Nilüfer Devecigil – Işığın Yolu

Işığın Yolu: Bir Bağlanma Hikayesi Kitap Kapağı Işığın Yolu: Bir Bağlanma Hikayesi
Nilüfer Devecigil
Doğan Kitap
236

İlişkilerde incinir, ilişkilerde iyileşiriz…

Ayşenur’un yolculuğu Michael ile tanıştığında başladı. Karakteri sandığı, değişmez bildiği pek çok özelliğinin aslında mizacına yapışmış zehirli sarmaşık dalları olduğunu Michael ile ilişkisinde anlayacaktı. Ve o zehirli sarmaşıkları kişiliğinden, bakış açısından, hayatından sökmenin yolunu öğrenecekti. Geçmişi değiştirerek değil, geçmişten kaçarak da değil, geçmişten anlam çıkararak. Bu ilişkide doğdu kızları Işık. Yolculuğun yeni bir dönemecine girmişlerdi. Geçmiş bir kez daha şimdi oluyordu ve Ayşenur bu kez kızıyla ilişkisinde kendini tanıyordu. Bütün zorlanmaların altından kendisi ve kendi annesiyle ilişkisi çıkıyordu. Çok şey öğrendi bu yolculukta Ayşenur. Nörobilim, felsefe, şiir, mindfulness, tasavvuf içeren limanlara savruldu. Hepsi kendi hikâyesini anlamlandırdı. Mevlânâ’nın sözünde aydınlandı: “Yaralarımız, ışığın içeri girdiği yerdir.” Işığın Yolu, Psikolog Nilüfer Devecigil’den anne baba olmaya, bağlanmaya, geçmişin yaralarını sağaltmaya dair çarpıcı bir hikâye…

Gilles Kepel – Fitne: İslam’ın Merkezinde Savaş

Fitne: İslam'ın Merkezinde Savaş Kitap Kapağı Fitne: İslam'ın Merkezinde Savaş
Gilles Kepel
Doğan Kitap
272

Dünya’nın en önemli ve itibarlı İslam-Ortadoğu uzmanı Gilles Kepel’den dört dörtlük bir araştırma.Günümüzde Ortadoğu’da olup biteni doğru anlamak isteyenler için.Konuyla ilgili yazılmış yüzlerce kitap arasından,tarihsel hatırlatmalar,objektif bakış,olayları yargılamadan sergileme gibi özellikleriyle ayrıştırabileceğimiz önemli bir kaynak kitap.

Gilles Kepel – Cihat: İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi

Cihat: İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi Kitap Kapağı Cihat: İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi
Gilles Kepel
Doğan Kitap
543

XX. yüzyılın son çeyreğine, hiç beklenmedik çarpıcı bir olgu olarak, İslamcı hareketlerin uç verip yükselmesi, sonra da gerilemesi damgasını vurdu. Dinin özel yaşam sınırları içine çekilmiş olması modern dünya için bir kazanç gibi görünürken, 1970'li yıllarda, yalnızca Kuran'la amel etmek isteyen, Allah yolunda cihat emreden ve İslam devletini kurmak için savaşan birtakım siyasi gruplar ortaya çıktı. 1979'da İran İslam Devrimi'yle doruğa ulaşan ilk dalgadan sonra, sosyalist özlemlerin gerilemesinden de cesaret alan İslamcılık, muhafazakar Suuidi Arabistan ile İran arasında amansız bir üstünlük yarışının yaşanmakta olduğu bütün İslam dünyasında yaygınlaştı. Ertesi yıl Afganistan'da Sovyetler Birliği'ne karşı başlatılan cihat tam bir İslam davasına dönüştü, yaygınlaştı ve her yerde çatışmalar doğurdu: özellikle Mısır ve Cezayir'de radikal dinci gruplar gittikçe tırmanan şiddet hareketlerine giriştiler; bu da onları halktan uzaklaştırdı. Batı ülkelerini de içine alan bazı çarpıcı yükselişlere rağmen, 1990'ların ikinci yarısından itibaren, Türkiye'den Endonezya'ya, Mısır'dan Cezayir'e ve Avrupa şehirlerinin varoluşlarına kadar her yerde açık bir gerileme başladı. Bugün her şey, postislamcılığın vaktinin dolduğunu ve Müslüman toplumların Batı dünyası henüz bilinmeyen birtakım bütünleşme modelleri üreterek modernliğe adım atacaklarını gösteriyor.
Gilles Kepel Cihat'ta, İslamcı hareketi değişik boyutlarda (tarih, kültür, toplum) inceleyerek, İslamcılığın yirmi beş yıllık bilançosunu çıkarıyor; belgelere dayanan bu açık ve özgün sentez, XX. Yüzyıl sonlarındaki başlıca siyasi ve dini olgulardan birini anlamak açısından eşsiz bir çalışma.

M. Barış Muslu – Beynine Format At

Beynine Format At: Sağlık, Mutluluk, Başarı ve Tüm Hedeflerine Ulaşmak İçin Beynine Format At! Kitap Kapağı Beynine Format At: Sağlık, Mutluluk, Başarı ve Tüm Hedeflerine Ulaşmak İçin Beynine Format At!
M. Barış Muslu
Doğan Kitap
252

Sağlık, mutluluk, başarı ve tüm hedeflerine ulaşmak için beynine format at!

Evet, size gül bahçesi vaat ediyorum!

Bütün korkularınızdan arınacak, fobilerinizden, sigara bağımlılığından, kilolarınızdan kurtulacak; kronik ağrılarınıza, hayatınızı zorlaştıran yanlış inançlarınıza son vereceksiniz.

Hem de gayet bilimsel, etkin ve sistematik bir yöntemle. Çoğu durumda dakikalar içinde!

Tek şartım var! Siz de iyi bir öğrenci olacak, kendi üzerinizde çalışmak için zaman ayıracaksınız.

"Pozitif düşün, hayallerin gerçek olsun" diyen, etkisi "ara gazı" vermekten öteye gitmeyen kişisel gelişim kitaplarından siz de sıkılmadınız mı zaten?

Öyleyse tam yerine geldiniz demektir!Biz şimdi birlikte bambaşka bir şey yapacağız.Gerçek bir temizlik operasyonuyla "ilkel" programlarından bir türlü vazgeçmek istemeyen beynimize format atacağız!

NeuroFormat yöntemiyle hayatımızı baştan aşağı değiştireceğiz.

Ne duruyoruz?

Hadi, başlayalım artık...

Özlem Kumrular – İslam Korkusu

İslam Korkusu: Kökenleri ve Türklerin Rolü Kitap Kapağı İslam Korkusu: Kökenleri ve Türklerin Rolü
Özlem Kumrular
Doğan Kitap
528

Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

Engizisyon gizli Müslümanları deşifre etmek için hangi
yöntemleri kullanıyordu?
Müslümanlar, Hıristiyanları din değiştirmeye özendirmek için onlara neler
teklif ediyorlardı?
Müslüman korsanların eline düşen Hıristiyanların sonu ne oluyordu?
İslam topraklarında dolaşan Hıristiyanlar ne gibi kötü sürprizlerle karşılaşıyorlardı?
Hıristiyanların Mekke'de olduğunu ve boşlukta asılı olduğunu sandıkları
Hz. Muhammed'in tabutu üzerine ne gibi efsaneler türetilmişti?
Bir Hıristiyan Müslüman olduğu zaman ona nasıl bir tören yapılıyordu?

Avrupa Müslümanlardan neden korkuyor? Bu korku neden ve nasıl başladı? Korkunun zaman içinde bugünkü noktaya gelmesinin arka planındaki etkenler neler? Tarih boyunca ilmek ilmek örülen bir propaganda zinciri içinde çığ gibi büyüyerek bugün dünyayı saran bu korku Ortaçağ'da ve Yeniçağ'da nasıl şekillendi?

İslam Korkusu tüm bu sorulara başta İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce olmak üzere Almanca, Katalanca, Fransızca, Portekizce ve Yunanca kaynaklarla cevap veriyor. Türk Korkusu'nun yazarı Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

Y. Hakan Erdem – Tarih – Lenk

Tarih - Lenk: Kusursuz Yazarlar, Kağıttan Metinler Kitap Kapağı Tarih - Lenk: Kusursuz Yazarlar, Kağıttan Metinler
Y. Hakan Erdem
Doğan Kitap
1222

"Artık, tarih namına bildiklerinizin doğruluğundan kuşkulanmanın zamanı geldi...
II. Abdülhamid’in, Osmanlı’da telgrafın ne zaman kullanılmaya başladığını veya 93 Harbi’nde kendi ülkesinin kimlerle savaştığını dahi bilmediğini biliyor muydunuz?
Gazi Osman Paşa’nın Plevne önlerinde Ruslarca şehit edildiğini duymuş muydunuz? Peki ya İttihatçıların en ünlü sivil önderi Talât Paşa’nın aslında albay olduğunu?
Siz, Allah bilir Sırpsındığı Savaşı’nın bir Osmanlı zaferi olduğunu sanıyorsunuzdur hâlâ…Yoksa II. Varna Savaşı’ndan da mı haberiniz yok?
Tarih ve tarihî coğrafya bilgisi tam da, diller konusundaki bilgisi mi eksiktir Tarih-Lenk’in?
Ne münasebet! Babillilerin Farsça konuştuğunu; “basma” ve “yazma” sözcüklerinin İbraniceden geldiğini bile biliyor.
Öldükten sonra namaz kılan paşa kimdir? 3,5 tonluk bir çantayı hangi insan taşır?
Tarih-Lenk biliyor! Bunları ve daha neleri…Üstelik bu bilgilerin birçoğunun üretildiği ortamı “akademik etik” terazisinde tartıyor da öyle biliyor…Elinizdeki kitaba da adını veren Tarih-Lenk zalimdir. Bir o kadar da tuhaftır. Yine de onun bildiklerini kimseler bilmez…
Sabancı Üniversitesi akdemisyeni Y. Hakan Erdem'in araştırması..."

Yılmaz Özdil – Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda Kitap Kapağı Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
Yılmaz Özdil
Doğan Kitap
352

Son 10 yılda yaşadığımız her şey

"Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil... Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002'de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor."
Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013

Bir tablo hayal edin.
Sanat eseri.
Miras. Size ait.
Tuvali, Türkiye coğrafyası.
Boyası, şehit kanı, alın teri.
Her sabah uyanıyorsunuz.
Gururla seyrediyorsunuz.
Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor
ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor.
Her sabah bir minik fırça darbesi.
Usta işi.
Küçük küçük değişiyor tablo.
Aniden değil.
Milim milim.
Alıştıra alıştıra.
Yedire yedire.
Aradan yıllar geçiyor.
Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!
Komple değişmiş.
Dedim ya, kanıksamışsınız.
Bakıyorsunuz bakıyorsunuz...
Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.
Peki ne yapılabilir?
Fark, nasıl fark edilebilir?
Orijinal'in aslında ne kadar değiştiği...
Ne hale getirildiği...
İlk bakışta nasıl anlaşılabilir?
Tek çare var. Kıyas.
Tablonun ilk haliyle...
Son halini yan yana koymalı.

Amélie Nothomb – Dişi Şeytan

Dişi Şeytan Kitap Kapağı Dişi Şeytan
Amélie Nothomb
Doğan Kitap
100

"On altı yaşındaydım. Hiçbir şeyim yoktu, ne maddi servetim vardı, ne ruhsal rahatlığım. Dostum yoktu, sevgilim yoktu, hiçbir şey yaşamamıştım. Bir fikrim yoktu, bir ruhum olduğundan bile emin değildim. Bedenim, sahip olduğum tek şeydi."

"Dişi Şeytan'da, bir nebze sadizmle, biraz mazoşizmle, bir damla ahlaksızlıkla, azıcık mizahla ve bir miktar da acımasızlıkla yoğrulmuş Nothomb dünyasını buluyoruz."
L'Express

"Amelie Nothomb'un tüm dünyada bu kadar çok okuyucu bulmasının nedeni herhalde bu ölçülü yazı tekniği, net, yetkin anlatımı ve diplomat babasından aldığı aristokrat kültürü."
Boston Review

Mustafa Akyol – Özgürlüğün İslami Yolu

Özgürlüğün İslami Yolu Kitap Kapağı Özgürlüğün İslami Yolu
Mustafa Akyol
Doğan Kitap
284

Mustafa Akyol, İslam düşüncesindeki "bireyci" ve "hürriyetçi" damarı gözler önüne seriyor ve özgürlükçü bir İslam'ın mümkün olabileceğini gösteriyor.

"İstanbul'daki en parlak zihinlerden biri."
-Fareed Zakaria, CNN-

"Çok cesur ve zarif bir Müslümanca özgürlük müdafaası."
-Financial Times-

"Türkiye'de ve İslami Ortadoğu'da liberal demokrasi imkânları üzerine çok orijinal bir yorum."
-Wall Street Journal-

Mustafa Akyol, 2011'de İngilizce yayımlanan ve Türkçe baskısı için gözden geçirdiği kitabında Müslüman dünyadaki "özgürlük açığı"nı ele alıyor. Ve şu kritik soruyu soruyor: Müslüman dünyadaki otoriter rejim ve akımlar, İslam'dan değil de, acaba dünyanın bu kısmında kökleşmiş siyasi kültürler ve sosyal yapılardan kaynaklanıyor olabilir mi? Başka bir ifadeyle, acaba otoriter Müslümanlar, hasbelkader Müslüman olmuş otoriter insanlar mı?Tüm dünyayı ilgilendiren bu temel sorunun ardından, İslam düşüncesindeki "bireyci" ve "hürriyetçi" damarı gözler önüne seren Akyol, okurlara özgürlükçü bir İslam'ın pekâlâ mümkün olabileceğini de gösteriyor.

Saygı Öztürk – Kırmızı Klasör

Kırmızı Klasör: Kozmik Odadan İmralı'ya Kitap Kapağı Kırmızı Klasör: Kozmik Odadan İmralı'ya
Saygı Öztürk
Doğan Kitap
272

Araştırmacı gazeteciliğin önde gelen isimlerinden Saygı Öztürk , Türkiye'yi derinden sarsan önemli olayları ele alıyor.

Yakın tarihimize damga vurmuş olaylardan kozmik odanın aranmasını ve buradaki çok gizli belgelere el konulmasını araştıran Saygı Öztürk, Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla askerlerin nasıl gözaltına alındığını, hangi gerekçelerle Genelkurmay'ın kozmik odasına girildiğini ve nihayetinde ispatlanamayan iddialardan nasıl vazgeçildiğini anlatıyor.

Saygı Öztürk, uçak kaçıran terör örgütü mensubunun nasıl ikna edildiğinden Abdullah Öcalan'ın yargılanmasına, terörü destekleyen ülkelerden itirafçılara kadar Türkiye'nin terörle sınavının pek çok yönünü de masaya yatırıyor. Usta gazeteci her zamanki gibi, araştırıyor, soruyor ve cevap arıyor:

-Bülent Arınç'a suikast iddiası nasıl ortaya atıldı?
- Kozmik odanın sırları neydi?
-Hangi belgeleri, kim savcıya teslim etti?
-Abdullah Öcalan'a suikast hazırlığı nasıl yapıldı?
-Hava korsanıyla hangi pazarlık yapıldı?
-İtirafçılar, cezaevinde neler anlattı?
-Terörle mücadele edenler, müzakere edenlerin nasıl hedefi oldu?
-İstihbarat Dairesi Başkanı neler anlattı?
-PKK istediklerini aşama aşama nasıl yaptırıyor?

Taha Akyol – Mezhep ve Devlet

Mezhep ve Devlet: Osmanlı'da ve İran'da Mezhep ve Devlet Kitap Kapağı Mezhep ve Devlet: Osmanlı'da ve İran'da Mezhep ve Devlet
Taha Akyol
Doğan Kitap
261

Taha Akyol salt gazeteci yazar olarak değil, tarihsel ve sosyolojik perspektiflerden bakarak derinlikli tahliller ve ciddi yorumlar yapmaktadır... Türkiye'de akademik tarihçiliğin ne yazık ki boş bıraktığı önemli bir alanda, İran'da Şiiliğin, Osmanlı'da Sünniliğin nasıl bir tarihsel süreçte ve hangi şartların sevkiyle devlet ideolojisi olarak işlendiğini, bunun kurumsal ve siyasi tezahürlerini dikkatle ve isabetle ortaya koymaktadır.
Prof. Dr. Ahmet Yaşar OCAK

İran ile Türkiye hiç benzemiyor. Ne geçmişte benziyordu ne de bugün...
Bu gerçeği kavramakta zorluk çekenlerin Taha Akyol'un bu kitabını dikkatle okumalarının tam zamanıdır...
Ahmet Taner KIŞLALI, Cumhuriyet

Taha Akyol'un Osmanlı'da ve İran'da Mezhep ve Devlet adlı ufuk açıcı kitabı... Altına imzamı atacağım görüşlerdir.
Beşir AYVAZOĞLU, Zaman

Taha Akyol'un Osmanlı'da ve İran'da Mezhep ve Devlet kitabı, her bölümüyle ayrı bir master çalışması, hatta tez...
Güneri CIVAOĞLU, Milliyet

Taha Akyol tarihin derinliklerine inerek, iki ülke arasındaki farkların niye Türkiye'de laik cumhuriyete, İran'da teokratik cumhuriyete yol açtığını anlatıyor...
Hasan CEMAL, Milliyet

Elimde harika bir kitap var: Taha Akyol'un Osmanlı'da ve İran'da Mezhep ve
Devlet adlı çalışması... Kendisi Türkiye'nin yetiştirdiği ender ciddi ve
bilimsel yazılar yazan bir düşünür.
Serdar TURGUT, Hürriyet

Taha Akyol – Rumeli’ye Elveda

Rumeli'ye Elveda: 100. Yılında Balkan Bozgunu Kitap Kapağı Rumeli'ye Elveda: 100. Yılında Balkan Bozgunu
Taha Akyol
Doğan Kitap
328

Taha Akyol, Osmanlı İmparatorluğu'nun 500 yıl idare ettiği Rumeli'de birkaç hafta içinde çöküşünün askeri, toplumsal ve siyasal sebeplerine ışık tutarak, önemli bir çalışmaya imza atıyor.

Taha Akyol, Osmanlı İmparatorluğu'nun sonunu getiren Balkan Savaşları'nı ve o topraklarda yaşananları anlattığı Rumeli'ye Elveda: 100. Yılında Balkan Bozgunu belgeselini kitaplaştırdı. Akyol'un belgeselle aynı adı taşıyan kitabı Şükrü Hanioğlu, Zafer Toprak ve Richard Hall gibi değerli tarihçilerle yaptığı mülakatlarla daha da zenginleşti.

19. yüzyıldaki milliyetçilik savaşlarını Birinci Dünya Savaşı'na bağlayan Balkan Harbi, Türkiye için dramatik sonuçlar doğurdu. Uzun asırlar imparatorluğun sadık tebaası olarak yaşayan Rum, Bulgar, Sırp ve Arnavut unsurların modernleşme sürecinde uluslaşmaları, Osmanlı'nın sonu oldu. Balkanlar'daki Türkler katliam ve tehcire uğradı.

Duygu Asena – Kadının Adı Yok

Kadının Adı Yok Kitap Kapağı Kadının Adı Yok
Duygu Asena
Doğan Kitap
184

Duygu Asena bu kitabında, temiz, telaşsız, kıvrak anlatımıyla bir kadının yaşadıklarını, daha doğrusu cinsiyetii kadın olarak belirlenmiş, herkesin üç aşağı beş yukarı tanık olabileceği ortak bir macerayı, bir kadının ağzından anlatıyor. Bu kadın, küçücük bir kızın henüz yaşanmamış doğal meraklarından, aşklar, acılar, sahtekârlıklar, hıslarla dolu bir hayatın bazen hafif, bazen ağır kıpırtılarına kadar, kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele ediyor. Bu kadın, pürüzsüz bir tenden kırışıklıklara uzanan zaman içinde kendisi için var olabilmeyi hedefliyor. Beceriyor da...Ne pahasına olursa olsun!

Julia Navarro – Kutsal Kefen

Kutsal Kefen Kitap Kapağı Kutsal Kefen
Julia Navarro
Doğan Kitap
362

Tarihsel gerçeklere dayalı, hayal gücüyle beslenmiş, gerilim yüklü, eşsiz bir roman!
Urfa'yı bu Anadolu şehrini İtalya-İspanya-Portekiz-Amerika hattına bağlayan iki bin yıllık sır ne? İsa'nın Kefeni'nin saklandığı Torino Katedrali çerçevesinde dolaşan dilleri kesilmiş adamlar hangi sırrı susuyor? Ekonomik sıkıntı içindeki imparator Konstantinapolis'te Tapınak şövalyeleriyle neyin pazarlığını yapıyor? Dünyanın tepesindeki yedi adamın, kaygılı yüzlerle ve fısıldaşarak konuştukları ne?

Julia Navarro – Tabletteki Sır

Tabletteki Sır Kitap Kapağı Tabletteki Sır
Julia Navarro
Doğan Kitap
494

Roma’da, günah çıkaran bir adam şunları söylemektedir “Peder, ben bir adamı öldürüp suç işleyeceğim…”
Tam da o sırada, başka bir yerde, bilimsel bir kongrede, geçmişi karanlık güçlü bir adamın torunu, olan Iraklı arkeolog Clara Tannenberg, İbrâhim peygamber’in gerçekten yaşamış olduğunun bilimsel delili olabilecek otantik tabletlerin keşfedildiğini haber veren bir bildiri sunmaktadır.
İbrâhim peygamberin; dünyanın yaratılışı, Babil kulesindeki insanların dillerinin karışması ve evrensel tufan konularında kendisine anlattıklarını çivi yazısıyla çamur tabletlerin üstüne aktaran bir yazıcının eseridir söz konusu olan. Bir kutsal kitap...

Gerçek bir Çamura Yazılan Kutsal Kitap.