Guglielmo Carchedi – Başka Bir Avrupa İçin

Başka Bir Avrupa İçin: Avrupa'nın Ekonomik Bütünleşmesinin Sınıf Tahlili Kitap Kapağı Başka Bir Avrupa İçin: Avrupa'nın Ekonomik Bütünleşmesinin Sınıf Tahlili
Guglielmo Carchedi
Yordam Kitap
520

Avrupa'nın Ekonomik Bütünleşmesinin Sınıf Tahlili
Avrupa Birliği üzerine yapılmış bu yetkin çalışmada, ancak toplumsal yaşamın temel birimi olarak sınıflar üzerine odaklanan bir tahlilin Avrupa'nın ekonomik bütünleşmesinin iç çelişkilerine ışık tutabileceği öne sürülüyor. Bu köktenci yaklaşımdan iki özgül tema çıkıyor: Birincisi, rekabet ve toplumsal politika, ekonomi ve para birliği, ortak tarım politikası ve göç gibi konular, alışılmışın dışında, özgün bir tarzda ele alınıyor. İkincisi, örneğin Birlik'in karar alma sürecinde çıkar gruplarının rolü gibi, standart ders kitaplarında genellikle görmezden gelinen konuların Avrupa Birliği ekonomisinin kavranmasında ne kadar önemli oldukları gösteriliyor. Dolayısıyla bu eser, hem Avrupa projesinin kavranmasına bir giriş hem de bu projenin bir eleştirisidir. Öte yandan kitap, ekonomik kutuplaşmanın ortadan kaldırılması, Avrupa'nın Üçüncü Dünya ile emperyalist ilişkilerinin yok edilmesi ve kendi kaderini kendisi belirleyebilen gerçekten demokratik kurumların yaratılması temelinde bir başka Avrupa'nın olanaklı olduğunu da öne sürüyor.

Çetin Altan – Onlar Uyanırken

Onlar Uyanırken Kitap Kapağı Onlar Uyanırken
Çetin Altan
Yordam Kitap
240

Türkiye’de Sosyalist Düşüncenin Klasikleri dizisinin üçüncü kitabı olan Onlar Uyanırken, Türkiye emekçi halkının 1960’lı yıllarda kurulu düzeni sorgulayan bilinç ve eylemlerinin, yanı sıra da sosyalizm arayışlarının çarpıcı bir yansımasıdır. Onlar Uyanırken’in iki yazarı vardır. Kitabın birinci kısmında yer alan Türk Sosyalistlerinin El Kitabı başlıklı bölümün yazarı

Çetin Altan’dır. Parlamento kürsüsünde kapitalizme yönelttiği öldürücü eleştirileri, miting meydanlarında yaptığı coşkulu konuşmaları, kahvehanelerde anlattığı çarpıcı ülke sorunları ve

gazetelerde ikna edici bir dille yazdığı alternatif sosyalist toplum tahayyülleriyle 1960’lı yılların siyasal yıldızıdır Çetin Altan.

Kapitalizm yandaşlarının düşmanı, sosyalizm arayışları içindeki emekçilerin sevgilisidir. Türk Sosyalistlerinin El Kitabı, sosyalist düşünce ve toplum düzeninin herkes tarafından anlaşılabilecek bir yalınlıkla ve akla gelebilecek her türlü soruyu önceden hesap edip yanıtlayan bir ustalıkla yazılmıştır. Akıcı ritmi, canlı anlatımı, berrak üslubu, akıl yüklü kurgusu, kahredici eleştirileri ve aşıladığı umutlarıyla sosyalist fikirlerin popülerleştirilmesinde eşine ender rastlanabilecek düzeyde vurucu bir metindir.

Kitabın ikinci kısmında yer alan Mektuplar’ın yazarı işçisi, ırgatı, marabası, şoförü, kahvecisi, bakkalı, terzisi, zanaatkârı ve arkasız memuruyla Türkiye emekçi halkıdır. Yurdun doğusundan, batısından, güneyinden ve kuzeyinden gelen binlerce mektup arasından kura usulüyle Çetin Altan tarafından seçilen bu küçük demet, devrin emekçi halkının sınıf bilincini ve siyasal dağarcığını yansıtması bakımından eşsiz bir tarihsel belge niteliğindedir.

Onlar Uyanırken, bir günde on üç bin kopya satılan ilk baskısının üzerinden tam 50 yıl sonra, Türkiye Marksizminin yaşayan en önemli temsilcilerinden Metin Çulhaoğlu’nun ‘Sunuş’uyla yeniden okuyucuyla buluşmaktadır.

Alexander Rabinowitch – Bolşevikler İktidarda

Bolşevikler İktidarda: Petrograd'da Sovyet Yönetiminin İlk Yılı Kitap Kapağı Bolşevikler İktidarda: Petrograd'da Sovyet Yönetiminin İlk Yılı
Alexander Rabinowitch
Yordam Kitap
464

Bolşevikler İktidarda, Alexander Rabinowitch'in pek çok yorumcu tarafından en kapsamlı ve başarılı 1917 Sovyet Devrimi incelemesi olarak görülen üçlemesinin son kitabıdır. Üçlemenin önceki kitaplarında devrime giden yolu ve devrim anını zengin ayrıntılarla aktaran Rabinowitch, bu kez, 1991 sonrası erişime açılan yeni arşivlerden de faydalanarak, Sovyet iktidarının ilk yılına odaklanıyor. Kitapta, muza?er bir devrimin muktedir bir devlete, "isyancıların yöneticilere" dönüşme sürecine; geri adım ve ileri hamleleri, zafer duyguları ve yenilgi kaygıları, ittifakları ve ayrışmaları, kısacası tüm coşku ve gerilimleriyle tanıklık ediliyor. Sosyalist iktidarın Birinci Dünya Savaşı, açlık, işsizlik, karşı-devrimci komplolar tarafından kuşatılmışlık duygusu içinde hayatta kalma çabasını anlatan kitap, "devrimin çocukları" arasındaki ayrışmalara da yakından bakıyor. Barış, emekçi kitlelerin siyasete katılımı, temel özgürlükler, anayasa gibi başlıklarda dönemin sosyalist partileri arası açılar ve sertleşen çatışmalar, bu incelemenin kadrajına giriyor.

Üçlemenin yine Yordam Kitap tarafından basılan Devrime Doğru ve Bolşevikler İktidara Geliyor ciltleriyle birlikte bu kitap, çok sayıda veriyi bir belge yığınına dönüştürmeden derleyerek ve akıcı bir kurgu içinde öyküleyerek Sovyet iktidarının ilk yılında yaşananlara dair yeni bir ufuk kazandırıyor.

Alexander Rabinowitch – Bolşevikler İktidara Geliyor

Bolşevikler İktidara Geliyor: Petrograd'da 1917 Devrimi Kitap Kapağı Bolşevikler İktidara Geliyor: Petrograd'da 1917 Devrimi
Alexander Rabinowitch
Yordam Kitap
368

20. yüzyıl dünya tarihini büyük ölçüde belirleyen 1917 Sovyet Devrimi üzerine bugüne dek pek çok kitap yayınlandı. Bolşevikler İktidara Geliyor, bu kitapların en önemlilerinden biri olarak öne çıkıyor. Rus ve Sovyet tarihi üzerine çalışan uzmanların çoğunun üzerinde birleştiği kanaate göre; Bolşevikler İktidara Geliyor, "Rus Devrimi üzerine yazılmış en iyi kitap". Tarih profesörü Rabinowitch'in on beş yıllık çalışmasının ürünü olan kitapta, Sovyet Devriminin en önemli kesiti, bütün zenginliğiyle ortaya seriliyor. İşçilerin 3-4 Temmuzdaki kalkışmasından 25 Ekimde Geçici Hükümetin devrilişi ve Bolşeviklerin iktidarı alışına kadar uzanan 100 günlük tarih, bütün yönleriyle ve çatışmanın her iki tarafında yer alan tüm güçler açısından inceleniyor. Başta Bolşevikler olmak üzere belli başlı politik aktörlerin programatik belgeleri, bildirileri, toplantı tutanakları, kararları; tüm günlük gazeteler, parlamento oturumlarında ve Sovyetlerde yapılan tartışmalar, bir belge yığınına dönüştürülmeden akıcı bir metin içinde anlamlandırılıyor ve böylece zevkle okunacak, öğretici ve heyecanlı bir anlatı çıkıyor ortaya.

