Fethi Naci – Sait Faik’in Hikayeciliği

Sait Faik'in Hikayeciliği Kitap Kapağı Sait Faik'in Hikayeciliği
Fethi Naci
Yapı Kredi Yayınları
132

"Ya... İyi, halis ipekli mendiller hep böyledir. Avucunun içinde istediğin kadar sıkar, buruşturursun; sonra avuç açıldı mı, insanın elinden su gibi fışkırır"dan, "Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey"e... bir başka deyişle "İpek Mendil"den "Alemdağ'da Var Bir Yılan"a, hikayeleri, uzun hikayeleri ve romanlarıyla, Sait Faik'in düzyazıları üstüne yapılmış en kapsamlı inceleme.

Niyazi Berkes – Atatürk ve Devrimler

Atatürk ve Devrimler Kitap Kapağı Atatürk ve Devrimler
Niyazi Berkes
Yapı Kredi Yayınları
276

Yapı Kredi Yayınları Türkiye'de Çağdaşlaşma ve Türkiye İktisat Tarihi gibi başyapıtlarıyla Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş döneminde Türkiye'nin tarihsel ve toplumsal evrimini inceleyen Niyazi Berkes'in kitaplarını yayımlamaya devam ediyor. Atatürk ve Devrimler, Niyazi Berkes'in Mustafa Kemal Atatürk'ü layıkı ile anlama konusunda farklı zamanlarda kaleme alınmış yazılarından oluşuyor.

'Atatürk'ü tanımak, yalnız yaptıklarının sonuçlarını listelemekle biten bir iş değildir...'

Niyazi Berkes – Teokrasi ve Laiklik

Teokrasi ve Laiklik Kitap Kapağı Teokrasi ve Laiklik
Niyazi Berkes
Yapı Kredi Yayınları
268

Değer ölçüleri olmayan hiçbir toplum yoktur; ancak bazı değerler zamanın gereklerine göre değişeceğine, zamanla katılaşma, kireçleşme eğilimi gösterirler. Bu, bize üç şeyi anlatır; toplumun insanları arasında birbirine çok yapışık bir birlik vardır; kişiler değişmez kurallara uyarak yaşamayı çok rahat ve kolay bulurlar; toplumları, yaşlanan kişilerin damarlarının sertleşmesi gibi katılaşmıştır. Kişiler böyle bir durumu çok beğenirler. Ancak değişme zorunluklarının sillesini yemeyen toplum da yoktur. Zamanın yumrukları altında bazı kişiler, alışık oldukları ölçüleri bırakmaya, bazılarını gizli ya da açıkça çiğnemeye; bazıları da ya dışardan yeni kurallar almaya, ya da kendileri yeni kurallar geliştirmeye başlarlar. Bunu yapanların iç hayatındaysa çatışmalar başlar, bunun da sayısız görüntüleri vardır.

Bir toplumda en yüksek sayılan değerler, özellikle böyle zamanlarda, dinsel değerler kılığına girmeye de eğilimlidirler. Din, geleneğin en son sığınağı, en son savunma kalesidir. Aslında toplumun eski yaşayışının kökeninden gelen birçok alışkanlıklar, kolaylıkla din gereğiymiş gibi bir nitelik kazanırlar. İşte bunun içindir ki, çağdaşlaşma sözcüğünün özü, "laikleşme" sözcüğünün söylemek istediği gibi toplumu, bu dinselleşme hummasının yakasından kurtarma işiymiş gibi gözüküyor ve burada "laicisme" ile "secularism" terimlerinin anlamları, ayrı sözcük kökenlerinden geldiği halde, birbirlerine uyuyor.

