Elizabeth Zachariadou – Osmanlı İmparatorluğunda Doğal Afetler

Osmanlı İmparatorluğunda Doğal Afetler Kitap Kapağı Osmanlı İmparatorluğunda Doğal Afetler
Elizabeth Zachariadou
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
313

Girit Üniversitesi Akdeniz Araştırmaları Enstitüsü'nün Türkoloji programı tarafından 10-12 Haziran 1997'de Rethymno'da düzenlenen konferansa sunulan tebliğlerden oluşan bu kitap, Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan doğal afetleri geniş bir zaman diliminde ele alıyor. İlk bölümde yer alan 14 makale depremler konusuna eğiliyor, daha kısa olan ikinci bölümdeki üç makale ise selleri ve kuraklıkları ele alıyor. Osmanlı belgeleri, Venedik konsoloslok yazışmaları, Memluk ve Bulgar kayıtları, St. Jean Şövaleyerinin ve Amerikan misyonerlerinin raporları, Yunanca sismologion'lar gibi son derece geniş bir kaynak çeşitliliğine dayanarak Anadolu, Balkanlar, İyonya, Ege Adaları, Girit ve Karadeniz bölgelerinde Osmanlı çağının çeşitli dönemlerinde meydana gelen doğal afetler inceleniyor...

İlhan Tekeli – Cumhuriyetin Belediyecilik Öyküsü (1923 – 1990)

Cumhuriyetin Belediyecilik Öyküsü (1923 - 1990) Kitap Kapağı Cumhuriyetin Belediyecilik Öyküsü (1923 - 1990)
İlhan Tekeli
Tarih Vakfı Yurt Yayınları

Türkiye belediyeciliğinin ayrıntılı ve kapsamlı bir tarihi ve yorumu, hukuki ve idari düzenlemelerin bulunmaz bir envanteri, yerel yönetim sorunlarının ve çözüm yaklaşımlarının mükemmel bir analizi. İlhan Tekeli'nin bu kitabı, belediyecilikle her düzeyde ilgili olanların ve ilgilenmek niyetinde olanların dikkatle inceleyecekleri bir başucu kitabı.

İlhan Tekeli – Türkiye’de Yaşamda ve Yazında Konut Sorununun Gelişimi

Türkiye'de Yaşamda ve Yazında Konut Sorununun Gelişimi Kitap Kapağı Türkiye'de Yaşamda ve Yazında Konut Sorununun Gelişimi
İlhan Tekeli
Tarih Vakfı Yurt Yayınları

Temel insan haklarından barınma mefhumunun en önemli bile?eni olan konut, onurlu bir ya?am hakkının gerçekle?tirilmesi için merkezi bir konuma sahiptir. Türkiye gibi, in?aat sektörünün ekonomi içerisinde çok önemli bir yere sahip oldu€u bir ülkede toplumun büyük kesimlerinin bu haktan mahrum olması mazur görülemez. ‹nsanların ya?amlarında kendilerini güvende hissetmeleri için konut sorununun çözülmü? olması gerekmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin hem sosyal hem de ekonomik tarihi bakımından Türkiye'deki konutun öyküsünü yakından tanımak gerekir.

Tekeli Toplu Eserlerin 24'üncü kitabında Cumuriyet'in ilk yıllarından 1980'lere kadar Türkiye'de konut sorununun de€i?iminin öyküsünü kurumsal düzenlemeler, sektörün performansı ve yazın alanındaki yansımalarıyla okuyacaksınız.

İlhan Tekeli – Akılcı Planlamadan Bir Demokrasi Projesi Olarak Planlamaya

Akılcı Planlamadan Bir Demokrasi Projesi Olarak Planlamaya Kitap Kapağı Akılcı Planlamadan Bir Demokrasi Projesi Olarak Planlamaya
İlhan Tekeli
Tarih Vakfı Yurt Yayınları

Bu kitapta İlhan Tekeli, son 40 yılı aşkın süre içinde dünyada ve Türkiye'de yaşanan dönüşümler karşısında, planlama kuramında yaşanan değişmeleri ve kendisinin planlama konusundaki düşüncesinin aşama aşama nasıl biçimlendiğinin öyküsünü anlatıyor. Yaşanan bu dönüşüm kitabın adında "Akılcı Planlamadan, Bir Demokrasi Projesi Olarak Planlamaya" olarak özetlenmiş bulunuyor. Bu kısaltılmış ifade, yönetimden, yönetişime; toplum yararının dıştan verilmesinden, toplumdaki bireylerin seçmeleriyle oluşmasına; elitist yol gösterici planlamadan, katılımcı birlikte planlamaya; araçsal rasyonellikten, iletişimsel rasyonelliğe; nesnel bilgiden, öznellerarası uzlaşımların bilgisine geçiş gibi çok kapsamlı dönüşümleri işaret ediyor.

Georg G. Iggers – Yirminci Yüzyılda Tarihyazımı

Yirminci Yüzyılda Tarihyazımı Kitap Kapağı Yirminci Yüzyılda Tarihyazımı
Georg G. Iggers
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
192

"Tarihin sonu geldi mi? Tarihle edebiyat arasındaki farklılıklar ve benzerlikler nelerdir? Tarih anlatısının odak noktasında devlet ve siyaset mi, yoksa toplumsal ve ekonomik yaşam mı yer almalı? Marksist tarih yaklaşımı günümüz dünyasında geçerliliğini koruyor mu? Dünya tarihi tek bir zaman çizgisi üzerinde, bütüncül bir süreç olarak hep ileriye doğru mu evriliyor, yoksa aynı yüzyılın tarihi içinde bile farklı zaman çizgileri mi söz konusu? Tarihyazımı, o tarihin içindeki gerçek bireylerin gündelik yaşamlarıyla ne derece örtüşüyor? George G. Iggers, tarihyazımında kilometre taşları olan Leopold von Ranke, Weber, Marx ve Marksist tarihyazımı, Annales okulu, yapısalcılık, Frankfurt okulu, Foucault, Derrida, Thompson, post-modernizm gibi akımları, içinde şekillendikleri koşullarla birlikte ele alırken, ayrı bir disiplin olarak doğduğu 19. yüzyıldan günümüze dek tarihyazımının serüvenini ve ardında bıraktığı soruları anlatıyor.

Franz Babinger – Müteferrika ve Osmanlı Matbaası

Müteferrika ve Osmanlı Matbaası Kitap Kapağı Müteferrika ve Osmanlı Matbaası
Franz Babinger
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
114

Bu kitap, Osmanlı toplumunun Osmanlıca/Türkçe harfli matbaayla 18. yüzyıl gibi görece geç bir tarihte tanışmasının çok yönlü sonuçlarına ve bu yeni teknolojinin Osmanlı kültür tarihine yaptığı katkılara eğiliyor. İbrahim Müteferrika'nın çabalarıyla kurulan Osmanlı matbaasının meydana geliş öyküsüne ve ilk yüzyılda basılan kitapların açıklamalı tanıtımlarına yer veren çalışma, Osmanlı'da kitabın tarihine katkı yapmayı hedefliyor. İki özgün metin temelinde yükselen kitapta, Franz Babinger 18. yüzyıl İstanbul'undaki kitapçılığı, diğer Müslüman ülkelerdeki matbaacılık faaliyetleri ve Avrupa'daki Türkiyat araştırmalarına da değinerek yorumlarken; İbrahim Müteferrika, Latince olarak kaleme alınmış ve Türkçe çevirisiyle birlikte burada ilk kez yayımlanan yazısında, Osmanlı matbaasını Batı'ya tanıtmaya çalışıyor. Nedret Kuran - Burçoğlu ve Machiel Kiel, metinleri çevirmenin yanında, gerekli noktalarda yaptıkları açıklamalar ve yorumlarla, konuya ilgi duyan günümüz okurlarının metinlerle daha verimli bir diyalog kurmalarına olanak sağlıyorlar.

