Georges Duby – Ortaçağ İnsanları ve Kültürü

Ortaçağ İnsanları ve Kültürü Kitap Kapağı Ortaçağ İnsanları ve Kültürü
Georges Duby
İmge Kitabevi
240

Okuyucu bu kitapta ortaçağın kendine özgü renklerini keşfetmenin tadına varacak ve zaman ile mekan içinde yaptığı yolculukla kendi tarihimizi de daha iyi kavrama noktasına ulaşacaktır. Çünkü tarih, sunduğu sonsuz çeşitlilik içinde, ancak kıyaslama yoluyla anlaşılabilir bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Duby'nin bizi gezdirdiği dünyanın renkleri, karmaşıklığı, değişkenliği, tarihçinin geçmişin derinliklerine tuttuğu ışığın gücünden ötürü, keyifli bir okuma olanağı sağlamaktadır.

Henri Claessen & Peter Skalnik – Erken Devlet

Erken Devlet Kitap Kapağı Erken Devlet
Henri Claessen & Peter Skalnik
İmge Kitabevi
338

Devletin evrenselleşmesinin bölünmeye anarşiye ve kaosa yolaçabilen 'merkezkaçlı güçler' engelleme gibi şefliklerin çözemedği yaşamsal bir soruna kurumsal çözümler getirmesine dayandığı sonucuna ulaşılan The Early State kolektif bilimsel çalışmanın ender karşılaşılan başarılı örneklerinden biri olarak Lahey'de Paris'te ve New York'ta aynı anda yayımlanımıştır.

Denis McQuail & Sven Windahl – İletişim Modelleri

İletişim Modelleri; Kitle İletişim Çalışmalarında Kitap Kapağı İletişim Modelleri; Kitle İletişim Çalışmalarında
Denis McQuail & Sven Windahl
İmge Kitabevi
277

Kitle iletişimi başlangıçta sadece gönderenden alıcıya genel mesaj iletimi süreci olarak düşünülüyordu; ancak günümüzde temel model konusunda yaşanan değişimler, kitle iletişiminin toplumdaki konumundan ve kurumsal karmaşıklığından kaynaklanan farklı niteliklerini göz önüne almayı zorunlu kılıyor.

Kitle iletişim modellerinin değişen yapısını görerek, kültürel, yorumlayıcı, eleştirel yaklaşımlar uygulayarak, bazı yeni ve güncel konuları da içerecek şekilde hazırlanan ve daha önce Kitle İletişim Modelleri adıyla basılan bu kitap, iletişim ve sosyal bilimler öğrencileri kadar, bu alanda çalışanlar için de yararlı bir başvuru kitabı olacaktır.

Bekir Onur – Gelişim Psikolojisi

Gelişim Psikolojisi: Yetişkinlik, Yaşlılık, Ölüm Kitap Kapağı Gelişim Psikolojisi: Yetişkinlik, Yaşlılık, Ölüm
Bekir Onur
İmge Kitabevi
415

Gelişim psikolojisi, psikolojinin en önemli ve en geniş alanlarından biri. Önceleri yalnızca çocuk ve ergen psikolojisi dallarıyla bilinirken, bugün insan gelişimini bir bütün olarak ele alan geniş kapsamlı bir alanı içeri-yor. Çağdaş gelişim psikolojisi, insanı doğum öncesinden başlayıp ölü-müne kadar incelemeyi hedefliyor. Gelişimin yaşlılık dönemlerinin, ölümü de içine alacak biçimde gelişim psikolojisinin kapsamına girmesi yeni bir olgu.

Prof. Dr. Bekir Onur’un bu yapıtı, ülkemizde yetişkinlik, yaşlılık ve ölü-mü inceleyen ilk gelişim psikolojisi kitabıdır. İnsan gelişiminin bütün-lüğü ve sürekliliği dikkate alınarak, kitapta çocukluk ve gençlik dönem-lerinin gelişimine de yer verilmiştir.

Gelişim Psikolojisi, insanın nasıl geliştiğini merak eden herkesin rahat-lıkla okuyabileceği zengin içerikli bir kitaptır.

J. D. Nasio – Aşk Acısı

Aşk Acısı Kitap Kapağı Aşk Acısı
J. D. Nasio
İmge Kitabevi
170

Clémence kısırdı ve anne olmak için mücadele ediyordu. Üç sene süren analiz seanslarının sonunda bana hamile olduğunu haber verdi: “Başardım!” Doğum ânı gelip çattığında Clémence muhteşem bir çocuk dünyaya getirdi. O gün bir oğlunun olduğunu söylemek için etrafına mutluluk saçarak beni aradı. Ben de sevinç içinde onu en içten duygularımla kutladım. Üç gün sonra Clémence’ın beni bambaşka bir ses tonuyla aradığı ikinci telefon görüşmesinin ardından şaşkına döndüm. Neredeyse duyulmayan, donuk bir ses tonuyla bana: “Bebeğimi kaybettim. Bu sabah klinikte öldü…” dedi.
J.-D. NASIO

Daha önce Psikanalizin Yedi Temel Kavramı ve Jacques Lacan’ın Kuramı Üzerine Beş Ders adlı kitaplarını yayınladığımız, çok sayıda yapıtın yazarı, psikiyatr ve psikanalist J.-D. Nasio, Freud'un ve Lacan'ın kavramlarından hareketle kendi kuramını oluşturur. Aşk Acısı’nda “İnsan neden acı çeker?” sorusundan yola çıkarak psikanalitik bir bakış açısıyla psişik acının derinliklerine iniyor. Sevdiğimiz varlıkları aniden yitirdiğimizde, aramızdaki bağın ani kopuşu sonucunda hissettiğimiz duyguya, yani aşk acısına yakından bakarak acıyı hafifletmenin yollarını arıyor.

Aşk acısından kıvranmak, yas ve tedavi süreci; aşk üzerine parlak bir

Johan Huizinga – Ortaçağın Günbatımı

Ortaçağın Günbatımı Kitap Kapağı Ortaçağın Günbatımı
Johan Huizinga
İmge Kitabevi
488

Antik uygarlığın sonu olarak kabul edilen 5. yüzyıl ile Rönesans'ın ortaya çıktığı 15. yüzyıl arasındaki bin yıllık döneme, tarih meraklısı bir Italyan din adamı Medio Evo (Ortaçağ) adını vermiştir. Bu adlandırma çok büyük bir kabul görmüştür. Ortaçağ, Rönesans döneminde ve daha sonra, batı kültürünün ve uygarlığının başlıca arınma alanı olmuştur. İnsanların tarih karşısında tapınma merakları, kusurları, hataların bir ilk nedeninin bulunduğu yere olduğu kadar, her türlü istenmeyen unsurun sürgüne gönderileceği bir yere de duydukları gereksinim, Ortaçağa böyle bir özellik kazandırmıştır. Her türlü kötülüğü buraya gönderen insan kendi dönemini arındırdığına inanmıştır. Huizinga, bir toplumun kendini kavrama ve ifade etme biçiminin hiyerarşik terimler içinde olduğunu ortaya koyduktan sonra, sönmekte olan kültüre renginive tonunu veren şövalyaliğin, geçmişin şanını yaşatma kaygısı içinde nasıl bir anakronizmaya düştüğünü sergiliyor, bu toplumsal tabakanın kendini, aslında, kahramanlık ve aşk düşü içinde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şövalyelik tarikatları, askerlik ve siyasette şövalyelik ülküsü stilize edilmiş aşk bu aşka ait kurallar ve kırsal hayata olan düşüklük çok parlak bir biçimde inceleniyor.

Zenginlere duyulan kinin din şeklinde ortaya çıktığını gösteren tarihçi, gerçekte, dinselliğin tümüyle bu dünyaya yönelik endişelerden kaynaklandığını sergiliyor. Bunun yanında, dinselliğin biricik ifade olanağını dağlamasının yol açığı tarikat bolluğunun, rekabete ve aşırı dindarlaşmaya, dinle ilgisi olmayan şeylerin de dinselleştirilmesine neden olduğunu açıklıyor. Bu kitap okunduğunda, 14. ve 15. yüzyıllar Batı Avrupa zihniyetiyle günümüz Türkiye'sinde kimi çevrelerde geçerli olan zihniyet kalıpları arasındaki çarpıcı benzerlikler şaşırtıcı olmamalıdır. Dünyayı açıklamanın yollarından yoksun kalındığında, düş kurmak, gerçekle hayali karıştırmak kaçınılmaz olur.

Alphonse De Lamartine – Graziella

Graziella Kitap Kapağı Graziella
Alphonse De Lamartine
İmge Kitabevi
168

Romantik akımın en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Lamartine'in Graziella romanı, kimi edebiyat eleştirmenleri tarafından dünya edebiyatının en duygusal hikâyelerinden biri olarak kabul edilir. Lamartine'in Napoli yolculuğu sırasında tuttuğu günlüklerden yola çıkarak yazdığı bu roman yazarın "kişisel günlüğünden yırtılmış bir sayfa" olarak da anılır.