Alexander Rabinowitch – Devrime Doğru

Devrime Doğru: Petrograd Bolşevikleri ve 1917 Temmuz Ayaklanması Kitap Kapağı Devrime Doğru: Petrograd Bolşevikleri ve 1917 Temmuz Ayaklanması
Alexander Rabinowitch
Yordam Kitap
240

Alexander Rabinowitch, uzun yıllarını 1917 Sovyet Devrimi’ni incelemeye adamış ABD’li bir tarih profesörüdür. Yazar, tarihin en büyük dönüm noktalarından birini oluşturan 1917 Sovyet Devrimi üzerine yürüttüğü yoğun çalışmanın sonuçlarını üç kitapta toplamıştır. Bu üç kitaplık dizi, çoğu yorumcu tarafından 1917 Rus/Sovyet Devrimi üzerine yapılmış en kapsamlı ve en başarılı çalışma olarak değerlendiriliyor. 1917 Ekimi öncesi ve sonrasında geçen iki yıldan daha kısa ancak son derece yoğun ve hareketli geçen bir zaman kesitini mercek altına alan yazar, kitaplarını bir belge yığınına dönüştürmeden zengin verileri başarılı ve akıcı bir kurgu içinde sunmayı başarıyor. Diziyi oluşturan üç kitaptan 1917 Ekim günlerine yoğunlaşan Bolşevikler İktidara Geliyor, Yordam Kitap tarafından 2010 yılında yayınlanmıştı. Türkiyeli okuyuculara sunduğumuz Devrime Doğru ise, 1917 Şubat’ında Çarlığın yıkılması ile Ekim’deki muzaffer sosyalist devrim arasındaki olayları, özellikle de Petrograd merkezli Temmuz Ayaklanması’nı inceliyor. Çarlık monarşisinin yıkılışı ile özgürlüğü tadan ve hayatın her alanında inisiyatif alan emekçi yığınlar, sendika ve sovyet gibi yığın örgütleri, açık siyasal mücadelede çarpışan siyasal partiler ve şaşırtıcı olaylarla yakınlaşan devrim, bir öykü lezzetiyle anlatılıyor.

Alfredo Saad-Filho – Marx’ın Değeri

Marx'ın Değeri: Çağdaş Kapitalizm için Ekonomi Politik Kitap Kapağı Marx'ın Değeri: Çağdaş Kapitalizm için Ekonomi Politik
Alfredo Saad-Filho
Yordam Kitap
232

"Kapitalizmin belalısı" Karl Marx'ın temel yapıtları ve özellikle de Kapital'i, çağdaş kapitalizmi anlamaya ve açıklamaya yeterli mi?

Neoklasik iktisatçılar ve ister "neo" olsun, ister "post", liberaller bir kenara ayrıldığında; Marksizmin komşuluğunda yer alan yeni Hegelciler, Sraffacılar, postkeynesçiler, yeni Ricardo'cular, Yeni Yorumcular vb. geliştirdikleri eleştirilerle, onun kapitalizmi açıklama gücüne yeni bir şeyler katabildiler mi?

Yoksa, Marksizmin asıl kaynaklarını ve yöntemini, Kapital'in temel kavram ve yaklaşımlarını öne çıkararak; çağdaş kapitalizmin görüngülerini, emeğin, değerin ve paranın bugünkü hallerini açıklamak mümkün mü?