Ehud R. Toledano – Osmanlı Köle Ticareti (1840 – 1890)

Osmanlı Köle Ticareti (1840 - 1890) Kitap Kapağı Osmanlı Köle Ticareti (1840 - 1890)
Ehud R. Toledano
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
254

Ehud R. Toledano bu yapıtında Osmanlı tarihinin şimdiye kadar üzerinde pek az durulan bir yönünü, Osmanlı İmparatorluğu'nda köle ticaretini ele alıyor, bu ticaretin 19. Yüzyıld bastırılışı ve yasaklanışını anlatıyor. Kölelik ve köle ticareti hakkında Batı'da gittikçe büyüyen bir literatür olmasına karşın Osmanlı özelinde ve İslam toplumları genelinde bu konular üzerindeki çalışmalar henüz başlangıç aşamasında. Toledano'nun önemli bir boşluğu dolduracak nitelikteki bu kitabında. Çerkes, Gürcü ve Afrikalı kölelerin karanlıkta kalmış öykülerini okuyacaksınız.

Bekir Onur – Toplumsal Tarihte Çocuk

Toplumsal Tarihte Çocuk Kitap Kapağı Toplumsal Tarihte Çocuk
Bekir Onur
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
159

Tarihin seçkinlerin öyküsünden ibaret olmadığına inanan toplumsal tarihçiler, günümüzde, sınıfına, ırkına, dinine, cinsiyetine, yaşına bakılmaksızın bütün insan gruplarını içeren bir tarih bilimi oluşturmaya koyuldular. Çocukların görece güçsüz ve sessiz bir grup olmaları onların yazılı tarihten dışlanmalarını gerektirmez diye düşünüyorlar. 23-24 Nisan 1993’te düzenlenen Toplumsal Tarihte Çocuk Sempozyumu, ülkemizde işte bu alanda yapılan ilk çalışma, bu kitap da aynı konuda dilimizdeki ilk yayın. Çocukluğun tarihi arkeolojik eserlerde, gravürlerde, fotoğraflarda, tiyatro oyunlarında, şenliklerde, çocuk yayınlarında, giysilerde, oyuncaklarda, oyunlarda araştırılıyor. Ama önce, bu tarihin incelenmesine kuramsal bir temel hazırlayarak...

Carlo M. Cipolla – Neşeli Öyküler

Neşeli Öyküler Kitap Kapağı Neşeli Öyküler
Carlo M. Cipolla
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
87

Karabiber, nasıl oldu da Haçlı seferlerine yol açtı? Floransalı ünlü banker Bardi ailesi neden kalp para basmaya kalkıştı? Osmanlı hanımları arasında gümüş Fransız paralarından yapılma kolye ve küpler moda olunca Osmanlı ekonomisi nasıl krize girdi? Bremen piskoposunun av eti tutkusu nelere yol açtı? Fatih William İngiltere'yi işgale giderken neden yanında bol bol şarap götürdü? Vikingler neden güneye akın yaptılar? İtalyan iktisat tarihçisi Carlo M. Cipolla, Üç Olağandışı Öykü'de kendi üslubuyla, 17. -18. yüzyıllarda geçen neşeli, tuhaf, ama tamamen gerçek öyküler anlatıyor. Allegro ma non troppo Avrupa tarihine mizah penceresinden bakıyor. Kitabın sonunda yer alan Aptallığın Temel Yasaları'nı ise yazar "nükteli bir buluş" olarak niteliyor.

Carlo M. Cipolla – Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar

Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar Kitap Kapağı Fatihler, Korsanlar, Tüccarlar
Carlo M. Cipolla
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
72

Avrupa tüm Ortaçağ boyunca değerli maden yokluğu yüzünden büyük sıkıntı çekti. Ancak beklenmedik bir anda, 16.yüzyılın ortasından başlayarak, Amerika kıtasındaki sömürgeleri, özellikle de Meksika ve Peru, İspanya'ya tonlarca gümüş akıttı. İspanya sınırlarını da aşan bu günüş bolluğunu, Venedik elçisi Vendramin, "evlerin çatısına yağan ve ilk düştüğü yerdekilere hiçbir yarar sağlamadan süzülüp aşağı akan yağmura" benzetiyordu. Değerli madenler bu şekilde, Batı'dan Doğu'ya ilerleyerek, bir ülkeden diğerine hızla yayıldı. Bu arada Avrupalıları imrendiren Doğu malları da -baharat, ipek ve özellikle de porselen- aksi yönden (Doğu'dan Batı'ya) hareket ederek bütün dünyada yoğun bir ticaretin gelişmesini sağlıyordu. Bu ticari gelişmeye olanak sağlayan temel araç da, İspanya'da sekizlik real ya da peso, Anglo-Sakson ülkelerde sekizlik sikke ve İtalya'da piastra diye adlandırılan kaba ve ağır bir madeni paraydı. Türkiye'den İran'a, Hindistan'a, Çin'e kadar, bu sikke en çok aranan şey oldu ve kıtalar-arası karşılıklı ticaret yöntemini çalıştırmak için gerekli olan paraya çevrilebilir değir sağladı. İspanyol-Amerikan gümüşünün heyecan verici, ilginç öyküsü ve sekizlik real'in başarısı Cipolla tarafından kitapta büyük bir ustalıkla anlatılmaktadır.