Niyazi Berkes – Türk Düşününde Batı Sorunu

Türk Düşününde Batı Sorunu Kitap Kapağı Türk Düşününde Batı Sorunu
Niyazi Berkes
Yapı Kredi Yayınları
276

“Türkiye’nin bugün karşılaştığı sorunlar, Birinci Cihan Savaşından sonra kesin olarak gerçekleştirmeyi göze aldığı toplum ve uygarlık devriminin tamamlanmadan kalması yüzünden, İkinci Cihan Savaşı sonrasında gelişen gerici güçlerin yarattığı sonuçlardır. Bu sorunların niteliğini kavramak için bu devrimin geçmişini, onu durduran güçlerin neler olduğunu anlamak gerekir. (...)

Bunun için bu yazıların amacı, Türk evriminin tam bir tarihini yazmak değil, bu gelişimin ana sorunlarını yakalamak, bunların çözümlenmesi için yapılan girişimleri etkisizleştiren koşulları tanımlamaktır.”

Niyazi Berkes’in 1960’lı yıllarda Yön dergisinde çıkan ve sonradan İki Yüzyıldır Neden Bocalıyoruz? (1964) ve Batıcılık, Ulusçuluk ve Toplumsal Devrimler (1965) adıyla kitaplaşan yazıları büyük yankı uyandırmıştı. Berkes’in birbirini bütünler nitelikte olduğunu düşünerek bir araya getirdiği bu iki kitaptan oluşan Türk Düşününde Batı Sorunu, Türkiye’de artçı etkileri günümüze kadar ulaşan siyasi ve düşünsel krizleri daha iyi yorumlamak için bir rehber niteliğinde.

Bernard Lewis – Demokrasinin Türkiye Serüveni

Demokrasinin Türkiye Serüveni Kitap Kapağı Demokrasinin Türkiye Serüveni
Bernard Lewis
Yapı Kredi Yayınları
68

Türkiye'de demokratik düşüncenin eyleme geçirilmesinin 125 yıllık tarihine eğilen Profesör Bernard Lewis, bu kitapta derlediği dört makalesinde bu serüvenin kilometre taşlarını katediyor ve nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında neden yalnızca Türkiye'de bir demokrasi kültürü ve geleneği oluşabildiğini sorguluyor.

Demokrasinin Türkiye Serüveni, çağdaşlaşma sürecinde Batı'nın pek çok kurumunu benimseyen, benimserken de bunları önemli ölçüde kendine uyduran bir toplumun, demokrasiyle neler yaptığının bir dökümü.

Raymond Roussel – Locus Solus

Locus Solus Kitap Kapağı Locus Solus
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Raymond Roussel
Yapı Kredi Yayınları
208

Raymond Roussel (1877-1933) çağdaş Fransız yazınının büyük öncüleri arasında sayılır. Gerçeküstücüler, yazının ve gerçeğin sınırlarında bir iç deneyimin ürünü olan şiirlerini ve düzyazılarını göklere çıkarırlar. Breton onu "Lautreamont'la birlikte tüm çağların en büyük büyücüsü" olarak niteler; Dali, bir yangından tek bir kitabı kurtarması gerekse, bu kitabın onun tek romanı "Locus Solus" olacağını söyler, Leiris de ülküsel bir yolcu olarak görür onu. Ama Roussel hayranları gerçeküstücülerle sınırlı değildir. Yüzyılımızın büyük düşünürlerinden Michel Foucault onun üzerine koca bir kitap yazar. "Yeni Roman"ın iki önemli öncüsü, Alain Robbe-Grillet ve Michel Butor onu büyük bir yazı ve kurgu ustası sayarlar, çünkü, "Locus Solus"un da tanıklık ettiği gibi, Raymond Roussel imgelemin sınırlarını öncelikle ayrıntılarda zorlar.

