Teoman Ergül – Sardis

Sardis: Anadolu Uygarlığının Görkemli Simgesi Kitap Kapağı Sardis: Anadolu Uygarlığının Görkemli Simgesi
Teoman Ergül
Kitap Atelyesi Yayınları
139

Anadolu Uygarlığının Görkemli Simgesi SARDİS, Teoman Ergül tarafından kaleme alınmıştır. Kitap 2007 yılında Kitap Atelyesi tarafından [Ankara] yayınlanmıştır. Anadolu Uygarlığının Görkemli Simgesi SARDİS adlı eser Türkçe dilindedir.

Ziya Gürel – Kurtuluş Savaşında Demiryolculuk

Kurtuluş Savaşında Demiryolculuk Kitap Kapağı Kurtuluş Savaşında Demiryolculuk
Ziya Gürel
Türk Tarih Kurumu Yayınları
164

I. Dünya Savaşında Çanakkale Boğazından geçmek için, o zamanın en güçlü donanmasiyle denizden: Gelibolu Yarımadasına çıkardıkları askerlerle karadan saldıran İngiliz ve Fransız kuvvvetlerini, kahramanca savunmalariyle geri çekilmek zorunda bırakan Türkler; birlikte dövüştükleri devletlerin daha önce yenilgiyi kabul ederek silahlarını bırakmaları üzerine, 09.10.1918 tarihinde Mondros mütarekesini kabul zorunda kalmışlardı.
Savaşarak geçemedikleri Çanakkale Boğazından mütareke uyarınca rahatça geçebilen düşman savaş gemileri bu fırsattan yararlanarak, demir atıp kaldıkları İstanbul limanını ve Boğaziçi sularını tüm kaplamışlar, şehir'e askerlerini çıkarmışlar ve onu eylemli olarak işgal etmişlerdi.
Mütarekeden yedi ay sonra 15.05.1919 da İngilizlerin isteği ve desteği ile, Yunan ordusu İzmir'e girmiş yöresini de elde etmek amaciyle içerilere doğru yayılmaya başlamıştı.
3. Ordu Müfetişliği görevine gitmek üzere 16.05.1919 da vapurla yola çıkan Mustafa Kemal Paşa, 19.05.1919 da Samsun'da Anadolu toprağına ayak basmış ve yolu üzerindeki Amasya şehrinde yayımladığı bir bildiri ile Anadoluya geçişinin asıl nedeninin ve asıl amacını Ulusuna ve dünyaya duyurmuş bulunuyordu...
Türk demiryolculuğunun tarihçesini konu alan kitap 8 ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Türk demiryolcuğunun başlaması, personel sorunları, Bağdat İnşaat Şirketi gibi ara başlıklar bulunmaktadır. İkinci bölümde demiryollarımıza dış müdahaleler, Kurtuluş Savaşı ortamında vuku bulan saldırılar vb. sorunlar işlenmiştir. Üçüncü bölümde Ankara idare merkezinin Konya'ya taşınması, Behiç Bey'in umum müdürlüğü, süren gayrimüslim personel sorunu; dördüncü bölümde Mersin yolunun açılışı, Fransız Demiryolları İdaresinin tutumu; beşinci bölümde Ereğli-Zonguldak Kömürü; altıncı bölümde bazı demiryolu hatları; yedinci bölümde cephe gerisi hazırlıkları ve onarımlar; sekizinci bölümde ise Kurtuluş Savaşı sonlarında demiryollarımızın durumu hakkındaki ayrıntılar göz önüne serilmiştir.
İlk baskısında yer almayan içindekiler, kaynakça ve dizin, bu baskıda eklenmiş durumdadır.

Eric Hobsbawm – İmparatorluk Çağı 1875 – 1914

İmparatorluk Çağı 1875-1914 Kitap Kapağı İmparatorluk Çağı 1875-1914
Eric Hobsbawm
Dost Kitabevi
428

Burjuvazi için burjuvazi tarafından yaratılmış bir çağı sona erdiren 1914’ün yarattığı aşılması olanaksız vadinin karşı tarafından bakıldığında, batı dünyasında benzersiz bir barış çağını temsil eden İmparatorluk Çağı, üst ve orta sınıflar açısından bir kayıp cennettir. Öte yandan, benzersiz bir dünya savaşları çağına yol açan bu dönem, Lenin’den Roosevelt’e, Keynes’ten Adenauer’a kadar yirminci yüzyılın şekillenmesinde büyük payları olan simaların yetiştiği, yüzyılımızın en azından üçte ikilik bölümüne damgasını vurmuş, bir alacakaranlık kuşağıdır.

Eric Hobsbawm – Sermaye Çağı 1848 – 1875

Sermaye Çağı 1848 - 1875 Kitap Kapağı Sermaye Çağı 1848 - 1875
Eric Hobsbawm
Dost Kitabevi
375

Bu kitabında Hobsbawm, ekonomiden sanata, bilimden laikliğe burjuva dünyasının yerleşikleşme sürecini, anlatıyor. Dönemin en çarpıcı yanı, kapitalizmin bütün dünyaya yayılması, ilk kez İngiltere’nin egemenliğinde uluslararası tek bir ekonominin ortaya çıkmasıydı. Endüstrileşme ve kentleşme, en büyük ivmelerini bu dönemde kazandı. Demokrasi ve milliyetçilik, muhafazakârların ve monarşilerin karşı duramayacakları tarihsel güçler haline geldi.

Eric Hobsbawm – Tarih Üzerine

Tarih Üzerine Kitap Kapağı Tarih Üzerine
Eric Hobsbawm
Agora Kitaplığı
384

'Elinizdeki kitapta toplamış olduğum makaleler, bir dizi bütünlüklü ve birbiriyle ilintili problem üzerinde durmaktadır. Birincisi, ben, tarihin gerek toplum nezdinde gerekse siyaset alanında hangi yollarla kullanıldığına (veya kötüye kullanıldığına); bunun yanı sıra, dünyanın anlaşılıp kavranması ve yeniden şekillendirilmesine ne ölçüde katkıda bulunabileceğine eğiliyorum. Demek istediğim, bu makalelerde, tarihin başka disiplinler, özellikle de sosyal bilimler açısından taşıdığı değeri tartışıyorum. İkincisi, bu makaleler, tarihçiler ile geçmişteki olayları inceleyen başka disiplinlerden araştırmacılar arasındaki ilişkileri; yani, çeşitli alanlardaki tarihsel eğilimler, modalar ve müdahalelerle ilgili değerlendirmeleri kapsamaktadır. Üçüncüsü, bu kitap baştan sona benim tarih anlayışımı ortaya koymaktadır.'

Salahi R. Sonyel – Kaygılı Yıllar

Kaygılı Yıllar: Gizli Belgelerle Kurtuluş Savaşının Perde Arkası 1918-1923 Kitap Kapağı Kaygılı Yıllar: Gizli Belgelerle Kurtuluş Savaşının Perde Arkası 1918-1923
Salahi R. Sonyel
Remzi Kitabevi
480

Gizli Belgelerle Kurtuluş Savaşının Perde Arkası
(1918-1923)

Osmanlı topraklarında üstünlük, etki ve çıkar sağlamak için yarışan ve çatışan yayılmacı devletler, Büyük Savaş'tan yenik çıkan İstanbul Hükümeti'ne Mondros Bırakışması'nı dayatmışlardı. Amaç Anadolu'nun işgali ve Türklerin geldikleri bölgeye, Orta Asya'ya sürülmesiydi.

Sevr Antlaşması'yla ise can çekişen Osmanlı Devleti'ne son darbenin vurulması planlanmıştı. Ancak Türk ulusal güçleri, korkunç bir tehdit oluşturan bu oldubittiye karşı halkı coşturarak direnişi başlatacaktı.

Anadolu'da yaşanan bu kaygılı yılları, gizli İngiliz belgelerine dayanarak ele alan Salâhi Sonyel'in yeni araştırması, yakın tarihimize ışık tutuyor.

Elie Kedourie – Avrupa’da Milliyetçilik

Avrupa'da Milliyetçilik Kitap Kapağı Avrupa'da Milliyetçilik
Elie Kedourie
Köprü Kitapları
170

Yazar bu eserinde milliyetçi ideolojinin metafizik temellerinin ve bu kudretli ideolojinin modern politikada ortaya çıkan çeşitli örneklerini incelemektedir. Kitapta aynı zamanda milliyetçiliğin XVIII. yüzyılın Avrupasında yayılışını kolaylaştıran sosyal ve siyasi şartlar da ele alınmakta ve daha sonra milliyetçiliğin asıl vatanı olan Avrupa’dan bütün dünyaya yayılışı anlatılmaktadır.

Turgut Özakman – Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele

Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele Kitap Kapağı Vahidettin, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele
Turgut Özakman
Bilgi Yayınevi
798

Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakın tarihimize yönelik başlıca yalanları, yanlışları ve yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kaynağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır.Bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma. Eserde değinilen yalan, yanlış ve yutturmacaların çoğu ile belki de ilk kez karşılaşacak, çok şaşacak, çok gülecek, belli bir amaçla nasıl bir sahte tarih yaratılmak istendiğini görerek, Türkiye'nin geleceği bakımından çok da düşüneceksiniz. Çeşitli iddiaları değerlendirilen eski yeni yazar ve siyasetçilerden bazıları:H.E. Adıvar, Çetin ve Mehmet Altan, Fikret Başkaya, Burhan Bozgeyik, Hasan Hüseyin Ceylan, Fatih Çekirge, İ.H. Danişmend, Abdurrahman Dilipak, Tarık Mümtaz Göztepe, Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Ahmet Kabaklı, Kazım Karabekir, Necip Fazıl Kısakürek, Cemal Kutay, Yalçın Küçük, Prof. Dr. Faruk Özerengin, Emine Şenlikoğlu, H. Suphi Tanrıöver, Mete Tunçay, Vehbi Vakkasoğlu ve ötekiler...

Zecharia Sitchin – Gökyüzüne Merdiven

Gökyüzüne Merdiven Kitap Kapağı Gökyüzüne Merdiven
Zecharia Sitchin
Ruh ve Madde Yayınları
431

İnsanoğlu, tarihin başlangıcından bu yana evrenin, yaşamın ve yaşamdan sonrasını anlaşılamayan gizemlerini merak etmiş ve hep gökyüzündeki tanrılara ulaşmanın yollarını aramıştır. Yıllar süren titiz çalışmasının sonucunda, en son arkeolojik keşifleri kadim metinler ve buluntularla birleştiren Zecharia Sitchin, "Dünya Tarihçesi" dizisinin bu ikinci kitabında, o efsanevi "Tanrılar Diyarı"nın yerini belirliyor ve gerçek yapılma nedenleri, bilinmeyen tarihin derinliklerinde kaybolmuş olan Büyük Piramitler, Sfenks ve diğer gizemli anıtlar hakkında çok şaşırtıcı yeni bilgileri gün ışığına çıkartıyor.

Zecharia Sitchin – Tanrıların ve insanların Savaşları

Tanrıların ve insanların Savaşları Kitap Kapağı Tanrıların ve insanların Savaşları
Dünya Tarihçesi 3. Kitap
Zecharia Sitchin
Ruh ve Madde Yayınları
448

İnsanoğlu savaşmayı tanrılardan mı öğrendi? Nagazaki ve Hiroşima'ya atılan atom...
İnsanoğlu savaşmayı tanrılardan mı öğrendi?
Nagazaki ve Hiroşima'ya atlıan atom bombaları, binlerce yıl önce yaşanan İlk Nükleer Felaketin yalnızca bir tekrarı mıydı?
Dünya Tarihçesi dizisinin bu üçüncü kitabında Zecharia Sitchin, Nibiru/Marduk adıyla bilinen On İkinci Gezegenden yeryüzüne inen varlıkların önce kendi aralarında, sonra insanları da yanlarına alarak giriştikleri savaşları izini Sümer, Mısır ve Hint uygarlıklarının yazıtlarında ve efsanelerinde sürüyor.

Leyla Coşan – Tanrım Bizi Türklerden Koru

Tanrım Bizi Türklerden Koru: 16. Yüzyılda Almanların Türklerden Korunmak İçin Yazdığı Dualar Kitap Kapağı Tanrım Bizi Türklerden Koru: 16. Yüzyılda Almanların Türklerden Korunmak İçin Yazdığı Dualar
Leyla Coşan
Yeditepe Yayınevi
415

"Tanrım yardımcı ol bize sözlerinle
Papa'nın ve Türklerin cinayetini engelle
Senin oğlun olan İsa'yı
İsterler senin tahtından indirmeyi"
Martin Luther'in Türklere Karşı Çocuk Duası

Avrupa arşivleri ışığında "Avrupa'da Türk Korkusu"nu ele alan titiz bir çalışma:

-Avrupa'da Türklere nasıl bakılıyordu?

-Türk deyince Batı'nın aklına gelenler.

-Martin Luther'in Türkler Hakkındaki Genel Görüşleri

-Tanrı'nın Cezası Olarak Gönderilen Türkler

-Deccal Türkler

-Yecuç-Mecuç Olarak Yorumlanan Türkler

-Martin Luther'in Türklere Karşı Çocuk Duası

Türklere karşı yazılan dualar içeriklerine göre beş farklı başlık altında incelenmiştir.