Andre Clot – Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi

Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi Kitap Kapağı Harun Reşid ve Abbasiler Dönemi
Andre Clot
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
294

Kısacası Harun dönemi ve izleyen iki yüzyıl boyunca bilim adamları ve filozofların çiçekler gibi açtıkları görülür, o kadar ki, bu döneme Arap biliminin altın çağı adı verilir. 830 yılına doğru Memun, bu canlılığı Bağdat’ta açtığı "Bilgelik Evi" çatısı altında toplayarak ‘bilimsel araştırmalar’ ve çevirilerden sorumlu bir tür akademi oluşturur. Burada eski İskenderiye kütüphanesini aratmayacak işler yapılır. Bu evde çalışmaya layık görülenlere belli bir ödenek ayrılır.

Ülkenin her yanından astronomlar, matematikçiler, tıp doktorları, coğrafyacılar, filozoflar, çevirmenler ve özgün eser sahipleri Bağdat’a akarlar. Hepsi de bu bilimsel ve entelektüel atılıma katkıda bulunurlar. Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’nun büyük kültürlerini bir potada eriterek, eski Doğu’yu yeni bir kültür ve uygarlığa taşırlar. Geniş bir bilgi alanını kapsayan bu yeni bilgi, sırası geldiğinde Batı tarafından özümsenecek, Batı’nın ilerlemesini sağlayacak temel malzemeyi temin edecektir.

Béla Horváth – Anadolu 1913

Anadolu 1913 Kitap Kapağı Anadolu 1913
Béla Horváth
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
120

Macar araştırmacı Bela Horvath, Birinci Dünya Savaşı'nın arifesinde İstanbul ve Ankara üzerinden Nevşehir, Niğde, Konya ve Karaman'a kadar at sırtında yaptığı 2300 kilometrelik seyahatte son derece ilginç kültürel, etnografik ve sosyolojik gözlemlerde bulundu. Devlet adamları, aydınlar, subaylar ve Anadolu'nun sıradan insanlarıyla konuŞtu, onların geleceğin Türkiye'sine ait görüşlerini kaydetti. Konya'da tiyatroya gitti, Hasandağı'na tırmandı, fasulye yedi, ayran içti, antik şehirleri dolaştı

Ahmet Yaşar Ocak – Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler

Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15-17. Yüzyıllar) Kitap Kapağı Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler (15-17. Yüzyıllar)
Ahmet Yaşar Ocak
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
552
Osmanlı tarihinde İmparatorluğun 15. yüzyıldan 17. yüzyıla kadarki üç yüz yıllık siyasal ve toplumsal düzenine, bu düzenin arkasındaki resmî ideolojiye karşı bazen kişisel, bazen kitlesel birtakım çıkışlar görülür. Siyasal iktidarın “Zındıklık ve Mülhidlik” (bugünün Türkçesiyle “Sapkınlık ve Dinsizlik”)le itham ettiği bu hareketler, genellikle idamla cezalandırılmıştır. Şeyh Bedreddîn, Molla Lûtfî, Nadajlı Sarı ‘Abdurrahman Efendi, Hakîm İshak, Larî Mehmed Efendi, Oğlan Şeyh İsma‘il-i Ma‘şûkî, Hamza Balî, Şeyh Muhyiddîn-i Karamânî gibi kişilerin Osmanlı iktidarına ve resmî ideolojisine karşı duruşlarının sebepleri ve mahiyeti, amacı ne idi? Toplumun hangi kesimlerinden kaynaklanıyor ve yankı buluyordu? A. Yaşar Ocak, kitabında bu soruların ve benzerlerinin cevabını ve Osmanlı tarihinin bu ilginç cephesinin bir panoramasını vermeyi deniyor.

