Reşat Nuri Güntekin – Kızılcık Dalları

Kızılcık Dalları Kitap Kapağı Kızılcık Dalları
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
216

Kızılcık Dalları'nda, bir evlatlığını başına gelen olayları, kendi diliyle eşleşen bir masal diliyle anlatışı göze çarpar. Mutlu bir aile yaşantısına özlem, büyük bir anlam zenginliğiyle dile getirilmiştir. Kızı erken yaşta ölen bir ninenin, yüreği yanarak ve kızının yadigârına bakarak hatırladıkça çoğalan o mazlum yakarışları başarıyla verilmiştir. Yazar, besleme kızcağızın anılarının dibindeki kimsesizlik ve çaresizliği, hayatındaki o büyük drama bağlayarak, bu romanın eksenine yerleştiriyor.

Reşat Nuri Güntekin – Gökyüzü

Gökyüzü Kitap Kapağı Gökyüzü
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
240

Gökyüzü'nü okurken, bir ömrün upuzun dramını ürpererek izleyecek ve okuduklarınızdan önemli hayat dersleri çıkaracaksınız. Birçok şeyi yaşayamadan, birçok düşü gerçekleştiremeden yaşlanan insanların o hüzünlü dünyasında dolaşıp sarsılacaksınız. Yoğun bir sevgi serüveninin dile getirildiği bu kitabı unutamayacaksınız.

Reşat Nuri Güntekin – Gizli El

Gizli El Kitap Kapağı Gizli El
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
142

'Gizli El'; Reşat Nuri Güntekin'in, 'Cemil Nimet' takma adıyla, 'Dersaadet' gazetesinde (1920) tefrika edilen ilk romanlarından biridir. Gizemli bir dünyanın dile getirildiği bu eserde, bir yazarın düş gücünün sözcüklerine nasıl başarıyla yansıdığını görebilirsiniz. Reşat Nuri Güntekin 1889'da İstanbul'da doğdu. İlköğrenimini Çanakkale'de yaptı. Çanakkale İdadisi'nde, Mekteb-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) ve İzmir'de bir Fransız okulunda okudu. 1912'de Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. 1916-1919 arasında İstanbul'da Vefa ve Erenköy liselerinde öğretmenlik yaptı. 1931'e kadar çeşitli liselerde Türkçe, Fransızca, Edebiyat, Felsefe ve Pedagoji dersleri verdi. Ardından Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi oldu, 1939'a kadar Anadolu'yu dolaştı. 1939-43 arasında Çanakkale milletvekili, 1950'de Paris'te Kültür Ataşesi ve Türkiye'nin Unesco temsilcisiydi. 1954'te emekli oldu, İstanbul Şehir Tiyatroları Edebi Kurul üyeliğine seçildi. 1956 Aralık'ında, tedavi için gittiği Londra'da kanserden öldü.

Reşat Nuri Güntekin – Eski Hastalık

Eski Hastalık Kitap Kapağı Eski Hastalık
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
246

'Eski Hastalık', Reşat Nuri Güntekin'in en ustalıklı romanlarından biridir. Aşk, tutku, sadakat, vefa kavramları çevresinde dönen, çok iyi kurgulanmış, güçlü ve zengin roman kişilikleriyle çarpıcı bir kitap. İstanbul'da, başka bir erkekle birlikte geçirdiği trafik kazasından sonra, genç kadın, kocasıyla birlikte yine taşraya doğru yola çıkar...

Reşat Nuri Güntekin – Dudaktan Kalbe

Dudaktan Kalbe Kitap Kapağı Dudaktan Kalbe
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
287

'Dudaktan Kalbe', özellikle örf tanıtımı ve kişilik canlandırımında başarılı, duygusal, ve sevgi dolu bir roman. Açık, yalın ve gösterişsiz bir anlatışla ve temiz bir İstanbul Türkçe'siyle geniş kitlelere seslenebilen yazarın, ilk ve en ünlü romanı Çalıkuşu düzeyinde bir kitap. Şarkılara,filmlere, nostaljik romantizmimize bolca konu olmuş aşkların unutulmaz romanlarından biri.

Reşat Nuri Güntekin – Değirmen

Değirmen Kitap Kapağı Değirmen
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
144

'Değirmen', Reşat Nuri Güntekin'in kısa romanlarından biri. Bir kasabada yaşanan acı tatlı olaylar, kasabanın ileri gelenlerinin ruh dünyası, Sarıpınar'daki depremin açtığı yaralar ile çıkarcı, entrikacı tiplerin acımasız işleniyor. Toplumun gerçekleriyle bir kez daha yüzyüze gelerek irkiliyorsunuz. Çarpıcı bir roman.

Reşat Nuri Güntekin – Sönmüş Yıldızlar

Sönmüş Yıldızlar Kitap Kapağı Sönmüş Yıldızlar
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
174

Hikayelerde kadın-erkek ilişkilerinin duygu dolu dünyası başarıyla sergileniyor. Karşılıklı aşk mektuplarında, gözyaşları ve hazin bir hayatın gerçekleri, yalanlar ve düş kırıklıkları ele alınmış. Yirmi bir hikâyeden oluşan kitabı severek okuyacaksınız.

Reşat Nuri Güntekin – Son Sığınak

Son Sığınak Kitap Kapağı Son Sığınak
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
230

Reşat Nuri Güntekin'in son eseri olan bu kitapta, çocukluk günlerinin unutulmaz anıları, yolculuklar, umutsuz aşklar, yaşanan acılar, kaçırılmış mutluluklar ve ilginç olaylar yer alıyor. Ünlü romancının, özellikle tiyatro sevgisiyle dolu geçen yılları ustalıkla sergilediği bu kitabı okurken, siz de bir tiyatro grubuyla birlikte oradan oraya dolaşacak ve insan olduğunuza bir kez daha sevineceksiniz.

Reşat Nuri Güntekin – Olağan İşler

Olağan İşler Kitap Kapağı Olağan İşler
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
176

Olağan İşler'in ilk bölümünde yer alan kısa hikâyelerde, şiir tadında tasvirler, insanların güzel duygu dünyaları ve toplumun gerçekleri akıcı bir biçimde ele alınıyor. İkinci bölümde ise, yazarın Batılı yazarlardan yapmış olduğu başarılı çeviri hikâyeler yer alıyor.

Reşat Nuri Güntekin – Miskinler Tekkesi

Miskinler Tekkesi Kitap Kapağı Miskinler Tekkesi
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
208

'Miskinler Tekkesi'; Türkiye'deki dilencilerin dünyasını ve cahil hocaları başarıyla tasvir eder. Güntekin'in en dikkate değer eserlerinden biridir. Padişah II. Mahmut dönemi ileri gelenlerinden olup padişaha yakınlığıyla tanınan Kocabaş Kazasker Şemsettin Molla'nın torununun hayatı üzerine kurulmuş bir kitaptır. Padişahın ekmek kırıntılarının kat kat işlemeli bohça ve sedef kutularda saklandığı bir ortamda, padişah dilencisi bir dedenin torunu olan ve hem Meşrutiyet hem Cumhuriyet dönemlerinde yaşayan roman kahramanı, bir çeşit soyaçekimle, dilenciliği meslek edinir.

Reşat Nuri Güntekin – Leyla ile Mecnun

Leyla ile Mecnun Kitap Kapağı Leyla ile Mecnun
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
271

Reşat Nuri Gültekin'in birçok hikâyesinin toplandığı bu kitap, insanların gönül dünyalarının zenginliğini, aşkın, sevginin ve dostluğun bütün renklerini ustalıkla sergiliyor. Mektuplar, anılar ve gerçekler başarıyla dile getirilmiş. Bu kitapta ayrıca birkaç küçük oyun da yer alıyor.

Reşat Nuri Güntekin – Yeşil Gece

Yeşil Gece Kitap Kapağı Yeşil Gece
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
222

Toplumsal yönü ağır basan bu romanda, medresede yetişen, ancak sonra öğretmen okulunu bitirerek Ege Bölgesi'ndeki bir kasabada, gerici ve çıkarcı birtakım güçlerle savaşan idealist bir gencin serüveni ele alınıyor. Atatürk Devrimi'nin o coşkulu havası içinde, çok güçlü sezgi ve gözlemlerle kaleme alınmış bu kitapta, toplumumuzun o günkü bütün büyük sorunları yürekli biçimde tartışılıyor. Romanın en önemil kahramanı Şahin Hoca'nın kişiliğini oluşturan nitelikler, mücadelesi ve uğradığı yenilgilerin öyküsü sayılabilir.

Reşat Nuri Güntekin – Yaprak Dökümü

Yaprak Dökümü Kitap Kapağı Yaprak Dökümü
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
135

'Yaprak Dökümü'nde Reşat Nuri Güntekin, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlâk düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, ustalıklı bir dille anlatıyor. Toplumsal yönü ağır basan bir roman. Eski görenek ve ahlâk anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların berillediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor.

Reşat Nuri Güntekin – Tanrı Misafiri

Tanrı Misafiri Kitap Kapağı Tanrı Misafiri
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
174

'Tanrı Misafiri'; Reşat Nuri Güntekin'in Türkiye toplumunun her kesiminden eşsiz insan manzaralarını ustalıkla sunduğu hikâyelerini kapsar. Hikâyelerin adları bile yazarın geniş yelpazesi hakkında fikir vericidir: Tanrı Misafiri, Yasaminli Yuva , Deniz Banyosu, Münzevinin Esararı, Yanakları Taksimi, Gece Ziyaretçileri, Su Çekme ve Bulaşık Yıkama, Şapka Duası, Bir Aile Meselesi, Medeni ;Günahlar, Bir İstifa, Bir Centilmen, Porselen Çay İbriği, Hatıra Defteri, Kesatlık, Bir Modern Genç Kız, Sinema, Çocuk ve Sokak, Biçilmiş Kaftan, Bir Artist, Diplomasız Doktor, Hasta Çocuk, Bir Gümrük Kaçakçılığı.

Reşat Nuri Güntekin – Akşam Güneşi

Akşam Güneşi Kitap Kapağı Akşam Güneşi
Reşat Nuri Güntekin
İnkılap Kitabevi
117

Onu ilk defa bir haziran günü Sazlı Pınar yolunda gördüm. Viran bir köprünün başında köylülerle konuşuyordu.
Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı. Yanından geçerken selam verdik. Jandarma arkadaşım:
- Keyifler iyidir inşallah Bey, dedi.
- Çok şükür çavuş... Sen de iyisin ya?
Biraz önümden giden ihtiyar jandarma, köprünün öte başında atını durdurdu, beni bekledi. Eski bir çizme gibi sert ve kırışıklarla dolu yüzünde memnun bir gülümseme vardı:
- Şu adamı gördün mü Doktor Bey, dedi. Hani Cenabı Hak, Kitabında Hazret-i Peygamber'in son peygamber olduğunu yazmasaydı ben, bu adama peygamber derdim.