Bunlar sırasıyla çocuk ve gençlere yönelik dualar, evde okunacak dualar,

kilise duaları, savaş duaları ve özel bir kesime yönelik olmayan dualarıdır.

Konstantin Mihailoviç – Bir Yeniçerinin Hatıraları

Bir Yeniçerinin Hatıraları Kitap Kapağı Bir Yeniçerinin Hatıraları
Konstantin Mihailoviç
Ayrıntı Yayınları
144

Sırp Konstantin Mihailoviç İstanbul'un fethinden iki yıl sonra, 1455 yılında, Niş yakınlarındaki köyünden Türkler tarafından alınıp başkente götürülür. Yirmi yaşındaki Mihailoviç kısa süreli bir eğitimden sonra Yeniçeri Ocağı'na kaydedilir ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkan topraklarından, Ege kıyılarına ve Tuna'ya uzanan fetihlerine, başarısızlığa uğrayan Belgrad Kuşatması'na, 1458 Mora, 1461 Sinop ve 1462'de Uzun Hasan'a karşı Trabzon Seferi'ne ve daha birçok savaşa ve sefere katılır.

Mihailoviç 1463'te, bir yeniçeriyken bu kez Macarlar tarafından ele geçirilir. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra ilkin Bohemya'ya sonra Polonya'ya geçen Mihailoviç, Osmanlı İmparatorluğu'nda bulunduğu süre zarfında yaşadıklarını yazdırır. Tam olarak hangi dilde yazdırıldığı bilinmeyen bu kroniğin bugüne kadar gelen Çek ve Leh versiyonları mevcut olmakla birlikte Sırpça olması gereken orijinali ortalıkta yoktur.

Konstantin Mihailoviç hatıratında, on yıl hizmetinde bulunduğu Osmanlıların dinsel yapılarını, kurumlarını, kuruluşundan II. Bayezid'e kadar hanedanın tarihini, kimi ikinci elden anlatıları, imparatorluğun gelenek ve göreneklerini anlatmaktadır. Mihailoviç hatıratında tüm bunların yanı sıra, Polonya ve Macaristan krallarının Osmanlılarla yapacakları muhtemel savaşlarda kullanabileceği bilgiler de yer almaktadır.

Johan Huizinga – Ortaçağın Günbatımı

Ortaçağın Günbatımı Kitap Kapağı Ortaçağın Günbatımı
Johan Huizinga
İmge Kitabevi
488

Antik uygarlığın sonu olarak kabul edilen 5. yüzyıl ile Rönesans'ın ortaya çıktığı 15. yüzyıl arasındaki bin yıllık döneme, tarih meraklısı bir Italyan din adamı Medio Evo (Ortaçağ) adını vermiştir. Bu adlandırma çok büyük bir kabul görmüştür. Ortaçağ, Rönesans döneminde ve daha sonra, batı kültürünün ve uygarlığının başlıca arınma alanı olmuştur. İnsanların tarih karşısında tapınma merakları, kusurları, hataların bir ilk nedeninin bulunduğu yere olduğu kadar, her türlü istenmeyen unsurun sürgüne gönderileceği bir yere de duydukları gereksinim, Ortaçağa böyle bir özellik kazandırmıştır. Her türlü kötülüğü buraya gönderen insan kendi dönemini arındırdığına inanmıştır. Huizinga, bir toplumun kendini kavrama ve ifade etme biçiminin hiyerarşik terimler içinde olduğunu ortaya koyduktan sonra, sönmekte olan kültüre renginive tonunu veren şövalyaliğin, geçmişin şanını yaşatma kaygısı içinde nasıl bir anakronizmaya düştüğünü sergiliyor, bu toplumsal tabakanın kendini, aslında, kahramanlık ve aşk düşü içinde ortaya koyduğunu belirtiyor. Şövalyelik tarikatları, askerlik ve siyasette şövalyelik ülküsü stilize edilmiş aşk bu aşka ait kurallar ve kırsal hayata olan düşüklük çok parlak bir biçimde inceleniyor.

Zenginlere duyulan kinin din şeklinde ortaya çıktığını gösteren tarihçi, gerçekte, dinselliğin tümüyle bu dünyaya yönelik endişelerden kaynaklandığını sergiliyor. Bunun yanında, dinselliğin biricik ifade olanağını dağlamasının yol açığı tarikat bolluğunun, rekabete ve aşırı dindarlaşmaya, dinle ilgisi olmayan şeylerin de dinselleştirilmesine neden olduğunu açıklıyor. Bu kitap okunduğunda, 14. ve 15. yüzyıllar Batı Avrupa zihniyetiyle günümüz Türkiye'sinde kimi çevrelerde geçerli olan zihniyet kalıpları arasındaki çarpıcı benzerlikler şaşırtıcı olmamalıdır. Dünyayı açıklamanın yollarından yoksun kalındığında, düş kurmak, gerçekle hayali karıştırmak kaçınılmaz olur.

Özlem Kumrular – İslam Korkusu

İslam Korkusu: Kökenleri ve Türklerin Rolü Kitap Kapağı İslam Korkusu: Kökenleri ve Türklerin Rolü
Özlem Kumrular
Doğan Kitap
528

Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

Engizisyon gizli Müslümanları deşifre etmek için hangi
yöntemleri kullanıyordu?
Müslümanlar, Hıristiyanları din değiştirmeye özendirmek için onlara neler
teklif ediyorlardı?
Müslüman korsanların eline düşen Hıristiyanların sonu ne oluyordu?
İslam topraklarında dolaşan Hıristiyanlar ne gibi kötü sürprizlerle karşılaşıyorlardı?
Hıristiyanların Mekke'de olduğunu ve boşlukta asılı olduğunu sandıkları
Hz. Muhammed'in tabutu üzerine ne gibi efsaneler türetilmişti?
Bir Hıristiyan Müslüman olduğu zaman ona nasıl bir tören yapılıyordu?

Avrupa Müslümanlardan neden korkuyor? Bu korku neden ve nasıl başladı? Korkunun zaman içinde bugünkü noktaya gelmesinin arka planındaki etkenler neler? Tarih boyunca ilmek ilmek örülen bir propaganda zinciri içinde çığ gibi büyüyerek bugün dünyayı saran bu korku Ortaçağ'da ve Yeniçağ'da nasıl şekillendi?

İslam Korkusu tüm bu sorulara başta İspanyolca, İtalyanca ve İngilizce olmak üzere Almanca, Katalanca, Fransızca, Portekizce ve Yunanca kaynaklarla cevap veriyor. Türk Korkusu'nun yazarı Özlem Kumrular, dönemin Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri, esirleri ve hükümdarlarının ağzından İslam korkusunun gerçekçi bir portresini çiziyor.

Y. Hakan Erdem – Tarih – Lenk

Tarih - Lenk: Kusursuz Yazarlar, Kağıttan Metinler Kitap Kapağı Tarih - Lenk: Kusursuz Yazarlar, Kağıttan Metinler
Y. Hakan Erdem
Doğan Kitap
1222

"Artık, tarih namına bildiklerinizin doğruluğundan kuşkulanmanın zamanı geldi...
II. Abdülhamid’in, Osmanlı’da telgrafın ne zaman kullanılmaya başladığını veya 93 Harbi’nde kendi ülkesinin kimlerle savaştığını dahi bilmediğini biliyor muydunuz?
Gazi Osman Paşa’nın Plevne önlerinde Ruslarca şehit edildiğini duymuş muydunuz? Peki ya İttihatçıların en ünlü sivil önderi Talât Paşa’nın aslında albay olduğunu?
Siz, Allah bilir Sırpsındığı Savaşı’nın bir Osmanlı zaferi olduğunu sanıyorsunuzdur hâlâ…Yoksa II. Varna Savaşı’ndan da mı haberiniz yok?
Tarih ve tarihî coğrafya bilgisi tam da, diller konusundaki bilgisi mi eksiktir Tarih-Lenk’in?
Ne münasebet! Babillilerin Farsça konuştuğunu; “basma” ve “yazma” sözcüklerinin İbraniceden geldiğini bile biliyor.
Öldükten sonra namaz kılan paşa kimdir? 3,5 tonluk bir çantayı hangi insan taşır?
Tarih-Lenk biliyor! Bunları ve daha neleri…Üstelik bu bilgilerin birçoğunun üretildiği ortamı “akademik etik” terazisinde tartıyor da öyle biliyor…Elinizdeki kitaba da adını veren Tarih-Lenk zalimdir. Bir o kadar da tuhaftır. Yine de onun bildiklerini kimseler bilmez…
Sabancı Üniversitesi akdemisyeni Y. Hakan Erdem'in araştırması..."