü sınırlayan toplumsal otoriteyi neden kabul etmeye istekli oldukları”dır. Bu modelin psikoloğu ise “neden bütün yoksul insanların hırsızlık yapmadığı” sorusuna cevap arayacaktır.

Çocukların “kolay kontrol edilebilen verimli makineler” olarak değil “özgür, hayattan zevk alan” kişiler olarak büyümesinden yana olanlar için...

Catherine Baker – Zorunlu Eğitime Hayır

Zorunlu Eğitime Hayır Kitap Kapağı Zorunlu Eğitime Hayır
Catherine Baker
Ayrıntı Yayınları
244

Catherine Baker, anne ve anarşist!... Çok sevdiği kızı Marie'yi okula yollanmamış. Marie 14 yaşına gelince, okula yollamama gerekçelerini ona anlatmak için Zorunlu Eğitime Hayır!'ı kaleme almış...Kitabında esas olarak, okulun, devletin kendine köle yetiştirmek için organize ettiği bir kurum olduğunu, yetişkinlerin, bu köle eğitiminden başarıyla geçtikleri için bunun farkına varamadıklarını anlatıyor. Ona göre, "okul, çocuklara gardiyanlık yapan bir kurumdur, ana-babaları çalışırken onları gözetim altında tutar; toplumsal-iktisadi makinenin işlemesi için gerekli olan bilgileri onlara öğretir, itaati aşılar, eler ve rolleri dağıtır." Okulda, sezgi ve düşgücünün geliştirilmesi, aşkın ve düşüncenin yaratıcı bir nitelik kazanması için çok gerekli olan "aylaklık" yerine, üretimi arttıran ve itaati sağlayan bir eğitimin uygulandığını söyleyerek bir "karşı-kültür" oluşturma çabasında olanları "zorunlu eğitime hayır!" demeye çağırıyor. Baker'e göre, "okul, çocuğun çocuk olabileceği, gençliği ve neşeyi tam anlamıyla yaşayabileceği bir ortam sunabilmeli ve asla onun önüne, ulaşılması gereken hedefler koymamalıdır.""Sevgili 'aydınlar'lar, her şeyi bir kenara bırakın, gidin bu kitabı edinin ve çocuğunuzu okula yollamayın. Eğer hal-i hazırda okuyorsa okuldan alın! Bu bir 'emir'dir. Bu zorla olan her şeye karşı olan birisinin verdiği bir emir, yani 'zorlama' dır. Çünkü 'zorla' olması hak yolu olan tek zorlama, 'zor'a karşı çıkmaktır. Çünkü tek şans bu. Çünkü sizin için geç kalındı. Sizin bütün yapacağınız ve bugüne kadar hep yaptığınız 'yooook şöyle olmalı'. 'bu niye böyle' ya da 'bu böyle' türünden, doğru bile olsa hiçbir işe yaramayan 'saptamalar' -geçin bunları bir kalem! Bari bırakın da çocuklarınız size benzemesin. Onlar da sizin gibi düzen içinde bir düzen karşıtı olmasın." - Metin Solmaz, Birikim -

Sibel Özbudun & Temel Demirer – Eğitim, Üniversite YÖK ve Aydın(lar)

Eğitim, Üniversite YÖK ve Aydın(lar) Kitap Kapağı Eğitim, Üniversite YÖK ve Aydın(lar)
Sibel Özbudun & Temel Demirer
Ütopya Yayınevi
542

Eğitim, Üniversite Yök ve Aydın(lar). Türkiyenin bu değişmeyen ama hızla başkalaşan kronikleştirilmiş sorunu çevresinde yürütülen tartışmalar katkıda bulunmak amacıyla kaleme alınmış yazılardan oluşuyor. YÖK-AKP çıkmazına sıkışmış üniversitelerde gerçek bir özerlik ve bilim özgürlüğü talebini dile getiren ve gerekçelendiren yazılar, yüksek öğrenim sorunlarına küresel ölçekte deva olarak sunulan neo-liberal reçete'nin piyasa üniversitesi modelinin, hem bilim, hem üniversiteler, hem de kamu açısından zehirli çürütücü özelliklerini de sergiliyor.
Kitabın son bölümünde ise, Aydınlık durumuna ilişkin düşüncelere yer verilmekte ve aydınları işçileştiren işçileri aydınlaştıran devrimci mekanizmalara çağrı çıkartılmakta.

İbrahim Ethem Başaran – Eğitime Giriş

Eğitime Giriş Kitap Kapağı Eğitime Giriş
İbrahim Ethem Başaran
Ekinoks Yayınevi
247

İçindekiler

  • Eğitimin Bilimsel Yönü
  • Eğitimin Düşünsel Yönü
  • Eğitimin Bireysel Yönü
  • Eğitimin Toplumsal Yönü
  • Eğitimin Üretimsel Yönü
  • Eğitimin Yönetsel Yönü
  • Eğitimin Mesleksel Yönü

Robert Levine – Zamanın Coğrafyası

Zamanın Coğrafyası: Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine Kitap Kapağı Zamanın Coğrafyası: Kültürlerin Zaman Algısı Üzerine
Robert Levine
Maya Kitap
288