Güney İtalya'nın güzelliklerini de arka planına alan Graziella, resimlere, şiirlere, filmlere konu olmuş bir romantizm klasiğidir.

Brian Morris – Din Üzerine Antropolojik İncelemeler

Din Üzerine Antropolojik İncelemeler Kitap Kapağı Din Üzerine Antropolojik İncelemeler
Brian Morris
İmge Kitabevi
575

Modern hayatın anlamı ve doğasını ortaya serme yolunda katkıda bulunmuş büyük düşünürlerin tümü -Hegel, Marx, Weber, Durkheim, Freud, Spencer, Tylor- dine asli ve sürekli bir ilgiyle yaklaşmışlardır. Onların çalışmalarının çoğu, dinin kökenini ve işlevii açıklamaya adanmıştır. Bu önemli, kapsamlı, akademik kaygılarla da yüklü, ama jargondan uzak ve rahat okunabilir eserinde, Brian Morris, söz konusu öncü düşünürlerle onları izleyen tanınmış pek çok sosyal bilimci ve kuramcının -Jung, Malinowski, Radcliffe-Brown, Eliade, Levi-Strauss, Evans-Pritchard, Douglas, Turner, Geertz, Godelier- dinsel fenomenlerle ilgili açıklamalarını değerlendirmeye ve tartışmaya açıyor. Aynı zamanda antropologlar tarafından dini anlama ve açıklama yolunda işlerlik kazandırılmış pek çok kuramsal stratejiyi; evrimci, işlevselci, sembolik, yorumcu, yapısalcı, psikolojik ve Marksist yaklaşımları da doyurucu biçimde açımlıyor.

L. Frank Baum – Oz Büyücüsü

Oz Büyücüsü: Zümrüt Kent Kitap Kapağı Oz Büyücüsü: Zümrüt Kent
L. Frank Baum
İmge Kitabevi
175

Frank Baum'un çok sevilen çocuk klasiği Oz Büyücüsü, Amerika'nın Kansas kentinde yaşayan Dorothy adındaki kız çocuğu ile sevimli köpeği Toto'nun, bir kasırga sırasında hortuma kapılarak kendilerini büyülü Oz Ülkesi'nde bulmalarının ve dönüş yolculuklarının tuhaf, heyecanlı öyküsüdür.

Dorothy, Oz Ülkesi'nden Kansas'taki evine dönmeye çalışırken kendine sıradışı yol arkadaşları bulur. Onların da gerçekleştirmek istedikleri önemli birer dileği vardır: Beyni olmayan Korkuluk bir beyin, kalbi olmayan Teneke Oduncu bir kalp edinmek; cesareti olmayan Korkak Aslan ise cesur olmak istemektedir. Hepsi de dileklerini gerçekleştireceğine inandıkları ulu ve esrarlı Oz Büyücüsü'nü aramaktadırlar. Beklenmedik serüvenlerle dolu olan bu yolculuk, her birine yeni bir şeyler kattığı gibi küçük dostumuz Dorothy'ye sabırlı olmanın ve arkadaş dayanışmasının önemini, bunun yanında da bir yaşam gerçeğini öğretecektir: Kişi dileğine kavuşmak için başkalarına ya da bazı gizemli güçlere değil, kendi aklıyla gönlüne ve azminin gücüne güvenmelidir.

Sinemaya uyarlanan, dizi olarak yayınlandığında ise ülkemizde büyük ilgi gören Oz Büyücüsü, okuru, Nihal Yeğinobalı'nın güzel Türkçesiyle buluşturarak Oz Ülkesi'nde heyecanlı ve sihirli bir yolculuğa çıkmaya davet ediyor.

Georges Perec – Yaşam Kullanma Kılavuzu

Yaşam Kullanma Kılavuzu Kitap Kapağı Yaşam Kullanma Kılavuzu
Georges Perec
İmge Kitabevi
633

On yıl boyunca tasarlanan, iki yılda yazılan, belki bir günde bir solukta okunacak, belki bir haftada hazmedilemeyecek, herkesin istediğini bulabileceği bir yapıt olan Yaşam Kullanma Kılavuzu, düzensiz büyük bir düzen ya da son derece düzenli bir düzensizlik…Yani yaşamın kendisi…Edebiyat türleri açısından sınıflandırılması oldukça zor bir yapıt…Betimlemeler, sıradan öyküler, olağanüstü yazgılar, kataloglar, bilgelik dolu egzotik olaylar, mükemmel biçimde tasarlanmış cinayetler, karanlık kara büyüler, mucize bir eski kitap, bir seyahat kitabı, kapsamlı bir sözlük, şefkatin hiç eksik olmadığı bir ironi... Perec'in her şeyi sıkıştırdığı bu kitap büyük bir yapboz! Kaba güldürüyle atbaşı giden barok bir gerçekçilik!