Julien Gracq – Ormanda Bir Balkon

Ormanda Bir Balkon Kitap Kapağı Ormanda Bir Balkon
Julien Gracq
Yapı Kredi Yayınları
152

Yüzbaşı Grange, 1939 yılında yeni görev yeri olan Belçika sınırına komşu Moriarmé köyü yakınlarındaki ormanda inşa edilmiş, “Çatı” adı verilen korugana ulaşır. Savaş ancak belli belirsiz bir tehdit şeklinde hissedilirken, günlerini ormanda, koruganda, köyde, bir süre sonra da genç ve güzel Mona’nın evinde geçirmektedir. 1940 ilkbaharında Almanlar bölgeye saldırınca Mona, diğer köy sakinleriyle birlikte uzaklaşır. Emrindeki üç askerle kapalı bir kasayı andıran koruganda kaderiyle baş başa kalan Grange huzur, korku, vurdumduymazlık arasında gidip gelirken “savaşa benzemeyen savaş” da giderek gerçekliğe yaklaşmaktadır.

E. L. Doctorow – Ragtime

Ragtime Kitap Kapağı Ragtime
E. L. Doctorow
Yapı Kredi Yayınları
272

İlk yayımlandığı 1975 yılından bu yana 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının klasiklerinden biri kabul edilen Ragtime'da Doctorow, gerçek ile kurmacayı, tarihi kişilikler ile anonim Amerikalıları (ve "Amerikalı olmayı" kafasına koymuş göçmenleri) bir araya getiriyor; buradan, 20. yüzyılın ilk yirmi yılını kateden, hem eğlenceli hem trajik bir Amerika portresi çıkarıyor.

Bu sürükleyici hikâyenin içinde Henry Ford ve Sigmund Freud da var, anarşist Emma Goldman ve sihirbaz Houdini de. Ama sadece onlar da değil: Orta sınıf Amerikan aileleri, gangsterler, müzisyenler, fabrika patronları ve işçileri, Doğu Avrupalı göçmenler... Amerika'nın çeşitli çevrelerinden kişilerin hayatlarından kesitlerle başlayan ve sıradan bir ailenin hayatına giren bir siyahi müzisyenin adalet arayışıyla hız kazanan hikâye, Doctorow'un dönemin gözde müziği ragtime'ın kesik tempolu parçalarını andıran kısa cümleli, hızlı anlatımıyla hayat buluyor.

Alberto Manguel – Borges’in Evinde

Borges'in Evinde Kitap Kapağı Borges'in Evinde
Alberto Manguel
Yapı Kredi Yayınları
68

"Ölümünden birkaç ay önce, Arjantinli zengin bir toprak sahibi Borges'i estancia'sına davet etti ve bir sürpriz sözü verdi. Yaşlı adamı bahçedeki bir banka oturttu ve yalnız bıraktı; birden Borges yanıbaşında iri ve sıcak bir beden hissetti, ardından da omuzlarına dayanmış iri patiler. Estanciero'nun evcil kaplanı, onu düşleyen adama saygılarını sunuyordu. Hiç korkmadı Borges. Yalnızca çiğ et kokan sıcak nefesinden rahatsız oldu. 'Kaplanların etobur olduğunu unutmuşum.' "

Arjantinli deneme ustası Manguel'den, Borges'e kitap okuduğu yıllarda onunla yaşadıklarını aktaran, ayna ve labirent ustasının dünyasından bilinmeyen kesitleri gün ışığına çıkaran bir metin. Arjantinli fotoğraf ustası Sara Facio'nun, yine o yıllarda Borges'in evinde çektiği özel fotoğraflarla.

Nihat Erim – 12 Mart Anıları

12 Mart Anıları Kitap Kapağı 12 Mart Anıları
Nihat Erim
Yapı Kredi Yayınları
630

Cumhuriyet tarihinin ikinci askeri müdahalesinin yapıldığı 12 Mart döneminin başkanı Nihat Erim, olağanüstü koşullar'ın hüküm sürdüğü bir dönemi anılarıyla aydınlatıyor.
12 Mart Anıları..Ortanın solunda bir akademisyen, insan hakları savunucusu ve olası T.C. Cumhurbaşkanı adayı olan Erim, bir askeri müdahale sırasında başbakanlık gibi önemli bir görev neden ve nasıl kabul etmişti? 12 Mart Anıları, dönemin olaylarını Erim'in kaleminden kişisel savunması olarak anlatıyor, ileride yazılacak tarih bilgisine ışık tutmayı amaçlıyor.

Walter Benjamin – Pasajlar

Pasajlar Kitap Kapağı Pasajlar
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Walter Benjamin
Yapı Kredi Yayınları
277

...Çalışmanın bütününe yakın bölümünde kendine özgü ve "mozayik" yöntemi diye adlandırılabilecek bir yöntemi uygulayan Benjamin, bütün bir dönemin kültür tarihini, genelde dikkat edilmeyen ayrıntılardan (döşeme biçimlerinden, giysilerden, akşam saatlerinin iş dönüşü kalabalığından, dedektif romanlarından, sokakların ışıklandırılmasından vb.) yola çıkarak, geliştirdiği kavramları ve dünya görüşünü "yaşayan" bir organizmanın kalıbı içerisinde sergiler. "Pasajlar"ın bu kitapta toplanan metinleri, Walter Benjamin`in kendi öngörmüş olduğu, ama kendisi hayattayken basım aşamasına gelemeyen düzenlemeye sadık kalınarak bir araya getirilmiştir.

Pasajlar (Passagenwerk), Alman düşünür ve kültür tarihçisi Walter Benjamin`in (1892-1940) ilk gençlik çağından başlayarak, ölümüne kadar üzerinde çalıştığı başyapıtıdır. 19. Yüzyıl`ın Başkenti Paris`le birlikte bu alandaki çalışmalarına başlayan, daha sonra yapıtını Baudelaire üzerine kaleme aldığı incelemelerle geliştiren Benjamin, Pasajlar`la, 19. Yüzyıl7ın kültür tarihini bütün toplumsal temelleri ve 20. Yüzyıl`a ait uzantılarıyla irdelemeyi öngörmüştür. Yazar tarafından tasarlanan kapsam içersinde Tarih Kavramı Üzerine Tekniğin Olanaklarıyla Yeniden Üretilebildiği Çağda Sanat Yapıtı, XIX. Yüzyıl`ın Başkenti Paris, Charles Baudelaire: Kapitalizmin Yükseliş Çağında Bir Lirik Şair ve Baudelaire`de Bazı Motifler Üzerine, Pasajlar`ın çeşitli aşamalarını oluşturur.
Çalışmanın bütününe yakın bölümünde kendine özgü ve "mozaik" yöntemi diye adlandırılabilecek bir yöntemi uygulayan Benjamin, bütün bir dönemin kültür ayrıntılardan (döşeme biçimlerinden, giysilerden, akşam saatlerinin iş dönüşü kalabalığından, dedektif romanlarından, sokakların ışıklandırılmasından vb.) yola çıkarak, geliştirdiği kavramları ve dünya görüşünü, yaşayan bir organizmanın kalıbı içersinde sergiler.
Pasajlar`ın bu kitapta toplanan metinleri, Walter Benjamin`in kendi öngörmüş olduğu, ama kendisi hayattayken basım aşamasına gelemeyen düzenlemeye sadık kalınarak bir araya getirilmiştir.

Cihat Burak – Yakutiler

Yakutiler Kitap Kapağı Yakutiler
Cihat Burak
Yapı Kredi Yayınları
152

Ünlü ressam Cihat Burak'ın aynı zamanda usta bir öykücü olduğunu Cardonlar'la farketmiştik, 1980'lerin başında. Ardından, 1992 Yunus Nadi öykü Ödülü'nü kazanan Yakutiler'le, bu kanıyı pekiştirmişti. Yıllar sonra, pırıltısından hiçbir şey yitirmeyen resimleri gibi öyküleri de hala capcanlı...

