O. Henry – Hikayeler

Hikayeler Kitap Kapağı Hikayeler
O. Henry
Bordo Siyah Yayınları
240

O Henry öyküleri, hayatın içinden anekdotlar gibidir. Seçtiği hayat dilimleri, yüzyılın hemen başında New York'ta yaşayan orta sınıfın insan ilişkileridir. Öykülerinde tesadüfler hayatın ayrılmaz parçasıdır. Bizi tıpkı olay kişileri gibi her yolun sonunda bir sürpriz bekler.

Talip Apaydın – Yarbükü

Yarbükü Kitap Kapağı Yarbükü
Talip Apaydın
Literatür Yayıncılık
178

Kimseye sözü geçmez, kimseye gücü yetmez Remzi'nin. Kimseyle kavga etmeyeyim, kötü olmayayım ister. Oysa Yapılı köyünün en varsıllarından biri, Yarbükü'nün de ağasıdır. Bükteki en geniş çeltik tarlası onundur ama ne fayda? Biraz da kendi tarlasına su akıtabilmek için yalvar yakar olur komşularına, kimse onu ciddiye almaz, üstelik herkesin alay konusu olur. Bükün ağası değil de, maskarasıdır sanki.

İşlediği cinayet nedeniyle sekiz yıl cezaevinde yatan tarla komşusu Haydar'ın köye dönüşüyle işler iyice zorlaşır Remzi için. Kaba kuvvetle, tehditle Remzi'nin tarlasını elinden alma planları yapmaktadır Haydar. Remzi ise tüm bunlara karşılık veremeyecek kadar zayıf ve ürkektir. Ama Haydar'ın hesaba katmadığı şey, her insanın belli bir yere kadar kaçacağıdır.

Köylüler arasında toprak ve su çekişmelerinin, zorlu yaşam koşullarının ele alındığı Yarbükü, otoriteye, sertliğe boyun eğmeye alışmış köylümüzün gerçekçi bir portresini çizerken, güçlünün güçsüz karşısındaki baskısını, acımasızlığını da gözler önüne seriyor:

Alfred Hitchcock – Ve Papağan Fıstık Dedi

Ve Papağan Fıstık Dedi Kitap Kapağı Ve Papağan Fıstık Dedi
Alfred Hitchcock
Milliyet Yayınları
207

Yazarlar: Joan Vatsek, Rice Day, Paul Eiden, Jack Finney, William Sambrot, Roger Arthur, F. Tennyson Jesse
Korku dünyasının tek ve en büyük ustası ALFRED HİTCHCOCK "Ve Papağan Fıstık Dedi" ile bu türün şaheserlerinden bir demet sunuyor.

Ayfer Tunç – Evvelotel – Saklı

Evvelotel - Saklı Kitap Kapağı Evvelotel - Saklı
Ayfer Tunç
Can Yayınları
224

Ayfer Tunç 1989’da yayınlanan ve aynı yıl Yunus Nadi Öykü Armağanı’nı kazanan ilk kitabı Saklı’nın öykülerindeki temaların ve/veya karakterlerin bir çıkış noktası oluşturduğu yeni öykü kitabı Evvelotel ile yaklaşık üç yıl aradan sonra okurun karşısına çıkıyor. Edebiyatımızda pek örneğine rastlamadığımız türden bir çalışma olan Evvelotel’in koyu öyküleri, Saklı’nın öykülerinin devamı değil; ancak, yazarın Kapak Kızı adlı romanının sonunda da vurguladığı gibi, yazarın zihninde karakterlerin yaşamayı, temaların kendini üretmeyi sürdürdüğünü gösteriyor. İlk kitabı Saklı’yı da içeren Evvelotel, Ayfer Tunç’un yapıtları içerisinde yepyeni bir doruk. Gerek çok katmanlı yapısıyla, gerek öykücülüğümüze getirdiği açılımlarla, gerek yapıtın gerçekte tamamlanmamış bir süreç olduğunu hatırlatışıyla Evvelotel, çok konuşulmaya aday.