Paris'te kuşaklara yayılan kiracıları ve sahipleriyle bir bina…Bunların parça parça, kat kat yaşamları, kimi zaman ayrıntılarla, bir yığın gereksiz şeyle birlikte ve de gerçek öyküleriyle anlatılıyor. Bu romanda bir servis merdiveninin, bir asansörün bile tarihi vardır. Bunların tümü bir yapboz oluşturur ama bir yapboz hiçbir zaman onu oluşturan unsurların tek tek irdelenmesiyle anlaşılamaz ve parçaların tümü yapbozun nihai amacı konusunda bir fikir vermez.

Şaşırtıcı, olağanüstü bir çağdaş romanın bilinçli, sistemli bir biçimde örüldüğü bu binaya girmek, dünya seyahati yapmaktır! Başınız dönecektir belki ama roman bittiğinde çok hafiflemiş hissedeceksiniz kendinizi.

Andre Gide – Ahlaksız

Ahlaksız Kitap Kapağı Ahlaksız
Andre Gide
İmge Kitabevi
144

1902 yılında yayımlanan bu yapıt, ahlaksızlığın, ahlak dışılığın ne övgüsü, ne de yergisidir. Kahramanı Michel'in geleneksel "ahlak" kalıplarını yıkıp içgüdülerini ve duygularını dışa vurarak, kendine bireysel yeni bir ahlak oluşturma çabalarının hüzünlü öyküsüdür.

Ursula K. Le Guin – Her Yerden Çok Uzakta

Her Yerden Çok Uzakta Kitap Kapağı Her Yerden Çok Uzakta
Ursula K. Le Guin
İmge Kitabevi
94

"Beni bir yazar olarak değiştiren bazı kitaplar var ama bu kitap beni bir insan olarak değiştirdi."
-Emily Schultz-

Hep mi biliriz farklı olduğumuzu, yoksa sonradan mı öğreniriz? Hep mi umutsuzuzdur, yoksa her bir denemeden sonra yeniden mi kırılır umudumuz? Ait olmak çağımızın ilacı olmasına rağmen neden bizim üzerimizde etkisini göstermez? Bir biz miyiz sınırlardan bıkan, beklentilerden usanan, yarışlardan hazzetmeyen? Neden hep tüketmeliyiz, neden hep daha çok tüketmeliyiz? Neden marka koleksiyonumuzun her harfi tastamam olmalı?

Ya biz her şeyden, hepsinden daha uzaktaysak bunların? Bir tepenin üzerinde, oturduğumuz kayadan sarkıttığımız ayaklarımızın altındaki manzarayı seyrediyor; mevsimlerden en soğuğunda ıssız denizin beyaz köpüklerini çiğniyor, dalgalarını dinliyor, kendi yaktığımız ateşte ısınıyorsak; derin bir ormanda, biz ormanın içinden geçerken, orman da bizim içimizden geçiyorsa ve bunların hepsi son model bir arabaya binmekten daha çok keyif veriyorsa bize, var mıdır bize de yaşamak için bir yer, bu yeryüzü kabuğu üzerinde?

Juan David Nasio – Jacques Lacan’ın Kuramı Hakkında Beş Ders

Jacques Lacan'ın Kuramı Hakkında Beş Ders Kitap Kapağı Jacques Lacan'ın Kuramı Hakkında Beş Ders
Juan David Nasio
İmge Kitabevi
237

