Necdet Sevinç – Ajan Okulları

Ajan Okulları Kitap Kapağı Ajan Okulları
Necdet Sevinç
Dede Korkut Yayınları
240

Bu okulların ne işi vardı Türkiye’de?
Amerika, İngiltere, Fransa, Rusya ve diğer ülkeler Türk eğitimine katkıda bulunmak için mi inşa ediyorlardı binlerce okulu? Yoksa bu okulların ve bu okullarla birlikte devreye sokulan öğretmenlerin başka bir görevi mi var dı?
Ve gerçekten öğretmen miydi bunlar? Mesela; şu Piyer Kıyar? İstanbul’a damladığı anda Türk gizli servisini neden peşine takmış, sonra niçin demir kapıların arkasına kilitlenmişti?
Haa, o mu?.. Yalan söylüyor bu adam! Adının Şeyh Haşimilürcavi olmadığını biraz önce bildirdiler. Trablusgarp tanıyor herifi. Adı, Sinyar bilmem ne Salvadora diye geçiyor kayıtlarda!...

Zübeyir Kındıra – Fethullah’ın Copları

Fethullah'ın Copları: Işık Evleri'nden Darbeye Kitap Kapağı Fethullah'ın Copları: Işık Evleri'nden Darbeye
Zübeyir Kındıra
Altaylı Yayınevi
383

Emin Çölaşan / 17 Şubat 2001 - Hürriyet Gazetesi :
Star Gazetesi'nden Zübeyir Kındıra'nın kitabının ismi "Fethullah'ın Copları" Sol görüşlü olduğu için Polis Akademisi'nden atılan Zübeyir Kındıra şimdi gazetecilik yapıyor. Kitabında Fethullah takımının özellikle polis, öğrenciler ve Emniyet'teki örgütlenme ve çalışmalarını anlatıyor, olaylar ve isimler açıklıyor. Ellerine sağlık.

Faruk Bildirici / 06 Mart 2001 - Hürriyet Gazetesi :
Zübeyir Kındıra, 1986 yılına kadar Polis Koleji ve Polis Akademisi'nde geçirdiği yıllarda tanık olduğu Fetullahçı örgütlenmeyi "Fetullah'ın Copları" adlı kitapta anlattı. Kındıra, 1986 yılına kadar Kolej ve Akademi'de geçirdiği yıllar ve kitabıyla ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
"Ben de o evlerden birine götürülenlerdendim. Hemen uzaklaşıp, kurtuldum. Benim gibi birçok arkadaşım da bu topluluktan uzak durdu. Ama benimle birlikte o gün o eve gidenlerin birçoğu iyi birer Fetullahçı oldular."

Hıncal Uluç / 13 Ocak 2009 - Sabah Gazetesi :
Fethullah'ın Copları diye bir kitap var. Yazarı Zübeyir Kındıra.. Eski polis, yeni gazeteci.. Bu kitabı buldurun.. Okuyun.. Daha sonra da Emniyet Genel Müdürlüğüne sorun.. Bugün bu ülkede görevli Emniyet Müdürü sayısı kaçtır?. Bunların kaçı Polis Akademisi mezunudur, kaçı Din Kökenli okullardan gelmiştir?.

Özlem Akarsu ÇELİK / 20 Eylül 2010 - Akşam Gazetesi :
Zübeyir Kındıra'nın kitabında ilginç bölümler var: Çiçeğe Besmele Çektiren Polis Koleji Öğrencisi, Dua Oku Sınıfı Geç, Işık Evleri Müdavimi Polisler, Cemaatin Sınav Oyunları... Son günlerin en çok tartışılan konusu, sınavlarda çekilen kopyalar...Ve daha fazlası 'Cemaatin Copları'nda... Mutlaka okuyun!