Martha Mundy – Modern Devlet’e Giden Yolda Mülk Siyaseti

Modern Devlet'e Giden Yolda Mülk Siyaseti: Osmanlı Suriyesi'nde Hukuk Yönetim ve Üretim Kitap Kapağı Modern Devlet'e Giden Yolda Mülk Siyaseti: Osmanlı Suriyesi'nde Hukuk Yönetim ve Üretim
Martha Mundy
Tarih Vakfı Yurt Yayınları
416

Elinizdeki kitap geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda hukuk, idare ve üretken toplumsal ağların kesiştikleri noktada mülkiyet ilişkilerinin doğasını ve dönüşümünü inceliyor. Öncelikle Tanzimat düzenlemelerini, İslam Hukuku’nda yüzyıllar boyunca mîrî topraklar hakkında cereyan etmiş tartışmaların eksenine oturtuyor. Daha sonra, Tanzimat hukuksal sisteminin yönetimini İmparatorluğun yüz civarında köyü kapsayan bir kazasında mercek altına alıyor.
Kitaba göre bu yaklaşım yöntem açısından önem taşıyor, zira on dokuzuncu yüzyıl boyunca Tanzimat ıslahatları büyük ölçekli dönüşümlere uğramıştır. Bu ıslahatların etkileri de hem yürürlüğe konuluşlarının zamanlamasına hem de bölgelerin siyasal iktisadına bağlı olarak farklılıklar arz ederler. Bu yüzden siyasal yöneticiler bölge seçkinleri ile bir araya gelerek müzakere, tercüme ve çatışma süreçlerine dahil olurlar.
Kitabın üçüncü ve son bölümü sözlü mülakatlar, tapu, kadastro, nüfus, vergi, nizamiye ve şer’i mahkeme kayıtlarından hareketle üretken sistemlerde mîrî topraklardaki mülkiyetin nesnesinin sadece hukuk ve idare tarafından değil, bu toprağın toplumsal üretimdeki değeri tarafından da belirlendiğini göstermektedir.
Böylece elinizdeki kitap, daha geniş karşılaştırmalı bir çerçevede hem mülkiyetin mahiyeti hem de Osmanlı ıslahatlarının mizacı konularında yeni perspektifler sunmaktadır.

Noemi Levy & Alexandre Toumarkine – Osmanlı’da Asayiş, Suç ve Ceza

Osmanlı'da Asayiş, Suç ve Ceza (18.-20. Yüzyıllar) Kitap Kapağı Osmanlı'da Asayiş, Suç ve Ceza (18.-20. Yüzyıllar)
Noemi Levy & Alexandre Toumarkine
Tarih Vakfı Yurt Yayınları

Tarihyazımının uzun süre ihmal ettiği, Osmanlı İmparatorluğu’nda asayiş konusu, birkaç yıldır tepeden tırnağa yenilenme içinde. Ortak bir çalışmanın ürünü bu yapıt, gelişmekte olan bir araştırma alanına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan incelemeler iki yaklaşıma öncelik veriyor. İncelemelerin bir kısmı suç, kamu düzeni ve hapishaneler konulu tarihyazımını ele alırken bu konuları uygun bir kavramsal çerçeveye yerleştirmek için zengin Anglosakson ve Fransız literatürünün eleştirel gözle okunmasının önemini gündeme getiriyor. Tarihyazımının kendisine yönelik bu eleştirel metinlerin ardından, 18.-20. yüzyıllar arası Osmanlı İmparatorluğu’nda meydana gelmiş bir dizi vaka inceleniyor. Bu incelemeler, çeşitli kaynaklardan hareketle, Osmanlı başkentindeki suç, asayişin sağlanması ve imparatorluğun hapishane sistemindeki dönüşüm konularını tartışıyor. Böylece, bu kitap tarihyazımının bu alanına ait farklı bakış açılarının zengin bir panoramasını sunuyor. Ayrıca Osmanlı toplumsal ve siyasal tarihinin çok az bilgi sahibi olduğumuz bu alanındaki araştırmaların çoğalmasının önemini vurguluyor.