Bu kitap, Lacan'ın eserlerine açık ve anlaşılır bir giriştir. Sadece uzmanlara değil, aynı zamanda bu büyük Fransız psikanalistin düşünceleriyle ilk kez karşılaşan okurlara da seslenir. J.-D. Nasio, klinik örnekler etrafında, canlı ve söyleşiyi andıran bir üslupla Lacancı kuramın esaslarını ortaya koyar: Bilinçdışı ve zevk. Bu iki kavramı ele alırken, Lacan’ın kuramını en iyi açıkladığını düşündüğü "gösteren", "bilinçdışı özne" ve "nesne a" kavramları üzerinde odaklanır.
İlk ders, bilinçdışının bir dil gibi yapılandığı ilkesinden yola çıkar ve ikinci ilke olarak "cinsel ilişki yoktur"u ele alır. İkinci ders bilinçdışının ortaya çıkışını, etkinleşen bir yapı oluşunu, bilinçdışı özneyi konu edinir. Üçüncü ders, nesne a ve "öteki" problemi ile ilgili konuları irdeler. Dördüncü ders düşlem üzerinedir: Psikanalizin özgün niteliğini, düşlemin kliniğini, bedenin bir zevk odağı olarak ortaya çıkışını ele alır. Beşinci ders ise "beden" üzerinedir. Bu beş dersi, Jacques Lacan'ın seminerinde J.D. Nasio tarafından verilen "bilinçdışı özne" konulu konferans takip eder. Böylece yazar, hastalarıyla olan deneyimlerinden yola çıkarak kendi Lacan yorumunu ortaya koyar; aynı zamanda da Lacan’ın kuramıyla tanışmaya istekli psikologlara, dilbilimcilere, eğitimcilere ve sosyal bilimlerin diğer alanlarıyla uğraşan okura, kendi Lacan okumasını yapması için yol gösterir.

Mary J. Gander & Harry W. Gardiner – Çocuk ve Ergen Gelişimi

Çocuk ve Ergen Gelişimi Kitap Kapağı Çocuk ve Ergen Gelişimi
Mary J. Gander & Harry W. Gardiner
İmge Kitabevi
618

Gelişim psikolojisi, psikolojinin en geniş ve en çok araştırılan dallarından biridir. İnsanın gelişimini, doğmu öncesinden başlayıp ölümüne kadar izleyen bu psikolojinin en dinamik bölümü de çocuk psikolojisidir. Özellikle ilk çocukluk çağının incelenmesi, günümüzde, psikolojinin en önemli uğraşlarından biri olmuştur. Geleceğin insanını yaratmanın yollarını araştıran bugünün bilimi, dikkatini özellikle çocuğun zihinsel gelişimine yöneltmiştir. Gelecek yüzyılların, tam anlamıyla bilime dayanan, akılcı, çok boyutlu, karmaşık yaşam biçimine, ancak zihinsel olarak erkenden gelişmiş insanların uyum sağlayabileceği çok iyi bilinmektedir.

Soren Kierkegaard – İroni Kavramı

İroni Kavramı: Sokrates'e Yoğun Göndermelerle Kitap Kapağı İroni Kavramı: Sokrates'e Yoğun Göndermelerle
Soren Kierkegaard
İmge Kitabevi
368

Kierkegaard zihinsel ve sanatsal gelişimi sürecinde önceleri Alman romantizminin etkisi altındaydı. Kendini, geleneklerin zihinsel gelişimini sınırlamasına izin vermeyen yaratıcı bir birey olarak tanımlıyordu. Bu başkaldırının ana motifini ise ironi kavramı oluşturuyor ve böylece ironi genel bir zihinsel ilke düzeyine yükseltiliyordu. Bunun üzerine Kierkegaard, ironiyi zihinsel faaliyet için önemli bir ilke olarak gören ilk felsefi kişilik olan Sokrates'e yöneldi. Sokrates ironiyi tartışmaları yönlendirmek için kullanıyor, bunu da, o zamana kadar bilindiği düşünülen konulardaki belirsizlikleri ve çelişkileri açığa çıkarmak amacıyla bilmiyormuş gibi yaparak sorular yöneltmek ya da bilgisizmiş gibi davranmak suretiyle yapıyordu.
Böylece Sokrates üzerine yoğun bir çalışma yapan Kierkegaard, İroni Kavramı'nda büyük filozofu Xenophon, Aristofanes ve Platon'un gözünden inceler ve onu Fichte, Schelling ve Hegel gibi 18. ve 19. yüzyıl filozoflarıyla karşılaştırır. İroni perspektifinden bakarak Platon diyaloglarındaki sokratik unsurları ortaya çıkarmayı dener.
İroni Kavramı, geniş okur kitlelerinin ilgisini çeken büyük filozof Kierkegaard'ın doktora tezi olarak gerçekleştirdiği bir çalışmadır. Bu nedenle birinci bölümünde mümkün olduğunca akademik bir dil kullanmaya çalışan Kierkegaard, metin ilerledikçe, özellikle ikinci bölümde o müthiş şiirsel ve yaratıcı üslubunu bulur. İroni Kavramı, çağın en önemli filozoflarından biri olan Kierkegaard'ın yazarlığındaki bu büyük dönüşümü izleme açısından da ayrı bir değere sahiptir.
Çünkü onun yazarlık yeteneği adeta bu sayfalardan doğmuştur.