William Shakespeare – On İkinci Gece

On İkinci Gece Kitap Kapağı On İkinci Gece
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
120

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdürmektedir. On İkinci Gece'nin konusu yazarın öteki romantik komedilerinde olduğu gibi, aşktır. Gizlenen kimlikler, birbirine karıştırılan kişiler olayları gülünç hale getirir. Ancak konudan daha önemli olan, güzelliğiyle öne çıkar bir şiir diliyle gülmece öğelerinin sergilenmesi, ilginç duygu ve düşüncelerle kişilerin gerçeklik kazanmasıdır.

William Shakespeare – Othello

Othello Kitap Kapağı Othello
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
160

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık
400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Othello´da kıskançlığı,
hırsı ve coşkuyu dinamik ve görkemli bir biçimde yansıtmıştır. Yine de bu eser sadece bir kıskançlık tragedyası değildir. Shakespeare, Othello´da her çağda geçerli olan trajik bir durumu, saf dürüstlüğün, yalan ve
düzen dünyasına yenilişini, yazgıların birbirinden ayrılıp birbiriyle karşılaştığı labirentler içinde aktarır.

William Shakespeare – Romeo ve Juliet

Romeo ve Juliet Kitap Kapağı Romeo ve Juliet
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
133

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Romeo ve Juliet'de birbirinden farklı pek çok toplumda benzerleriyle karşılaşılan trajik bir ilişkiyi, düşman ailelerin çocukları arasında doğan aşkı ele alır. Romeo ile Juliet'in umutsuz aşkını romantik örgüsünün yarı karanlık örtüsüyle sarmalayan eser, buna rağmen insan ilişkilerini gerçekçi bir anlayışla gözler önüne serer.

William Shakespeare – Soneler

Soneler Kitap Kapağı Soneler
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
158

İlk kez 1609 yılında topluca basılan 154 sone, denebilir ki, İngilizcenin en ünlü şiir dizisidir. Dünya edebiyatının en güzel örnekleri arasında yer alan bu şiirlerde, sevgi, kuşku, özlem, ihanet, kıskançlık, umut, hayal kırıklığı, karamsarlık, suç ve günah, sevgili önünde benliğin değersizliği, sevgi uğrunda her acıya katlanma, ölüm karşısında korku duygulu ve lirik bir sesle dile getirilmiştir.

William Shakespeare – Yeter Ki Sonu İyi Bitsin

Yeter Ki Sonu İyi Bitsin Kitap Kapağı Yeter Ki Sonu İyi Bitsin
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
133

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Yeter ki Sonu İyi Bitsin'de farklı sınıflardan iki gencin aşk öyküsünü konu alır. Oyun bir aşk serüveni ile taşlama arasında gidip gelir. Yazarın öteki komedyalarındaki neşeli çıkışlar, eğlendirici ezgiler, danslar, duygulu aşk sahneleri, oyun içinde oyun ve cümbüşlü geçişlere rastlanmaz. Kişilerin tutum ve davranışları da alışılagelenden farklıdır. Bu eserin Shakespeare oyunları arasında bir sorun komedyası olarak ayrı ve önemli bir yeri vardır.

William Shakespeare – Venedik Taciri

Venedik Taciri Kitap Kapağı Venedik Taciri
Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
William Shakespeare
İş Bankası Kültür Yayınları
115

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle dört yüz yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, en ünlü ve en güçlü eserlerinden biri olan Venedik Taciri'nde hemen her karakterle seyirciyi büyülemektedir.

Shylock başta olmak üzere her karakterde onca zıtlığı bir arada barındırabilen insan doğası çok büyük bir maharetle sergilenmektedir. Seyirci pek sevdiği bir karakterden, hemen bir sahne sonra nefret ettiğini ve bir tiradıyla tekrar sempati duymaya başladığını hissedebilir.

Bu yüzden Venedik Taciri, Shakespeare büyüsünün doruk noktalarından biri olmaya devam etmektedir.

İsmail Cem – Engeller ve Çözümler

Engeller ve Çözümler: Türkiye'de Sosyal Demokrasi Kitap Kapağı Engeller ve Çözümler: Türkiye'de Sosyal Demokrasi
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
404

Bu kitabın, belirli bir amacı var: Türk sosyal demokrasisinin ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini incelemek ve bazı alanlardaki alternatif politikalara işaret etmek. Sosyal demokrat bir yaklaşımın doğrultusunda çeşitli sorunları ve çözüm ipuçlarını sergilemek… Bu noktadan hareketle, ideoloji, parti ve başlıca ülke sorunları kitapta ele alınıyor. Sosyal demokrat bir iktidarın ideolojik ön koşulları, siyasal araçları ve uygulama yöntemleri inceleniyor. Kitabımızın iddiası, Türk sosyal demokrasisinin “netleşmesine” katkıda bulunmak; ideolojik tutarlılığına, parti anlayışına ve uygulama projelerine ışık tutmak. Geçmişin tahlillerinden ve açıklamalarından çok, geleceğe dönük, yarınları kazanacak yöntemleri tartışmak. Bu kitabın bir de özelliği var: İçerdiği yazıların çok büyük bölümü, siyasal pratiğin içinde oluşmuş, siyasal mücadelede biçimlenmiş düşünceler ve konuşmalar. Cumhuriyet Halk Partisi’nde ve daha sonra Sosyal Demokrat Halkçı Parti’de yaşadığım deneyimler bu yazılarda yansıyor. Engeller ve Çözümler, Türkiye’nin siyasetinde yer alan yahut yer alacak insanlara, Türkiye’nin geleceğiyle ilgilenenlere sunulmuş bir deneyim ve düşünce bütünü.

İsmail Cem – Geçiş Dönemi Türkiyesi

Geçiş Dönemi Türkiyesi Kitap Kapağı Geçiş Dönemi Türkiyesi
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
412

“Geçiş Dönemi” Türkiyesi (1981-1984 Yılları) / Bütün Eserleri-10

Gazete yazılarının özelliği yaşanılan günü en yalın, en doğrudan yansıtmasıdır. Gazete sütunlarında bir günlük ömrü olan düşünceler ve gözlemler, o günün belgesidir bir bakıma. Çoğu kısacık sürelerde kaleme alınmış bu yazıların tek ayrıcalığı, sanırım bu belgesel nitelikleridir.

Yüzlerce günlük yazısının küçük bir bölümünde böyle bir belgeselliği sezmek ve onların kalıcı bir değer taşıdığını varsaymak, bir yazarın mazur görülebilecek iddiasıdır. Bu kitabımız, böyle bir iddianın ürünüdür.1981-84 yılları, Türkiye’nin toplumsal tarihinde bir “geçiş dönemi”dir. Bir tarih sayfası çevrilmiş, bir başkası, önce yeni anayasasıyla, sonra yeni partileri ve seçimiyle açılmıştır.

Geçiş dönemi, Türkiye’nin geleceğini büyük ölçüde etkileyecek izler bırakarak, bir noktadan sonra tarih olmuştur. Bu geçiş döneminin, “arabesk kültüründen” ekonomisine, siyasetine, “sol”una kadar tüm özelliklerini yansıtan bu yazılarımızın tümü, yaşanan günün içinde kaleme alınmıştır. Seçilen yazıların bir dönemi belgelerken, geleceğe dönük bazı ipuçlarını da getirdiğini sanıyoruz. Gelecek adına yararlanılabilecek gözlemleri, düşünceleri, belgeleri içeren yazılardan bu kitap oluşuyor; yaşanmış bir “tecrübeyi,” değerlendirilmek ve kullanılmak üzere geleceğe aktarmayı amaçlıyor.

Türkiye’de sol, yıllardır verdiği mücadelenin, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren irade tarafından zorla yıkıldığını veya bastırıldığını görmüştür. Günün olaylarını gözlemleyen bir gazeteci ve ileriye yönelik dersler çıkartan bir düşünür olarak İsmail Cem, bu kitabında, darbe sonrasında oluşturulmaya çalışılan yeni Türkiye’yi tanımaya yönelik yazılarına yer vermiştir.

İsmail Cem – Gelecek İçin Denemeler

Gelecek İçin Denemeler Kitap Kapağı Gelecek İçin Denemeler
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
448

Türkiye kritik bir dönemini yaşıyor. Bugün yapılacak ve yapılmakta olan yanlışlar, bugün ertelenen sorumluluklar, Türkiye’nin 2000’li yıllara sakat girmesine neden olur. Yanlışlar ve eksiklikler biraz daha sürerse, işin arkasını toparlayamayız.
Türkiye, bazı temel tercihlerini belirlemek ve bunların gereğini artık yapmak durumundadır.
Cumhuriyetin üzerine gitmeyi sürekli ertelediği büyük sorunların bütün cesamet ve şiddetiyle ülkenin önüne dikildiği 1990’lı yıllarda, Türkiye siyaseti bu sorunların altında kaldı. 12 Eylül’ün tasfiye etmeye çalıştığı siyasi yapı,
1990’lara eskinin benzeri biçiminde yeniden şekillenmiş olarak girdi ama yine aynı çözümsüzlüğü ve ertelemeci tavrı gösterdiği için 2000’li yılların başlarında yine tasfiye oldu.
Ülkenin içinde bulunduğu kargaşanın üzerinden bakıp ileriyi görmeye çalışan az sayıdaki siyasetçiden biriydi İsmail Cem. Sahip olduğu geniş ufukla yıllar boyunca Türk ve dünya siyasetinin içinde olmanın getirdiği birikimi birleştirerek yazıyor uyarılarda bulunuyordu. Onun bu çabasının ürünlerinden biri olan elinizdeki kitap, 1990’ların o bunalımlı yıllarında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun çeşitli açılardan tahlili üzerinden geleceğe açılımlar yapan denemelerden oluşmaktadır.

İsmail Cem – Siyaset Yazıları

Siyaset Yazıları Kitap Kapağı Siyaset Yazıları
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
434

Milliyetçi Cephe olayı, 1973 seçimiyle oluşan siyasal üstyapının özellikleriyle ve Türkiye sağının geçirdiği değişimle yakından ilişkilidir. 1973 seçim sonrasının genel görünümü, şöyledir: Sağın büyük partisi AP, bir yandan Demokratik Parti'ye öte yandan kendi kişiliğine özgü nitelikler de taşıyan MSP'ye büyük ölçüde oy kaybetmiştir. CHP, en radikal dönemini yaşamaktadır; gelişmektedir, ancak tek başına hükümet olacak gücün uzağındadır. 12 Mart döneminin kalıcı etkileri sonucunda sosyalist sol, Parlamento düzeyinde temsil edilmemektedir.

MC'nin temelleri, bu belirsizlik ortamında atılmıştır. Siyasal manevraların eski ustası Demirel, Demokratik Parti milletvekillerini birer birer kendi partisine çekmeye başlamıştır. O günün koşullarında, Türkiye'nin sağ güçleri bu oluşumu büyük ölçüde desteklemiştir. 12 Mart tecrübesiyle "akıllanmış" bir Demirel, bu güçlere artık güven verebilmektedir. Demirel'in ve "kurulu düzenin" -yabancı dildeki deyimiyle "establishment"in- güvenilir sözcüsü Feyzioğlu'nun gözetiminde, MSP'nin yola getirileceği inancı vardır. MHP ise, bu çevrelerin önemli bölümü tarafından hiç değilse anlayışla değerlendirilmektedir. Düzeni, sol "tehlike" karşısında koruyacak, gereğinde kaba kuvvet yöntemlerini düzen adına harekete geçirebilecek tek gücün MHP olduğuna inanılmakta; sağın büyük bir kesimi bu partiyi ve anlayışını sempatiyle karşılamaktadır. Böylece, bir çeşit "ideal" formül, sağ güçler açısından oluşmaktadır.

İsmail Cem bu kitabında 1975-80 arasındaki siyasi olayları içeren yazılarına yer vermekte ve doğal olarak özellikle de Milliyetçi Cephe hükümetlerini konu edinmektedir.

İsmail Cem – Soldaki Arayış

Soldaki Arayış Kitap Kapağı Soldaki Arayış
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
309

“Farklı bir açıdan bakarsak, ‘sol’, kendi yapısı bakımından zaten sürekli ve sonsuz bir arayıştır.
Son çözümlemede, ayrıcalıkların ayrıcalık olmaktan çıkarılmasıdır. Fırsatların, kültür ve eğitimin, zenginliklerin, mümkün olan en geniş kitleye ulaştırılmasıdır. Sürekli ve sonsuz bir adalet arayışıdır. Sürekli bir yenileşmedir.

Türkiye’mizde sorun, bu arayışın, solu geliştirmek için değil, solun ‘sol olabilmesi için’ hâlâ sürmekte olmasıdır. Solun ‘kimlik arayışı’ düzeyinde, solun ‘temel ilkeleri ve doğrultusu düzeyinde hâlâ sürmesidir. Sorun ve sıkıntı buradadır.

Soldaki arayışın bu başlamda hâlâ sürmekte olması, bu giriş bölümünde sıraladığımız eksiklerden ve onların benzerlerinden kaynaklanmışsa, o zaman, yapılması gereken nedir? ‘Arayışın’, bu temel eksikleri gidermeye yönelmesi. Bu kitabın var olur gerekçesi budur. ‘Soldaki arayış’a bir katkı getirmek.

Solun haklılığına ve güzelliğine Türkiye’nin solu da layık olmalıdır...

İsmail Cem – Sosyal Demokrasi

Sosyal Demokrasi Kitap Kapağı Sosyal Demokrasi
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
337

Sosyal Demokrasi ya da Demokratik Sosyalizm Nedir, Ne Değildir / Bütün Eserleri-4

Türkiye’nin en sevilen siyasetçilerinden İsmail Cem, aynı zamanda sol siyaset konusunda ses getiren kitaplar kaleme almış bir düşünürdü. 1984 yılında yazdığı elinizdeki kitapta, sol siyasetin teori ve pratiğindeki birikimlerini okuruyla paylaşıyor.

Sosyal demokrasinin ideolojik kaynaklarına dönerek Kautsky ile Bernstein’in kimi düşüncelerini vurgulamakla işe başlayan Cem, demokratik sosyalizm olarak da nitelediği sosyal demokrasinin, kimi temel tercihleriyle sosyalist-komünist hareketlerden ayrıldığını belirtiyor. Sosyal demokrasinin şiddeti reddeden mücadele biçimleriyle çoğulcu ve eşitlikçi bir ortam oluşturmak için yola koyulduğunu söyleyerek sosyal demokrat modeli ortaya koyuyor. Cem’e göre değişen dünyada iş daha zorlaşmış olsa da toplumların sanayileşme ve özgürlük doğrultusundaki kaçınılmaz gelişmeleri, bir noktadan sonra ancak sosyal demokrasinin cevaplayabileceği ihtiyaçlar yaratacaktır. Dolayısıyla sosyal demokrasi, geleceğin sistemidir.

İsmail Cem, kitabının son bölümünde Türkiye’de sosyal demokrasinin mümkün olup olmadığını tartışıyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamı ve siyasi hareketleri değerlendirerek soysal demokrasinin Türkiye’de sadece bir olasılık değil, bir ihtiyaç olduğu sonucuna varıyor:

“Adaletli paylaşım şöyle dursun, var olan yapıların ‘üretim’ ve ‘yatırım’ görevini bile üstlenemediği bir ortamda, ‘sanayileşme, demokrasi, eşitlik’ ihtiyacındaki bir toplumun çözümü, sosyal demokrasidir.

Bizim görebildiğimiz, sosyal demokrasinin, – bu kitapta incelenen örneklerdeki gibi- sosyal demokrat ideolojiye, kimliğe, yapılanmaya sahip bir parti tarafından gerçekleştirilebilir olduğudur.”

İsmail Cem – Tarih Açısından 12 Mart

Tarih Açısından 12 Mart: Nedenleri, Yapısı, Sonuçları Kitap Kapağı Tarih Açısından 12 Mart: Nedenleri, Yapısı, Sonuçları
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
657

Neden 12 Mart yaşandı Türkiye'de, neden bunca acı çekildi, insan öldürüldü, üç genç asıldı, işkence yapıldı, cezaevleri dolduruldu? Neden sosyalist parti kapatıldı, işçi sınıfı sessizliğe mahkûm edildi, kitaplar toplattırıldı, kitaplar yakıldı, neden Anayasa ve kanunlar değiştirildi? Neden Türkiye'nin dış siyaset alanındaki uyanışı ve yeni arayışları engellendi, neden bürokrasi siyasal iktidara el koydu, neden onların işini kolaylaştıran resmi kışkırtmalar düzenlendi ve neden Türkiye'nin toplumsal gelişimi iki buçuk yıl donduruldu?

Yani, neden 12 Mart gerçekleştirildi?

İsmail Cem – Türkiye Üzerine (Araştırmalar)

Türkiye Üzerine (Araştırmalar) Kitap Kapağı Türkiye Üzerine (Araştırmalar)
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
327

Türkiye Üzerine (Araştırmalar) / Bütün Eserleri-8

Türkiye’de dün, geride kalmıştır. Kitleler tarafından çoktan aşılmıştır. Sınıfsız millet anlayışıyla, aslında sermayeyi gözetip sermayesizi ezdiren hakemlik iddiasıyla, hâkim zümrelerin halk kitleleri sırtında koalisyon kurmalarını mümkün kılan sosyal barışıyla, tahsildar pençesindeki köylüsü ve yol vergisiyle dün, bir daha gelmemek üzere geçmişte kalmıştır. Hem de öylesine geçmişte kalmıştır ki 1960’ın 500 binlik, 1965’in 800 binlik sigortalı işçi sayısı bile günümüzden çok uzaklardadır. 1960 ölçüleriyle bir çeşit devrimciliğin doruğuna ulaşan sözlerin devrimciliği bile, artık eskimiştir. Bir dönem, dün, kendine özgü koşulların yarattığı çözüm yollarıyla, kendi çerçevesindeki büyük başarıları, atılımları ve başarısızlıklarıyla; şerefi, kıvancı, özellikleri ve ayrıcalıklarıyla, bir daha yaşanmamak üzere tarihe karışmıştır. Dünle beraber, dünün ilerici çözüm yollarının ilericiliği de, günümüz açısından, tarihe karışmaktadır.Türkiye, daha güzel yarınlar yaratacak toplumcu çözüm yollarını, ancak günümüzdeki gelişmelerden hız alarak ve günümüzün gerçeklerine dayanarak oluşturabilir. Geçmişin, sosyal ve sınıfsal ilericiliği hayli tartışma götürür deneylerini tekrarlamak özlemi, ancak Türkiye’yi hiç değişmeyen, hatta gerileyen bir olgu gibi sosyoloji dışı ölçülerle yorumlamanın sonucudur. Yarını dünde aramak, 1970 Türkiye’sinde, anlamsızdır.1965-70 yılları arasındaki yazılarından seçtiklerini topladığı bu kitabında, ileride sol düşünce ve siyasetin önde gelen isimleri arasına hakkıyla girecek olan İsmail Cem’in, toplumun ve solun sorunlarına duyarlı yaklaşımı kendini göstermektedir.

İsmail Cem – Türkiye, Avrupa, Avrasya 1. Cilt

Türkiye, Avrupa, Avrasya 1. Cilt: Strateji, Yunanistan, Kıbrıs Kitap Kapağı Türkiye, Avrupa, Avrasya 1. Cilt: Strateji, Yunanistan, Kıbrıs
İsmail Cem
İş Bankası Kültür Yayınları
298

Bu kitabın amacı, 21. Yüzyıl Türkiye'sinin, insanlığın büyük yürüyüşüne getirilebileceği özgün katkıyı dış siyaset alanında irdelemektir.

"Türkiye, Avrupa, Avrasya'yı, öncelikle anıların paylaşıldığı bir kitap olarak öngörmedim. Daha çok, değerlendirmelerimden, gözlemlerden, konuşma ve demeçlerden, yabancı basında yayımlanmış yazılarımdan oluşuyor. Bu kitabımın özelliği, Dışişleri Bakanı olarak (1997-2002) yaşadığım olaylardan, geliştirdiğim düşüncelerden, uyguladığım politikalardan hareketle gerçekleşmiş olması. Bu birikimden yola çıkarak geçmişin ve geleceğin değerlendirilmesini yapmaya çalıştım; Türkiye'nin yenileşme sürecine dış siyasetin katkısını inceledim. Siyaset ve dış siyaset üzerine çalışanlarla, kendi deneyimimi, dünyaya ve Türkiye'ye bakışımı, vizyonumu paylaştım..."