Soner Yalçın / 27 Mayıs 2015 - Sözcü Gazetesi :
"Zübeyir Kındıra adını hatırladınız mı? Ankara Polis Koleji'nden mezun oldu. Polis Akademisi'nden atıldı. Gazeteci oldu ve "Fethullah'ın Copları" adlı kitabını yazarak, ilk kez Emniyet içindeki Cemaat örgütlenmesini gündeme getirdi. Hayatı karartıldı; otomobili kundaklandı; Türkiye, Star, Akşam, Sabah gibi gazetelerden kovuldu; hiçbir yayın organında iş bulamadı; bir Ege kasabasına çekilmek zorunda kaldı. Fakat… 15 yıl sonra Türkiye, Emniyet içindeki Cemaat yapılanmasının boyutunu görünce şoke oldu."
Bu kitabı okurken dikkatli olun... Çünkü coplar sizi izliyor.. Dinliyor..

Bernard Lewis – İslam’ın Krizi

İslam'ın Krizi Kitap Kapağı İslam'ın Krizi
Bernard Lewis
Literatür Yayıncılık
148

"Müslümanlar kadar Müslüman olmayan okurlar için de takdirde şayan bir eser."
- The New York Times Book Review
"Dünyanın önde gelen İslam tarihçisinden beklenebilecek olağanüstü bir tarihsel derinlik."
- The Wall Street Journal
"Batı ve İslam dünyası arasındaki gerilimler üzerine yürütülmekte olan tartışmalara am zamanında ve kışkırtıcı bir katkı."
- Business Week-
"Batı dünyasında hiçbir İslam tarihçisi Bernard Lewis kadar genel okurun ve akademik çevreleri saygısını kazanamamıştır.
- Baltimore Sun-

Bernard Lewis – Demokrasinin Türkiye Serüveni

Demokrasinin Türkiye Serüveni Kitap Kapağı Demokrasinin Türkiye Serüveni
Bernard Lewis
Yapı Kredi Yayınları
68

Türkiye'de demokratik düşüncenin eyleme geçirilmesinin 125 yıllık tarihine eğilen Profesör Bernard Lewis, bu kitapta derlediği dört makalesinde bu serüvenin kilometre taşlarını katediyor ve nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında neden yalnızca Türkiye'de bir demokrasi kültürü ve geleneği oluşabildiğini sorguluyor.

Demokrasinin Türkiye Serüveni, çağdaşlaşma sürecinde Batı'nın pek çok kurumunu benimseyen, benimserken de bunları önemli ölçüde kendine uyduran bir toplumun, demokrasiyle neler yaptığının bir dökümü.

Attila İlhan – Batı’nın Deli Gömleği

Batı'nın Deli Gömleği Kitap Kapağı Batı'nın Deli Gömleği
Attila İlhan
İş Bankası Kültür Yayınları
416

"... darbeden önceki son üç yılın tesbitlerini içeren bu kitap, "12 Eylül"ü öngörmüştü. "12 Eylül"den sonra olacakları da! Sistem'in 12 Mart'ta gerçekleştiremediklerini, aynı sıcak müdahale ile gerçekleştirmeyi tasarladığı, 70'li yıllar boyunca hissediliyordu.
"... Batı'nın Deli Gömleği, o zaman olduğu gibi, şimdi de uyarıcı bir kitap, o 'çıkış yolu'nun neden çıkmaz olduğunu, hem güncel siyasi iktisat konjonktürü içinde, hem de tarih perspektifi içinde gösteriyor...

Anthony Pagden – Avrupa Fikri

Avrupa Fikri Kitap Kapağı Avrupa Fikri
Anthony Pagden
Ayrıntı Yayınları
408

Avrupa'yı oluşturan devletler ve halklar görünüşte hem uzun ve iyi işlenmiş bir geçmiş deneyimine hem de oldukça gelişmiş bir kültürel homojenliğe sahiptiler. Kimlik Avrupa'nın ve Avrupalıların değil, yeni kurulan devletlerin ve kültürlerin sorunu olabilirdi ancak...
Uzun yıllar bu inançla yaşadıktan sonra, Avrupa'nın hızla yok olan hudutları boyunca siyasal, ekonomik ya da kültürel nedenlerle sürekli artan nüfus hareketleri ve yaşanan iki dünya savaşı, Avrupalıların kendi kimliklerine karşı duydukları özgüveni kökünden sarstı.
Görece yakın tarihte Avrupa Birliği'nin yaratılması ve zaman içinde Avrupa devletlerinin bütünleşme yönündeki evrimleri ayrı bir Avrupa kimliğinin varlığına ilişkin ciddi soruları iyice gün ışığına çıkardı.
Bütün o ulusal ve yerel farklılıklarına rağmen, bütün Avrupalıları insanlık âleminin geriye kalanından ayıran bir şey varsa şayet, nedir o ve yakın dönemde yaşananlar bunu ne oranda ve nasıl değiştiriyor?
Bu kitap Antik Yunan'dan yirminci yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminde "Avrupa nedir?" ve "Avrupalı kimdir?" sorularına yanıt arıyor ve bunu yaparken de politika, hukuk, din, edebiyat, kültür, ekonomi alanlarına dalıyor.
Avrupa Birliği'ne dair bu zamana kadar yapılan çalışmalar düşünüldüğünde, bu kitap kucakladığı tarih dilimiyle konu zenginliği bakımından ve kimlik sorununu tüm ayrıntılarıyla irdelemesiyle apayrı bir yerde durmaktadır.

Sibel Özbudun & Temel Demirer – Derin Milliyetçiliğin Siyasal İktisadı

Derin Milliyetçiliğin Siyasal İktisadı Kitap Kapağı Derin Milliyetçiliğin Siyasal İktisadı
Sibel Özbudun & Temel Demirer
Ütopya Yayınevi
382

Türkiye’nin ‘derin’ yakın tarihçesi, tekrar tekrar okunması gereken bir kitap gibi duruyor önümüzde. Her kapattığımızda bir başka uğursuz olayla sayfalarını yeniden karıştırmak zorunda kaldığımız, bir türlü bitmeyen/bitirilemeyen bir ‘kara’ kitap.

Mustafa Yıldırım – Sivil Örümceğin Ağında

Sivil Örümceğin Ağında Kitap Kapağı Sivil Örümceğin Ağında
Mustafa Yıldırım
Ulus Dağı Yayınları
592

"Tokat gibi bir kitap."
-Attila İlhan-

" Mustafa Yıldırım, Türkiye`de tanıdığım en iyi ve gerçekçi araştırmacılardan biri. Onun Sivil Örümceğin Ağında kitabı, bugüne kadar okuduklarımın en muhteşemi idi. Ülkemizi sarmala alan iç ve dış güçler o kitapta belgeleriyle anlatılmıştı."
-Emin Çölaşan, Sözcü, 2 Ocak 2011-

"Sivil Örümceğin Ağında... Bu kitabı okumadan çağımızın ve küreselleşmenin önemli kurumlarından biri olan sivil toplum kuruluşlarının (STK) gerçek yüzünü anlaman mümkün değil. Mustafa Yıldırım da Uğur Mumcu gibi üstün yetenekli bir araştırmacı olduğu kadar, çok da iyi bir yazar. Ulus Dağı'na Düşen Ateş Mustafa Yıldırım'ın mutlaka okunması gereken belgesel romanı... Çok çekici bir roman üslubuyla anlatılan gerçek… 'Bağımsızlık ve özgürlük bayrağını elden düşürmeyecek olanlara ve karanlığı yakacak olanlara' ithaf edilmiş.
Şimdi anladın mı Sevgili, neden 'Keşke Uğur bunu okusaydı' dediği mi? Sen mutlaka oku. Ben Mustafa Yıldırım'ın henüz okumadığım '58 Gün' ünü bitireceğim."
-Ali Sirmen-