Ayfer Tunç – Mağara Arkadaşları

Mağara Arkadaşları Kitap Kapağı Mağara Arkadaşları
Ayfer Tunç
Can Yayınları
192

Mağara Arkadaşları, daha önce Kapak Kızı, Taş Kâğıt Makas, Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek, Evvelotel ve Aziz Bey Hadisesi adlı kitaplarını yayınladığımız Ayfer Tunç’un edebiyatının anlamlı başlangıcı olarak nitelediği kitabı. Tunç, bu kitabıyla öykücülüğümüzün usta yazarları arasına girmişti. Mağara Arkadaşları, büyük kentin karmaşası içinde kendi evlerine, kendi “mağara”larına kapanmış, insanları anlatıyor. Kitapla aynı adı taşıyan öykünün kahramanı bir apartman; Ayyıldız Apartmanı, katlarından birinde oturan Ayyaş Yazar’ın çok yakında saygın bir isim olacağını, böylece apartmanın itibarını da kurtaracağını düşünür. Ama yazar günlerini yedi katlı bu apartmanda Yedi Uyurlar söylencesini yeniden yazmayı düşünmekle geçirmekte, sonuç alamamaktadır. Ayfer Tunç’un başından beri kurduğu dil ve insan merkezli anlatım, onun kitaplarını geniş bir okur kitlesine taşıdı. Öyküseverlerin kaçırmamaları gerekiyor.

Jules Verne – Zacharius Usta ve Olağanüstü Öyküler

Zacharius Usta ve Olağanüstü Öyküler Kitap Kapağı Zacharius Usta ve Olağanüstü Öyküler
Jules Verne
İthaki Yayınları
228

Jules Verne'den birbirinden ilginç, masal tadında üç öykü...
Zacharius Usta'da, işini çok seven bir saat ustası olan Zacharius'un, hayat verdiğini düşündüğü saatlerle arasında gizemlerle dolu bir ilişki vardır. Öyle ki bu ilginç saat ustasının başına gelebilecek en kötü şey, tiktaklarını hayranlıkla dinlediği saatlerinden birinin durmasıdır. Çünkü saatlerinin düzenli vuruşlarıdır Zacharius Usta'yı sonsuzluğa taşıyacak olan...
Raton Ailesinin Serüveneri perilerin ve büyücülerin çağında, hayvanların da konuştuğu zamanlarda geçen bir masal. Masal bu ya, o çağda her varlık, insanlar arasında yerini almak üzere son basamağa ulaşmadan önce, sırasıyla basamakları tırmanmak zorundadır. Birbirine aşık Ratine ve Ratin'in ise tek amaçları vardır; bir gün aynı türde varlıklar olarak kavuşabilmek..

Kurt Vonnegut – Ölümden Beter Yazgılar

Ölümden Beter Yazgılar Kitap Kapağı Ölümden Beter Yazgılar
Kurt Vonnegut
Dost Kitabevi

Kurt Vonnegut "Ölümden Beter Yazgılar"da canlı bölümlerle birbirine bağlanmış konuşmalar, makaleler, anılar koleksiyonunda okurlarıyla içli dışlı olmaktan çekinmeden, aile hayatının alkolizm ve intiharla sonuçlanan hüzünlü hikayelerini de büyük bir dürüstlükle aktarmayı ihmal etmeden dünya barışından sansüre kadar pek çok konuyu eleştirel ve ironik üslubuyla ele alıyor. Aslında kitap için tam olarak komik denemez. Ama yine de her gülüşün temelinde, yazarın kitapta da bahsetttiği kancalardan biri var.

Nikolay Vasilyeviç Gogol – Üç Öykü

Üç Öykü Kitap Kapağı Üç Öykü
Nikolay Vasilyeviç Gogol
Araf Yayıncılık
136

Yaklaşık bir buçuk yüzyıl sonra Gogol hala okurlarını büyülemeyi sürdürüyor.Bu ciltte yer alan dört kısa öyküsünde Palto, Burun, Fayton Gogol'un fantastik,komik ve tepeden tırnağa Rus karakterleri karşınıza çıkıyor:Burnunukaybeden 8.derece memur, yepyeni bir palto yüzünden tüm yaşamı altüst olan ezilmiş devlet memuru ve bir köpeğin arkadaşına yazdığı mektupları okuduğuna inanan komik bir deli...

Nikolay Vasilyeviç Gogol – Taras Bulba ve Mirgorod Öyküleri

Taras Bulba ve Mirgorod Öyküleri Kitap Kapağı Taras Bulba ve Mirgorod Öyküleri
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
Nikolay Vasilyeviç Gogol
İş Bankası Kültür Yayınları
286

Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Ölü Canlar adlı romanı feodal toprak mülkiyeti ve serfliği ele alan bir başyapıttır.

Büyük bir komedi olan Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya almıştır. Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra, yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koydu.

Cuniçiro Tanizaki – Şazende Şunkin

Şazende Şunkin Kitap Kapağı Şazende Şunkin
Cuniçiro Tanizaki
Can Yayınları
224

XX. yüzyıl edebiyatının en büyük yazarlarından Tanizaki, kendine özgü tekniği ve tuhaf atmosferi ile Japon ruhunu büyük bir başarıyla anlatır.

Daha önce Çılgın Bir İhtiyarın Güncesi adlı romanını yayımladığımız Cuniçiro Tanizaki, Japon edebiyatının büyük ustalarından biri. Öykü ve romanlarında Japon geleneklerinden esinlenen, ama bunları insanın evrensel sorunlarıyla bütünleştirerek edebiyat tarihini derinden etkileyen metinler çıkaran Tanizaki, okuru alışkanlıklarının dışına çıkmaya davet ediyor: Büyük bilge Konfüçyüs'ü alt eden zalim kraliçe, müşterilerine korkunç acılar yaşatan usta dövmeci, oyun sırasında arkadaşlarını yaralamaktan zevk alan küçük çocuk, kendisine eziyet eden sevgilisi uğruna kendi gözlerini kör eden romantik âşık... Tanizaki'nin anlatımı gerçekçi ve alabildiğine yalın, buna karşılık öykülerin hepsinde hafif bir gerçeküstü gerilim var. Doğu'nun sessiz dış görünüşüne karşılık kaynayan bir iç dünya. Hareketsiz bedenin karşısında çığlıklar atan bir ruh... İnanılmaz bir edebî zenginlik. Tanizaki'nin öyküleri, sıkı edebiyat okurlarının da, gençlerin de ilgisini çekebilecek nitelikte.

Hugo Loetscher – Uzay Kapsülündeki Maymun

Uzay Kapsülündeki Maymun Kitap Kapağı Uzay Kapsülündeki Maymun
Hugo Loetscher
Kanat Kitap
116

Hayvanlar hiç böyle anlatılmadı...
Türkçeye ilk kez çevrilen ünlü İsviçreli yazar Hugo Loetscher' in öykülerinin kahramanları bildik fabllardaki, “insanbiçimleştirilmiş” hayvanlar değil. İnsanların hizmetine sunulmuş makineler de değil. Tersine, kendi istemleri dışında düştükleri veya düşürüldükleri durumlarda bile hayvan kalmaya çalışan hayvanlar bunlar. Sadece hayvanlar...
Uzun tüyleri hayalarındaki ameliyat yarasını örten kedi; mevsimleri, güneşi, saatleri tanımayan piliç; Pasifik kıyılarından “on üç uçuş saati” uzaklıkta bir akvaryumdaki palyaço balığı; askeri göreve koşulan katır; sağan ve sağılanlardan ibaret bir dünyaya kısılıp kalmış inek; şehvetin “tam ortasında” sadece en iyi bildiği şeyi yapmaya çalışan kasıkbiti; çorbaya batarken bir yelkeni andıran sinek; feromon kurbanı kabukböceği; yaşamı pamuk ipliğine değilse de zincire bağlı fil; seyirlik timsah; deney hayvanlarının en tercih edileni sıçan; tavşan olmayan bir tavşanın ardından koşan tazı; vestiyerde fısıldaşan tilki, fok, vaşak, tavşan, samur; mönü tabelasında bir satır: langust... Ve diğerleri...
“İlaçlar ona ağızdan verilmiyor, baldırlarından şırınga ediliyordu. (...) Görevi 'deneysel enfeksiyona ve yabancı bir maddenin yüksek dozda aplikasyonuna' tepki vermekti. (...) Sıçan, görevinin sonunda öldü. (...) Başkalarının kaçınması gerektiği düşünülen şey, onun üzerinde başarıyla denenmişti.”
“Rutin Test Sıçanı”
“Bir deri öbüründen ayrıldığında şaklama sesi çıkıyor. (…) Sert ile yumuşak etin kaygan karışımına sümüksü bir madde bulaşıyor. (…) Kesik kesik soluk almalar, zevkten kaynaklanan ve feryadı andıran bir çığlığa dönüşüyor. (…) Sadece bit yerini koruyor.”
“Konak Değiştiren Kasıkbiti”
“Kemerleri bağladıklarında, maymunun direndiğini sanmışlardı, ama o sadece son bir kez her yerini iyice kaşımak istemişti. Sonra kemerleri sıkılaştırdılar ve ona çeşitli elektrogramlar ve elektrotlar bağladılar. (...) Böyle donanmış olarak, geriye sayma bitene ve roket ateşlenene dek bekledi...”
“Uzay Kapsülündeki Maymun”
İnsanbiçimciliğe ve insanmerkezciliğe indirilmiş sert bir darbe...

Adalet Ağaoğlu – Sessizliğin İlk Sesi

Sessizliğin İlk Sesi Kitap Kapağı Sessizliğin İlk Sesi
Adalet Ağaoğlu
Everest Yayınları
190

"Bir isteğiniz?" diye soruyor. Sanki bütün dünya insanlarının bildiği bir dil var da, o dilde soruyor bunu. "Başka bir emriniz?" diyor ardından. Bu iki soru gümüşsü yeşillikteki bir ormanın sessizliğinde nerden çıktığı belirsiz bir acayip kuşun ötüvermesi gibi geliyor ona. Ağaoğlu'nun sessizliğin sesini yükselten ilk sesini duyduk duymadık demeyin.
-Füsun Akatlı-

Ağaoğlu'nun sahte değerlere, yanlış kalıplaşmış, kemikleşmiş insan tanımlarına karşı savaş açtığını Sessizliğin İlk Sesi tartışmasız biçimde ortaya koyuyor. Tartışmaya yanaşmadığımız, hep tabu saydığımız bizle sarmaş dolaş yaşayan engelleri, toplumun dikenleşmiş pürüzlerini sıralıyor.
-Doğan Hızlan-

Paul Auster – Kırmızı Defter

Kırmızı Defter Kitap Kapağı Kırmızı Defter
Paul Auster
Can Yayınları
68

"Kırmızı Defter", okurlarımızın çok iyi tanıdığı ünlü Amerikalı yazar "Paul Auster"ın çok özel, çok özgün kısacık bir yapıtı: On üç öykücükten oluşuyor, ama aynı anlayış içinde yazıldıkları için bu on üç öykücüğe New York Times gazetesinin Noel sabahı yayınlamak üzere ısmarladığı ve yayınladığı "Auggie Wren"in Noel Öyküsü'nü de eklemeyi yararlı gördük. Daha önce "Ay Sarayı", "Yalnızlığın Keşfi", "Son Şeyler Ülkesinde", Şans Müziği" adlı yapıtlarını yayınladığımız ve yakında "Leviathan" adlı son romanını yayınladığımız Paul Auster (1947) genç yaşına karşın, yalnızca yazdığı dilin değil, aynı zamanda dünyanın genç ustalarından biri. Karşılaştığı tuhaf olayları, garip rastlantıları, gündelik yaşamın mucizeye dönüşen ayrıntılarını, gerçek olayları ve gerçekdışı olguları bir "Kırmızı Defter"e kaydetmiş; her öykücük ileride bir romana dönüşebileecek çekirdek ve dokuya sahip. Paul Auster hiç 'hocalık' taslamadan 'gerçek'ten sanat yapıtına giden yolu gösteriyor, öykülerden kuramsız bir poetika geliştiriyor ve minyatür bir dünya kuruyor. Bu nedenle bir kılavuz saydığımız "Kırmızı Defter"in Paul Auster'in roman dünyası için bir giriş kapısı olduğunu düşünüyoruz.

Guy De Maupassant – Küçük Asker

Küçük Asker Kitap Kapağı Küçük Asker
Guy De Maupassant
Yeşil Elma Yayıncılık
280

Maupassant, öykü türünde olaya dayalı "Maupassant tarzı" öykü denilen bir çığır açmıştır. Natüralizmden etkilenmiş, daha çok, öykü türünde başarılı yapıtlar ortaya koymuştur. Yapıtlarında biçim, gözlem, içerik ve derinlik büyük bir uyum ve doğallıkla yer alır.
Üç taneydiler ve üçü de öldüler! Niçin? Neden? Ben ne yapmıştım? İçimde başkaldırı doğdu. Ama korkunç bir başkaldırı. Ve sonra birdenbire gözlerimi, tıpkı bir uykudan uyanır gibi açtım. Ve anladım ki Tanrı, bir suçludur. Çocuklarımı neden öldürmüştü? Gözlerimi açtım ve onun öldürmeyi sevdiğini gördüm. O, bundan başka bir şey sevmez bayım. O, yalnızca yok etmek için yaşatır! Tanrı dediğin, bir kıyımcıdır bayım. Ona her gün ölü gerekir. Hem eğlencesini artırsın diye ölümü her kılığa sokmuştur. Aheste aheste, aylar ve yıllarca eğlenmek için küçük hastalıklarla kazaları yaratmıştır. Canı sıkıldığı zamanlar için salgınları, vebası, kolerası, boğaz yangıları, çiçeği ve benzerleri vardır. Bu canavarın bütün düşündüklerini hiç sayabilir miyim? Fakat bütün bu hastalıklar ona yine az geliyor. Çünkü vakit vakit kendisini savaşlarla oyalamaktadır. Hep iki yüz bin askeri yerde, kan ve çamurda çiğnenmiş, deşilmiş, kolları ve bacakları kopmuş, bir yola yumurta gibi düşen güllelerle kafaları kırılmış görmek için.
Birbirlerini yiyen insanlar da yarattı. Ve sonra insanlar kendisine üstün olmaya başlayınca avlasınlar, boğazlasınlar ve yesinler diye hayvanları var etti. Bu da yetmedi. Bir tek gün yaşayan minicik yaratıklar, bir saat içinde binlercesi ölen sinekler, ezilen karıncalar ve daha düşünemeyeceğimiz neler, neler, ne akla gelmez şeyler ortaya çıkardı. Bütün bunlar birbirlerini vuruyor, birbirlerini avlıyor, birbirlerini kemiriyor ve boyuna ölüyordu. Tanrı da bakıyor ve eğleniyordu. Çünkü o her şeyi, en büyükleri olduğu gibi en küçükleri de, su damlalarındakiler kadar yıldızlardakileri de görür. İşte o, bunları seyrediyor ve keyifleniyordu.

Sema Kaygusuz – Esir Sözler Kuyusu

Esir Sözler Kuyusu Kitap Kapağı Esir Sözler Kuyusu
Sema Kaygusuz
Doğan Kitap
88

"Yumurta büyüklüğünde olduğuna inandığım bir tutku taşıyorum göğsümde. Pelür bir zarla koruyabiliyorum onu. Şükürler olsun, koçbaşlarla saldıran soruların yıkıcı etkisine, onca narinliğine karşın dayanabiliyor. Yine de, tutkumu haznesinde dengeli bir biçimde taşıyabilmek için sürekli dik ve temkinli yürüyorum. Kaygımsa en az onun kadar büyük. Onu koruyan bir duam da var üstelik: Ey benim güzel Allah'ım! Yetkinlikten, okuruna güvenmeyen kör parmağım gözüne metinler yazmaktan beni koru. Bırak bir gözüm hep kapalı kalsın. Bundan sonra yazarken hiçbir şeyi aktarmak, kurmak, hesaplamak istemiyorum. Dileğim duyumsamak, yalnızca duyumsamak..."