Sezgin IRMAK – Cesaret

Ãœcretli e-kitap indir
Cesaret Kitap Kapağı Cesaret
Sezgin IRMAK
Edebiyat Roman
Beka Sanat
2013
Online
320
Google Books

CESARET

"Kendi ocağına ateş düşmedikçe, dumanı boğmuyor insanı... Boğulana da ağlamıyor, tanımadıkça o insanı..."

Yağmur gitgide şiddetleniyor, çadırı yavaş yavaş bir sağa bir sola yatırıyordu. Annem arada bir bizlere bağırıyor, durum bildiriyordu.

“Oğlum şımarmasanıza, çadır başımıza yıkılacak.”

“Fırtınaya yakalandık! Baba Yunus, sen geminin etrafını tamir et. Anne Hazal, sen de gelen suları çabuk denize at! Batacağız. Mehmet çabuk yardım iste.”

“Yardım geliyoooor, dayanın!”

Gemimiz batmak üzereydi. Annem kızarmış kocaman eliyle iki benim, bir Mehmet’in kafasına şaplak atarak bu oyunumuzu bozdu.

“Ne dedim ulan ben size. Sükut durun, zaten canım burnumda.”

İkimiz de yatağa uzanıp korkudan sustuk. Mehmet kulağıma doğru yaklaşıp, “Ağabey çok acıktım, artık oyun oynamayalım,” dedi. Dizlerini göğsüne doğru çekip arkasını döndü. Ağlıyordu.

O an sanki ay ikiye yarılmış, çadırımızın karanlığını emiyordu. Gözlerimi ışıktan alamıyordum. Bir tür traktör sesi gittikçe yaklaşıyordu.

“Yaşasıııın! Mehmet gerçekten yardım geliyor!”

Babam içeri koşarak girip, “Çabuk lambayı söndürün, herkes sussun,” diye sessiz bir şekilde bizi uyardı.

Yanılmıştım.

Annem hemen gaz lambasını söndürdü. Oynamadan önceki korkumuz yüreklerimize yeniden yerleşti. Gelenler de kimdi? Neler oluyordu?

E-Kitap Online Okumak için Tıklayınız...

Ücretli e-kitap indir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir