Yasin Durak – Emeğin Tevekkülü

Ücretli e-kitap indir
Emeğin Tevekkülü: Konya'da İşçi-İşveren İlişkileri ve Dindarlık Kitap Kapağı Emeğin Tevekkülü: Konya'da İşçi-İşveren İlişkileri ve Dindarlık
Yasin Durak
İletişim Yayınları
144

"Hepsi Allah'tandır… işvereni zenginlikle sınıyor işte. Onun sınavı o, benim sınavım bu, fakirlik…"
"Valla ben sendikalara hiç bulaşmadım. On sene öncesinde filan vardı ortalıkta… Eskiden başka bir firmada çalışırken bazı sendika isimleri duyduydum o zamanlar. İşte sağı solu rahat bırakmıyorlardı, elemanları sıkıştırıyorlardı, işte 'gelin sendikamıza üye olun, şöyle olun, böyle olun, patron işçi' filan diye söylüyorlardı, biz pek sıcak bakmayız böyle şeylere."

Dindarlık, işçilerin ve patronların üretim sürecine bakışlarını ve karşılıklı konumlanmalarını nasıl etkiliyor? Dinsel sosyalleşme, emek sürecinde tahakküm ilişkilerine ve politik hegemonyaya elverişli bir zemin oluşturuyor mu? Yasin Durak'ın Konya Organize Sanayi Sitesi'ndeki işçi-işveren ilişkileri örneğinde yaptığı araştırma, bu temel sorular etrafında bir tartışma örüyor. Dindar muhafazakârlık ekseninde sağlanan "ütopik uzlaşmayı" ve enformel ilişki ağları sistemini gözler önüne seriyor.
Bunun yanı sıra Durak, kültürel hegemonyanın meşruiyet çerçevesi içinde kalmakla beraber, işçilerin rıza ve tevekkül yerine açık veya gizli direniş mekanizmaları geliştirdiği anlara da dikkat çekiyor. Sınıf mücadelesinin "saklı" bir sahnesine dair ipuçları veriyor bize.

Canlı gözlemlerle Türkiye'de işçi sınıfı kültürünün puslu kalmış bir kesitini sunan, çarpıcı bir çalışma.

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Jose Bove & François Dufour – Dünya Satılık Değildir

Ücretli e-kitap indir
Dünya Satılık Değildir Kitap Kapağı Dünya Satılık Değildir
Jose Bove & François Dufour
İletişim Yayınları
175

Büyük şirketler kâr etmek için dünyanın her köşesini, bütün kaynaklarını, doğasını ve insanları kullanıyorlar. Durmak bilmeyen bir kâr hırsına tâbi olarak, bazen aralarında anlaşıp bazen çatışarak, canlıların doğasını değiştiriyorlar. Devlet(ler)i de amaçlarına alet ediyorlar. Çok şeyi kaybettik, birileri buna dur demedikçe daha da kaybedeceğiz. José Bové’yle François Duffour’un isyanı bu noktada başlıyor. Solcu, sağcı, Amerika düşmanı ya da başka bir şey değiller; üzerinde yaşadıkları canlı dünyanın doğallığını korumak, ömrünü uzatmak isteyen dünya yurttaşları onlar. Kendi ülkelerinde küçük eylemlerde biraraya gelip, Seattle’da bütün dünya tarafından tanındılar. Görüldü ki, yalnız değiller. Anarşistler, çevreciler, eşcinseller, solcular, vicdanî redçiler, dışlananlar ve ezilenler... sistemin aman vermez çarklarına karşı biraraya geldiler.
Gilles Luneau’nun José Bové ve François Dufour ile yaptığı röportajlardan oluşan bu kitap, muhafazakâr bellenmiş bir sınıfın üyelerinin, Fransa’da başlayan, Seattle’a uzanan küreselleşme karşıtı hareket içindeki yerini ortaya koyuyor. İnsanî değerlere saldırarak derinleşen küresel kapitalizme karşı, ısrarlı bir çığlığın ve dirençli bir tavrın yirmi yıllık hikâyesi, Dünya Satılık Değildir...

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Joma Nazpary – Sovyet Sonrası Karmaşa

Ücretli e-kitap indir
Sovyet Sonrası Karmaşa: Kazakistan´da Şiddet ve Mülksüzleşme Kitap Kapağı Sovyet Sonrası Karmaşa: Kazakistan´da Şiddet ve Mülksüzleşme
Joma Nazpary
İletişim Yayınları
312

Doksanlı yıllar boyunca insanlara, hayatlarını devam ettirebilmek için tek ve alternatifsiz bir sisteme mecbur oldukları anlatıldı. Kapitalizm ve onun iktisadî-siyasî mekanizmaları en akılcı, insan tabiatına en uygun seçenek olarak sunuldu; piyasanın hayatı en adilane bir şekilde düzenleyen mübadele biçimi olduğu tartışmasız kabul edilsin istendi. Kapitalizme geç kalan toplumların önlerinde ne büyük fırsatların olduğu vazedildi. Joma Nazpary, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Kazakistan’da ortaya çıkan gelişmeleri tartıştığı Sovyet Sonrası Karmaşa: Kazakistan’da Şiddet ve Mülksüzleşme’de, kapitalizmin tek alternatif olarak sunulduğu ve savunulduğu bir ortamda birbirlerini yok edecekmişcesine çatışan, çarpışan, yaşamaya gayret eden insanların hikâyesini anlatıyor. Adına yaşamak denen bir mücadelenin kâh mülksüzler arası şiddete, rüşvete, acımasızlığa; kâh fahişeliğe, dışlanmaya, ezilmeye dönüştüğü bir cangılda insanları ne hale getirdiğini vukufla tartışıyor. Kazak milliyetçiliğinin dil, toplumsal hayat, eğitim, sosyal güvenlik politikalarındaki pervasızlığı ve kendi has trajikomikliğiyle çevrelenmiş araştırma, kapitalizmin insanları kendi insanî vasıflarından sıyırırken ne tür bir “devlet planlaması” ile varolabileceğini bir kez daha ve acımasız bir çarpıcılıkla gözlerimizin önüne seriyor.

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir

Harald Schüler – Particilik Hemşehrilik Alevilik

Ücretli e-kitap indir
Particilik Hemşehrilik Alevilik: Türkiye'de Sosyal Demokrasi Kitap Kapağı Particilik Hemşehrilik Alevilik: Türkiye'de Sosyal Demokrasi
Harald Schüler
İletişim Yayınları
346

Alman siyaset bilimcisi Harald Schuler’e ülkesinde bir de ödül kazandıran bu ilginç ve önemli çalışma, Türkiye usulü sosyal demokrasinin ilginç organizmasını gözler önüne seriyor. Particilik nedir, nasıl işler? Hemşehrilik ‘şebekesi’ nasıl kurulur, nasıl ‘şebeke’ye dahil olunur? Alevi toplulukların Türk sosyal demokrasisindeki ağırlıkları nedir, destekleri seçim sonuçlarını nasıl etkiler? Yazar, özellikle sosyal demokrasinin yükseliş trendine girdiği ‘90’lı yılların başında, SHP İstanbul il örgütü örneğinden yola çıkarak, üyelik yapısını mercek altına alıyor. Kitabın en ilginç bölümlerinden birisi de, Erdal İnönü’ye yazılmış, üyelerin, sempatizanların ve de seçmenlerin “gerçek hayatta” sosyal demokrasiden ve partiden beklentilerini anlatan samimi mektuplar...

Ücretli e-kitap indir
Ücretli e-kitap indir Ücretli e-kitap indir