Filho'nun kitabı, bu tür sorulara yanıt arıyor. Marksizme ekonomi politik alanında gelen tüm kayda değer eleştirileri karşılıyor. Çağdaş kapitalizmi anlamaya dönük yeni ufuklar açıyor. Yazar, Kapital'in temel kavramlarını çağdaş kapitalizme yansıtırken, "Marx'ın Değeri"ni de ortaya koyuyor.

Günümüz kapitalizmini anlamak, Marksizmin açıklama gücünü yeniden kavramak için...

Alfredo Saad-Filho – Kapitalizme Reddiye

Kapitalizme Reddiye: Marksist Bir Giriş Kitap Kapağı Kapitalizme Reddiye: Marksist Bir Giriş
Alfredo Saad-Filho
Yordam Kitap
320

Bilimsel sosyalizmin Komünist Manifesto ile insanlığın önüne açık bir programla çıktığı 1848 yılından bugüne neler değişti dünyamızda?

Colin Leys & Leo Panitch – Küresel Parlama Noktaları

Küresel Parlama Noktaları: Emperyalizme ve Neoliberalizme Karşı Tepkiler Kitap Kapağı Küresel Parlama Noktaları: Emperyalizme ve Neoliberalizme Karşı Tepkiler
Colin Leys & Leo Panitch
Yordam Kitap
368

Başta Aijaz Ahmad ve Gilbert Achcar olmak üzere dünyanın önde gelen yazarları, İslam dünyasında, Latin Amerika'da ve kapitalist kuzeyde yaşanan çatışmaları ve mücadeleleri ele alıyor, Solun önündeki zorlukları ve olanakları sorguluyor. Ortadoğu'yu konu alan altı makale, İslami emperyalizm karşıtlığının ikili doğasını, Batının İslami hareketlerin bu kadar ön plana çıkmasında oynadığı hayati rolü ve siyasi bir öğreti olarak İslamcılığın çeşitli biçimlerini ele alıyor, Irak, Pakistan ve Türkiye örneklerinden hareketle din ile siyaset arasındaki ilişkiye dair somut bir anlayış ortaya koyuyor. Ortadoğu'da kanayan iki yara, Filistin ve Irak'ta kitapta ele alınan konular arasında.

Neoliberalizme karşı direniş, kendisini en açık şekilde Latin Amerika'nın "pembe dalga"sında ortaya koyuyor. Kitaptaki yedi makalede, Venezüella, Bolivya, Meksika ve Arjantin örneklerine vurgu yapılarak, bölge genelinde 21. yüzyıl sosyalizminin olabilirliği değerlendirilirken, Brezilya Topraksızlar Hareketi lideri João-Pedro Stédile ile yapılan röportajda ise bu ülkedeki sınıf mücadelelerine dair benzersiz bir bakış açısı sunuluyor. Doğu Avrupa, Fransa ve ABD'deki neoliberalizm ve emperyalizm karşıtı direnişler üç makalede ele alınıyor. Seçki, tanınmış üç iktisatçının neoliberalizmi çözümleyip, solun neoliberalizme karşı tepkisini eleştirel bir bakışla inceledikleri tartışma bölümü ile sona eriyor.

Cem Eroğul – Demokrat Parti Tarihi Ve İdeolojisi

Demokrat Parti Tarihi Ve İdeolojisi Kitap Kapağı Demokrat Parti Tarihi Ve İdeolojisi
Cem Eroğul
Yordam Kitap
304

Kimine göre, Demokrat Parti, Atatürk devrimlerini yok etmeyi amaç edinen ve bugün bu ereğine iyice yaklaşmış görünen, gerici bir siyasal akımın ilk büyük dalgasıdır. DP demek, karşıdevrim demektir. Kimine göre ise, Demokrat Parti, baskıcı yönetimler karşısında yüzyıllardır boyun eğmiş "kitlelerin isyanı"dır ve en büyük özelliği demokrasinin kurucusu olmasıdır.

Ancak, birbirinin tam karşıtı olan bu iki savın yine de anlaştıkları bir nokta vardır: Bugünkü düzenin oluşmasında DP'nin payını azımsamak olanaksızdır. Öyleyse, bugünü çözümlemek isteyenlerin, geçen yüzyılın ortalarına uzanıp o günlerin siyasal havasını solumaları gerekiyor.Elinizdeki kitap, işte böyle bir yolculuğa çıkmak isteyenlere yoldaş olma dileğiyle yazılmıştır.

Ellen M. Wood – Sınıftan Kaçış

Sınıftan Kaçış: Yeni 'Hakiki' Sosyalizm Kitap Kapağı Sınıftan Kaçış: Yeni 'Hakiki' Sosyalizm
Ellen M. Wood
Yordam Kitap
272

Ellen Meiksins Wood, Isaac Deutscher Ödülü'nü kazanan bu klasik çalışmasında postmarksizmin etkili eğilimlerinin Marksist bir eleştirisini yapıyor. Postmarksistlerin, politikayı sınıf karakterinden soyma girişimlerine meydan okuyan Wood, sınıf, ideoloji ve politika arasındaki karmaşık ilişkilerden kendi özenli kavramsal çerçevesini kuruyor. Sosyalizm ile demokrasi arasındaki bağlantıların keşfine çıkarken liberal demokrasi ve sosyalist demokrasi arasındaki ilişkileri yeniden yorumluyor.

Ellen Meiksins Wood, kitaba yazdığı yeni önsözde, tezlerini Sovyet sonrası dünya açısından değerlendiriyor. Postmarksizm ile son zamanların akademik eğilimi olan postmodernizm arasındaki bağlantıların izini süren Wood, kapitalizmin bu sinik savunucularının karşısına sınıf siyasetinin yeniden ve ısrarla çıkarılması gerektiğini vurguluyor.

Beverly Silver – Emeğin Gücü

Emeğin Gücü Kitap Kapağı Emeğin Gücü
Beverly Silver
Yordam Kitap
288

Kapsamlı bir araştırmanın ürünü olan bu kitap, işçi eylemlerinin son 130 yılda dünya genelinde sergilediği eğilimleri dünya kapitalizminin ekonomik ve siyasi dinamikleri ile bağlantılı olarak inceliyor. Dünyada işçi eylemleri üzerine yeni bir veritabanını temel alan kitap, işçi eylemlerinin temel mekanlarının, üretimin coğrafi mekanlarında yaşanan kaymalarla birlikte ülkeden ülkeye nasıl yer değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Kitap ayrıca, tarihsel veriler ışığında işçi hareketlerinin günümüzde içinde bulunduğu krizin gerçekte yeni ve özgün olan yanlarını belirlemeye çalışıyor. 21. yüzyıl işçi hareketlerinin gelecekte ortaya çıkması muhtemel yeni biçimleri ile ilgili değerlendirmelerle son buluyor. Yazar bu kitabıyla Amerikan Sosyoloji Derneği Seçkin Akademik Yayın Ödülü'nü (2005) kazanmıştır.

"Dünya işçi hareketlerinin geçmişi, bugünü ve geleceğiyle ilgilenen herkes bu kitabı muhakkak okumalı lan Robinson, Critical Solidarity

"Beverly Silver'ın oldukça zengin ve çok güçlü savlarla dolu kitabı, küreselleşme literatüründe eksikliği uzun süredir hissedilen tarihsel ve sınıfsal bir analiz ortaya koyuyor. Bravo!"
Leo Panitch, York Üniversitesi

Bertell Ollman – Yabancılaşma

Yabancılaşma: Marx'ın Kapitalist Toplumdaki İnsan Anlayışı Kitap Kapağı Yabancılaşma: Marx'ın Kapitalist Toplumdaki İnsan Anlayışı
Bertell Ollman
Yordam Kitap
432

Yetkin Marksist felsefeci Bertell Ollman, Diyalektiğin Dansı, Marksizme Sıra Dışı Bir Giriş ve Diyalektik Soruşturmalar'dan sonra, Yabancılaşma adlı klasik çalışmasıyla Türkiyeli okurlarla bir kez daha buluşuyor. Yabancılaşma, Marx'ın yabancılaşma kuramı üzerine yazılmış en sistemli ve özgün çalışmalardan biridir. Ollman bu kuramı, kuramı oluşturan unsurları tek tek inceleyerek yeniden inşa eder. Bu inşa sırasında insanın; ürünü, üretici etkinliği, hemcinsleri ve türüyle arasında Marx'ın kurduğu ilişkiler yeniden yorumlanır. Bu nedenle kitap sadece kapitalist toplumda yaşayan insanlara dair farklı bir bakış açısı sunmakla kalmaz; aynı zamanda Marx'ın insan anlayışı ve bu anlayışın temel bileşenlerinin detaylı bir analizini de içerir. Dahası Ollman, Marx'ı okurken karşımıza çıkan en büyük zorluklardan biri olan dil meselesiyle de ilgilenir. Bu kapsamlı incelemeyle, hem kapitalist toplumun hem de Marksizmin öteki bileşenlerinin başka bir gözle değerlendirilebileceği yeni bir konumlanma noktasına ulaşılır. Ollman, Marx'ın diyalektik yönteminin mantıksal temellerini oluşturan İçsel İlişkiler felsefesine özel bir önem atfeder. Kitabın bir bölümünü bu felsefenin ana hatlarını açıklamaya ayırır. Ardından, siyasi yabancılaşmayı Marx'ın devlet kuramı çerçevesinde ele alarak, İçsel İlişkiler felsefesinin Marx'ın birbiriyle çeliştiği söylenen düşüncelerin birleştirilmesinde nasıl kullanılabileceğini gösterir. Bu felsefeye yöneltilen eleştirileri de kitabın sonunda yanıtlar. Bu nedenle Yabancılaşma, kapitalist toplumda insanın yabancılaşmasının ötesine geçer; İçsel İlişkiler felsefesinin güçlü bir savunusuna dönüşür.

Fikret Başkaya – Paradigmanın İflası

Paradigmanın İflası Kitap Kapağı Paradigmanın İflası
Fikret Başkaya
Yordam Kitap
368

Türkiye’de resmî ideolojiye getirilmiş en keskin ve kapsamlı eleştirilerden biri... Öncü bir çalışma... Ve 27 yılın ardından, yaptığı onca basım, açtığı onca tartışma ve gördüğü onca “hukuki muamele” ile artık bir klasik…

Fikret Başkaya’nın 1991 yılında ilk baskısını yaptıktan sonra siyaset bilimi ve yakın tarih alanında klasik bir yapıt haline gelen bu çalışması, “resmî ideoloji” cephesinde öyle bir endişe yarattı ki, Başkaya’nın yargılanması, 20 ay hapis ve para cezasına çarptırılması bir yana, gözaltı aramalarında, ev baskınlarında –demokrasinin geldiği “ileri” aşamanın da bir işareti olarak– “sakıncalı bir belge”, hatta “suç unsuru” olarak gösterilebildi! Bir anlamda “resmî ideoloji”yle hesaplaşma, bir kitabın sayfalarıyla sınırlı kalmadı, sokağa taştı!

Paradigmanın İflası, aydınların resmî ideoloji karşısındaki konumunu ve “devlet aydını”nın çelişkilerini; milli mücadelenin niteliğini, anti-emperyalist bir karakter taşıyıp taşımadığını ve kitle katılımının boyutlarını; milli mücadelenin ulusallığı sorununu ve Kürt meselesini; Sovyet Rusya ve Komintern’le milli mücadelenin ilişkilerini; tarihte bireyin rolü bağlamında Mustafa Kemal’i ve Kemalist rejimin Bonapartizmle bağlantısını; Cumhuriyet dönemi iktisat politikalarını, sermaye birikimi ile Bonapartist rejim arasındaki bağı; sınıfsız, imtiyazsız bir kitle iddiasının ardındaki gerçeği ve yeni sömürgecilik kavramını kapsamlı bir şekilde tartışan bölümlerden oluşuyor.

Son bölümde de tüm bu tartışmaların odağında yer alan “paradigma”nın iflas edip etmediğini ele alıyor.

China Mieville – Demir Konsey

Demir Konsey Kitap Kapağı Demir Konsey
China Mieville
Yordam Kitap
544

Britanya bilim kurgu ve fantastik edebiyatının genç ve başarılı ismi China Miéville'in, Perdido Sokağı İstasyonu ve Yara'nın ardından, Yeni Crobuzon üçlemesinin son kitabı olarak kurguladığı Demir Konsey; mevcut baskı rejimine karşı ayaklanan çeteler, örgütler ve direnişçilerin sahnede olduğu, mekân ve zamanın parçalandığı bir savaş ve isyan zamanına odaklanıyor. Roman, 2005 yılında Arthur C. Clarke ödülünü kazandı, Locus ödüllerinde ise En İyi Fantastik Roman seçildi.

Tesh şehrinin Yeni Crobuzon'la devam etmekte olan mücadelesinde umutsuzluk ve şiddet yaşama egemen olurken etrafta bir fısıltı dolaşmaktadır: Artık Demir Konsey zamanı. Demir Konsey; Yeni Crobuzon yurttaşlarının; Parlamento ve milislerin işçilere, sanatçılara, askerlere, büyücülere, fahişelere kök söktüren tiranlığına son vermek için umutla direnmelerinin imgesi

Fantastik edebiyat alanının en saygın ödülü olarak kabul edilen Arthur C. Clarke ödülünü üç kez kazanan tek yazar olan China Miéville, Demir Konsey'de çok katmanlı, anlatımsal ve politik sınırları zorlayan, lirik bir romanla çıkıyor okuyucuların karşısına.

Baskı ve zorbalığa karşı isyanla körüklenen ebedi tren Demir Konsey bilinmeyen bir geleceğe doğru ilerlerken, devrim hep yaklaşmakta, hep gelmek üzeredir.

China Mieville – Kraken

Kraken: Bir Canavarın Anatomisi Kitap Kapağı Kraken: Bir Canavarın Anatomisi
China Mieville
Yordam Kitap
512

Londra Doğal Tarih Müzesi'ndeki Darwin Merkezi'nde, uzman olarak çalışan Billy Harrow, merkezin en değerli, nadide türü olan Architeuthis dux'u -bilinen adıyla Dev Mürekkep Balığı'nı- tanıtma amaçlı bir müze turu yapmaktadır. Ancak Billy'nin turu, Dev Mürekkep Balığı'nın aniden, akıllara durgunluk vererek sırra kadem basmasıyla, beklenmedik biçimde yön değiştirir. Çok geçmeden bu olay, varlığı bugüne kadar görmezden gelinmiş gizemli ve etkili güçlerin ölümüne mücadelesini gün yüzüne çıkartır.

İnsanlığın varoluşundan bile eskilere dayanan, Dev Mürekkep Balığı'na tapanların tarikatı: Tanrı Kraken Kilisesi; Zavallı kurbanlarının derisine mürekkep olarak nüfuz eden acımasız bir yeraltı dünyası lideri: Dövme; Londra'nın, büyücülükle mücadele eden başarılı birimi: KTSB; Yardımcı ruhlar sendikasının, Eski Mısır'dan kopup gelmiş bir ruh olan lideri: Wati; Ölümünden sonra da var olmaya devam eden, Londra'nın en büyük büyücüsü Grisamentum; Ezelden beri var olan bir adam ve bir çocuğun bir araya gelerek oluşturduğu dehşet verici ve karizmatik, şeytani ikili: Goss ve Subby...

Fantastik edebiyat alanının en saygın ödülü olarak kabul edilen Arthur C. Clarke ödülünü üç kez kazanan tek yazar olan China Miéville, Kraken'de garip, karanlık, ürkütücü bir kent öyküsü anlatıyor. Kraken'deki Londra, suçluların, polislerin, tarikat üyelerinin, büyücülerin ve kâhinlerin, yaklaşan sonun gölgesinde mücadele ettiği, efsane ve büyülerin gizemli sularında yüzen tekinsiz bir metropol olarak karşımıza çıkıyor.