" Binnaz Toprak (CHP MV) TESEV ve Açık Toplum Enstitüsü gibi vakıf ve kuruluşların Soros tarafından finanse edilmesinden hiç de rahatsız olmadığını " ifade ediyor; "Bu vakıfların Soros tarafından destekleniyor olmasının vakıf faaliyetlerinin şüphe ile karşılanmasını gerektirmediğini " söylüyor. B. Toprak, Soros'un doğrudan ABD Hazinesi ve istihbarat kuruluşu olan CIA - NED fonlarından desteklendiğini acaba bilmiyor olabilir mi? Yabancı bir devletin parası ile nasıl "sivil " toplum faaliyeti yapılacağı hakkında bizi bilgilendirebilir mi?.. Bir bilim insanı olarak, bu konuda yazılmış - kendi adının da geçtiği - ve rekor sayıda baskı yapan SİVİL ÖRÜMCEĞİN AĞINDA ve ORTAĞIN ÇOCUKLARI isimli çok önemli 2 kitabını da okumamış olabilir mi?"
-Ufuk Söylemez-

"Project Democracy 'nin şemasını çıkarmadan, hiçbir olaya doğru teşhis koyamazsınız. Teşhis doğru olmayınca, yanlış tedavilerle vakit geçirirsiniz... İnsanlığın nasıl köleleştirildiğini yazan aydınlar arasında, Mustafa Yıldırım' ın özel bir yeri var artık! En çok insan haysiyetine değer verdikleri için, ezberlediklerini tekrarlamaktan başka hiçbir özelliği olmayan insanların bilinçsiz eleştirilerine de tahammül ederler… Bilgi düzeyi ve feraset itibariyle yetersiz olanlar, böyle durumlarda, işin kolayına kaçar; 'Bu adam bu kadar bilgiyi nereden alıyor?' derler. Bilmezler ki, o aydınlar, herkes uyurken sabahlara kadar çalışmıştır…"
-Arslan Bulut-

Zygmunt Bauman – Küreselleşme

Küreselleşme: Toplumsal Sonuçları Kitap Kapağı Küreselleşme: Toplumsal Sonuçları
Zygmunt Bauman
Ayrıntı Yayınları
160

Tabloda her şeyin bulanık göründüğü zamanlarda, hayatlarını kesinlik ve berraklığa adamış sosyal bilimciler genellikle susar ve taşların yerine oturmasını bekler. Zygmunt Bauman gibi kalburüstü düşünürler ise cesaretle belirsizliğe dalar ve bulduklarını, gördüklerini, hissettiklerini ortaya döker. İşte Küreselleşme böyle bir cüretin ürünü. XX. yüzyılın sonlarında, artık ne süper güçler ne de bu güçlerin, dünyayı bölüp her köşesine bir anlam vererek yarattıkları bütünsellik kalmamışken ve pusulaların gösterebileceği bir kuzey yokken yazılmış; ancak doğru yöne işaret ettiği her geçen gün daha açık hale gelen bir eser.

Bauman'a göre, küreselleşen güçler saltanat günlerini yaşıyor, bunun bedelini de yerelliğe çakılıp kalmış zavallılar ödüyor. Hayat toprağa, yerele bağlı olmayı sürdürüyor; oysa güç artık yurtsuz ve ne emekçilere, gençlere, muhtaçlara ne de gelecek nesillere karşı sorumluluk duyuyor. Küreselleşme bu dengesizlik üzerinde duruyor. Yereller dağarlarında ırk, millet, etnik köken, sınıf gibi ne varsa kullanarak yeni bir "biz" duygusu yaratmaya çalışırken, artık yoksullara ihtiyaç duymayan küreseller onların içlerine kapanmalarını körüklüyor.

Batı, bir zamanlar dünyayı aydınlatmak ve kendisine benzetmek için harcadığı çabayı şimdi herkesin olduğu yerde ve olduğu gibi kalması için harcıyor. Küreselleşme kitabında Bauman, küreselleşmenin getirdiği ahlâki ikilemlere çarpıcı örnekler vererek değiniyor. Yiyeceğin bol olduğu yere gitmek isteyen açlar, büyük paralar ödeyerek sonunda kendilerini "çatık kaşlar"ın beklediği yolculuklarına çürük teknelerle, kimliksiz çıkarken; zenginler uçakların birinci mevkilerinde şampanyalarını yudumlayarak küreselliğin tadını çıkarıyor, üstelik daha ucuza.

Suç ve ceza anlayışındaki değişim üzerinde de duruyor yazar; artık hapishanenin istihdamın bir alternatifi haline geldiğini, ihtiyaç duyulmayan yığınla insandan kurtulmanın ve yatırımcıların güven duyacakları bir ortam yaratmanın yeni bir yolu olduğunu söylüyor. Gelecek hakkında ilginç olduğu kadar korkutucu öngörülerde bulunan Bauman'a göre yereller yerellikleri etrafına kalın duvarlar örerken, küreseller yerellikleri toplama kamplarına dönüştürme peşinde. Küreselleşme ve onun ikiz kardeşi yerelleşme, aynı amaca hizmet ediyor: parçalanma ve yabancılaşma. Küreselleşme, yerelleşmenin de küreselleşmenin de ağırlıklarını fazlasıyla hissettirdiği günümüz Türkiyesi'ni anlamak için vazgeçilmez bir kaynak niteliği taşıyor.

Gilles Kepel – Fitne: İslam’ın Merkezinde Savaş

Fitne: İslam'ın Merkezinde Savaş Kitap Kapağı Fitne: İslam'ın Merkezinde Savaş
Gilles Kepel
Doğan Kitap
272

Dünya’nın en önemli ve itibarlı İslam-Ortadoğu uzmanı Gilles Kepel’den dört dörtlük bir araştırma.Günümüzde Ortadoğu’da olup biteni doğru anlamak isteyenler için.Konuyla ilgili yazılmış yüzlerce kitap arasından,tarihsel hatırlatmalar,objektif bakış,olayları yargılamadan sergileme gibi özellikleriyle ayrıştırabileceğimiz önemli bir kaynak kitap.

Şamil Mansur – Çeçenler

Çeçenler Kitap Kapağı Çeçenler
Şamil Mansur
Sam Yayınları
224

Çeçenler, üç yüzyıl Ruslar'a karşı kahramanca savaşmış, ama sonunda ne yazık ki yenilmiş, esir olmuş ve göç etmek zorunda kalmışlardır. Bu gün içinde bulunduğumuz olayları ve gelecek günlerin doğuracağı sonuçları kavrayabilmek için geçmiş günlerin tarihini bilmek gerekir. Yeterli bir çalışma için zamanımız olmamıştır. Zira konunun genişliğinin yanı sıra, elimizde belli başlı kaynakların olmaması, bilgilerin bir hayli kabarık olmasına rağmen dağınık bir halde bulunması verimli bir çalışma yapmamızı engellemiştir.
Çeçenlerin her gün dünya basınına konu olması nedeniyle Çeçenler ve Çeçenistan dünya kamuoyunun ilgi odağı haline gelmiştir. Biz de "Kafkaslılar Derneği" olarak kıt kaynaklarımıza karşın bu kitabı hazırlayarak kamuoyunu aydınlatmayı bir görev bildik.

Timothy Earle – Devlete Doğru

Devlete Doğru Kitap Kapağı Devlete Doğru
Timothy Earle
Ütopya Yayınevi
252

Bu kitap, Amerikan Araştırmaları Okulu'nda şeflikler konusunda düzenlenen bir seminerden yola çıkılarak hazırlandı. Seminer, karmaşık devletsiz toplumların kökenlerini ve evrimini temellendiren süreçlerin anlaşılmasını amaçlamaktaydı. Tartışmalar hızlı bir biçimde iktidarın doğası üzerine odaklandı: Şefler, diğerlerini nasıl peşinden sürüklüyordu? Bu kitaba katkı yapanlar, şefliklerdeki iktidarın kaynaklarıyla ilgileniyor. Hepsinin ileri sürdüğü nokta, bir toplumun ekonomisiyle ideolojisinin, gelişen siyasal egemenliğe altyapı ve meşruiyet oluşturduğudur.

Ufuk Güldemir – Texas Malatya

Texas Malatya Kitap Kapağı Texas Malatya
Ufuk Güldemir
Tekin Yayınevi
463

Güldemir, bu kitapta, Özal ve Amerika olgusuna da diğer kitaplarındaki gibi aynı canlılıkla yaklaşıyor.
Özal Amerika'ya nasıl bakar? Amerika Özal'a nasıl bakar? CIA Belgelerinde Özal'ın yeri nedir? Amerika mı Özal'a oynamıştır, Özal mı Amerika'ya?
Özal Ailesinin Amerika günleri...
Amerika'nın kafasında "Özal ve Kürt Sorunu"... Amerika'nın "Özal ve İslam'a bakışı".
"İki Necdet Olayı", Özal'ı Amerika'ya şikayet eden generaller ve ABD'deki Demirel korkusu, bu kitabın konuları arasında.

Timothy Earle – Şefler Nasıl İktidara Geldiler

Şefler Nasıl İktidara Geldiler: Tarih Öncesinde Politik Ekonomi Kitap Kapağı Şefler Nasıl İktidara Geldiler: Tarih Öncesinde Politik Ekonomi
Timothy Earle
Versus Kitap
280

Şefler Nasıl İktidara Geldiler? Şeflikleri inceleyerek, politik iktidarın doğasına ve sosyopolitik karmaşıklığın evrimine dair temel sorulara yanıt vermeye çalışıyor. Northwestern Üniversitesi Antropoloji Bölümü Profesörü Timothy Earle, şefliklerin temel dinamiklerinin devletlerinkiyle esasen aynı olduğunu ve devletlerin kökeninin, şefliklerin ortaya çıkışı ve gelişimine bakılarak anlaşılabileceğini savunuyor.

Şefliklerin tarihi, bazı durumlarda, geniş ölçekli, siyasi olarak merkezileşmiş toplumların kurumsallaşmasına, diğer bazı durumlarda ise oldukça parçalanmış ve dengesiz bölgelerin ve rekabet halindeki politik birimlerin oluşumuna yol açan evrimsel gelişim çizgilerini ortaya koymaktadır. Şeflik toplumlarının dinamiklerinin anlaşılması, modern dünyanın tarihsel altyapısına temel bir bakış açısı sunmaktadır.

Bu kitaptaki argümanları geliştirmek için üç örnekten yararlanılmıştır: Neolitik ve Erken Bronz Çağı'nın (M.Ö. 2300-1300) Danimarka'sı, insan yerleşimine açılmasından dünya ekonomisine eklemlenmesine değin (M.S. 800-1824) Hawai'i ve erken Huacrapukio şefliklerinden İnka emperyal fetihlerine değin (M.S. 500-1534) Peru'nun Andlar bölgesi. Her üç bölgede de yapılan geniş saha çalışmalarından yola çıkılarak, bu örnekler, farklı toplumsal iktidar temellerine sahip olan şeflikleri betimlemektedir. Bu çalışma, incelediği örnekler arasındaki temel ekonomik ve tarihsel farklılıkların, iktidar stratejileri ve bu stratejilerin politik sonuçları arasındaki farklılığı anlamaya yardımcı olduğunu varsaymaktadır. Bu çalışmanını nihai amacı, şeflerin nasıl iktidara geldiklerini ve birbirleriyle çelişen iktidar temellerinin toplumların evrimsel çizgileri üzerindeki etkilerini saptamaktır.

Roger Garaudy – Amerikan Efsanesi

Amerikan Efsanesi: ABD'nin Dünyayı Yönetme Felsefesi Kitap Kapağı Amerikan Efsanesi: ABD'nin Dünyayı Yönetme Felsefesi
Roger Garaudy
Türk Edebiyat Vakfı Yayınları
152

Bu eserde, "Amerika Birleşik Devletleri, başka üllkelere ve halklara saygı ve sevgiyle mi bakıyor, yoksa onları sömürülecek topraklar ve varlıklar olarak mı görüyor?" sorusuna cevap veriliyor.

Amerika'nın, diğer ülkelerin kan ve gözyaşlarıyla beslendiği, kitapta bütün delilleriyle gözler önüne seriliyor. Ayrıca, "11 Eylül hâdisesi" olarak bilinen korkunç terör vak'asının ne maksatla ve hangi güçler tarafından yapıldığı da aydınlığa kavuşturuluyor.