1998 Otto Klineberg Ödülü Sahibi

Zamanın Coğrafyası'nda ünlü sosyal psikolog Robert Levine, gündelik eylemlerimizin sorgulamadan kabul ettiğimiz bir boyutu olan zaman algımızı keşfetmemizi istiyor. Kariyerini zaman ve yaşam hızı çalışmalarına adayan Levine, bizi dünyanın etrafında çağlar boyu süren büyüleyici bir zaman turuna çıkarıyor. Yazarla beraber, üç saatlik gecikmelerin normal sayıldığı Brezilya'yı ve Batı'da hiçbir şekilde bilinmeyen bir uzun vade algısının bulunduğu Japonya'yı geziyoruz. Amerika'da farklı toplulukları ziyaret ederek nüfus büyüklüğünün yaşam hızını ve hatta yürüme hızını nasıl etkilediğini görüyoruz. Antik Yunan'a giderek ilkel saatleri ve güneş saatlerini inceleyip buradan da Sanayi Devrimi'nde ortaya çıkan "saat zamanı"nın başlangıcına gidiyoruz. Levine soruyor: Zamanımızı nasıl kullanıyoruz? Saatlerimiz tarafından mı yönetiliyoruz? Bu durumun şehirlerimize etkisi nedir? Peki ya bedenlerimize? Yazar, insan kurgusu olan zamanın, kültürleri tanımlamaya ve sınırlandırmaya başladığına inanıyor. Böylece her birimizin kendi zamanımızın coğrafyasının haritasını çıkararak, "çoklu-zamansallığa" sahip bir toplum olarak yaşamayı öğrenmemiz gerektiğini savunuyor.

"Özenle işlenmiş bir cevher. . . Levine, insan icatlarının en büyüklerinden biri olan zamanın psikolojisinin farkına varmamız için duyarlı bir gözlemcinin objektifinden bakmamızı sağlıyor. Öznel zaman algısının ve insan yaşamının nasıl bağdaştığını veya ters düştüğünü özgün bir bakış açısıyla ortaya koymak için dâhiyane gözlemlerini, orijinal alan deneylerini ve ayrıca derin akademik bilgisini bir araya getiriyor. Zamanın Coğrafyası çok değerli bir alternatif yol sunuyor: bu yolu seçin ve öğütlerine kulak verin."
-Dr. Philip Zimbardo, Stanford Üniversitesi-

Sıtkı Aslanhan – Duyarlı Gencin Başarı Rehberi

Duyarlı Gencin Başarı Rehberi Kitap Kapağı Duyarlı Gencin Başarı Rehberi
Sıtkı Aslanhan
Hayat Yayıncılık
232

'Dünyanın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumda, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi.'
'James Allen'

Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız bilin ki zaten çoktan kaybetmişsinizdir. Başarı, ancak onu istediğiniz takdirde gelecektir. Hayatın içine girmeye, hayatla mücadele etmeye başladığınızda, kendi küçük hayatınızdan, dünyanızdan dışarıya çıkıp olaylara baktığınız zaman göreceksiniz ki, başarı ancak istendiği takdirde geliyor.

Her şey insanın kafasında bitiyor. Başarı, başarısızlık, mutluluk, mutsuzluk, galip gelme ve mağlup olma…

'Duyarlı Gencin Başarı Rehberi' kitabında; başarıya ulaşma noktasında beyninizi, ruhunuzu ve motivasyonunuzu nasıl kontrol edebileceğinize dair ipuçları ve formüller bulacaksınız. Bu formüller, başarıya giden yolda hedefinizi belirlemenize, zamanınızı doğru bir şekilde kullanarak duyarlı bir genç olabilmenize rehber olacaktır.

Ekrem Acar – Bağırıp Çağırmadan Çocuk Eğitimi

Bağırıp Çağırmadan Çocuk Eğitimi Kitap Kapağı Bağırıp Çağırmadan Çocuk Eğitimi
Ekrem Acar
Yediveren Yayınları
400

Anne ve babaların çocuklarıyla ilgili şikayetleri, dertleri o kadar çok ki; yazmakla bitecek gibi değil...

 

Ünlü bir atasözümüz vardır; İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır diye. Yani eğer çocuklarda bir sorun varsa, önce ailenin kendi davranışlarını, alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerekir.

 

Çünkü aileler çocukların rehberleridir ve bu anlamda onlara iyi örnek olmak zorundadır. Ayrıca çocuk eğitimi konusunda bilinçlenmek de bir diğer önemli faktördür. Yapılan hatalar, çocuğun benliğinde onarılması güç yaralar açabilir.

 

Bu anlamda ailelere yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış pek çok kaynak kitap vardır. Yıllardır rehber öğretmen olarak eğitim kurumlarında hizmet veren Ekrem Acar da, ailelerin çocuklarıyla yaşadıkları sorunları göz önünde bulundurarak, pratik bilgilerin ve çözümlerin bulunduğu bu kitabı sizler için hazırladı.

 

Çocuk eğitimi sevgi, sabır ve emek gerektirir. Sorunları çözmek için hiçbir zaman geç değildir. Unutmayalım ki, mutluluk kaynağımız olan çocuklarımızı, mutsuzluk kaynağına dönüştürmemek biz anne-babaların elindedir...