Burak'ın zengin anılar ve dikkatli gözlemlerle beslenen öykülerinde duyguya ince bir alay eşlik ediyor. Yakutiler'de günlük yaşamdaki ve kültürümüzdeki hızlı değişmeler gösterilirken yanlış eğitimin, tersine dönen devlet çarkının eleştirileri yapılıyor. İnsan ilişkilerinin, doğa ve çevrenin yozlaştırılmasına karşı uyarıların dile getirildiği öykülerde, yazı dilinin alışılmış kurallarına zaman zaman hoş bir biçimde yan çizen Burak, konuşma dilini çok canlı, çok çekici biçimde kullanıyor.

Yakutiler, bu kez yazarının elyazısı örnekleri ve desenleri eşliğinde...

Emine Sevgi Özdamar – Kendi Kendinin Terzisi Bir Kambur

Kendi Kendinin Terzisi Bir Kambur Kitap Kapağı Kendi Kendinin Terzisi Bir Kambur
Emine Sevgi Özdamar
Yapı Kredi Yayınları
108

Romancı, tiyatro oyuncusu Sevgi Özdamar'ın Ece Ayhan'lı yıllarını anlattığı "Vakitsiz Üsküdarlı" başlıklı anıları, Ece Ayhan'ın beyin ameliyatı için 1974'te gittiği Zürih'te ona eşlik ederken tuttuğu hastane günlüğü ve Ece Ayhan'ın Sevgi Özdamara gönderdiği mektuplardan oluşan bu kitap, Türk şiirinin öncülerinden Ece Ayhan'ın hayatının bir döneminde , yakın çevresine ışık tutuyor. Sevgi Özdamar'ın resim ve çizimleriyle fotoğraflar da meraklıları için kitabı ayrıca vazgeçilmez kılıyor.

Anılar, günlükler ve mektuplarda Ece Ayhan haşarı yanlarıyla, capcanlı karşımıza dikiliyor. Hayatının şiirinde karıştığı yerlerde dolaşırken, en sıkı şiirlerinin altında çağlayan suyu da duymak mümkün.

Edip Cansever – Şiiri Şiirle Ölçmek

Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar Kitap Kapağı Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar
Edip Cansever
Yapı Kredi Yayınları
376

Şiiri Şiirle Ölçmek, modern şiirimizin en özgün ve üretken şairlerinden biri olan Edip Cansever'in (1928-1986) bütün yazılarını, söyleşilerini ve soruşturma yanıtlarını ilk kez bir araya getiriyor. Cansever'in yazılarında, poetikasını belirleyen, yaşama ve şiire bakış açısını ortaya koyan, şiirini anlamamızı sağlayacak pek çok ipucu bulunur. Örneğin, Türk şiirinde az rastlanan 'dramatik monolog' türünü neden tercih ettiğini göstermesi bakımından en önemli yazılarından biri olan 'Şiiri Bölmek'te, Cansever, hep birilerine ya da bir şeylere uyum göstererek yaşadığımızı, sonuçta kişiliğimizi yitirdiğimizi vurgular. Ona göre, direnmekle çevreye uymak arasında şaşkına dönen ve çeşitli rollere bölünen bireyin şiirde hakkıyla temsili, şiirin de anlatıcılara bölünmesiyle, yani dramatik bir şiirle mümkündür. Okuyucu, 'Düşüncenin Şiiri', 'Soyut Somut', 'Şiiri Şiirle Ölçmek', 'Tek Sesli Şiirden Çok Sesli Şiire' ve 'Tragedya Üzerine Notlar' gibi yazılarda, ayrıca şaire yerinde soruların yöneltildiği söyleşilerde ve Erdal Öz'e yazdığı mektuplarda da Cansever şiirinin düşünsel temellerine açılan pek çok kapıyla karşılaşacaktır.

Edip Cansever – Gelmiş Bulundum

Gelmiş Bulundum: Seçme Şiirler Kitap Kapağı Gelmiş Bulundum: Seçme Şiirler
Edip Cansever
Yapı Kredi Yayınları
116

Şiirler yazdım, kitaplar okudum

Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum

Derinlerde kaldım böyle bir zaman

Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki

mutluluktan

Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları

Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum